TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocukta Korku

Arzu GÜNEŞ Fotoğraf
Arzu GÜNEŞ
Ankara
Psikolog / Psk.Danışman
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi30 kez tavsiye edildiÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Kişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 740,

* Yayın Tarihi : 04-08-2008 - 01:30 (122 gün önce),

* Ortalama Günde 6.02 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7469 , Kelime Sayısı : 944 , Boyut : 7.29 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Arzu GÜNEŞ hakkında söyledikleri:
Arzu Hanım ile sıkıntılı bir zamanda tanıştık. Kendisinin bize ne kadar yardımı olucağına inanmıyorduk. Ama gerçekten çok yardım etti. Geleneklere ve göreneklere bağlı olmak iyi, ama bazen bize sıkıntı veriyor ve ailemize yanlış davranmamıza sebep oluyor. Arzu hanım bir psikolog olarak bize doğru davranmayı öğretti. Duygularımızı düşüncelerimizi açıklamak en doğru yolmuş anlattı. Artık daha farklı biri olmak istiyorum. Kendimi ve ailemi sıkmamak, sevgimi göstermek istiyorum. Bunu başarabilir miyim bilmiyorum ama Arzu hanım sayesinde en azından deniyorum. Kendisine teşekkür ederiz.
(Osman, Danışan, 01-12-2008)

Arzu Hanım'a tüp bebek uygulaması dönemimde gittim. Gerçekten kendimi çok kötü hissettiğim ve hayattan hiç zevk almadığım sıkıntılı bir dönemimdi. Arzu Hanım sıcak yaklaşımı ile ilk seansta beni çok etkiledi. Duygularımı anladığını düşündürdü. Eşimin ailesiyle yaşadığım sıkıntılar konusunda bana çok destek oldu. Durumu artık daha farklı değerlendiriyorum. Benim ailemi ilgilendiren konulara başkalarını karıştırmıyor ve böylece kafamı da karıştırmıyorum. Arzu hanımdan destek aldığımda farkettimki tüp bebek uygulaması sırasında yaşadığım stres hem beni hem de hamile kalma olasılığımı olumsuz etki... [DEVAMI..]
(M.Ç., Danışan, 12-11-2008)

Arzu hanımı bir arkadasımın tavsiyesiyle buldum. Benim beş yıl önce baslamıs olan bir panik atak problemim vardı, arzu hanım seanslar süresince bana diyer tecrübe ettigim pisikologların yaklasımından farklı bır acıyla yaklastı. ilk baslardaki suphelerim zaman icinde azaldı ve daha hızlı bir gelisme gosterdim.. Seanslar sonucunda ilac tedavisi gormeden gelisme gosterdim artık kalp sıkısması bas donmesi gibi problemler yasamıyorum. Ancak hala problemim bitti diyemem..ama artık zevkle seanslara devam ediyorum..sanırım bu bende birzda bagımlılık yaptı..Cok cok tesekkur ederım kendisine.ancak sanı... [DEVAMI..]
(ömer, Danışan, 05-11-2008)

Arzu GÜNEŞ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Çocukta Korku



- ÇOCUKTA KORKU -


Korku; çocukların görünen ve görünmeyen tehlikeler karşısında gösterdikleri sevgi, öfke, neşe ya da üzüntü gibi doğal bir tepkidir. Korku bir nesneye, kişiye ya da olaya bağlı olarak gelişir. Bu duygunun en önemli özelliği, korku veren uyaranın ani ve beklenmeyen bir durumda ortaya çıkmasıdır.

Korkunun oluşması, kişinin geçmişteki yaşantılarıyla, içinde bulunduğu çevrenin koşullarıyla, uyaranın şiddetiyle ve o anda içinde bulunduğu fizyolojik ve psikolojik durumla ilişkilidir.

Kişisel özellikler, yaş, cinsiyet, zeka, ailesel faktörler ve medya korkunun oluşumundaki başlıca faktörlerdir. Aileden birinin model olması, anne-baba ya da onların yerine geçen kişilerden sık ve uzun ayrılıklar, terk edilmeyle ilgili tehditler, çocuğun kişiliğine yönelik eleştirel veya suçlayıcı tutum, dini korkular, tekrarlayan fiziksel cezalar ve tehditler, çocuğun çevresindeki yetişkinlerin aşırı koruyucu/kaygılı tutumları ailesel faktörleri oluşturur. Televizyon ve bilgisayar oyunlarında şiddet içeren ya da çocuk tarafından anlamlandırılamayan görüntüler de çocuğun korku geliştirmesi konusundaki medya faktörüdür.

