2007'den Bugüne 84,905 Tavsiye, 26,559 Uzman ve 18,915 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Obezite ve Psikoloji
MAKALE #14157 © Yazan Uzm.Psk.Nilgün HASAN | Yayın Şubat 2015 | 4,563 Okuyucu
OBEZİTE

Obezite son yıllarda oldukça sık karşılaşılan ciddi bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Kilo, birçok toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da özellikle kadınlar için önemli bir sosyal sorun olmaktadır. Bu sorun, toplumun zayıflığa verdiği değer ile daha çok artmaktadır. Güzellik ideallerinin aşırı ince ve gerçek dışı olduğu toplumda kilolu insanlar önyargıya ve ayrıma maruz kalabilmektedirler.

Obezitenin sebeplerine baktığımızda genetik faktörler, fizyolojik faktörler, yaşam şekliyle ilgili faktörler ve psikolojik faktörler gibi birçok faktörün rolü olduğunu görmekteyiz.
Genetik faktörler: genetik faktörün altında sıklıkla hormanal düzeye dayalı nedenler yatar. Yani ailesel yatkınlık obezite gelişiminde oldukça önemli bir paya sahiptir.
Fizyolojik faktörler: ergenliğe geçiş dönemi, gebelik ve gebelik sayısı, menapoz gibi etkenler kilo almayı tetikleyebilmekte ve obezite gelişimine zemin hazırlayabilmektedir.
Yaşam biçimiyle ilgili faktörler: sağlıksız beslenme (besinlerle aşırı yağ, şeker alımı, sık sık enerjiden zengin gıda ve içecek tüketimi) düzensiz beslenme (öğün atlama), yaşla birlikte aktivitenin azalması, sporun bırakılması, evde ve televizyon başında daha sık zaman geçirme gibi pasif ve hareketsiz bir yaşam obezite gelişimde rol oynamaktadır.
Psikolojik faktörler: stres, yalnızlık, çaresizlik, mutsuzluk, öfke gibi duygulara tepki olarak yemek yenmesi, gece yeme sendomu, depresyon, kaygı gibi psikolojik rahatsızlıklarda da obeziteden söz edilmektedir.
Bu faktörlerin bazen biri, bazen de birden fazlası bir araya gelerek obeziteye neden olabilmektedir.

Davranışsal ve psikolojik faktörler obezitede oldukça önemli bir role sahiptir. Kişilerin psikolojisi kilosunu etkileyebildiği gibi kişinin kilosu da psikolojini etkileyebilmektedir.

Kilo problemi olan ve kilo verme programına başlayan kişilerde, psikolojik faktörlerin kilo alımındaki etkisi ve bu faktörlerin zayıflama programına uyum sürecini ve harcanacak çabayı nasıl etkileyeceğini bilmek oldukça önemlidir.
Psikolojik faktörlerin en çok kendini gösterdiği durum Duygusal / Tepkisel Yeme Sendromudur.

Duygusal / Tepkisel Yeme Sendromu Nedir?
Bazen sadece karnımızı doyurmak için değil, tadını sevdiğimiz için ya da keyif aldığımız için de bir şeyler yiyebiliriz. Ancak, bu sık sık olmaya başlamışsa ve stres, mutsuzluk, yalnızlık, çaresizlik, öfke gibi olumsuz duygular yaşandığı zaman aniden gelişen bir şeyler atıştırma isteği ile kişi yemeye yöneliyorsa burada duygusal yeme sendromunda söz edilebilir.
Duygusal yeme davranışında kişiyi yemeye yönlendiren şey aslında “açlık” değil, “baş edilemeyen olumsuz duygulardır”. Açlık aşamalı gelişen, midede hissedilen bir duyumdur ve bekleyebilir. Fakat duygusal yeme atağı aniden gelişen ve özelliklede ağızda, “bir şeyler yeme isteği” olarak beliren ertelenemeyen, hemen tatmin edilmesi gereken bir istek olarak ortaya çıkmaktadır. Duygusal duruma bağlı olarak yemeye yöneliyorsanız, daha çok çikolata, pizza gibi çabuk tüketebileceğiniz, atıştırabileceğiniz belirli yiyecekler tercih edilir. Ama aç olduğunuz zaman seçenekler daha fazla olacaktır. Ayrıca eğer olumsuz bir duygu ile başa çıkabilmek için yiyorsanız kontrolsüzce yemeğe devam edersiniz ama aç olduğunuz için yiyorsanız doyduğunuz zaman yemeyi bırakırsınız.

Duygusal yeme sorunu olan kişiler yemeği duygularını bastırmak için bir kaçış aracı olarak kullanmaktadırlar. Baş edemedikleri olumsuz duyguları hemen bir şeyler atıştırarak, kendilerini o an için rahatlatırlar. Sorunlarla yüzleşmek, stresle başa çıkmak ve problem çözmeyi ertelemek için bu kişilerin yedikleri, dikkatin dağılmasını sağlayarak bir ağrı kesici görevi görür, ancak bu etki sadece kısa bir süre içindir. Daha sonra tekrar karşılaştıkları sıkıntı verici ve baş etmesi güç duygularda, kendilerini tekrar yemekle yatıştırmaya çalışırlar ve bu böyle tekrar eder. Duygusal yeme eğilimi olan kişiler, artık bir süre sonra fazla kilolu kişiler haline gelir ve sonraki süreçte baş etmeleri gereken şeyler artar. Başta ortaya çıkan stres, mutsuzluk, çaresizlik, öfke duyguları yedikten sonra yerini pişmanlık, suçluluk, başarısızlık düşüncelerine bırakır. Zamanla bu durum tam bir kısır döngüye dönüşüp, yıllar boyu tekrarlanarak devam edebilir.
Obezitenin oluşumunda önemli rol oynayan bir diğer önemli psikolojik etken ise Gece Yeme Sendromudur.

