2007'den Bugüne 79,993 Tavsiye, 25,559 Uzman ve 17,878 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Hissettiklerimiz Doğru Mudur? Duygu ve Düşünce İlişkisi Nedir?
MAKALE #14694 © Yazan Uzm.Psk.Merve EKŞİ | Yayın Mayıs 2015 | 7,207 Okuyucu
Hislerinize güvenmekte hata yaptığınızı hiç düşündünüz mü?
Bu gelen hislerin yüzde kaçı gerçekleşti hiç düşündünüz mü?
İçimizi sevinç kaplandığında bizi çok güzel bir haberin bekleyip beklemediğini hiç düşündünüz mü?

Sezgilerimizin doğru olduğunu zannetmemiz atalarımızdan miras kalan özelliklerimizdendir. Geçmişe takılıp kalmak kadar geleceği tahmin etme çabalarımız genel zevklerimiz arasındadır. Beş duyumuz dışında önsezileri olan insanlar olabilir (bilimsel olarak kanıtlanmadı) ama herkesin mi içine bir şeyler doğar, yüreğine sıkıntı girer, herkes mi hissedebilir bir şeylerin olacağını. Hatta çoğu zaman olumlu olaylardan çok olumsuzluk içeren bir hissediştir.

Kaygı bozukluklarının ülkemizdeki yaygınlığını ve çeşitliliğini bilmekteyiz. Özellikle kaygılı bireyler; beden sinyallerini ya da zihnin hatalı yönlendirmelerine gerçekçi cevaplar vermekte zorlanırlar. Kalbi hızlı atmaya başlayan birey kalp krizi geçireceğini düşünebilir ya da kendisine bir şey olacağına, yardım alamayacağına inanmaya başlayabilir. Esas olarak, kalbin hızlı atımının felaketler senaryosu getireceğini hisseder ve kaygılanmaya başlar. Beden sinyallerinin dışında zihnin hatalı düşünme stillerine rasyonel cevaplar veremeyebilirler.

Başka bir örnek ise çocuğu eve yarım saat geç kalan anne, trafik kazası geçirdiğini ya da başına kötü bir şeyler geldiğini hissettiğini ifade eder. Kaygı bozukluklarının temelinde "hissediyorum o halde gerçek" inanışı yatar. Endişeli bireylerin hissettikleri şeyler sezgilerden çok, kaygılı bir birey olmanın getirdiği tetikte olma ya da çevresindeki sinyalleri yanlış değerlendirme durumudur. Kaygılı, stresli ya da başa çıkmakta zorlandığımız durumlarda hissettiklerimiz gerçeklermiş gibi algılayabiliriz. Özet olarak, hissettiklerimiz aslında gerçekleşmesini hiç istemediğimiz bir durumdur, o kadar.

Yetiştirilme tarzımız, ebeveynlerimizin tutumu, genetik yatkınlığımız, deneyimlerimiz ve birçok faktör kaygıyla başa çıkma stilimizi etkilemektedir. Korkutan durumlarla ilgili hislerimizden ziyade "şu an asıl gerçek olan nedir" sorusunu sormalıyız.
"Hissediyorum o halde gerçek" değil,
"Düşünmek" tek gerçekliğimiz olmalı.
Kahve fallarıyla geçen ömrümüzde hislerimize inanmamayı öğrenmek yine de zor olsa gerek...

PEKİ DUYGULARIMIZ VE DÜŞÜNCELERİMİZ NASIL BAĞLANTI HALİNDEDİR?

Düşünün ki, iş görüşmesine gittiniz ve görüşmeye gittiğiniz işe kabul olursanız, maddi açıdan büyük ferahlığa kavuşacaksınız ve uzun zamandır süren iş arayışınız bitmiş olacak. Bir hafta sonra telefon geliyor ve başka bir arkadaşın işe alındığı haberini veriyorlar. Ne yaparsınız, hangi ruh hali içinde olursunuz?

Böyle bir durumda iki kişi düşünelim. Birincisi, bu haberin ardından 3 gün yataktan çıkamıyor ve kimseyle görüşmek istemiyor. Bu işin olmamasından dolayı perişan olduğunu, üzüntüden, umutsuzluktan muzdarip olduğunu anlatıyor. "Bir daha bunun gibi bir iş bulamayacağım", " İşi kaybettiğim için değersiz ve başarısızım" ifadelerini kullanıyor.

Diğer bir kişi ise, haberi aldıktan sonra arkadaşlarıyla buluşup, dertleşmek istiyor. Bir yandan özgeçmişini başka nerelere gönderebileceğini düşünüyor ve gelecek günler için iş arama planları yapıyor. "Bu iş olmadı çok üzgünüm ama belki beni bekleyen daha iyi bir iş vardır", "İş bulmak ve işe kabul olmak zor bir süreç, bundan dolayı kendimi suçlamamalıyım" ifadelerini kullanıyor.
Bu iki kişiden biri, umutsuz ve mutsuz hissederken; diğer kişi üzgün olduğunu ama umutsuz olmaması gerektiğini hissedip kendini motive etmeye çalışıyor. Peki, olumsuz bir yaşam olayı karşısında ne oluyor da insanlar farklı duygulara ve farklı davranışlara sahip olabiliyorlar.

-Umutsuz olduğu için mi, bir daha iş bulamayacağı düşünüp, yataktan çıkmıyor

yoksa

-Bir daha iş bulamayacağı düşüncesi yüzünden mi umutsuz olup, yataktan çıkmıyor.

Düşünce ve duygular birbirini takip eden süreçtir. Olayları ve durumları algılama biçimimiz, yorumlama şeklimiz o yaşantı ile ilgili duygularımızı ortaya çıkartmaktadır.

İşte insanoğlunu diğer canlılardan ayıran temel fark, bu düşünme kapasitesi 'dir. Yani yaşadığımız durumlarda hissettiğimiz çeşitli duyguların ve davranışlarımın esas sebebi, o olaya ilişkin düşüncelerimizdir.
Psikoterapide esas amaç, işlevselsiz olan düşünceleri daha işlevsel olabilecek düşünceler haline getirmek ve hissettiğimiz duyguların dolaylı olarak değişmesini sağlamaktır.

Shakespeare "İyi ya da kötü yoktur, bunu düşünce yapar."

Uzman Klinik Psikolog Merve EKŞİ
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hissettiklerimiz Doğru Mudur? Duygu ve Düşünce İlişkisi Nedir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Merve EKŞİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Merve EKŞİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     6 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Merve EKŞİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Merve EKŞİ
İstanbul
Uzman Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/Psikoterapist/EMDR terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi55 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Merve EKŞİ'nin Yazıları
► Düşünce-Duygu İlişkisi Psk.Dilara PEPEDİL
► Dil, Düşünce ve Felsefe İlişkisi Psk.Dnş.Osman HATUN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,878 uzman makalesi arasında 'Hissettiklerimiz Doğru Mudur? Duygu ve Düşünce İlişkisi Nedir?' başlığıyla benzeşen toplam 33 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Düşünce Hataları Ocak 2015
◊ Geçiş Nesnesi ve Sinema Temmuz 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:12
Top