2007'den Bugüne 73,977 Tavsiye, 24,495 Uzman ve 16,746 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Aşk Yarası
MAKALE #14313 © Yazan Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR | Yayın Mart 2015 | 1,396 Okuyucu
Aşk deyince herkesin yüreğinde bir heyecan, kıpırdanma, bahar esintisi, mutluluk cıvıltısı, sıcacık, sevgi dolu anlar, gözün görmediği, kulağın duymadığı, kusurların örtüldüğü, saflığın en yüksek noktaya çıktığı, alık alık bakmaların, leyla mecnun gezmelerin, kuşlar gibi pırpır etmenin, her seste onu duymanın, her yerde ondan bir iz bulabilmenin adıdır. Aşkı kimse anlatamaz ne yaşayan anlatabilir, ne şair. Aşk yalnızca yaşanır...

Peki bu güzel duyguyu yaşarken yaşanacak olumsuz bir duygu nasıl etki edecektir aşığa.

Aşk psikoloji de derin anlamları olan bir duygudur. Karşıyı tamamen iyi de görme duygusudur, bu yönüyle her insanın iyi ve kötü tarafı olduğunu kabul etmeyi reddeden bir duygu durumudur. Gerçekliğe temas noktası burada sorgulanan bir yapı ortaya çıkmaktadır. Sadece iyi olan tarafta onu korumaya çalışma. Aşık olduğunuzda etrafınızdaki bazen çok az bazen de çok fazla kişiden karşıdaki kişi hakkında olumsuz geri bildirimler alırsınız. Onun kötü yanları ile ilgili size bir şeyler söylerler fakat siz hepsini kulak ardı edersiniz, duymak istemezsiniz, öfkelenir, kırılır, üzülür, kırarsınız, ortamı terk edersiniz hatta söyleyen kişiyle ilişkinizi sonlandırabilirsiniz bile.
Aşk duygusuna kendinizi ne kadar kaptırırsanız derinliğinde kaybolma ihtimaliniz o kadar fazla olacaktır. Kişilik örüntünüze göre aşk içinde oluşlarınızda farklılık gösterecektir. Kişilik yapılanması ilk çocukluk dönemlerinde bağlanma stilleri, annenin ilgi, alaka, sevgi, şefkat, yakınlık, uzaklık, fiziksel ihtiyaçlarınıza olan duyarlılığı, annenin ruhsal dünyasının dinginliği, babanın aile içerisindeki faktörü, çocuğa ve anneye olan yaklaşım tarzları, anne babanın kendi anne babalarıyla olan ilk bebeklik ve çocukluk yaşantıları, çevresel faktörlerin etkileri gibi birçok etmene bağlıdır.
Yapılan bir araştırma da güvenli bağlanma stili olan denekler ilişkilerinde yakınlıktan rahatlık duyan, diğer kişiye güvenebilen, kaybetme kaygısı düşük;
kaçınmacı bağlanma stili olanlar yakınlıktan ve bağımlılıktan rahatsız olan, güven duymakta güçlük yaşayan;
kaygılı/kararsız deneklerse aşırı yakınlık isteyen, reddedilmekten ya da yeterince sevilmemekten korkan bireyler olarak tanımlanmaktadır.
Aşk duygusunda yıkıma uğrayan kişilik özelliklerine sahip olan bireylerde genellikle;
 Karşı tarafı aşırı idealize etme,
 Çok hızlı duygusal yatırım yapmaya meyilli bir kişilik özelliğine sahip olma,
 Aile içerisinde ve çevresinde sürekli eleştirilen veya hor görülme duyguları yaşayan birisinin farklı bir yaklaşım görünce kendini hemen kaptırma,
 İlişki içerisinde ifade edemediklerinin de hemen anlaşıldığını hissetme,
 Kendinden vazgeçecek kadar sevgi duyma,
 Dürtüsel duygularla hareket etme,
 Kolaylıkla bağlanabilme,
 İlgi ve alakaya çabuk karşılık verme ve bu duygulara fazlasıyla ihtiyaç duyma,
 Karşı tarafın hal ve tavırlarında sürekli iyi yön arama eğilimi içerinde olma,
 Zor zamanlarınızda size destek olan birisi olduğu için hep öyle olacağı duygusuyla hareket etme,
 Sorunlarınızı dinleme, sizi önemseme, size değer verdiği duygu ve davranışlar içerisinde bulunduğu zamanlar olduğunda bunları belirli bir süzgeçten geçirmeden abartılı olarak görme, genelleme duygusuna gitme,
 Merhamet, şefkat duygularınızı aşırı derecede ilişki içine katma,
 Aşık olduğunuz kişiyle birleşmenize fazlasıyla engel çıktığında daha da bağlanma ve isteme duygusunun artmasıyla yaklaşma,
 Aile içinde göremediğiniz yakınlık duygularının yansımalarını görme,
 Sizi çok özel hissettirdiği anları sürekli zihninizde canlı tutma defalarca bu durumu zihninizde çoğaltma çabası içinde olma,
 Bir aşk duygusunda aldatılma, bırakılma, terk edilme, reddedilme veya farklı bir durum yaşadıktan sonra hemen birisine aşk duygusu besleme.
