2007'den Bugüne 76,197 Tavsiye, 24,874 Uzman ve 17,101 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Rüya Teorisi ve Rüya İçeriğinin Analizi
MAKALE #14189 © Yazan Uzm.Psk.Ferhat ŞEN | Yayın Şubat 2015 | 1,924 Okuyucu
Günümüzde uyku ve rüya aktivitesi psikolojik işleyişin yoğun çalışılan alanlarından birisidir.Hızlı göz hareketleri(REM) döngülerinin keşfi ve uyku siklusunun değişik evrelerinin tanımlanması rüya görmenin nörobiyolojisine dair yoğun araştırma aktivitelerini uyarmıştır.Psikanalistler rüya aktivitelerindeki paternler ile altta yatan nörofizyolojik ve psikodinamik değişkenler arasındaki bağlantıların daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına çok yaklaşmışlardır.

Freud’un baştan çıkarma hipotezini terk etmesi ve serbest çağrışım tekniğini geliştirmesiyle dikkati içsel fantezi yaşantılarının önemine odaklanmıştır.Freud hastaları ile yaşadığı tecrübeleri sırasında , serbest çağrışım süreci içinde hastaların sıklıkla rüyalarını onlarla bağlantılı çağrışım malzemesi ile birlikte bildirdiklerini fark ettiğinde ,rüyaların öneminin farkına varmıştır. Sıklıkla oldukça gizlenmiş ve şekil değiştirmiş olmakla birlikte kesin bir anlamı olduğunu yavaş yavaş keşfetmiştir.Hastaların rüya fragmanlarına dair çağrışımlarını cesaretlendirdiğinde ,sıklıkla anlattıkları şeylerin uyanıklık yaşantılarına dair yaşantılarıyla ilgili çağrışımlarına göre bastırılmış materyallerle daha çok bağlantılı olduğunu bulmuştur.Rüya içeriği bilinç dışı anılara ve bastırılmış materyale dair fantazilere daha yakın gibi görünmekteydi ve rüya materyaline dair çağrışımlar bu içeriği açığa çıkarıyor gibi görünüyordu.

Freud psikonevrotik semptomların analizine paralel olan bir rüya teorisi sunmuştur.Rüya yaşantısını, bilinçli uyanıklık yaşantısına kolayca ulaşamayan bilinçdışı bir fantazinin ya da isteğin bilinçli bir ifadesi olarak görmüştür.Bu nedenle rüya aktivitesini bilinçdışı süreçlerin normal belirtilerinden biri olarak değerlendirmiştir. Bu teoriye göre rüya imgeleri , sembolizasyon ve diğer çarpıtma mekanizmaları aracılığıyla gizlenen bilinçdışı istekler ya da düşüncelerin temsilidir.Bilinçdışı içeriklerin yeniden irdelenmesi rüya çalışmasını oluşturur.Freud , zihnin bilinçdışı kısmıyla bilinçöncesi katmanı arasında muhafız şeklinde resmettiği bir ‘’sansür’’ ün varlığını varsaymıştır. Sansür bilinçli durumlar sırasında bilinçdışı istekleri dışarıda tutma görevi görür.Fakat uykunun regresif rahatlığı sırasında belirli bilinçdışı içeriğin sınırdan geçmesine ancak yalnızca bilinçdışı isteklerin uyuyan kişi tarafından rüya içeriği olarak yaşayabildiği gizlenmiş formlara dönüşümünden sonra izin verir.Freud sansürün ego hizmetinde olduğunu yani egonun kendisini koruyucu amaçlarına hizmet ettiğini varsaymıştır.Süreçlerin bilinçdışı doğasının farkında olduğu halde, teorisinin gelişmesinin bu noktasında egoyu daha kısıtlı bir biçimde , bilinç düzeyindeki mantıklı kontrol ve irade süreçlerinin kaynağı olarak değerlendirme eğilimindeydi.

