2007'den Bugüne 82,827 Tavsiye, 26,167 Uzman ve 18,368 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kekemelik ve Konuşma Terapisi
MAKALE #14721 © Yazan Uzm.Sümeyra ÖZTÜRK | Yayın Mayıs 2015 | 2,705 Okuyucu
Kekemelik nedir?

Kekemelik, kişinin konuşma akıcılığının bozulmasıdır. Bu akıcısızlık, konuşma ve ritmde ses ve hece tekrarları, ses uzatma, sesli ya da sessiz bloklarla kendini gösterir. Kekeleme davranışına tikler, göz kırpma, dudak ve yüz hareketleri, baş hareketleri, ayak vurma ve yumruk sıkma gibi ikincil davranışlar eşlik edebilmektedir.

Kekemeliğin sıklığında ve şiddetinde zaman içinde dalgalanmalar görülebilir. Örneğin, telefonda konuşurken, zaman baskısı altında, beklenmedik bir durumla karşılaşıldığında ve bazı sosyal durumlarda kekeleme davranışı artabilmektedir.

Şarkı söylerken, şiir okurken, yabancı bir dil konuşurken, fısıldarken, maskeleyici yüksek bir gürültü altında konuşurken, monoton ya da farklı bir ritmle konuşurken kekemelik azalabilir veya kaybolabilir.

Kekemeliğin toplumda görülme sıklığı % 3, yaygınlığı ise % 1’dir. Erkeklerde kızlara oranla 4 kat fazla görülmektedir.

Kekemelik genel olarak çocuklarda dil ve konuşma gelişiminin en hızlı ve karmaşık olduğu 2-7 yaşları arasında ortaya çıkar. Çocuklarda bu dönemlerde gözlenen bu akıcısızlığa gelişimsel kekemelik denir ve çocukların % 4’ünde görülür. İlerleyen dönemlerde bu çocukların % 3’ünde akıcısızlığın kendiliğinden geçtiği gözlense de, % 1’inde devam etmektedir.

Kekemelik bir hastalık mıdır?

Alanyazında kekemelik bir durum, konuşmanın akıcılığındaki bir bozulma olarak tanımlanır.

Kekemelik bir hastalık değildir. Bu sebeple tedavi edilemez, ancak uygun müdahale yöntemiyle kontrol altına alınabilir.

Kekemelik psikolojik midir?

Terapiye başvuran ebeveynlerin büyük bir kısmı çocuklarındaki kekemeliğin başlangıcı sorulduğunda, ‘küçükken korktu’’, ‘’kardeşi doğduktan sonra kekelemeye başladı’’, ‘’köpek ısırdı’’, gibi hikayeler anlatırlar. Ancak, herkes çocukluğunda bu tür korkular yaşamıştır ve bu kişilerin hepsinde kekemelik davranışıyla sonuçlanmamıştır. Yani, psikolojik faktörler kekemeliğin nedeni değil, ortaya çıkmasını tetikleyen etkenlerdir.

Kekemeliğin nedenleri nelerdir?

Kekemeliğin nedenleri hakkında ileri sürülen çeşitli görüşler mevcuttur. Uzmanlar kekemeliğin tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığı konusunda hemfikirdirler.

Kekemelik tanısı alan çocukların anne,baba ve kardeşlerinin ortalama % 20’sinde, ikinci derece akrabaların ise ortalama % 4’ünde kekemelik öyküsü olduğu bulunmuştur.

Dolayısıyla, ailede kekemelik öyküsünün bulunması risk faktörlerinden biridir.

Son dönemlerde kekemeliğin nedenlerine yönelik yapılan çalışmalarda kekemeliğin nörofizyolojik olduğu görüşü ortaya çıkmıştır. Konuşma esnasında kekemelik tanısı alan ve almayan bireylerin beyin aktiviteleri incelendiğinde önemli farklılıklar bulunmuş; ancak henüz bu konuyla ilgili kesin bir sonuca varılmamıştır.

Kekemelik geçer mi?

Gelişimsel kekemelik bazen kendiliğinden geçebilir veya devam edebilir. Bunun yanı sıra, terapi sonucunda kişi kekeleme davranışını kontrol altına alarak daha akıcı konuşma becerisi kazanabilir ve böylece daha rahat iletişim kurabilir.

