2007'den Bugüne 85,225 Tavsiye, 26,652 Uzman ve 18,978 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Sınav Kaygısı ile Başetmek/ Sınav Kaygısının Nasıl Üstesinden Gelinir?
MAKALE #14191 © Yazan Psk.Ezgi BAŞARAN | Yayın Şubat 2015 | 3,590 Okuyucu
Sistemin içinde sürekli ismi değişen ama stresi aynı kalan sınavlar karsısında öğrenciler ne yapmalı? Sınav kaygısı ile nasıl baş edilmeli?

Sınav kaygısını başarı için bir güç olarak kullanmak yaşam boyu başarıyı getirir. Kaygı düzeyi, doğru ve iyi kullanılırsa başarılı olmak için gerekli olan güvenin, ilgi ve isteğin itici gücü olur. Her genç öğrenim çağında bu kaygı, endişe ve korkuyu yaşar. Anne baba tutumlarından kişisel kaygı düzeyine kadar pek çok faktör sınav kaygısının düzeyini etkiler. Kaygıyı azaltmak için öğrencilerin yapması gerekenlerin yanı sıra ailelere de çok büyük sorumluluk düşer.

Sınav kaygısıyla baş etmek için öğrenciler ne yapmalı?

Bir konuya ne kadar hakim olunursa kaygı da o kadar azalacağından, çalıştıkları konulara daha hakim olacak biçimde, gerekirse farklı yöntemler kullanarak çalışılmalıdır. Örneğin, sadece okuyarak değil, yazarak, okuduklarını anlatarak, bazı konularda çizerek ve grafikler oluşturularak da çalışılabilir. Böylece öğrenci en kolay nasıl öğrendiğine ilişkin bir birikim sağlayarak bu yöntemi daha sık kullanmaya başlayacaktır. Kendisini ve kendisine iyi gelen yöntemi tanımak da kaygıyı azaltır (Görsel, işitsel, sözel, analitik yöntemler denemelidir).

Çalışma alışkanlıkları gözden geçirilerek gerekirse değiştirmelidirler. Çalışırken çevreden gelen uyaranlar minimuma indirilmelidir. Fazla gürültü, ışık, az ışık, çok kalabalık ortamlarda ders çalışmak çok uygun değildir.

Programlı olunmalıdır; öğrenciler özellikle kendi çalışma programlarını bir yetişkin eşliğinde haftalık olarak kendileri yapmalıdır. Programda çalışmaya başlamadan önce serbest zaman da mutlaka programa eklenmelidir. Maksimum 1 saat çalışma 15-20 dakika mola şeklinde düzenlenen programlarda arka arkaya farklı dersler çalışılması da motivasyonu artıracaktır.

Hataları fark etmek ve hangi konularda takıldığını bilmek çok önemlidir. Sınavlardan sonra mutlaka yapılan hatalar incelenmeli, takıldığı konuları gözden geçirmeli ve bu konulara öncelik verilmelidir. Eksiklerin giderilmesi kaygı düzeyini ve stresi de azaltıcı bir faktör olacaktır.

Aileler çocuklara nasıl destek olmalı?

Her anne baba çocuğunun başarılı olmasını, iyi okullarda okumasını ister. Kendisinden daha iyi şartları çocuğuna sunarak kendisinden daha başarılısı olmasını bekler. Ancak her anne baba bu birikimi başarısızlıkları ve hatalarından elde etmiştir. Başarısızlık başka başarıların tohumlarını atar. İşte bu sebeple başarısız olunan sınavlar neticesinde çocuk üzerinde kurulan baskı veya anne baba beklentilerinin çok yüksek olması çocukta kaygı yaratır. Başarısız geçen bir sınav sonrası hataları beraberce gözden geçirmek ve bunları düzeltmek için çocuğunuzun neye ihtiyacı olduğunu, sizin bu konuda ona nasıl yardımcı olmanızı isteyeceğini sormanız çocuğunuzun kaygılarını azaltır.

Çocuğunuza başaracağı konusunda güven duyduğunuzu hissettirin, olumsuzluklara odaklanıp sürekli eleştirmek yerine olumlu sonuçları görerek onu motive edin, ödüllendirin veya taktir edin.

Hedeflere adım adım yaklaşın. Ebeveynler bu konuda çocuklarının hedeflerini yavaş yavaş artırmalı, ulaşabilecekleri hedeflerle adım adım ilerlemesini önermelidir. Birden bire başarabileceğinin üzerinde yüksek bir hedef stresi artıracak, anne babayı hayal kırıklığına uğratmak istemeyen çocuğun anksiyetesini/kaygı düzeyini artıracaktır.
Özellikle gençlerin hayatında dönüm noktası olabilecek, üniversiteye giriş sınavı gibi önemli sınavlardan önce mutlaka bir B planı oluşturulmalıdır. Çocuğunuzun potansiyelini kullanamaması, bir olumsuzlukla karşılaşması veya belli sebeplerle başarısız olması gibi durumlara karşı bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğini, neler yapmayı hedeflediğini kendisine de sorarak bir plan oluşturun.

Bir sınavda başarısız olmak demek bazen hayatının sona ereceği, bundan sonra hiçbir işe yaramayacağı gibi düşünceleri doğurabilir. Bu da sınavda stresi daha da artırır ve potansiyelini kullanmasını engeller. “Sınavda başarısız olursan bunun sonunda ölüm yok. Sınava girmeyi tekrar deneyebilirsin. Biz senin istediğin ölçüde sana destek oluruz” şeklinde çocuğunuzun stresini azaltıcı telkinler ona iyi gelecektir.

Psikolog Ezgi Başaran
Kolektif Psikoloji
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınav Kaygısı ile Başetmek/ Sınav Kaygısının Nasıl Üstesinden Gelinir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ezgi BAŞARAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ezgi BAŞARAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ezgi BAŞARAN'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,978 uzman makalesi arasında 'Sınav Kaygısı ile Başetmek/ Sınav Kaygısının Nasıl Üstesinden Gelinir?' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:23
Top