RÜYA İÇERİĞİNİN ANALİZİ:

Freud’un rüya materyaline bakışı rüyaların egonun savunmacı aktiviteleri tarafından bilinç dışına itilen ya da bastırılan bir içeriğe sahip olduğu şeklindeydi.Rüya görenin bilinç düzeyinde hatırladığı şekliyle rüya materyali basit bir biçimde uyku sırasında gerçekleşen bilinçdışı zihinsel aktivitenin son ürünüdür.Freud bilinçdışı materyalin ani ve hızlı artışının uykuyu bozacak kadar şiddetli olduğuna,öyle ki sansürün bir fonksiyonunun da uykunun bekçisi olarak görev yapmak olduğuna inanmıştı.
Daha çağdaş bir bakış açısından bakıldığında , uyku sırasındaki bilişsel aktivite büyük bir çeşitlilik içerir.Bilişsel aktivitenin bir kısmı Freud’un rüya aktivitesine dair sunduklarına paraleldir.Freud’un analiz ettiği rüya aktivitesi evre 1 REM dönemiyle bağlantılıdır.Açık rüya olarak tanımlanan , rüyanın yaşanılan içeriğini kapsayan , uyuyan kişinin uyandıktan sonra hatırlayabileceği ya da unutabileceği kısmı , rüya aktivitesinin sonucudur.Freud’un bakış açısıyla uyuyanı uyandırmayla tehdit eden bilinçdışı düşünceler ve istekler’’gizli rüya içeriği’’ olarak tanımlanmıştır. Freud gizli(latent) rüya içeriğinin açık rüyaya dönüştürülmesini sağlayan bilinçdışı zihinsel işlemlere ‘’RÜYA ÇALIŞMASI’’ demiştir.Rüya yorumu süresince, rüyanın açık içeriğinden çağrışımsal inceleme yoluyla açık rüyanın arkasında yatan ve ona çekirdek anlamını sağlayan latent(gizli) içeriğe ulaşmayı başarmıştır.

Freud’un bakış açısına göre , rüya aktivitesini başlatan çeşitli uyaranlar vardı.Bununla birlikte rüya sürecinin çağdaş anlayışı rüya görme aktivitesinin, az ya da çok , uyku siklusunun belirli evrelerini karakterize eden merkezi sinir aktivasyonunun psişik biçimleriyle bir arada olduğunu ileri sürer. Freud’un başlatan uyaran olduğuna inandığı şeyin aslında başlatma değil sadece rüya içeriğiyle bütünleşen ve bu ölçüde rüya düşüncelerindeki materyali belirleyen şey olabilir.Uyaranlar çeşitli kaynaklardan kaynaklanabilir.

NOKTÜRNAL DUYUSAL UYARANLAR:

Ağrı, açlık, susuzluk ya da idrar sıkışması gibi çeşitli duyusal baskılar rüya içeriğini belirlemede rol oynuyor olabilir.Örneğin soğuk bir odada uyuyan ve idrar yapma ihtiyacı olan kişi uyandığını, idrarını yaptığını ve yatağına döndüğünü düşleyebilir.Bu örnekte Freud’un bakış açısı rüya aktivitesinin muhafaza edildiği ve uykunun sürekliliğinin koruma altında altında olduğudur.Halbuki artık biliniyor ki, rüyanın işlevi çok daha karmaşıktır ve basitçe uykuyu korumak olarak değerlendirilmez.

GÜNDÜZ ARTIĞI:

Rüya düşüncelerini şekillendirmeye katkıda bulunan elemanlardan birisi önceki günün yaşantılarından geriye kalan düşünce, fikir ve duyguların kalıntılarıdır.Bu artıklar bilinçdışında aktif olmaya devam eder ve duyusal uyaranlar gibi uyuyan kişi tarafından açık rüyanın düşünce içeriğine dahil edilebilirler.Böylece gündüz artıkları bilinçdışı içgüdüler düzeyinden kaynaklanan bilinçdışı infantil dürtü ve isteklerle birleşirler.

