2007'den Bugüne 88,785 Tavsiye, 27,435 Uzman ve 19,557 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Nedir İlişki?
MAKALE #14270 © Yazan Uzm.Psk.Halil GÜNGÖR | Yayın Mart 2015 | 3,689 Okuyucu
BİZ mi O mu?
İlişki nedir, nasıl başlar, nasıl devam eder ve neden biter? Tüm bu sorulara cevap verebilmek için önce ilişkinin ne olduğu ve belki de ne olmadığı üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum. İlişki; iki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas olması durumudur, diye tanımlanır sözlüklerde. İki şey, iki kişi birbirine ilgi duyar, yakınlaşır, bağ kurar ve aralarında bir ilişki başlar. Bu ve benzeri tanımlara bakıldığında ilişkinin bir eylem/davranış olduğu görülüyor. Yani bizden kaynaklı ve bize ait bir eylem, varlığını bize borçlu, istediğimiz zaman başlatabileceğimiz veya son verebileceğimiz bir davranıştır ilişki.

Bu nedenle de ilişkide olduğumuz kişi veya kişilere “ben böyleyim” der ve bizi olduğumuz gibi kabul etmeleri gerektiğini belirtiriz. İlişkinin devamı için öncelikle kişisel varoluşumuzun onaylanmasını, kabul edilmesini bekleriz. Bu kabul aşamasını geçtikten sonra da karşılıklı fedakarlığa dayalı olarak “biz” olma mücadelesine gireriz. “Biz” yani sen ve ben, sana ve bana ait olan! Eğer ilişki bir eylem/davranış ise “biz” olmak da bize ait “ortak” bir eylem/davranış kalıbı oluşturmak/geliştirebilmektir.

Çevremizden çokça duyarız “siz evlenmişsiniz ama biz olamamışsınız” diye. Ne demek biz olmak? İlişkinin devam etmesi için karşılıklı vazgeçiştir “biz” olmak. Ben olmaktan, sen olmaktan vazgeçmektir “biz” olmak. Değişmek ve değiştirmektir “biz” olmak. Oysa herkes bilir ki değişim o kadar da kolay değildir. Kişiler direnirler değişmemek için ve diğerini zorlarlar değişime. “Sen şunları şunları yapmaktan vaz geçsen ilişkimiz çok daha iyi olacak!”, “Ben bu adamı değiştirmek için çok çabaladım ama artık yoruldum!”, “Ne yapmalıyım, onu değiştiremiyorsam ben mi değişmeliyim?” Biz olmak karşılıklı değişmek, değişmeye zorlamaktır.

Peki; gerçekte de bu mudur ilişki?

İlişki bir eylem/davranış değildir, ilişki bir organizmadır, canlı bir varlıktır. Benden ve senden bağımsız bir organizma! Ve her organizma gibi bir varoluş süreci izler. İlişki doğar, büyür, gelişip serpilir ama asla ölmez; kullanılır ya da kullanılmaz! “İlişkimiz bitti” demek; biz ilişkimizi rafa kaldırdık, kullanmıyoruz demektir. Yani artık aktif olarak kullanmıyoruz demektir. İlk kız arkadaşımdan ayrıldığımda babam bana “Oğlum, hayatına yeni kızlar girecek ama sen hep onu düşüneceksin. Yeni kız arkadaşın iyi biri olduğunda “o da bu kadar iyi olsaydı şimdi burada olurdu” diyeceksin; kız arkadaşın kötü biri olduğunda ise “o bu kadar değildi, beterin beteri varmış” diyeceksin ve bu hayatın boyunca devam edecek” demişti. Kısacası babam bana “o” yanında olmayacak ama onunla başlayan bu ilişki ömür boyu yanında olacak demek istemişti.

İlişki bizden doğar ama doğumunda biz etkin değiliz. İlişkinin ortaya çıkması için gerekli olan temel koşul “iletişim” dir. Kişi veya şeyler ile iletişime geçtiğiniz anda başlar ilişki! İletişimsizlik ise imkansızdır. İletişimin imkansız olması; bizim karşılaştığımız her hangi bir şey veya kişi karşısında kayıtsız kalamamamızdır. Bir ortama girdiğinizi varsayalım; ortamda varlığıyla sizi rahatsız eden birileri olsun, ne yaparsınız? O kişinin olduğu bu ortamı ya terk edersiniz, ya da o yokmuş gibi davranırsınız yani o kişinin varlığından rahatsız olsanız da o kişiye kayıtsız kalamazsınız. Mutlaka bir tepki/eylemde bulunursunuz. O kişinin olduğu masaya bakmazsınız, göz göze gelmemeye çalışırsınız, gerilirsiniz… O kişiyle hiç konuşmasanız da iletişime geçmiş ve ilişkiyi başlatmış olursunuz. Hayırlı olsun nur topu gibi bir ilişkiniz oldu!

Eğer kişi ile iletişime geçerseniz sizden bağımsız doğan bu ilişkiyi kullanmaya karar verdiniz demektir. İlişki kullanılmaya karar verildiğinde kullanacağız iletişim dili ya dijitaldir ya da analojik bir dildir. Bu dillerin neler olduğu başka bir yazının konusu olacak kadar geniştir. Onun için burada detaylarına girmeyeceğim.