Terapiden elde edilen sonuç kişiden kişiye değişiklik göstermektedir; ancak her çocuk, genç ve yetişkin terapiden belli oranda fayda sağlar. Kişinin öğretilen teknikleri günlük hayattaki konuşmasına aktararak genellemesi, terapistle kurduğu işbirliği, motivasyonu, verilen çalışmaların düzenli yapılması ve yakınlarının desteği kekemelik terapisinin başarısını etkilemektedir.

“Bazen kekelediğimi fark ediyorum. Kekeme mi olmaya başlıyorum?”

Herkes zaman zaman konuşmasında akıcısızlık yaşamaktadır. Örneğin, topluluk önünde konuşurken, çok heyecanlıyken,otorite figürü karşısında, uykusuzken ve çok yorgunken takılmalar yaşanabilir. Bu takılmalar normaldir ve kişide kekemelik olduğunu göstermez.

Kekemelik tanısı için takılmaların sıklığı ve şiddeti önemlidir; yaklaşık 6 ay devam ettiği durumlarda dil ve konuşma terapistinden destek alınmalıdır.

Ne zaman bir uzmana başvurulmalıdır?

Çocuk, takılmalarının farkında olmasa bile eğer ebeveyn “Çocuğum kekeliyor mu?” kaygısı taşıyorsa bir uzmana başvurarak görüş alınmalıdır. Çünkü, aile zaman içinde kendi kaygısını ve stresini çocuğa yansıtıp, çocuğun takılmalarını arttırabilir.

Gençler ve yetişkinler ise takıldıklarını düşünüyorlarsa, konuşma davranışlarındanrahatsızlarsa ve değiştirmek istiyorlarsa bir uzmana başvurmalıdırlar.

Kekeleme davranışı yaklaşık 6 ay devam ederse, ailede kekemelik öyküsü varsa zaman kaybetmeden bir uzman dil ve konuşma terapistine başvurmak gerekmektedir.

Kekemelik Terapisi

Kekemelik terapisi uzman dil ve konuşma terapistleri tarafından yapılır. Terapinin başında uzman, kişinin kekeleme davranışlarını, kekeleme şiddetini, kekeleme davranışıyla ilgili kendisinin ve çevresindekilerin tutumunu kapsamlı olarak değerlendirir ve terapi hedeflerini oluşturur. Günümüzde yaygın olarak kullanılan terapi tekniklerinden biri akıcılığın şekillendirilmesidir. Terapide, ses, hece ve sözcüklerin arasında yumuşak geçişler, hız ve nefes koordinasyonuyla konuşmanın akışı yeniden düzenlenir.

Ebeveynlere Tavsiyeler

– Kekemeliğin kendiliğinden geçmesini beklemeyin; çünkü gelişimsel kekemelikte erken müdahale kekeleme davranışının kronikleşmesini önleme açısından çok önemlidir.

– Kekemelik gözlendiğinde çocuğun endişesini arttıracak tutumlar sergilenmemelidir.

– Kesinlikle çocuğa konuşması için baskı yapılmamalıdır.

– Çocuk konuşurken kekelediği sözcük ve cümleler düzeltilmemelidir.

– Çocuğun konuşması tamamlanmamalı ve sabırla dinlenmelidir.

– Kekemelikle ilgili araştırmalar yapın. Böylece çocuğunuza daha çok yardımcı olabilirsiniz.

– Yorgun, heyecanlı ve uykulu olduğu zamanlarda çocuk konuşmaya zorlanmamalıdır.

– Aile bireyleri kendi konuşmalarını yavaşlatmalıdır. Böylece çocuk da onları model alabilmektedir.

– Alay etme ve utandırmadan kaçınılmalıdır.

– Konuşma esnasında çocuğun dudakları yerine gözlerine bakılmalıdır.

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti
Sümeyra Öztürk
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kekemelik ve Konuşma Terapisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Sümeyra ÖZTÜRK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Sümeyra ÖZTÜRK'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sümeyra ÖZTÜRK Fotoğraf
Uzm.Sümeyra ÖZTÜRK
İstanbul
Uzman Dil Ve Konuşma Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi49 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Sümeyra ÖZTÜRK'ün Yazıları
► Konuşma Bozukluğu:Kekemelik Psk.İzzet ERDEM
► Geç Konuşma Terapisi Psk.Dnş.Tuncay GÜLEN
► Çocuklarda Dil ve Konuşma Terapisi Uzm.Nurgül ÇİFTÇİ
► Çocuklarda Konuşma Terapisi Uzm.Sümeyra ÖZTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,368 uzman makalesi arasında 'Kekemelik ve Konuşma Terapisi' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Apraksi Nedir? Aralık 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:54
Top