TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Üveit Hastalığı : Tipleri, Belirtileri, Teşhis ve Tedavi

Füsun UZUNOĞLU Fotoğraf
Op.Dr.Füsun UZUNOĞLU
İstanbul
Doktor "Göz Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 45716,

* Yayın Tarihi : 08-08-2008 - 14:41 (2268 gün önce),

* Ortalama Günde 20.15 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7191 , Kelime Sayısı : 877 , Boyut : 7.02 Kb.
Üveit Hastalığı : Tipleri, Belirtileri, Teşhis ve Tedavi

Ağızda oluşan aft ve ciltteki lekeler Üveit’in habercisi olabilir

Üveit artık gözün ayrı bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmektedir. Unutulmamalıdır ki üveit, gecikmeden düzenli olarak takip tedavi olursa ve hastalık hasta tarafından kabul edilir, iyi anlaşılırsa çok başarılı sonuçlar elde edilen bir hastalıktır.

Üveit, neden ortadan kaldırılamasa bile, tedavisi olan bir hastalıktır. Nadir durumlar dışında uygun tedavi ve hasta-hekim ilişkisinin yeterli olmasıyla göz kurtarılabilir. Tedavi bitse bile, hasta en az üç ayda bir izlenmelidir. Hastalık tekrarlayabileceğinden, kontrollere ara verilmemesi, ya da diğer organlarla ilgili farklı belirtiler hakkında göz doktoruna bilgi verilmesi şarttır. Örneğin ağızda aft oluşu, ciltteki lekeler…

Üveit Hastalığı tipleri

Üveitler en az %50 oranında, diğer organları ilgilendiren başka hastalıklarla birlikte görülürler. Diğerleri, hiçbir nedene bağlı olmayan ve yalnızca gözde görülen uveitlerdir.
Üveitler, virüs, mantar ve parazitler gibi etkenlerle oluşabileceği gibi, vücuttaki bir hastalığın gözdeki belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Bu yüzden çeşitli tahlillerle bu hastalıkları araştırmak gerekir. Kollajen dokuyu tutan ve otoimmün (bağışıklık sistemi) kaynaklı olarak tanımladığımız sistemik hastalıklar eşliğinde de üveiti görmekteyiz. Örnek olarak Behçet hastalığı, ankilozan spondilit ve romatoid artrit verilebilir. Üveit yapabilen hastalıklar aşağıda gruplanmaya çalışıldı:
• Behçet hastalığı
• Enfeksiyonlar (bakteri, virüs, parazit yada mantarlar) başka bölgelerden göze yayılabilir; Tüberküloz, sifilis (frengi), herpes, toxoplazmoz, v.b.
• Otoimmün reaksiyon (bağışıklık sistemi hastalıkları, sarkoidoz), romatizmal hastalıklar (ankilozan spondilit, romatoid artrit), ülseratif kolit, sedef hastalığı...
• Göz travması , göz ameliyatları
Uveitin tipi, bir uvea uzmanı tarafından değerlendirildiğinde en az %80 oranında belirlenebilmekte ve tedavi hedefe yönelik olabilmektedir .
Behçet hastalığı:
İlk kez 1937’de ord. Prof Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanan ve ağızda aft, gözde uveit, genital organlarda yaralar şeklinde başlıca üç belirtisi olan (Trisemptom Behçet) bir hastalıktır.

Göz dışında, cilt, eklemler, sindirim ve sinir sitemi, büyük damarlar gibi çeşitli sistemleri tutabilen , temelde bir damar iltihabıdır. En çok görüldüğü ülkeler , ipekyolu kuşağı dediğimiz, Akdeniz ülkeleri, Türkiye, Japonya, İsrail gibi ülkelerdir ve anlaşılacağı gibi genetik etkenler çek belirgindir. Tedavi edilemediği zaman, 2-3 yıl içinde körlükle sonlanan bir hastalıktı. Günümüzde daha iyi anlaşıldığı için ve daha ileri tedavi yöntemleri kullanılabildiğinden, %80 oranında başarı sağlanmaktadır.

