TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocukta Korku

Arzu GÜNEŞ Fotoğraf
Psk.Arzu GÜNEŞ
Ankara
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi44 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 30201,

* Yayın Tarihi : 04-08-2008 - 01:30 (2272 gün önce),

* Ortalama Günde 13.29 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7469 , Kelime Sayısı : 944 , Boyut : 7.29 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Arzu GÜNEŞ hakkında söyledikleri:
Arzu Hanimi tanidigimda cok onemli bir karar asamasindaydim. cok berbat bir haldeydim. kendisi sayesinde o zor donemden suan binlerce kere sukrettigim bir karar vermis olarak kurtuldum. yanlis bir evlilik kararindan kurtuldum. Bu karari nihai olarak ben aldim ama yolumu goremedigim noktada benim gunesim kendisi oldu. Arzu Hanimi kesinlikle ve kesinlikle tavsiye ediyorum.kendisinin deneyimi ve birikimine kendinizi teslim edebilirsiniz. Arzu hanimdan ciktiktan sonra iciniz rahatlamis yolunuz aydinlanmis hissedersiniz.
(mxx, Danışan, 28-02-2013)

Arzu Hanım'ı buradan tesadüfen buldum ve benim de diğer insanlara faydam olsun diye bu yazıyı yazma kararı aldım.Kendisine çok bunaldığım bir dönemde gitmeye başladım.Asıl gidiş sebebim geç kalınmış yas süreciyle ilgiliydi ama yaklaşık 11 aydır gidiyorum ve farkında olmadığım bir sürü sorunum ortaya çıktı.Arzu Hanım sayesinde hepsini tek tek çözmeye başladık ve hala da devam ediyoruz.Alanında son derece uzman bir terapist olduğunu tanıştığınız anda anlayacağınıza garanti verebilirim.Verdiği destekle ilaç kullanmaya gerek kalmadan sorunların üstesinden gelmeye başlıyor hatta baş etmeyi öğreniyo... [DEVAMI..]
(K.S., Danışan, 25-12-2012)

Arzu hanımı bu siteden uzman bir kişi ararken buldum ve ilk basta kararsızdım acaba derdime derman olabilecekmi diye
kız arakdasımla birlikte çift olarak gittik.sebebi belli olmayan cok değişik problemlerimiz vardı .sorduğu sorularla ve önerileriyle tavsiyeleriyle yola cıktı ve bir baktık aslında kocaman görünen sorunlarımız birden çözümü cok basit hale geldi.güler yüzü ve uzmanlığıyla rahatlattı bizi.gercekten konuskan birisi sadece dinlemekle yetinmeyip her konuya girebiliyor.dillendiremediğimiz sorunları bile açığa cıkardı.dünyada çözülmez dediğim sorunumuz bir anda çözüm yollarını actı.ke... [DEVAMI..]

(Soner, Danışan, 07-12-2011)

Psk.Arzu GÜNEŞ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Çocukta Korku



- ÇOCUKTA KORKU -


Korku; çocukların görünen ve görünmeyen tehlikeler karşısında gösterdikleri sevgi, öfke, neşe ya da üzüntü gibi doğal bir tepkidir. Korku bir nesneye, kişiye ya da olaya bağlı olarak gelişir. Bu duygunun en önemli özelliği, korku veren uyaranın ani ve beklenmeyen bir durumda ortaya çıkmasıdır.

Korkunun oluşması, kişinin geçmişteki yaşantılarıyla, içinde bulunduğu çevrenin koşullarıyla, uyaranın şiddetiyle ve o anda içinde bulunduğu fizyolojik ve psikolojik durumla ilişkilidir.

Kişisel özellikler, yaş, cinsiyet, zeka, ailesel faktörler ve medya korkunun oluşumundaki başlıca faktörlerdir. Aileden birinin model olması, anne-baba ya da onların yerine geçen kişilerden sık ve uzun ayrılıklar, terk edilmeyle ilgili tehditler, çocuğun kişiliğine yönelik eleştirel veya suçlayıcı tutum, dini korkular, tekrarlayan fiziksel cezalar ve tehditler, çocuğun çevresindeki yetişkinlerin aşırı koruyucu/kaygılı tutumları ailesel faktörleri oluşturur. Televizyon ve bilgisayar oyunlarında şiddet içeren ya da çocuk tarafından anlamlandırılamayan görüntüler de çocuğun korku geliştirmesi konusundaki medya faktörüdür.