Kısa süreli çocukluk korkularının çoğu günlük deneyimlerden kaynaklanır ve çocuğun gelişen bilişsel becerilerinin yansımasıdır. Korkular çocukların yaşlarına göre değişiklik gösterir. Bunun nedeni çocukların yaşla birlikte dünyayı algılama ve yorumlama biçimlerinin değişmesidir. Doğumdan sonraki ilk bir yılda bebekler yüksek ve ani seslere duyarlıdır; anne babadan ayrılma, yabancı kişiler ve yeni ortamlardan korkarlar. 2-4 yaşlarında da ayrılık ve kayıplara çok duyarlıdırlar. Bu yaş çocuklarda yalnız kalma, karanlık, yılan ve köpek gibi hayvanlara karşı duyulan korkular belirgindir. Ayrılık ve kayıplar dışında ilk 3 yaş çocukları bedenlerine yönelik de korkular yaşarlar. 4-5 yaşlarında çocukların korkularında artış görülür. Karanlıktan, şimşekten, gök gürültüsünden, yalnız kalmaktan ve hayali canavarlardan, hırsızlardan, kendilerini kaçıracak kişilerden korkarlar. Korkularındaki artışın nedeni, o andaki zihinsel gelişimleri ile bu doğa olaylarını açıklayamıyor ve anlayamıyor olmalarıdır. Belirsizlik durumu onlarda tedirginlik yaratmaktadır. Hayal güçlerinin güçlü olması nedeniyle belirsizlikleri abartabilirler. 6 yaşından sonra ise çocuğun okula başlamasıyla ve nesnel dünyayı iç dünyadan daha iyi ayrımlaştırabilmesiyle beraber okul korkuları, performans kaygıları gibi daha gerçekçi korkular baş gösterir. Okulla ilgili korkular ileriki dönemlerde de devam eder, sosyal korkular ve vücuda gelecek zararlarla ilgili korkular ön plana çıkar. Bu sırada hayali yaratıklarla ilgili korkular gittikçe azalır. Çocuk büyüdükçe anne-babanın ve çevrenin sorunlarına ortak olur ve benzer korku ve kaygıları yaşamaya başlar.

Çocukların huzursuzluk yaratan durumlarla ve dolayısıyla korkularıyla başa çıkabilmelerini sağlamak için çeşitli yöntemler söz konusudur;

- Başa çıkma yollarının örneklerle (masallardan yararlanılabilir) öğretilmesi ve korku duyulan ortamda sorunla nasıl başa çıkıldığının konuşulması, bu konuşma sırasında anne-babanın güçlü görünmesi,
- Çocuğun spor, müzik, resim gibi alanlarda becerilerinin geliştirilip, destek olunarak ilgi alanlarının zenginleştirilmesi,
- Mizah yoluyla korku ve kaygılarıyla başa çıkma becerilerinin desteklenmesi,
- Olumsuz ve çocuğu korkutan düşüncelerin yerine olumlu ve daha gerçekçi alternatif düşünceleri üretmenin öğretilmesi bu yöntemlerin başlıcalarıdır.
- Ayrıca çocukların izledikleri film ve bilgisayar oyunlarının denetlenmesi gereklidir.

Çocuğumuzun yoğun korkular yaşadığı dönemlerde ona destek olmak için çevresindeki yetişkinlere çok iş düşmektedir. Onun korkularıyla alay etmek, korkularını küçümsemek, korkusunun üstesinden gelmesi için zorlamak asla yapılmaması gereken davranışlardır. Fiziksel temasta bulunarak, bu durumun herkesin başına gelebileceğini doğal bir ifadeyle konuşup, korkularına ilişkin oyunlar geliştirerek, birlikte oynamak kendisinin anlaşıldığı duygusunu yaşatarak, rahatlamasını sağlayacak, bu da ailenin işini kolaylaştıracaktır.

Çocuklarda Korku Çeşitleri

Korku aslında duygusal gelişimin içinde yer alan bir duygudur. Çocukluk çağında, sıklıkla yukarıda belirtilen şekillerde görülen korku durumu, canlıyı uyaran ve kendi savunmasını sağlayan yararlı bir mekanizmadır. Yani korku; hem kaçınılmaz, hem de yaşam boyu var olacak temel bir duygudur.

Doğduğu andan itibaren, çevresiyle çeşitli ilişkiler içine giren çocuk için herhangi bir korku objesi söz konusu değildir. Ancak örneğin ani sesler onu ürkütebilir. Çocuklarda asıl korku, 2-3 yaşlarda ortaya çıkmaya başlar. Zihinsel gelişimin başlamasıyla birlikte korku da gelişmeye başlar. Korku çocuklarda farklı yaşlarda farklı farklı şekillerde ortaya çıkacak, kimi zaman yoğunluğu ve çeşitliliği artacak ama hep var olacaktır. Aslında korku sadece çocuklukta değil, yaşam boyu insanoğlu için var olacaktır.

Çocuklukta ortaya çıkan korkuların da ne kadarının model alma ile, ne kadarının içgüdüsel olduğu tartışılmaktadır. Ancak yapılan araştırmalar göstermektedir ki; ilk bir yıl çocuklar, sadece duydukları kuvvetli bir sesten ve bir yerden düşmekten korkmaktadır.