BASTIRILMIŞ İNFANTİL DÜRTÜLER:

Gizli(latent) rüya içeriğinin temel bileşenleri bilinçdışının bastırılmış kısmından ortaya çıkan bir ya da birkaç dürtüden kaynaklanır.Freud’un sistematiğinde , rüya aktivitesinin ve rüya oluşumunun arkasındaki nihai sürücü güçler, psişik gelişmenin infantil düzeyinden köken alan dürtülerden kaynaklanan isteklerdir.Bu dürtüler içeriğini psişik entegrasyonun ödipal ve preödipal evrelerinden alır.Sonuç olarak noktürnal duyumlar ve gündüz artıkları rüya içeriğinin belirlenmesinde yalnızca dolaylı olarak rol oynar.Noktürnal uyaran ne kadar güçlü de olsa , rüya içeriğine kaynaklık edebilmesi için bilinçdışından bir ya da daha çok bastırılmış isteklerle bağlantılı olmalıdır.
Freud’un dikkati bir kez fantazinin içsel süreçler ve rüyanın oluşumuna yöneldikten sonra , rüyaların oluşumları üzerine çalışmalar bilinçdışı süreçlerin ve işleyişlerinin anlaşılmasına imkan sağlayacak ana yol olmuştur.Freud’un ‘’Rüyaların Yorumu’’ adlı eserinde her rüyanın bir biçimde arzuların doyumu olduğu fikrini korumuştur.Bugün , arzuların doyumunu Freud’un düşüncesindeki gibi mutlak bir prensip olarak değil , rüya aktivitesinin boyutlarından birisi olarak koruyarak , rüya aktivitesini daha geniş bir psikolojik sürecin ifadesi olarak görme eğilimi daha yaygındır.
Açık rüya içeriği, henüz represyona uğramadan önce erken çocukluğa ait istekler ya da itkilerin hayali olarak doyurulmasını temsil ediyor olabilir.Daha sonraki çocukluk evresinde hatta erişkinlikte ,ego kendisini bilinçdışının kabul edilemez içgüdüsel taleplerine karşı korumak üzere hareket eder.Rüya süreci içinde arzunun doyurulması genellikle rüya çalışması tarafından gerçekleştirilen yoğun çarpıtmalar ve şekil değiştirmeler aracılığıyla tanınmaz hale getirilir;öyle ki sıklıkla açık içeriğin yüzeyel incelemesiyle kolayca tanınamaz.

Rüya çalışmasının doğasına dair teori , bilinçdışı süreçlerin işleyişinin bugün bile bilinçdışı zihinsel işlevlerin emsalsiz bir izahı olarak ayakta duran temel betimlemesi olmuştur.Freud’un analizinin odaklandığı nokta bilinçdışı gizli rüya düşüncelerinin rüyanın bilinçli açık içeriğine tercüme ve ifadesine izin verecek şekilde gizlenmesi ve bozulması sürecidir.Bu bilinçdışı süreçler yalnızca nevrotik semptomların oluşumunun anlaşılmasında değil, daha geniş olarak bir çok bilinçdışı yaratıcılıkta açılım ve uygulama buldu.RÜYA çalışması teorisi Freud’un günlük yaşama olduğu kadar sanatsal yaratıcılık , mizah, insan zihninin kültüre dayalı aktivitelerinde ifade bulan bilinçdışı işlevlerin geniş alana yayılan analizi için temel oluşturdu.