Yukarıda sayılan durumlar sadece bazıları bu ve benzeri durumlar aşk duygusu içerisinde ve aşk ilişkisinin belirli nedenlerle bitmesi sonrasında kişilerin yıkıma uğrama olasılığının en fazla olduğu durumlardır. Yazılanlar okunurken şu duyguda oluşacaktır kişi zaten bu duyguları yaşamayı istediği için aşık olur, doğrudur bu durumları yaşamak için kişi ilişki içerisine girer burada anlatmak istediğim yerinde ve yeterince bu duygular yaşanırsa sorun yok, kendi benliğimizden daha fazlasını verecek kadar yaşanıyorsa bu durum ileride sorunlar yaşamanın alt yapısı olacaktır. Bu ayrıma dikkat etmek gerekli. Bu durumlar kişide travmatik bir etki oluşturursa, yarım kalmış, çözümlenmemiş bir duygu niteliğinde kalacağı için, açık kalan yara gibi kişinin dünyasında sorun olacaktır.
İlişkinin bittiği anlamlı bir şekilde kabul edilmezse ileriki ilişkiler hep o ilişkinin üstüne bina edilecektir. Temelinde sağlamlığı olmayan duygular belirli zamanlarda sıkıntılara sebebiyet verecek ve çeşitli sorunlar ortaya çıkaracaktır.
Bu sorunlardan bazıları;
• mutsuz olma, depresyon,
• umutsuzluk, çaresizlik,
• ilgisiz ve alakasız olma, herhangi bir duruma veya olaya ilgisizlik,
• yabancılaşma, karşı cinse ve ilişkilere karşı soğuma, uzaklaşma
• hayattan ve yaşamından zevk alamama,
• motivasyon kaybı, enerji düşüklüğü,
• bezginlik, işe karşı soğukluk,
• tikler oluşma, var olanlarda artma,
• obsesyonların ortaya çıkma olasılığı var olanlarda artma,
• davranış bozuklukları oluşma,
• kendine zarar verme, intihar
• temel ihtiyaçları giderme konusunda bile isteksizlik,
• dalgınlık, zihinsel meşguliyet, güvensizlik,
• huzursuzluk, ani öfkelenme, nedensiz ağlamalar,
• cinsel istek kaybı, cinsel problemler,
• duygusal durum bozuklukları,
• aşırı yeme veya iştahsızlık, aşırı uyku veya uykusuzluk,
• anksiyete, kaygı, tepkisel bozukluklar,
• algılama bozuklukları gibi durumları ortaya çıkaracaktır.
Kişinin çevresiyle ilişkileri bozulmaya başlayacak en yakınından en uzağına doğru bir uzaklaşma, ilişki problemleri ortaya çıkacaktır. Bu durum kişide içsel sıkıntıların ortaya çıkma ihtimalini de güçlendirecektir.
Bu durumda kişinin kendisini toparlama sürecinde, hayatını yeniden planlama, duygularını yeniden gözden geçirme, gerçekliği tekrar değerlendirme, duygusal düzenleme, sosyal ve yakın ilişkilerinde yeniden bir şema oluşturması gerekecektir.
Bu tür bir duygusal yıkım yaşayan kişi destek noktası bulamaz ise ayağa kalkmak, duygularını toparlayıp hayatına kaldığı yerden devam etmek, yeniden kendisi ve çevresiyle barışık yaşamak için ciddi boyutta etkilenme yansımaları çok geçmeden kişide ortaya çıkmaya başlayacaktır.
Genellikle toplumda yaygın olan bu duygu durumunu yaşayan bireyin yakın çevresindeki arkadaşları tarafından da sözel olarak dile getirilen sözlerden "Çivi çiviyi söker, başkasını bulursun, sen daha iyilerine layıksın, sadece o mu var, etrafına bir bak" gibileri aşk acısı yaşayanı teselli amaçlıdır. fakat aşk acısı sanıldığı kadar kolay atlatılan, çabucak geçebilen kabullenilebilen bir duygu durumu değildir. Kişinin iç dünyasını allak bullak eden somut bir yere bağlanmayıp vücudun her organına farklı farklı etkileri olan bir duygusal durumdur. Bu yüzden ciddi derecede aşk durumu yaşayıp beklenmedik şekilde sonuçlanmış ilişkilerden sonra bireysel bir terapi desteği almak ruh sağlığı için elzemdir.

"İnsanda bir hayal gücü vardır, hastalıkları oluşturabildiği gibi var olan hastalıkları da iyileştirebilir" İbni Sina
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aşk Yarası" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İbrahim GÜLYAŞAR Fotoğraf
Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi32 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,746 uzman makalesi arasında 'Aşk Yarası' başlığıyla benzeşen toplam 4 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Depresyondan Nasıl Kurtulurum ÇOK OKUNUYOR Ocak 2017
► Hayatımı Paylaşıyorum Eylül 2015
► Okul Fobisi Eylül 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:33
Top