Çocukluk korkuları yaşlara göre genellense bile, yetiştiği aile ve çevresindekilerin etkisi ile önemli değişiklikler göstermektedir. Ancak bir çocuğun ne zaman ve neden korkacağını söylemek oldukça zordur.

Yapılan çeşitli araştırmada, çocukların korktuklarında yer alan temalar araştırılmış ve çocukların en çok neden korktuğuna dair aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.
  • Karanlık ve hayvanlar.
  • Bedensel sakatlıklar.
  • Hayaletler, cinler, dışarıdan eve zorla girecek insanlar.
  • Sert ve otoriter kişiler.
  • Korkulu rüyalar, düşler.
  • Yabancılar, kötü insanlar.
  • Anne ya da baba tarafından terk edilmek.
  • Su, deniz, nehir.
  • Gök gürültüsü, şimşek.
  • 0-1,5 yaş arası dönemde yüksek ve ani sesler korku yaratır. 6. Aydan itibaten, bebeklerde uçurum görüntüsüne karşı korku tepkileri artmıştır.
  • 7. ve 8. aylarda başlayan yabancılara karşı korku duyguları 1. yaşın sonuna doğru yoğunlaşır. Bu dönemde gürültülü uyaranlar da korku yaratır.
  • 1,5- 3 yaş arası dönemdeki korkular arasında; hayvanlar (köpek vs.), ani ve gürültülü sesler (gök gürültüsü, tuvalette sifonun çekilmesi, elektrik süpürgesi vs.) ve yalnız kalma, yalnız yatma gibi korkular sayılabilir.
  • 3-4 yaşlarına gelindiğinde çocuğun sahip olduğu bu korkulara karanlık, dilenci, hırsız, öcü ve benzeri soyut korkular da eklenir. Tuvalet alışkanlığı kazandığı bu dönemde bedeninden bir şeylerin koptuğunu görerek korkması da söz konusu olabilir.
  • Karanlık korkusu bebeklikten itibaren en sık rastlanan korkuların başında gelir. Bu tür bir korkuda model alma tipiktir. Çocuk çevresindeki birinin karanlık korkusu yaşadığını görürse, karanlığın ürkütücü birşey olduğu düşüncesine kapılabilir.
  • Korluların çeşitleri ve yoğunluğu 4 yaşında çok artar. Ama bu yaştan itibaren korkularda yavaş yavaş azalma görülmeye başlanır. 5 yaş ile birlikte korku daha çok somut halde görülmektedir. Çocuk, örneğin düşüp yaralanmaktan, kocaman bir köpekten, sevdiği birine bir şey olmasından korkmaya başlar.
  • 6 yaş ile birlikte anne ve babadan ayrılma korkularına sık rastlanmaya başlanır. Bu yaşlarda korkularda yine artış gözlenir. Özellikle hayalet, cadı, şeytan, gibi soyut korkular ve bunlardan dolayı yalnız uyuyamama gibi durumlar gözlenebilir.

Arzu GÜNEŞ
Uzman Psikolog

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Çocukta Korku" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Arzu GÜNEŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Bir Cinsel Sapma: Teşhircilik , Emir Emre DOĞAN
  • Transseksüellik (Cinsel Kimlik Bozukluğu) , Emir Emre DOĞAN
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Emir Emre DOĞAN
  • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu , Emir Emre DOĞAN
  • Kişilik Ve Kişilik Bozuklukları , Emir Emre DOĞAN
  • Şimdiki Çocuklara Kitap Okuma Alışkanlığını Nasıl Kazandırırız? , Hülya TOPAL
  • Hiperaktivite Ve Dikkat Eksikliği (Hade) Hakkında Amerikan Psikoloji Birliği’ne Mektup , Üstün ÖNGEL
  • Kurban Bayramının Çocuklar Üzerindeki Etkisi , Ayhan ALTAŞ
  • Çocuklarımızın Sağlıklı Gelişimi İçin Tavsiyeler , Asım EREN
  • Doğal Farklılıklar Neden Hastalık Olarak Etiketleniyor? , Üstün ÖNGEL
  • Çocuk Gelişim Dönemi Ve Özelikleri , Abdullah TOPAL
  • Panik Atak Mıyım?... , Füsun BUDAK
  • Geleceğimize Yön Vermek , Selahattin ÖNER
  • Öfke Yönetimi , Gülçin Dönmez FİDAN
  • Boşanmada Çocuk Psikolojisi: Anne Babanın Ayrıldığını Durumlarda Çocukların Ruhsal Durumu , Füsun BUDAK
  • Engelli Hakları, Yasal Düzenlemeler Ve Yaşanan Sorunlar , Halil TÜRKMEN
  • İntihar: Nedenleri, Belirtileri, Riskleri Ve Öneriler , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Günümüz Çocuğunda Stres , Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuklarda İnatçılık , Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuğum Hiperaktif Mi? , Ceren ŞAD
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    21:34
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler