2007'den Bugüne 83,912 Tavsiye, 26,333 Uzman ve 18,777 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ruhun Bedene Yansımaları
MAKALE #14434 © Yazan Dr.Sevilay ZORLU | Yayın Mart 2015 | 3,434 Okuyucu
RUHUN BEDENE YANSIMALARI
Tarih öncesinden beri ilkel topluluklarda ruh ve beden arasında bir ilişkinin olduğu bilinmektedir. Hastalıkların kötü ruhlar tarafından oluşturuldukları düşünülerek trepenasyon gibi yöntemler uygulanmıştır.
Socrates “ Ne başsız bir gözü, ne de bedensiz bir başı tedavi etmek uygun değildir” diyerek psikosomatik tümgücü ortaya koymuştur.
Psikosomatik tıp anlayışı ruh-beden bütünlüğü ve bunlar arasındaki etkileşim üzerinde duran insanı biyopsikososyal bir bütün olarak ele alan tıp anlayışıdır.
Psikosomatik tıp anlayışı psikolojik etkenlerin tüm hastalıkların gelişiminde önemli olduğunu varsayar ancak hastalığa yatkınlıkta başlamasında ilerlemesinde ya da alevlenmesinde ya da hastalığa verilecek tepkide ki rolü tartışmaya açıktır ve hastalıktan hastalığa değişkenlik göstermektedir.
Bu hastalar da beden yapısal bir değişiklik ya da işlev bozukluğu gösteren oluş depreşme ağırlaşma iyileşme nedenleri arasında psikososyal etkenlerin önemli yer aldığı somatik bozukluklardır.
Öte yandan modern psikosomatik bozukluklar teriminin dezavantajı aslında bulunmayan bir ikilemi hatırlamasıdır. Hiç bir somatik hastalık etkenlerinden tamamen korunmuş olmadığından ve en psişik konversiyon bile tamamen somatik bir temele oturabildiğinden aslında her hastalık psikosomatiktir sonucuna varılmaktadır.
PSİKANALİTİK (BİLİNÇALTI) YAKLAŞIMLAR
Freud'a göre konversiyonda psikojenik bir köken bu¬lunmakla birlikte, somatik sistemlerin dahil olması söz konusudur.
Bilinçdışı bir çatışmanın yer değiştirmiş sembolik bir durumu gerçekleşmektedir. Sadece istemli kasların ve duyusal motor sinir sisteminin uyardığı organlar etkilenmektedir .
Belirli kişilik özelliklerinin belirli psiko¬somatik hastalıklarla ilişkili olduğunu ileri sürülmüştür.
HASTALIKLARDA KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
İnsanların içsel durumun fark etmeleri ve duyguların sembolik bağlantılarını oluşturma yeteneğinde bireysel farklılıklar bulunmaktadır.
• Astımlı kişiler aşırı bağımlı,
• Kanser hastaları duygusal stresi baskılayan, inkar eden, kayıp yaşamaya aşırı duyarlı yapıda,
• Koroner kalp hastalığı olan kişiler sabırsız, öfkeli, hırslı ve başarı düşkünü,
• Migreni olanlar obsesif özellikleri olan kişilerdir.
Çatışmalarla ilişkili duygulanımlarını ifade edilebilme kapasitesinde geli¬şimsel duraklamalar vardır, duygularını ifade etmez bilinçaltına bastırabilirler, psikosomatik hastalıklara yol açabilir.
SAVAŞ ya da KADž.
1920'lerde Psikofizyolojik yaklaşımlar stresin hastalıkla ilişkisi ile ilgili olarak, otonom sinir sisteminin uyarılmasıyla hipertansiyon, taşikardi ve kardiyak çıkışta artışla kendini gösteren "savaş ya da kaç" yanıtına hazırladı¬ğını gösterilmiştir.
Bu durum savaşabilen ya da kaçabi¬len hayvanlar için uygun olduğundan, uygarlaşmış in¬sanlar her ikisini de yapamadıklarından bireylerde ortaya çıkan stres hastalıklarla sonuçlanmıştır.