Kısa süreli çocukluk korkularının çoğu günlük deneyimlerden kaynaklanır ve çocuğun gelişen bilişsel becerilerinin yansımasıdır. Korkular çocukların yaşlarına göre değişiklik gösterir. Bunun nedeni çocukların yaşla birlikte dünyayı algılama ve yorumlama biçimlerinin değişmesidir. Doğumdan sonraki ilk bir yılda bebekler yüksek ve ani seslere duyarlıdır; anne babadan ayrılma, yabancı kişiler ve yeni ortamlardan korkarlar. 2-4 yaşlarında da ayrılık ve kayıplara çok duyarlıdırlar. Bu yaş çocuklarda yalnız kalma, karanlık, yılan ve köpek gibi hayvanlara karşı duyulan korkular belirgindir. Ayrılık ve kayıplar dışında ilk 3 yaş çocukları bedenlerine yönelik de korkular yaşarlar. 4-5 yaşlarında çocukların korkularında artış görülür. Karanlıktan, şimşekten, gök gürültüsünden, yalnız kalmaktan ve hayali canavarlardan, hırsızlardan, kendilerini kaçıracak kişilerden korkarlar. Korkularındaki artışın nedeni, o andaki zihinsel gelişimleri ile bu doğa olaylarını açıklayamıyor ve anlayamıyor olmalarıdır. Belirsizlik durumu onlarda tedirginlik yaratmaktadır. Hayal güçlerinin güçlü olması nedeniyle belirsizlikleri abartabilirler. 6 yaşından sonra ise çocuğun okula başlamasıyla ve nesnel dünyayı iç dünyadan daha iyi ayrımlaştırabilmesiyle beraber okul korkuları, performans kaygıları gibi daha gerçekçi korkular baş gösterir. Okulla ilgili korkular ileriki dönemlerde de devam eder, sosyal korkular ve vücuda gelecek zararlarla ilgili korkular ön plana çıkar. Bu sırada hayali yaratıklarla ilgili korkular gittikçe azalır. Çocuk büyüdükçe anne-babanın ve çevrenin sorunlarına ortak olur ve benzer korku ve kaygıları yaşamaya başlar.

Çocukların huzursuzluk yaratan durumlarla ve dolayısıyla korkularıyla başa çıkabilmelerini sağlamak için çeşitli yöntemler söz konusudur;

- Başa çıkma yollarının örneklerle (masallardan yararlanılabilir) öğretilmesi ve korku duyulan ortamda sorunla nasıl başa çıkıldığının konuşulması, bu konuşma sırasında anne-babanın güçlü görünmesi,
- Çocuğun spor, müzik, resim gibi alanlarda becerilerinin geliştirilip, destek olunarak ilgi alanlarının zenginleştirilmesi,
- Mizah yoluyla korku ve kaygılarıyla başa çıkma becerilerinin desteklenmesi,
- Olumsuz ve çocuğu korkutan düşüncelerin yerine olumlu ve daha gerçekçi alternatif düşünceleri üretmenin öğretilmesi bu yöntemlerin başlıcalarıdır.
- Ayrıca çocukların izledikleri film ve bilgisayar oyunlarının denetlenmesi gereklidir.

Çocuğumuzun yoğun korkular yaşadığı dönemlerde ona destek olmak için çevresindeki yetişkinlere çok iş düşmektedir. Onun korkularıyla alay etmek, korkularını küçümsemek, korkusunun üstesinden gelmesi için zorlamak asla yapılmaması gereken davranışlardır. Fiziksel temasta bulunarak, bu durumun herkesin başına gelebileceğini doğal bir ifadeyle konuşup, korkularına ilişkin oyunlar geliştirerek, birlikte oynamak kendisinin anlaşıldığı duygusunu yaşatarak, rahatlamasını sağlayacak, bu da ailenin işini kolaylaştıracaktır.

Çocuklarda Korku Çeşitleri

Korku aslında duygusal gelişimin içinde yer alan bir duygudur. Çocukluk çağında, sıklıkla yukarıda belirtilen şekillerde görülen korku durumu, canlıyı uyaran ve kendi savunmasını sağlayan yararlı bir mekanizmadır. Yani korku; hem kaçınılmaz, hem de yaşam boyu var olacak temel bir duygudur.

Doğduğu andan itibaren, çevresiyle çeşitli ilişkiler içine giren çocuk için herhangi bir korku objesi söz konusu değildir. Ancak örneğin ani sesler onu ürkütebilir. Çocuklarda asıl korku, 2-3 yaşlarda ortaya çıkmaya başlar. Zihinsel gelişimin başlamasıyla birlikte korku da gelişmeye başlar. Korku çocuklarda farklı yaşlarda farklı farklı şekillerde ortaya çıkacak, kimi zaman yoğunluğu ve çeşitliliği artacak ama hep var olacaktır. Aslında korku sadece çocuklukta değil, yaşam boyu insanoğlu için var olacaktır.

Çocuklukta ortaya çıkan korkuların da ne kadarının model alma ile, ne kadarının içgüdüsel olduğu tartışılmaktadır. Ancak yapılan araştırmalar göstermektedir ki; ilk bir yıl çocuklar, sadece duydukları kuvvetli bir sesten ve bir yerden düşmekten korkmaktadır.


