2007'den Bugüne 84,180 Tavsiye, 26,367 Uzman ve 18,814 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yetişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
MAKALE #14196 © Yazan Uzm.Psk.Hülya ARSLAN KABA | Yayın Şubat 2015 | 3,179 Okuyucu
YETİŞKİNLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU
Çocukluk çağı hastalığı olduğu ve çocukluk döneminin bitmesiyle belirtilerinin kaybolduğuna inanılan DEHB, dikkati sürdürmede yetersizlik, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik ile kendini gösterir.
Yetişkinlerde, DEHB belirtileri dikkatsizlik, huzursuzluk, duygulanımda değişiklik, organize olamama, strese duyarlılık, impulsivite ve hiperaktivite gibi belirtilerin olduğu karmaşık düzensiz bir yaşam tarzı olarak kendini gösterir. Çocukluktaki amaçsız hareketlilik, huzursuzluk hissi erişkinde amacı olan bir hareketliliğe dönüşebilir. Çocukken amaçsızca defalarca tırmanan, koşan bir çocuk büyüdüğünde sadece aktif görevlerde başarılı olan veya birden fazla işte çalışan bir yetişkin olabilir. DEHB olan yetişkinler genellikle bu rahatsızlığın yol açtığı bu bozulmayı bir dereceye kadar telafi etmeyi öğrenmişlerdir.
DSM-IV tanı ölçütlerine göre erişkin dönemde DEHB tanısının konulması konusunda bazı güçlükler bulunmaktadır. Mevcut ölçütlerin bazılarının çocukluk dönenine ait özellikleri içermesi ve erişkin döneme uygulanmaması bu güçlüklerden biridir. Bu ölçütlerin erişkin dönemde DEHB belirtilerini karşılamakta yetersiz olmasının yanında,diğer psikiyatrik hastalıkların belirtisiyle de örtüşüyor olması araştırmacıları farklı tanı modelleri arayışına yöneltmiştir.
Erişkin DEHB u için ilk olarak 1970 yılında, Wender ve arkadaşlarının geliştirdiği Utah ölçütleri bunlardan biridir. Utah kriterleri, erişkin DEHB’nun çocuklukta olan bozukluğun bir devamı olduğunu, dikkat güçlükleri, motor hiperaktivite, evlilikte düzensizlik, akademik ve mesleki güçlükler, madde kötüye kullanımı ve psikoaktif maddelere atipik yanıt ile karakterize olduğunu belirtmektedir. Belirtilerin başka bir psikiyatrik bozuklukla açıklanamıyor olması gereklidir. Değerlendirme için derecelendirme ölçeklerinin kullanılması önerilmektedir. DEHB tanısı koymadan önce dikkatli bir fizik muayene yapılmalıdır. Belirtiler, 7 yaşından önce başlanmalı, iki veya daha fazla alanda bozulmaya yol açabilir. Erişkinlerde tanı koyarken birlikte yaşadığı kişiden veya erişebilirse ebeveyn bilgisinden faydalanılmadır.
Utah ölçütlerine göre erişkin DEHB tanı ölçütleri;


Çocukluk çağında DEHB öyküsünün alınması
Erişkin dönemde aşağıdakilerden A ve B belirtilerinin olması ve buna diğer belirtilerden en az ikisinin eşlik etmesi gerekir.
A.MOTOR HİPERAKTİVİTE: Hiperaktif, huzursuz durma, rahat oturamama, sakin duruyor olmaktan hoşlanmama, gevşiyememe, ayakta durmayı oturmaya tercih etme, hareketsiz kalmaları gereken ortamlarda anksiyete yaşama, el ve ayak parmaklarını sık hareket ettirme, sporda ve el yazısında beceriksizlik.
B. DİKKAT EKSİKLİĞİ: Problemli üniversite öğrenciliği, özellikle iş seçerken sürekli dikkat isteyecek işlerden uzak durma, okurken konsantre olamama, konsantrasyonu gerekli olduğunda sadece 5-10 dakika sürdürebilme, TV karşısında nadiren oturabilme, konuşmaları dinleyememe, laf kesme, küçük eşyaları kaybetme.
C.DÜRTÜSELLİK: En karakteristik özelliklerinden biridir. Davranışlarını düşünmeden yaparlar. ( İşten ayrılma, ani evlilikler ve boşanmalar gibi.)
D. DAĞINIKLIK, PLANMALAMA/ ORGANİZASYON PROBLEMLERİ: Organizasyon güçlükleri vardır. Masaları karmakarışıktır. Sürekli iş-ev, okul-ev arasında birşeyler kaybedebilirler.
E.STRESE TAHAMMÜLSÜZLÜK, AŞIRI TEPKİSELLİK: Esneklik yokluğu görülebilir. Bir aktiviteye başlamak onlar için zordur. Problemlerine sadece bir çözüm yolu olduğunu düşünür ve gerçekleştiremediğinde öfke nöbetleri yaşayabilirler. Sıklıkla da tatmin olmadıkları söylenebilir. İçsel tatmin olmama duygusu dünyanın adaletsiz olduğu düşüncesine yol açar. Böylece işinden memnun olmayan, bardağın boş tarafını gören, baskın, öfkeli bir erikin tablosu oluşur.
F.DUYGU DURUMUNDA DEĞİŞİKLİK: Duygu durumundaki değişiklik sık şikayetçi oldukları konudur. Birkaç saniye önce mutlu ,birkaç saniye sonra üzüntülü olabilirler. Sıklıkla
çok çabuk sönebilen öfke patlamaları, irritabilite, ilişkilerde yıkıcılık ve öfke yaşayabilirler.
G.ÇABUK PARLAMA KOLAY ÖFKELENME: Normal düzeyde bir stresle aşırı hareketli olma, günlük taleplere uygunsuz reaksiyonlar verme, günlük hayatı idame ettirememe, kendini stres altında tanımlama, stres nedeniyle yaşadığı anksiyite ile daha dürtüsel, dağınık ve yetersiz olmadır.
H.İLİŞKİ ÖZELİKLERİ : Evlilik problemleri, zekası ve eğitiminden beklenenden daha düşük mesleki ve akademik başarı, alkol yada madde kötüye kullanımı, psikoaktif ilaçlara karşı tipik olmayan yanıtlar ,aile öyküsünde aile bireylerinden çocukluk çağı DEHB hikayesi, antisosyal kişilik bozukluğu yaklaşımlar arasında Wender’in hiperaktivitenin frontal kortekse uzanan subkortikal yapılarda katekolaminlerin azalması nedeniyle ortaya çıktığını tartışmasının ardından DEHB’de bozuk olan işlevlerde en çok frontal loblar ilişkilendirilmiştir, özellikle de orbitofrontal korteks üzerinde yoğunlaşılmıştır. Frontal sistemlerin DEHB’de bu denli tartışılmış ve araştırılmış olmalarının frontal hasarlı denek ve hastaların DEHB belirtilerine çok benzer davranış değişiklikleri sergilemelerimden kaynaklanmaktadır. Hem hayvan deneyleri hem de insan çalışmaları ile gösterilen frontal lezyonlarla hareketlilik, dikkatin kolay dağılması ve dürtüsellik arasında bir ilişki gözlenmesi ve bu belirtilerin DEHB’nin temel belirtilerini oluşturması çocukluk çağının bu yaygın bozukluğunda frontal lob işlev bozukluğu teorisinin ilgiyle araştırılmasına yol açmıştır.
Ayrıca, bugüne kadar elde edilmiş bilgilerin ışığında DEHB etiyolojisinde genetik etkilerin en az %50 dolaylarında olduğu, geri kalan%50’lik bölümden ise psikososyal etmenlerin sorumlu olabileceği düşünülmektedir.
DEHB etiyolojisinde biyolojik etkilerin temel bir rol oynadığı bilindiğinden etkinlerin, daha çok altta yatan biyolojik yatkınlığı artırıcı rolünden söz edilebilir. Yani çevresel faktörler bozukluğun kalıcılığını, komorbid bozukluğun gelişimini, hastalık seyrini etkileyebilir.
EPİDEMİYOLOJİ
DEHB’nin okul çağı çocuklarında oranın %3-5 olduğu düşünülürken, erişkinlerin%1-2’sini bu bozukluğa sahip olabileceği belirtilmektedir. Erken çocuklukta DEHB tanısı almış olan bireylerin%30-65’i erişkinlik döneminde bozukluk tanı kriterlerini karşılayabilir. DEHB kliniği yaşla birlikte değişebilir. Belirtilerin bazıları yaşla birlikte önemini önemini kaybedebilir. Bozukluk erkeklerde daha fazla görülmekte birlikte her iki cinsiyeti de etkiyebileceği belirtilmektedir. Çocuklukta kadın: erkek oranı1:8 iken erişkin yaşamda ise bu oranın ir1/1olduğu düşünülmektedir. Kadınlarda okul başarısızlığı, kognitif bozukluklar, aileye aşırı bağlılık gözlenmektedir. Kadınların erkekler kadar yıkıcı olmamaları nedeniyle daha az tanı aldıkları öne sürülmektedir.
KOMORBİDİTE
DEHB’nin ergen ve erişkin yaşama kadar devam etmesi, komorbid bozuklukların gelişimini artırabilir. Çocuklukta komorbid bozuklukların bulunuyor olması, DEHB’nun kalıcılığını artırabilir. Erişkinlikteki komorbid depresyon veya aksiyite bozukluğu, DEHB’ye tepkisel oluşmuş olabilir.
Erken çocuklukta DEHB tanısı almış olan bireylerin %70-80’i ergenlik döneminde,%30-65’i erişkinlik döneminde de bozukluk tanı kriterlerini karşılayabilirler. DEHB’u olan erişkinlerin %75’inde komorbid psikiyatrik bozuklukların bulunduğu öne sürülmektedir. Dikkat eksikliği alt tipi ergen ve yetişkinlerde daha sık görülmektedir. Komorbiditenin gelişiminde ne kadar etkilendiği ise bilinmemektedir.
Retrospektif çalışmalar erişkin DEHB hastalarında antisosyal davranışlar yüksek oranda olduğu göstermektedir. Erişkin DEHB hastalarında yaşam boyu antisosyal kişilik bozukluğu ,davranış bozukluğu, karşı gelme-karşı olma oranları yüksek bulunmaktadır. Antisosyal kişilik bozukluğu, özellikle erkek DEHB hastalarda daha yüksek bulunmuştur.
Hiperaktif-impulsif ve bileşik tip DEHB, sıklıkla agresyon, suç işleme, karşıt gelme ve antisosyal davranışlarla ilişkilendirilmektedir. Erişkin DEHB hastalarının yaşam boyu sigara bağımlılığı oranı%40,maddeyi kötüye kullanımının%27-46,alkol kullanımının ise %34 oranında olduğu belirtilmektedir. Nikotin ve alkol-madde oranının yüksek olması, belirtileri kendi kendine iyileştirme çabasını yansıtabilir.
Retrospektif çalışmalar erişkin DEHB’nun%53 oranında anksiyite bozukluğu,%15 panik bozukluğu,%13opsesif-kompulsif bozukluk,%8fobik bozukluklarla komorbid olduğu öne sürülmektedir. Özellikle dikkat eksikliği alt tipin anksiyite bozuklukları ile yüksek oranda komorbid olduğu belirtilmektedir.

AYIRICI TANI
DEHB’de kısa süreli duygudurumu belirtileri görülebilir. Bu nedenle kronik duygudurum bozuklukları ile sıklıkla karışabilir. DEHB’de duygudurum bozukluklarında görülen fizyolojik değişiklikler gözlenmez. Yine DEHB’de yükselme dönemleri öforiden çok, heyecan ile karakterizedir. Bu dönemler, duygudurum bozukluklarında olduğu gibi saatler sürmeyebilir. Dürtüsellik, sıkıntı hissi, öfke patlamaları, duygusal dengesizlik sınır kişilik bozukluğu ile karışabilir. DEHB’de dürtüsellik ve öfke aniden oluşur ve kısa sürer; sınır kişilik bozukluğunda ise öfke daha uzun sürmektedir. Dikkat edilmesi gereken diğer bozukluklar, antisosyal kişilik bozukluğu ve madde kötüye kullanımdır.
SONUÇ
Özetle, erişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite, daha çok genetik özelliklerle kendini gösteren, çocukluğun sona ermesiyle bitmeyen, diğer patolojilerle birleşip daha farklı semptomlarla karşımıza çıkan bozukluktur. Nedenleri arasında biyolojik faktörler önemlidir, fakat kalıtım göz ardı edilmemelidir ve aile öyküsü araştırılmalıdır. Özellikle ailede DEHB tanısı erişkinler varsa, çocuklarında görülme olasılığı fazladır. Çocuklukta Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan erişkinlerde, antisosyal kişilik bozukluğu bipolar bozukluk, madde kullanımı, okul problemleri, ilişki problemleri gibi sorunlar yaşamaları, normal popülasyona göre fazladır. DSM 4’te Erişkin Dikkat Eksikliği ile ilgili tanı kriterlerinin olası ve bazı belirtilerinin diğer psikiyatrik hastalarla ortak olması, klinik değerlendirmede ve tanı koymakta güçlüklere neden olmaktadır. Çocuk döneminde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun önemsenmesi ve tedavi ettirilmesi çok önemlidir.

Uzm. Psk. Hülya Arslan KABA
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yetişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Hülya ARSLAN KABA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Hülya ARSLAN KABA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hülya ARSLAN KABA Fotoğraf
Uzm.Psk.Hülya ARSLAN KABA
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Çift ve Aile Terapisti/ Cinsel Terapist/Yetişkin Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi96 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Hülya ARSLAN KABA'nın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,814 uzman makalesi arasında 'Yetişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:49
Top