İlişkinin kullanılabilmesi için sadece iletişim yeterli değildir, “güç” de gereklidir. İlişkide “güç” ilişkinin tanımını kimin yapacağını belirlemek, ilişkinin gelişip serpilmesini desteklemek ve sağlıklı kalmasını sağlayabilmek için gereklidir.

Şimdi gelelim başlıktaki soruya; “Biz mi O mu?”.

Eğer ilişkiyi iki kişi arasında ortaya çıkan bir eylem olarak görürsek o zaman ilişki kurmak “biz” olmaktır. Fakat biz olmak için ben ve sen olmaktan bilerek ve isteyerek vazgeçmemiz gerekmektedir. Vazgeçmek ve değişmek insanda gerginlik yaratır, öfke doğurur. Ayrıca bu değişim ve vazgeçiş karşılıklı olmayı da gerektirir. “Sadece ben mi değişeceğim, senin de değişmen gerekiyor”, “Beni tanıyanlar bilirler; ben hayatta bu şeyleri yapmam. Ama sırf seni sevdiğim için yapıyorum”, “Eğer beni gerçekten sevseydin görüşmenden rahatsız olduğum kişilerle bir daha görüşmezdin”, “Ben senin için her şeyi yaparım, peki sen?”

İlişkide “biz” yoktur, “o” vardır! “O” yani ilişki onu doğuran kişilerden bağımsız üçüncü bir kişi gibidir. Sanırım burada ilişkiyi bir bebeğe benzetmek hata olmaz. Bebeğin varoluş aşamaları bizden etkilenir ama bizden bağımsızdır. Hatta öyle ki bebeğin varlığını biz o birkaç haftalık olduğunda fark ederiz. Bebeği fark ettiğimiz de ise ya onu sahipleniriz ya da ret ederiz, kürtaj yaptırırız. Eğer sahiplenirsek, onun varlığını dikkate alarak kendimizi yeniden yapılandırırız. Yediğimize içtiğimize dikkat ederiz, stres ortamlarından uzak durmaya çalışırız, sigara ve alkolü bırakır ya da azaltırız… Hamilelik/doğum öncesi, insanın varoluş aşamalarından biridir. İlişkinin de doğum aşamaları vardır tıpkı bebek gibi! Daha sonra sembiyotik aşama, sosyalleşme/ayrılma aşaması, ergenlik/kimliğini bulma aşaması, gençlik/statü edinme aşaması, olgunluk/üretkenlik aşaması… İlişki de bir insan gibi tüm bu aşamalardan geçer. Daha sonraki yazılarımda bu aşamaları daha açıkça ve uzunca ifade etmeyi düşünüyorum, bu yazıda sadece ilişkiyi tanımlamakla yetineceğim.

Eğer ilişki “biz” değil “o” ise değişmek/farklılaşmak nasıl oluyor? Ben burada “ilişkide olmak” tabirini kullanıyorum. İlişkinin içinde olmak, ilişkiye göre konumlanmak! Hani annelerimiz “Ben sana hamileyken” diye başlayan cümleler kurarak başlarla ya çocukluğumuzu anlatmaya işte öyle bir şey! Hamilelikte olmak, hamilelik denilen şeyin içinde bulunmak; hamilelik öncesinden ve sonrasından bedenen ve psikolojik açıdan farklı olmak! Hamileliğin içinde yaşadığımız değişim/dönüşüm çoğunlukla bizim kontrolümüz ve istemimiz dışındadır. Hormonsal değişim, bedensel değişim, aşermeler, sancılı süreçler, hatta doğumun bizzat kendisi bizim irademizle gerçekleşen şeyler değildir.

İlişkide olmak da böyle bir şeydir. İlişkideyken biz de farklılaşırız/değişiriz ama bu farklılaşma/değişim çoğu zaman bizim irademiz dışında olur. Düşüncesiz ve kaba olarak bilinen nice kişilerin ilişkide zarif ve ince düşünceli olduğunu veya tam tersi zarif ve ince düşünceli kişilerin ilişkide kaba ve anlayışsız olduğunu görmüşüzdür. Nice bencil ve kendinden başkasını düşünmeyen kişilerin ilişkide şaşılacak kadar fedakar olduklarını duymuş veya görmüşüzdür. Kişilerin normal zamanlarda asla yapmam dedikleri nice şeyleri ilişkide zevkle yaptıkları olmuştur. Kişi ilişki de olduğu kişinin yanındayken başka, onun yanında değilken başka davranabilmektedir. Yani ilişkinin içindeki kişi ile ilişkinin dışındaki kişi birbirinden farklı olabilmektedir. Halden hale girmektir ilişkide olmak!

Toparlaksak eğer; ilişkide biz olunmaz, ilişkinin içinde olunur! Çünkü ilişki bizim aramızda değil, bizim dışımızda bir şeydir. İlişkide kişi(ler) değişime/farklılaşmaya zorlanmaz, değişimi/farklılığı yaşar(lar).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Nedir İlişki?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Halil GÜNGÖR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Halil GÜNGÖR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Halil GÜNGÖR Fotoğraf
Uzm.Psk.Halil GÜNGÖR
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi14 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Halil GÜNGÖR'ün Makaleleri
► İlişki Nedir? Psk.Gökçe MAMATİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,557 uzman makalesi arasında 'Nedir İlişki?' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► İlişkinin Evreleri Ekim 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:33
Top