Çocukluk korkuları yaşlara göre genellense bile, yetiştiği aile ve çevresindekilerin etkisi ile önemli değişiklikler göstermektedir. Ancak bir çocuğun ne zaman ve neden korkacağını söylemek oldukça zordur.

Yapılan çeşitli araştırmada, çocukların korktuklarında yer alan temalar araştırılmış ve çocukların en çok neden korktuğuna dair aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.
  • Karanlık ve hayvanlar.
  • Bedensel sakatlıklar.
  • Hayaletler, cinler, dışarıdan eve zorla girecek insanlar.
  • Sert ve otoriter kişiler.
  • Korkulu rüyalar, düşler.
  • Yabancılar, kötü insanlar.
  • Anne ya da baba tarafından terk edilmek.
  • Su, deniz, nehir.
  • Gök gürültüsü, şimşek.
  • 0-1,5 yaş arası dönemde yüksek ve ani sesler korku yaratır. 6. Aydan itibaten, bebeklerde uçurum görüntüsüne karşı korku tepkileri artmıştır.
  • 7. ve 8. aylarda başlayan yabancılara karşı korku duyguları 1. yaşın sonuna doğru yoğunlaşır. Bu dönemde gürültülü uyaranlar da korku yaratır.
  • 1,5- 3 yaş arası dönemdeki korkular arasında; hayvanlar (köpek vs.), ani ve gürültülü sesler (gök gürültüsü, tuvalette sifonun çekilmesi, elektrik süpürgesi vs.) ve yalnız kalma, yalnız yatma gibi korkular sayılabilir.
  • 3-4 yaşlarına gelindiğinde çocuğun sahip olduğu bu korkulara karanlık, dilenci, hırsız, öcü ve benzeri soyut korkular da eklenir. Tuvalet alışkanlığı kazandığı bu dönemde bedeninden bir şeylerin koptuğunu görerek korkması da söz konusu olabilir.
  • Karanlık korkusu bebeklikten itibaren en sık rastlanan korkuların başında gelir. Bu tür bir korkuda model alma tipiktir. Çocuk çevresindeki birinin karanlık korkusu yaşadığını görürse, karanlığın ürkütücü birşey olduğu düşüncesine kapılabilir.
  • Korluların çeşitleri ve yoğunluğu 4 yaşında çok artar. Ama bu yaştan itibaren korkularda yavaş yavaş azalma görülmeye başlanır. 5 yaş ile birlikte korku daha çok somut halde görülmektedir. Çocuk, örneğin düşüp yaralanmaktan, kocaman bir köpekten, sevdiği birine bir şey olmasından korkmaya başlar.
  • 6 yaş ile birlikte anne ve babadan ayrılma korkularına sık rastlanmaya başlanır. Bu yaşlarda korkularda yine artış gözlenir. Özellikle hayalet, cadı, şeytan, gibi soyut korkular ve bunlardan dolayı yalnız uyuyamama gibi durumlar gözlenebilir.

Arzu GÜNEŞ
Uzman Psikolog

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Çocukta Korku" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Arzu GÜNEŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Erken Yaşta Evlilik Ve Nedenleri , Nazlı ÇALIŞKAN
  • İntihar Nedenleri, Risk Faktörleri Ve Tedavisi , Nihan DİKME
  • Eksiklik Kendi Öz'ümüzde - Olumsuz Huyların Altında Yatan Korkular , Ümit AKÇAKAYA
  • Anaokuluna Alışma Süreci , Duygu KARAKULAK TAKVİM
  • Çocuğun İtaat Davranışına Dikkat Etme , Barış Emre GÜNEMRE
  • Travmaların İzleri Silinebilir Mi? Mucize Yöntem Emdr Terapi , Gülçin Dönmez FİDAN
  • Geçmişten Günümüze Saldırganlığın Etkileri , Kamil ERTEKİN
  • Çocuklarda Dil Gelişimi , Mehmet UYAR
  • Çocuğumuz İyi Olsun İsterken , Eylem OKDEMİR OYLUM
  • Yapıcı Düşünce , İlkten ÇETİN
  • Olumsuz Beden Algısı Ve Etkileri , Işınsu GÜNDÜZ
  • Eşimin Davranışlarını Nasıl Değiştiririm? , Serra AĞIRAKÇA DİNÇ
  • Yaşam Bir Yolunu Bulur... , Dr.Murat SARISOY
  • Yalnız Mısınız? Yanlız Mı? , Dr.Murat SARISOY
  • Akılsız Telefonlar, Akıllı İnsanlar , Dr.Murat SARISOY
  • Aldatılmanın Acısı Biter Mi? , Dr.Murat SARISOY
  • Ayrılık , Şeyma KAMA
  • Fırtınalı Dönemin Adı : Ergenlik , Vildan SARAK
  • Çocuklarda Takıntılar- Obsesif Kompulsif Bozukluk , İlay AKTOPRAK
  • Stres Ve İş Stresi Kavramlarına Genel Bir Bakış , Ebrar YENİCE KANIK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    19:49
    Top