Rüya çalışmasının bazı yönleri şöyledir:

• TEMSİL KABİLİYETİ:Rüya oluşumunun temel problemi gizli rüya içeriğinin nasıl açık içerikte temsil yolları bulduğunun belirlenmesidir.Freud’un gördüğü şekliyle , uyku durumu birlikte bastırmanın gevşemesini getirir ve sonuçta bilinçdışı arzular ve itkilerin boşalma ve tatminine izin verilir.Uyku durumunda motor ifadenin yolu bloke olduğundan, bu bastırılmış arzu ve itkiler düşünce ve fantezi mekanizmalarıyla başka temsil yolları bulmalıdırlar.Rüya sansürünün aktivitesi bu dürtülerin boşalmasına sürekli direnç sağlar, böylece dürtüler sansürün teftişinden kurtulmak ve bilinçli ifade bulabilmek için daha nötral ya da masum imgelere bağlanmak zorunda kalırlar.

• Bu yer değiştirme, görünürde bireyin o günkü psikolojik yaşantılarının kalıntılarından küçük ya da önemsiz imgeleri seçerek , bu önemsiz imgeleri dinamik olarak gizli bilinçdışı imgelerle , tahminen çağrışımsal bağlantıların kurulmasına imkan tanıyan bir miktar benzerlik temelinde bağlayarak mümkündür.Bilinçdışı içeriklerin ekonomik dışavurumunu kolaylaştırma ve aynı zamanda bilinçdışı içeriğin sansürün bastırıcı eyleminden kaçmak için gerekli çarpıtmayı sürdürme işleminde , rüya çalışması daha nötral imgelerin , bastırılmış infantil unsurları temsil etmesini mümkün kılacak şekilde çeşitli mekanizmalar kullanır.Bu mekanizmalar içinde sembolizm, yer değiştirme,kondansasyon,yansıtma ve ikincil gözden geçirme sayılabilir.

• SEMBOLİZM:Psikanalitik kurama göre bir sembol , kendi başına önemli olmayan başka bazı düşünceleri ,ki ikincil bir önem kazanırlar, temsil eder ya da yerine geçer.

• Bir sembol temsil ettiği görece olarak soyut ve karmaşık olan düşünceye karşıt olarak karekteristik olarak duyusal ve somut doğadadır.Bir sembol bu nedenle temsil edilen düşüncenin daha kondanse bir ifadesini sunar.

• Düşüncenin sembolik şekilleri zihinsel gelişimin daha erken dönemlerine regresyon biçimlerini temsil eder.Sonuç olarak sembolik temsiller daha ilkel süreçlerde ya da görece olarak regrese şartlarda işlev görme eğilimindedir.

• Bir sembol az ya da çok gizlenmiş ya da sır olan bir düşüncenin açık ifadesidir.

• Tipik olarak sembolün kullanımı ve anlamı bilinçdışıdır.Bu nedenle sembolller kendiliğinden otomatik ve bilinçdışı olarak kullanılma eğilimindedir.Sembollerin kullanımı, içgüdüsel olarak belirlenen içeriği farklı imgelerle yeniden ifade edilen , gizli bir dildir.ÖRNEĞİN para dışkıyı sembolize edebilir.

• Sembolik sürecin kökenleriyle ilişkili bir çok soru halen mevcuttur.Hali hazırdaki formülasyonlar , sembolik fonksiyonu , infantil arzuların en ilkel ifadesinden edebi, sanatsal,dini ve bilimsel düşünce biçimleri gibi en karmaşık yaratıcılık sürecine kadar , bütün insan zihinsel aktivite çeşitlerinde yer alan , insana özgü bir durum olarak değerlendiriler.

• YER DEĞİŞTİRME:Yer değiştirme mekanizması bir miktar enerjinin özgün nesneden onun yerine geçen nesneye ya da nesnenin sembolik temsiline doğru aktarılmasıdır(kateksis)Yerine geçen nesne görece olarak nötr olduğundan , yani duygudurumsal enerjiye daha az yatırım yapmış olduğundan , rüya sansürü için daha kabul edilebilirdir.Bastırma sınırlarından daha kolay geçebilir.Yer değiştirme bilinçdışı arzuların çarpıtılmasını duygudurumsal enerjinin bir nesneden diğerine aktarılması yoluyla kolaylaştırır.