Gece Yeme Sendromu, bir kişinin daha çok akşam 6’dan sonra, özellikle akşam 8 sabah 6 arası, aşırı yeme isteği ile günlük kalori alımının %56sını alması olarak nitelendirilebilir.
Kişiler gece yemelerinde daha çok bol karbonhidrat içeren besinlere ağırlık verirler.

Bazen kişi gece uykusundan uyanıp yemek yer. Gece aşırı yemenin ardından kişi tokluk hissinden dolayı sabah genelde kahvaltı etmek istemeyebilir. Günü öğleye kadar bir şey yemeden geçirebilir. Bu durum gün içindeki tüm öğün saatlerinin kaymasına neden olur. Gece aşırı yeme krizleri kilo alımına dolayısıyla obeziteye sebep olabilir.

Depresyon ve kaygı bozuklukları gibi psikolojik sorunlarında obezitede rolü olduğu bilinmektedir. Depresyondaki uyku düzensizlikleri, çaresizlik yetersizlik gibi duyguları; kaygı bozukluklarındaki konsantrasyon zorlukları, ani tepki vermeler, sürekli huzursuzluk, tedirginlik duyguları yoğun olarak yaşanır. Duygudurumdaki değişimler ve negativism kişinin yeme ve davranışlarını olumsuz etkileyerek duygusal yeme ataklarının yaşanmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle depresyon ve kaygı bozuklukları gibi psikolojik sorunların varlığı, zayıflama programının gerektirdiği gibi uygulanmasını engeller.

Depresyon, kaygı bozuklukları duygusal/tepkisel yeme ve gece yeme sendromu obeziteye sebep olabileceği gibi, obezitede bu psikolojik rahatsızlıklara sebep olabilir. Dolayısıyla birbirinden kesin çizgilerle ayırmak güçtür.

Obezitenin Yol Açtığı Psikolojik Sorunlar:

Aşırı kilolu insanlara karşı oluşan önyargı toplumun her kesiminde oluşabildiği için bu durumu yok saymak oldukça zor, hatta imkansızdır.
Kilonun getirmiş olduğu fiziksel engeller ve doktorların kilonun sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dair açıklamaları dışında çevreden gelen yargılar da baskı yaratır. Aileden, arkadaşlardan gelen eleştiriler, sokaktaki insanların bakışları aşırı kilolu insanların baş etmek zorunda kaldığı başlıca durumlardır.

Bu durumlarla karşı karşıya kalmamak için kişi kendini çevresinden soyutlayabilir. Özgüven eksikliği artar. Duygusal ilişkilerde karşı cinse yaklaşmak kaygı verici bir durum haline gelebilir, sosyal ilişkilerde problemler yaşayabilirler.. Cinsel hayatta olumsuz beden imajına bağlı problemler ortaya çıkabilir.

Eğer bedeni ile barışık olmayan aşırı kilolu kişiler, bu problemin duygusal, sosyal hayatlarını etkilediğini düşünüyorlarsa mutlaka psikolojik destek almaları gerekir. Birçok aşırı kilolu kişinin kendilerine ve bedenlerine karşı geliştirdikleri öfke, utanç yemek yeme isteğini tetikleyebilir. Kişi yedikçe kilo alır, kilo aldıkça öfke ve pişmanlığı artar, bu da daha çok yemeğe itebilir. Bu durum kısır döngü haline gelebilir.

Obez olan kişilerin daha önce de söz edildiği üzere psikolojik destek alarak kendilerini olduğu gibi kabul etmeleri ve bedenlerini sevmeyi öğrenmesi gerekir. Kendilerini olduğu gibi kabul ederek sosyal ortamlardan kaçınmamak, özgüven sağlanmasına yardımcı olacaktır. Aşırı kilolu kişilerin kiloluyken oluşturdukları sosyal davranışlarının kilo verdikten sonra değişmesi oldukça zordur. Kendini toplumdan izole eden bir kişinin kilo verdikten sonra birden sosyalleşebilmesi oldukça güçtür.

Kişinin özgüvenini ve bedeni ile ilgili olumlu bir algı geliştirmesi için kilo kontrolünün yanı sıra psikolojik destek gerekmektedir. Böylece, birkaç kilonun geri alınması halinde kişinin başarısızlık duygusuna kapılıp yemeğe sığınmasını engelleyecektir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obezite ve Psikoloji" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Nilgün HASAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Nilgün HASAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nilgün HASAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Nilgün HASAN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
Uzman Klinik Psikolog / Sertifikalı Emdr Terapisti / Cinsel Terapist / Psikodramatist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi26 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Nilgün HASAN'ın Yazıları
► Fotoğraf ve Psikoloji Psk.Barış Kemal KİRİK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,915 uzman makalesi arasında 'Obezite ve Psikoloji' başlığıyla benzeşen toplam 70 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Öfke ve Öfke Kontrolü Şubat 2015
► Sınav Kaygısı Ocak 2015
► Alkol Bağımlılığı Ağustos 2011
◊ Vajinismus Terapisi Ocak 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:11
Top