Yaşayan organizma hiyerarşik olarak düzenlenmiş alt sistemlerden, hücrelerden organlara, bireylere, ailelere, toplumlara kadar uzanır.
HASTALIKLARA GENEL UYUM SÜRECİ
• ALARM DÖNEMİ: Sempatik sinir sistemi etkinlik ve uyanıklığında artma
• DİRENME DÖNEMİ: Beynin kimyasal yapısında, salgılarda ve metabolizmasında hızlanma, fiziksel ve ruhsal sa¬vunma güçlerinin etkinliğinin yükselmesi ve strese uyum sağlama çabaları
• BİTKİNLİK DÖNEMİ: Yenik düşme ve sonuçta ortaya çıkan fizik hastalıklar.
Bu durumda hangi bölgenin hastalanacağını ise şu du¬rumların belirlediği düşünülmektedir:
*Bilinç dışı cinsel fanteziler ve hastalanan bölgenin bunun karşılığı olan erojenitesi
*Tamamen fiziki olaylar
*En fazla gerilim altında bulunan organ/organ¬lar
*Organın, bilinç dışı güdüyü sembolik biçimde anla¬tabilecek işlev yeteneği
PSİKOSOMATİK BOZUKLUKLARIN OLUŞUMUNDA SOSYOKÜLTÜREL YAKLAŞIMLAR
Biyopsikososyal yaklaşıma göre, psikosomatik hastalık olu¬şumunda çocukluk çağından kalma yitim ve ayrılık duygusuna koşut giden çaresizlik duygusunun önemini vurgulamıştır. Ruhsal ve bedensel birçok hastalık¬ta "vazgeçme-vazgeçilme" durumları üzerinde durmuştur.
Çocuğa bakan anne duygusal olarak hazır değil ya da uygun değilse ebeveynin duygusal gel-gitleri çocuğun duygularını ifade edebilme yeteneğini olumsuz etkileyebilir.
Kültürün anneyi etkilediği, annenin çocuğuyla olan ilişkilerinin etkilenmesi yoluyla da çocuğun etkilendiği tespit edilmiştir.
İnsanın genetik, doğum öncesi ve erken çocukluk yaşantısı¬na ait etkenler birbiri ile etkileşim halinde olup, bu et¬kenler psikososyal çevre ile bir denge halindedir. Psikosomatik hastalıklarda bu dengenin bozulması, bu bozulmaya karşı organizmanın kendi olanaklarıyla ye¬terli ya da yetersiz biçimde bir çözüm bulmaya, en azından uyum sağlamaya çalışmasıdır.
Bir psikosomatik hastalığın fiziksel ve kişilerarası işlev¬lerin pek çok düzeyinde ortaya çıkan bozulmalar sonucunda oluştuğu düşüncesi, hastalıkların meydana geliş tarzlarını ve tedavi aşamalarını belirleme konusunda yararlı bir yaklaşımdır.
AİLE İÇİNDE SORUNLAR YAŞAYAN BİR KİŞİDE BEDENSEL BİR HASTALIĞIN GELİŞİM KADEMELERİ:
• Sinir sisteminden gelen uyarılar iç organlarımızın kan akımını etkiler.
• Beyin ve sinir sistemi etkileşim içindedir.
• Bilinç alanında ve sembolik düzeyde ya¬şadığı emosyonel yaşantılar beynin işlevidir ve hastanın geçmişindeki ve bugünündeki gerilimler beyin merkezleri arasında aktarılır.
• Kişiler arası stres hastayı sürekli emosyonel geri¬lim içinde tutarak psikosomatik hastalığın gelişimine yeni katkılarda bulunur.
• Eşin ve çocukların rahatsız edici davranışları, has¬ta da dahil olmak üzere bu üçlüdeki kişilik sorun¬larından kaynaklanıyor olabilir ve bu sorunlar da psikosomatik bozukluğun gelişimine bir katkı daha sağlamış olur.
Çağdaş psikiyatrik araştırmalar, biyolojik ve sosyal vektörlere akıl/beyin cevap verirken her ikisiyle birlikte yapılanmaktadır. Ana beyin yolları genomda belirtilmiştir, ayrıntılı bağlantılar dünyadaki sosyal olarak düzenlenmiş deneyimlerle şekillenmekte ve bunları yansıtmaktdır.

NE ZAMAN PSİKİYATRİK YARDIM ALINMALI?
• Kendinize veya yakınınıza bir hastalık tanısı kondu ve kabul edemiyorsanız,
• Uzun süredir kronik bir hastalığınız var ve uyum sağlayamadıysanız,
• Bir uzvunuzu kaybettiniz ya da şekil bozukluğu meydana geldi ve bu durumla başa çıkamıyorsanız,
• Hasta bakımı veren bir kişiyseniz ve tükendiğinizi hissediyorsanız,
• Ölüme yakın bir hastanız var ve bu durumla başa çıkamıyorsanız,
• Stresiniz ve öfkeniz günlük yaşamınızı olumsuz olarak etkilemeye başladıysa
• Strese bağlı bir hastalığınız var ve stresinizi kontrol altına alamadığınız için hastalığınızın önüne geçemiyorsanız
• Strese bağlı olarak bedensel hastalığınız, sağlığınız bozuluyorsa
• İlaçlarınızı düzenli içmenize, diyetinizi düzenli yapmanıza, doktor kontrollerine düzenli gitmenize rağmen kan şeker düzeyiniz ya da tansiyonlarınız kontrol altına alınamıyorsa;
• Kalp hastalığınız var ve siz olaylara aşırı tepki verdiğiniz, çok çabuk öfkelendiğiniz, bu durumları da çok sık yaşadığınız için kalp krizi geçirme ihtimaliniz artıyorsa,
• Sağlığınıza zararlı olduğunu bile bile hangi nedenlerle sigara içme, beslenme alışkanlıklarınızı değiştirememe (şişmanlık, aşırı zayıflık..) gibi davranışlarınızın nedenlerini incelemek istiyorsanız,
Uzun süredir stresinizi kontrol altına alamıyor, kendinizi sürekli gergin ve mutsuz hissediyor ve bunun yanında kötü alışkanlıklarınızı bırakamıyorsanız ruhsal faktörlere bağlı pek çok bedensel hastalığa (şeker, koroner arter hastalığı, tansiyon, kanser, saç kıran, deri döküntüleri....) yakalanma ihtimaliniz son derece yüksektir. Bedensel hastalığınız var ise de şu andaki durum daha da kötüye gidecektir. Sağlığınızı korumak için mutlaka ruhsal hizmet alın.
Unutmayın, hastalığınızın ya da aile üyenizden birisinin hasta olması sonucunda yaşadığınız tüm duygular normal değildir. Eğer yaşadığınız duygular sizin normal yaşantınızı sürdürmenizi, sizin günlük işlerinizi yapmanıza engel olacak düzeydeyse bir psikiyatriste başvurabilirsiniz.

Uzm.Dr. Sevilay ZORLU
Psikiyatrist & Psikoterapist
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ruhun Bedene Yansımaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Sevilay ZORLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Sevilay ZORLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sevilay ZORLU Fotoğraf
Dr.Sevilay ZORLU
Antalya
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi113 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Sevilay ZORLU'nun Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,777 uzman makalesi arasında 'Ruhun Bedene Yansımaları' başlığıyla eşleşen başka makale bulunamadı.
► Evlilikte Cinsel Yaşam Ağustos 2017
► Kadın Olmak, Anne Olmak … Haziran 2016
► Kaygı mı Korku mu? Mayıs 2016
► Boşanma ve Sonrası Kasım 2015
► Kolay İnciniyor Musunuz? Ağustos 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:26
Top