• Katektik enerjinin aktarılmasına rağmen ,bilinçdışı itkenin amacı değişmeden kalır.Örneğin rüyada anne görsel olarak tanınmayan bir dişi figür tarafından temsil edilebilir,fakat rüyanın çıplak içeriği yine de rüya görenin anneye yönelik bilinçdışı içgüdüsel itkelerinden kaynaklanmaya devam eder.

• YOĞUNLAŞTIRMA(KONDANSASYON):Yoğunlaştırma birkaç bilinçdışı istek, itke ya da tutumların açık rüya içeriğinde tek bir imgede birleştirilmesi mekanizmasıdır.Örneğin bir çocuğun kabusundaki saldıran canavar yalnızca rüya görenin babasını değil ayrıca annesinin bazı yönlerini ve hatta çocuğun kendi ilkel saldırgan itkelerini de temsil edebilir.Rüya çalışmalarında yoğunlaşmanın tersi de gerçekleşebilir.Tek bir gizli arzu açık rüya içeriğinde çoğul temsiller yoluyla dağılabilir.

• YANSITMA(PROJEKSİYON):Yansıtma süreci rüya görenin kendini kabul edilemez arzu ya da itkelerinden kurtarmasına ve bunları rüya içinde diğer insanlar ya da bağımsız kaynaklardan geliyormuş gibi algılmasına izin verir.Rüya içinde bu kabul edilemez itkelerin atfedildiği figürler sıklıkla kişinin kendi bilinçdışı itkelerinin yöneltildiği kişilerdir.Örneğin karısını aldatmak için bastırılmış güçlü arzuları olan bir kişi rüyasında karısının kendisini aldattığını görebilir.

• GERİLEME:Freud’un ‘’Rüyaların Yorumu’’adlı eserinde bir psişik alet(apparatus’’tan bahsetmiştir.Bu model basit bir uyaran-tepki mekanizması fikrine dayanan ayrıntılı ve karmaşık bir yapıydı.Normal uyanıklık yaşantısında , duyusal girdiler aygıtın reseptör son noktası tarafından alınır ve bir dizi işleme tabi tutulur.Değişik derecelerde işlemden geçtikten sonra , itke motor uç aygıt tarafından boşaltılır.Rüya durumunda motor uç yolaklar bloke olur.

• REGRESYON:Rüyalarda regresyon uyanıklık saatlerinde süregiden duyusal girdilerden gelen ilerleyici akımın azalması ile daha da kolaylaşır.Freud regresyonun birkaç değişik formunu ayırt etmiştir.

• Topografik regresyon:Ruhsal model içinde bilinçdışı sistemlere regresyon
• Temporal(zamansal)regresyon:İnfantil gelişme evrelerinden kaynaklanan regresyon
• Formal(biçimsel) regresyon:Daha ilkel ifade ve temsil metodlarının daha normal olanların yerini aldığı regresyon

Psk.Ferhat ŞEN
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Rüya Teorisi ve Rüya İçeriğinin Analizi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ferhat ŞEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ferhat ŞEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ferhat ŞEN Fotoğraf
Uzm.Psk.Ferhat ŞEN
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ferhat ŞEN'in Makaleleri
► Rüya Terapisi "Fenomenolojik Rüya Benliği Modeli" Psk.Elif Zahide (TEKEREK) GÖK
► Hamilelikte Kabuslar (Gebelikte Kötü Rüya Görmek) ÇOK OKUNUYOR Psk.Serap DUYGULU
► Emdr Yönteminin Teorisi Uzm.Psk.Cem GÜMÜŞ
► Geştalt'ın İçsel Çatışma Teorisi Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE
► Çocuklarda Bilişsel Gelişim Teorisi Psk.Çağdaş YALÇIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,101 uzman makalesi arasında 'Rüya Teorisi ve Rüya İçeriğinin Analizi' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:14
Top