Behçet hastalığındaki göz tutulumu, beyin-sinir sitemi ve büyük damarlar tutulumu gibi, kişinin yaşam kalitesini etkilediğinden vital organ tutulumu (yaşamsal) olarak kabul edilmektedir ve özellikle yurdumuzdaki Behçet hastası sıklığı dikkate alındığında çok büyük önem taşımaktadır.

Üveit’in belirtileri:

Üveit gözün ön bölgesinde lokalize olduğunda alevlenme (atak) dönemlerinde gözde kızarıklık, bulanık görme, görmede azalma, göz çevresinde ağrı, ışığa karşı hassasiyet ve uçuşmalar şeklinde belirti verir. Alevlenme arkada ise belirtiler çoğunlukla bulanık görme ve görme azalması şeklindedir. Görme tabakalarının merkezi ve görme siniri etkilendiyse, görme aniden azalabilir ve dokularda hasar oluştuğundan kalıcı görme kayıpları ortaya çıkabilir. Merkezi bölgenin dışında meydana gelen alevlenme ve hasarlarda kalıcı görme kaybı yoktur ve hastanın her hangi bir şikayeti olmayabilir.
• Görme alanında oluşan lekeler, tül perde arkasından bakıyor duygusu
• Görmede azalma veya bulanıklaşma
• Kamaşma, ışığa hassasiyet ,yaşarma
• Gözde kanlanma
• Göz çevresinde ağrı
*gözbebeğinde küçülme ve/ veya şekil bozukluğu
• Lensin arkasında vitreus (camsı cisim) içinde iltihap hücreleri

Üveit nasıl teşhis edilir?

Ne şiddette olursa olsun, üveit acil bir hastalıktır ve hemen müdahalesi gerekir. Geç kalındığında hastalık ilerler ve enflamasyon nedeniyle göz bebeğinde şekil bozuklukları, katarakt, göz tansiyonu yükselmesi, ve daha ileri durumlarda kalıcı körlük gibi sonuçlar yaratabilir.

Bazı üveit tiplerinin tanısı çok tipik görünümü nedeniyle hemen konulabilir. Bu durumda bile, gözün arka bölümünün tutulması söz konusu ise görmenin ne derece tehdit edildiğinin anlaşılması ve tedavinin etkinliğinin izlenmesi için anjiografi, ultrasonografi, ERG gibi ileri teknikler gerekli olabilir. Örneğin önümüzde ICG adı verilen (indosiyan yeşili) bir boyayla yapılan anjiografiler şüpheli durumlarda hastalık hakkında doğrudan tanıya götürücü bilgiler verebilmektedir.

Olayın çözümünü hızlandırmak için ilk araştırmalar genellikle uvea uzmanlarınca yapılmakla birlikte, özellikle romatologlar, cilt hastalıkları uzmanları, göğüs hastalıkları uzmanları, nörologlarla ortak araştırmalar da gerekebilmektedir. Kısaca;
• Hastanın belirtileri fark ederek doktora başvurması
• Hastanın göz doktoru tarafından muayenesi
• Üveitle ilgili olabilecek hastalıkların tetkikleri (kan, radyoloji vs) gerekir.
Göz dışındaki bazı hastalıklarda da uveit olduğundan, hastaların bu branş uzmanlarınca göz hekimine yönlendirilmesi de uveit tedavisindeki zaman kaybını ve karmaşayı önleyecektir.

Üveit tedavisi nasıl yapılır?

Gözün ön kısmında gelişen iritis, cyclitis gibi durumlar daha ani başlangıçlı fakat daha kolay tedavi edilen durumlardır. Arka uveitlerde başlangıç genellikle daha yavaş, tedavi daha zordur.

