2007'den Bugüne 92,259 Tavsiye, 28,211 Uzman ve 19,973 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ergenlerle Nasıl İletişim Kurarız?
MAKALE #14727 © Yazan Psk.Gonca BAĞLAR | Yayın Mayıs 2015 | 3,521 Okuyucu
Ergenle İletişim

Benim Adım Artık Çocuk Değil!

Çocuklarınızın 4-5 yaşlarındaki hallerini düşünün. Arada sırada, istedikleri şeyleri yaptırmak veya sizin ilginizi çekmek için bebek gibi konuştukları olmuştur. Siz de o zamanlar “Sen artık bebek değilsin, ne istiyorsan bana güzelce söylemelisin” diye uyarırdınız onları. Şimdi de onlar sizi uyarıyor “Ben artık çocuk değilim” diye.

Öncelikle eskiden yani onlar çocukken kullandığımız kelimeleri rafa kaldırmanın zamanı geldi. Siz onlara “Odanı topla, televizyonu kapat” gibi emir verici cümleler sunarsanız, olumsuz cevaplar alırsınız.

Çocuğunuzla yer değiştirin ve sizin de içinizden bir şey yapmak gelmediği zamanlarda çocuğunuzun size gelip “kapa şu televizyonu, kalk yemek yap” dediğini düşünün. Korkunç değil mi, bir birey başka bir bireye onun fikirlerini, benliğini hiçe sayarak kendi istediğini yaptırmaya çalışıyor. Siz onlarla bu şekilde konuştuğunuzda onlar sadece bunu düşünüyor ve benliğini kabul ettirmek için sizin söylediğinizin tam tersini yapıyor.

Ben de Varım!

İkinci olarak onları önemsediğinizi, onlara ve fikirlerine saygı duyduğunuzu, sözlerinizle ve davranışlarınızla göstermeye çalışın.

Bir arkadaşınızın sizin fikirlerinize aldırmadan sizinle konuştuğunu hayal edin. Karşılıklı oturuyorsunuz, bir şey söylüyorsunuz daha sözünüz bitmeden o kendi fikrini size kabul ettirmeye çalışıyor. O ortamda en fazla ne kadar süre durabilirsiniz?

Çocuklarınız da önemsenmediklerini hissettikleri an “Neden burada daha fazla durayım ki, zaten bu konuşmada benim yerim yok o yüzden dinlememin bir anlamı da yok” diye düşünürler ve sizin sözünüzü bitirmenize fırsat vermeden odalarına kapanırlar.

Herkes gibi onlar da kendilerini birey olarak gösterebildikleri ortamlarda olmak isterler. Çocuklarınızla kurduğunuz iletişim ebeveynden ergene doğru tek yönlü olursa, ergenin de kendisini kabul ettirmek için izleyeceği tek yol ailesine ya da otoriteye karşı gelmek olacaktır.

Beni dinlemiyorlar ben de anlatmıyorum!

Çocuğunuzun sizi dinlemesi için altın anahtar onları dinlemek. Bütün ilişkilerimizdeki gibi iyi bir dinleyici olabilmek, ne kadar kızgın, öfkeli olursak olalım duygularımızı kontrol ederek, yargılamadan, tehdit etmeden, öğüt vermeden, bir işle uğraşmadan, televizyon seyretmeden sadece ona odaklanarak çocuğumuzu dinleyebilmek.

Ergen ailesinin onu dinlediğini hissettiğinde ailesi için önemli olduğunu, anlaşılmaya çalışıldığını, düşüncelerine değer verildiğini düşünür. Bu düşünce de onu sizlerle paylaşımda bulunması yönünde destekler. Onu dinlerken, ne hissettiğini, sizden ne beklediğini anlamaya çalışın. Anladığınız şeylerin doğruluğunu kontrol etmek için ona mutlaka sorun. Arkasından kendi düşüncenizi “Ben” dili ile ifade etmeye çalışın.

Suçlayıcılıktan uzak, kendi duygu ve düşüncelerini açıklayarak karşındakini de buna yönlendirerek konuşmak.

Çocuğunuz odasını toplamadığında “Hiç sorumluluk almıyorsun, bıktım bu dağınıklıktan, bütün gün çalışıyorum bir de eve gelip senin arkanı topluyorum” gibi bir söylemde bulunmak yerine; “Sen odanı topladığında ben mutlu oluyorum, çünkü bana yardımcı oluyorsun ve beni anladığını hissediyorum” gibi bir cümle ile onu, kendi davranışlarını savunmaya geçmeden açıklamaya yönlendirebiliriz.

Peki, ergen çocuğumuzla iletişim kurarken; artık ona çocukluğunda kullandığımız kelimelerle hitap etmiyoruz, onu dinliyoruz ve düşüncelerimizi çoğu zaman “Ben” dilini kullanarak açıklıyoruz, karar alacağımız konularla ilgili fikrini soruyoruz, sadece sormakla kalmayıp fikirlerine saygı duyduğumuzu da gösteriyoruz ama hala biz bu çocukla anlaşamıyoruz. Daha ne istiyor bu çocuk?

Ergen Ne İster?

Ergen sizden farklı olduğunu, olmak istediği kişi olmaya çalıştığını ailesine ve çevresine göstermek ister.

Bağımsızlık İster!

Ergen; davranışlarıyla, giyim tarzıyla, dinlediği müzikle, okuduğu kitapla, arkadaş ilişkileriyle ailesine ve çevresine “Ben farklıyım” demek için uğraşır. Kendi düşüncelerini ve değer yargılarını hayatının bu alanlarına yansıtarak bağımsızlığını elde etmeye çalışır. Bu noktada biz ailelere düşen görev de onlara doğru karar vermeyi, doğru iletişim kurmayı, kendi haklarını korumayı ve diğerlerinin haklarına saygılı olmayı, sorumluluk duygusunu ve doğru hedefler seçmesini öğretmektir. Bu da en güzel aile içinde kurduğumuz iletişimle onlara model olarak gerçekleşir.

Bizim sandığımız gibi bizden tamamen serbest kalmayı, akıllarına eseni anında yapmayı değil; bizden farklı değerlere, zevklere sahip birey olduklarını bize kabul ettirdikleri zaman bağımsız olduklarını hissedeceklerdir. Yani, ergen kendi kimliğini bulabilmek için ebeveyne olan bağımlılığından kurtulmak ister.

Mahremiyet İster!

Artık o da bir birey olduğu için onun da kendine ait zamanları, paylaşımları, anları olacaktır. Her yaşadığını sizinle paylaşması artık mümkün değildir.
Odası ergen için en önemli yerdir, oraya anne ve babasını sokmak istemez, yazdıklarının okunması, arkadaşları ile olan mesajlarının karıştırılması onu çok rahatsız eder. Aileler bu noktada çocuklarının kendilerinden bir şeyler sakladığını düşünerek endişeye kapılır ve bu panikle çocuklarının odalarını, dolaplarını, telefonlarını karıştırmaya başlar. Bu, ergenlerde aileye olan güveni sarsar, ancak aile de çocuğuna güvenmez “bizden bir şey saklıyor, kesin kötü şeyler yapıyorlar arkadaşlarıyla, yapmasa niye saklasın” diye düşünür. İki tarafta birbirine güvenmediği için aradaki ipler iyice gerilir.
Halbuki ergenin istediği sadece mahremiyetine saygı duyulmasıdır. Bu dönemde yaşadıklarını sadece kendi seçtiği arkadaşları ile paylaşmak ister, çünkü kendisi ile aynı dönemde olan, aynı sorunları yaşayan kişilerin, yani arkadaşlarının kendisini ailesinden daha iyi anlayacağını düşünür. Ailesi ona hayatı ile ilgili sorular sorduğunda da ailesinin söylediği her sözü baskı olarak algılar, aile de baskıya karşılık yapılan bütün davranışları asilik olarak görür.
Aslında durum çok basit siz nasıl eşinizle, arkadaşlarınızla özel paylaşımlarda bulunuyorsanız ve çocuğunuz size ne konuştuğunuzu, neler yaptığınızı sormuyorsa, siz de onun özel hayatına saygı duymalısınız.

