Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Oyun ve Oyuncağın Çocuğa Kazandırdıkları
MAKALE #14464 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI | Yayın Mart 2015 | 1,291 Okuyucu
Çocuğun hayatının ilk yıllarında toplumsal kurallara uyum sağlamasını ve kendi güçlerini fark etmesini sağlar. Ayrıca çocuğu zor dünyayla karşı karşıya getirmek ve yaşama hazırlamak için bir fırsattır oyun ve oyuncak. Bunun içindir ki Avrupa yüzyıllar öncesinden oyuncağa önem vermeye başladı, biz ise ilk oyuncak müzesini daha 1990 yılında açtık. Dünyadaki gelişmiş ülkelere bakıyoruz, oyuncağa en çok önem veren ülkeler ilk sıralarda örnek mi istiyoruz: Çin, ABD vs.

O küçük oyuncakların en büyük çekiciliği bize dünyayı minyatür halinde göstermesidir. Onun için sevmez miyiz legoları, o yapbozların içinde yaptıklarımız kendimize ayrı bir dünya, ayrı bir ev yapmaktır.

Çocukların oynadıkları kutu kutu penseler, saklambaçlar, çetecilik oynama vs. bunların hepsi onları eğiterek, hırstan, kinden uzak tutar. Çocuğa ayrı bir kişilik kazandırır. Arkadaşları ile kaynaşmayı, dayanışmayı, yardımlaşmayı öğretir o genç beyinlere. Çocukları oynamaları için biz ne kadar engellesekte onlar her zaman oynamaya meyillidirler. Bir bakarsın meme emen bebek doyunca başlar annesinin memesiyle oynamaya, çok duymuşuzdur annelerin “ yeter artık oynama” dediğini . Yaşam oyunla başlar çocuk için. Şunu da görmüşüzdür ki hayatları boyunca çok oynayan çocukların çok güzel işler başardığını. Eskiden çocuk; çamurdan ev yapınca sevinirken, günümüzde; counter denen oyunda teröristleri vurunca seviniyor. Bilgisayar oyunları çocuklarımıza sokakta oyun oynama fırsatı vermemesinin yanında sosyalleşmesine de izin vermiyor.

Oyun gibi oyuncağı da çocuğa bırakacaksın. Vereceksin önüne oyun hamurunu,çamuru veya tahtayı kendi oyuncağını kendi yapsın. Kendi oyuncağını yaparken kişiliğini kazansın bunun yanında, kendini tanıyıp, üretken olsun. Oyun ve oyuncak daha neler mi kazandırır; günlük yaşamda kullanabileceği eşyaları ilk önce oyunla tanır. Doğayı, canlı ve cansız varlıkları oyunla keşfeder. Kendi anlatamadığı iç sorunlarını oyuncakları yardımıyla anlatmaya çalışır. Mesela;evcilik oynarken rol değişikliği yaparak empati yeteneğini geliştirir.Farklı arkadaşlarının duyguları ile ilgili bilgi sahibi olur,duyarlılık kazanır.Hoplayıp,zıplayarak gelişim aşamasındaki kaslarını geliştirir. Kendi bedenini kontrol altında tutmayı öğrenir. Dünyada tek olmadığını başka insanlarında var olduğunu,bencillikten kurtularak öğrenir. Dikkat toplamayı,kendini bir amaca yöneltmeyi,eşleştirme,sıralama,analiz,sentez gibi zihinsel süreçleri zihninde hızlandırır. Daha da önemlisi kendini ifade etme yeteneğini geliştirir.

Oyuncağı olan çocuk yaramazlık yapıp diğer aile fertlerini de rahatsız etmez. Oyuncağıyla oynar,nasıl yapıldığını,nelerden yapıldığını inceler. Bozar sonra tekrar yapar,zihnini geliştirir. Bu süreç belki onun ilerde büyük bir araştırmacı olmasını sağlayacaktır. Buradan ebeveynlere sesleniyorum! Aldığınız oyuncakları süs eşyası olarak değil çocuğunuzun oynaması için alın. Aldığınız oyuncak,oyunun bir parçası olsun. Bazı anneler oyuncak alır,koyar vitrine,çocuk alıp oynamak isteyince ”yok hayır kırarsın”der. Bu nasıl zihniyettir. Şimdilerde zaten oyuncak çocuklara değil anne-babalara satılır oldu,amaç oyuncağı onlara beğendirmek olunca bu da normal olsa gerek. Oyuncağı çocuklara bırakmakta fayda var,onların adına satın almak yerine.