Üveitin tedavisinde steroid (kortizon) ve göz bebeğini büyüten ilaçlar içeren damlalar sıklıkla kullanılmaktadır. Gözde daha derinlerde bulunan enflamasyonlarda ağızdan ilaçların kullanılması gerekebilmektedir. Glokom, katarakt, neovaskülarizasyonlar (yeni damarların oluşması) gibi çeşitli komplikasyonlar gelişebilmektedir.
Bunların her birinin kendi içinde ayrıca tedavisi gerekir.
Ayrıca göz içine ilaç enjeksiyonları, göz çevresine verilebilecek enjeksiyonlar, arkadaki iltihap hücrelerinin vitrektomi ameliyatı ile temizlenmesi vs. gibi yöntemler de gerektiğinde başvurulabilecek seçeneklerdir.
Tedavi sırasında:
• Gerektiğinde koyu camlı gözlükler kamaşmayı azaltır.
• Aktivite genellikle kısıtlanmaz fakat bulgular fazlaysa ve göz damlalarının yan etkisi oluyorsa araba kullanmak ve tehlikeli işler yapmak sakıncalıdır.
• Hastaların sık ve iyi izlenmesi çok önemlidir, çünkü bazı önemli bulgular izleme sırasında ortaya çıkabilir. Bu da tanı ve tedavi açısından yapılabilecek değişiklikler için önemlidir

• Göz doktorunuz size özel bir tedavi planı önerecektir:
Göz damlaları, oral kortizonlu ilaçlar ve kortizonlu göz damlaları gibi. Tedavi şekli , doz ve tedavi süresi aynı hastalıkta bile her hastada farklıdır. Bunlar iyileşmenin seyrine göre ayarlanır.
• Bağışıklık sisteminin çalışmasını değiştiren ilaçlar kullanılabilir.

• Enfeksiyon yada üveite neden olan başka bir hastalık varsa (örneğin tüberküloz, toksoplazma) onun da tedavisi gerekir.

Acilen tedaviye başlanırsa görme korunabilir ya da kazanılabilir. Erken tanı, doğru tedavi, sık ve iyi izleme, mükemmel hasta hekim uyumu ile göz kurtarılabilir

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Üveit Hastalığı : Tipleri, Belirtileri, Teşhis ve Tedavi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.Füsun UZUNOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Sünnet: Neden? Ne Zaman? Nasıl? , Prof.Dr.Ünal ZORLUDEMİR
  • Gebelikde Down Sendromu Tarama Testleri , Dr.Ayşe DARAMA
  • Kış Aylarında Koah'da Alevlenmeye Dikkat ! , Dr.Sevin KARALAR
  • Bebek Beslenmesi Ve Ek Gıdaya Geçiş, Saatlere Göre Öğün Listeleri , Dr.Ali MUSLU
  • Tüp Bebek Tedavisi , Dr.Firdevs UĞUZ
  • Probiyotikler, Prebiyotikler Ve Gebelik , Dr.Kenan ERTOPÇU
  • Kürtaj , Dr.Ayşe DARAMA
  • Yaşamın Akışı İçinde Ne Kadar İyimser Olabiliyorsunuz? , Dr.Sevilay ZORLU
  • Akupunktur İle Boyun Ve Bel Fıtığı Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Hormonlu Spiralle İlgili Merak Ettikleriniz , Dr.Rami ASKER
  • Kime Başvurayım? Psikiyatriste Mi, Psikoloğa Mı, Danışmana Mı, Yaşam Koçuna Mı? , Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
  • Labioplasti Operasyonu İle Küçük Dudakların Şekillendirilmesi , Dr.Kutlugül YÜKSEL
  • Hayatımızda Estetiğin Rolü , Prof.Dr.Ege ÖZGENTAŞ
  • Vitiligo’da İmmunoterapi Tedavisinin Sonuçları Nasıldır? , Dr.Ülkü DURAKSOY
  • Yanık İzleri Tedavi Edilebilir Mi? , Prof.Dr.Ege ÖZGENTAŞ
  • Zamana Karşı Bir Savaş …..Botoks-Dolgu Uygulamaları , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Çocuklarda Göz Sulanması Ve Nazolakrimal Kanal Tıkanıklığı , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Genital Enfeksıyonlar,kasık Ağrıları,hpv , Dr.Ayşe DARAMA
  • Hamileliğe Karar Verince Yapılacaklar,gebelikde Kanama Ve Düşükler , Dr.Ayşe DARAMA
  • Kronik Sinüzit Nedir Ve Akupunkturla Tedavisi Nasıldır? , Dr.Mehmet Salih ÖZAYTÜRK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:43
    Top