Bir de alınan oyuncağın çocuğun gelişimine ve sağlığına uygun olmasına dikkat edelim. Plastik atıklarından,zehirli, ucuz ,sağlıksız maddelerden yapılan oyuncaklar yerine sağlıklı ürünleri tercih edelim. Hatta tahta oyuncak en mantıklısı. Çünkü çocuğun bu oyuncaklarla ilişkisi uzun sürer,kopan parçaları tekrar değerlendirip,onarır.

Oyunun Çocuğa Verdikleri

Görülmektedir ki oyun, çocuğun zihinsel gelişiminin bir aynasıdır. Ancak oyun, yalnızca bir ayna olarak kalmamakta, çocuğun gerek zihinsel ve bedensel, gerekse duygusal gelişiminde aktif rol oynamaktadır.

Yeni doğan bebek kendi ekstremiteleri ile oynayarak, onları kullanmayı öğrenir. Çevresindeki nesnelerle oynamaya başlayan çocuk, onların işlevlerini öğrenir ve alıştırmalar sonucunda o işlevleri yerine getirebilme yetisini arttırır. Ardından yaşamsal olayları taklit eden çocuk, o olaylarda deneyim kazanır ve onları daha iyi anlar. En sonunda ise oyununa kurallar koymayı ve onlara uymayı öğrenen çocuk, sosyal bir birey olarak, kendi başına toplumda yer almaya hazırdır.

İnsanlık tarihinde oyuncak bebek, psikolojik etkileri açısından evrenseldir. İlkel düzeyde, oyuncak bebek bir büyü aracı ya da büyünün kendisidir ve insan ruhunu simgeler. Bu nedenle çocuğun kendi kültürel ve etnik kökenini taşıyan oyuncak bebeklere ihtiyacı vardır. Örneğin çocuklarına kendi etnik köken ve kültürlerinden oyuncak bebek sağlayan anne babalar, onlarla kendilerine bakış açısı yönünden daha olumlu duygular paylaşırlar. Sürekli beyaz bebeklerle büyütülen zenci çocuklar büyüdükleri zaman kendi görünümlerini kabullenmekte zorlanırlar. Yani oyuncak psikolojik gelişim kadar etnik köken ve kültürel gelişimde de önemli rol oynar.

Oyunun çocuk yaşamındaki yeri göz önüne alındığında, onun aracı olan oyuncağın önemi daha da belirginleşir.

Oyuncak Seçimi

Oyuncaklar günümüzde çok çeşitlidir. Farklı maddelerden yapılmış, farklı renklerde ve farklı özellikte olabilirler. Ancak en iyi oyuncak, çocuğun tekrar tekrar oynamak isteyeceği ve her defasında ona daha çok oyun ve daha fazla haz veren oyuncaktır. Oyuncak çocukta merak uyandırmalı, kasları çalıştırmalı, girişimciliği ve düş gücünü arttırmalı, çocuğu problem çözmeye yönlendirmelidir. Oyuncak seçiminde öncelikle göz önüne alınan etken, çocuğun yapıdır. Çok küçük çocuklar, renkli bir çıngırak gibi, tüm duyularını uyaran oyuncaklardan hoşlanırlar ve bu oyuncaklar onların tam olgunlaşmamış duyularının gelişimine önemli katkıda bulunur.

Yeni yürümeye başlayan çocuklar, farklı şekil ve boyutlardaki küpleri yerleştirme çıkarma oyunlarını severler. İki yaşlarındaki çocuklar, yeni kazanmakta oldukları bilek çevirme yeteneğini kullanıp, geliştirebilecekleri basit logoları diğer oyuncaklara yeğlerler. Okul öncesi devreye ulaşan çocuklar ise, yaratıcı yönlerini destekleyen her türlü nesneden ve resim yapmaktan hoşlanırlar. Boyama ve çizme yaratıcılığını özendirir. Bu açıdan bakıldığında görülür ki çocuk, içinde bulunduğu yaş döneminde edindiği becerileri geliştirecek olan, oyuncaklara doğal olarak daha eğilimlidir. Çünkü aslında her yeni edindiği beceri, onun için bir oyundur. Yaş grubu sadece çocuğun ne oynayacağını değil aynı zamanda nasıl oynayacağını da belirler. Bir iki yaşlarında tek başına oynayan, diğer çocuklar seyreden çocuklar iki-üç yaşına geldiklerinde yan yana ve kendi oyuncaklarıyla ya da oyuncaklarını paylaşarak oynarlar. Üç-dört yaşlarındaki çocuklar ise öykünme ve düş gücünü gösteren evcilik, doktorculuk veya kovboyculuğu yeğlerler. Dört-beş yaşlarında oyunda işbirliğini keşfeden çocuk beş-altı yaşında tüm bu oyun deneyimini belirli kurallar üzerine oturtur. Yine dört-sekiz yaşındaki çocuklar oyun ve oyun arkadaş seçiminde cinsiyet farklılıklarını gözeterek davranırlar.

Basit ama eğlendirici oyuncaklar, yaratıcı ve aktif bir uyarı olanağı sağlar. Örneğin evde bulunan kaplar, makaralar ve hamurların tümü, çocuğa istediği gibi şekillendirebileceği bir oyun ortamı sağlar. Çocuk, bu ortamda aslında kendi kişiliğini biçimlendirir. Su, kum, toprak, çamur ve boyalar çocuğun dış dünyayı tanımasına ve deneyim kazanmasına neden olur. Bunlardan çamur, çocuğun yaratıcı yeteneğini geliştirerek kendini yönetme becerisi geliştirmesini sağlar. Bunlara diğer bir örnek olan bebekler ve bebek elbiseleri çocuğun hayal gücünü geliştirir. Giysiler ve giyinmek de evde bulunan, çocuğun yaratıcılığını olduğu gibi, kendine güvenini de artıran bir oyundur. Farklı giysileri deneyen çocuk, aslında o giysileri giyerek kafasında canlandırdığı kişi olmayı, bunun nasıl bir duygu olduğunu öğrenir. Çocuk büyüdükçe, oyuncak olarak kullanabileceği araç-gereçler de çeşitlenir. Örneğin kitaplar ve okuma, çocuğun sevdiği ve ilgi duyduğu konulardan seçilince, onun için en haz verici oyuncak ve oyunlardır. Ayrıca okuduğu kitaptaki olayı veya kişileri çizime dökmek, çocuğa bazı şeyleri kafasında canlandırmayı öğretirken, belleğini de güçlendirir. Yine çocuğu sevdiği konularda konuşmaya özendirmek, onun dil hazinesini arttıracağı gibi, konuşma yeteneğini de güçlendirir.

Oyun, çocuğa yaşam deneyimi sağlar. Bu deneyim, çocuğun kendini farklı durumlara uyarlamasına yardımcı olur. Ancak her oyun ve oyuncağın beraberinde getirdiği deneyim olumlu değildir. Bu bizi oyuncağın, şiddete götürüp götürmediği tartışmasına sürükler. Oyuncak, firmalarınca da desteklenen bir çok araştırma sonucunda varılan; oyuncağın değil, erişkinlerin o oyuncağa yaklaşım ve tutumunun çocuğu şiddete yönelttiğidir. Ancak bir çok başka araştırmacı, şiddet araçlarını simgeleyen oyuncakların, kendi başlarına çocukları etkilediğini savunmaktadır. Yeni oyuncak almak çocukları mutlu eder. Ancak önemli olan yeni oyuncak almak değil, elinde olan oyuncakların onun dikkatini çekmesini sağlamaktır.

Aldığımız oyuncaklar Bekir Onur’un dediği gibi “anne-babalar çocuğa oyuncağı ağzını kapatmak için alıyor” mantığı olmasın. Oyuncağı onları avutmak için değil çocuğun daha yaratıcı olmasını,sosyalleşmesini sağlamak için almalıyız.Bir başka deyişle oyuncaklar çocuklarımıza ayıramadığımız vakitlere karşı verdiğimiz rüşvetler olmamalıdır.Sadece futbol topu almak yetmez, beraber oynamakta gerekir.
Sevgiyle


Uzm.Psk.Dan.Eyüp SARI

Kaynakça:
Oyun,Oyuncak ve Çocuk-Ayten EGEMEN,Özge YILMAZ,İpek AKİL
Oyuncaklı Dünya –Bekir ONUR
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Oyun ve Oyuncağın Çocuğa Kazandırdıkları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Eyüp SARI Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI
İstanbul
Uzman Psikolojik Danışman
Çift ve Evlilik Terapisti - Cinsel Terapist - EMDR Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi100 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'nın Yazıları
► Anne Baba Eğitimi ve Kazandırdıkları Dr.Psk.Dnş.Fatma KIRIMLI TAŞKIN
► Çocuklarda Oyun Kavramı ve Oyun Terapisi Uzm.Psk.İlayda YENİGÜN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,491 uzman makalesi arasında 'Oyun ve Oyuncağın Çocuğa Kazandırdıkları' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:51
Top