“Ama şimdi ortam çok kötü, benim çocuğumu korumam lazım, yanlış arkadaşlıklar kurarsa başına kötü bir şey gelirse her şey daha kötü olur” dediğinizi duyar gibiyim. Doğru haklısınız, artık ortam sizin zamanınıza göre daha kötü ve çocuklarımızı kesinlikle korumalıyız.

Ama hem onların özel hayatına saygı duyup, hem onları nasıl koruyacağız?
Çocuklarınız sizler için de bizler için de çok önemliler. Yarının doktoru, elektrikçisi, öğretmeni, başbakanı onlar olacak, geleceğimizi onlar oluşturacak. O yüzden sağlıklı bir gelecek için ne istediğini bilen, olumsuzluklar karşısında nasıl bir tutum sergileyeceğini bilen, karar verme yetisi güçlü ve sağlıklı çocuklara ihtiyacımız var bizim.

Şimdi bizler, onların ayakları taşa takıldığında onları daha yere düşmeden tutar kaldırırsak, onların kendilerini keşfetmelerine engel oluruz. Bu keşif için, kendilerini geliştirebilmek için arkadaşlarına gereksinim duyarlar. Grup içinde sosyalleşir, kimliklerini çevrelerine göstermek için fırsat edinirler. Bizlerin, yani ailelerin burada yapması gereken onlara bu fırsatı vermek ve grup içinde arkadaşların etkisi ile yanlışlar yapılabileceği konusunda onları bilinçlendirmektir.

Herkes gibi ergenler de herhangi bir konuda yanlış bir karar verebilir. Sorumluluk sahibi genç bir birey bu yanlış kararın sorumluluğunun kendisine ait olduğunun aynı zamanda çözüm için ne yapılması gerektiğinin de farkındadır.

Aileler Çocuklarına Nasıl Yaklaşmalı?

Arkadaş seçimi, aileden uzak olma isteği, giyim tarzı, okul başarısı, karşı cinsle olan ilişkiler ergenlik döneminin belli başlı sorunlarındandır. Her aile çocuğuyla bu sorunları yaşamış, kimi çabuk üstesinden gelmiş, kimi belki çok zorlanmıştır.

Çocuğumuza bu sorunlarda nasıl destek olacağız, ona nasıl yardım edeceğiz?
Ergenin temel isteklerini göz önünde bulundurup, öncelikle onun birey olma hakkını kendisine vermeliyiz. Yapacağı yanlışları biz önceden görebiliriz ama bazen ona yanlışı da yapması için fırsat vermeliyiz, kendisini geliştirmesi ve keşfetmesi için.

Çocuğunuz kendisine yanlış arkadaşlar seçiyorsa ve bu yanlışı tekrarlıyorsa, onun neden buna yöneldiğini sorgulamamız gerekir. Bu yanlışı birkaç kez tekrarlamasının mutlaka çok iyi bir sebebi vardır ki çocuğunuz bundan vazgeçemiyordur.

Çocuğunuzu yanlış arkadaş çevresi yüzünden yargılamak, arkadaşları ile ilgili kötü sözler söylemek çocuğunuzun sizden daha da uzaklaşmasına sebep olur. Sizin kendisini anlamadığınızı düşündüğü için daha da yalnızlaşır ve yanlış olan arkadaşlarına daha çok bağlanır. Bunun yerine onunla güzel bir iletişim kurarak ne istediğini, sorununun ne olduğunu anlamaya çalışmalı, çözüm yolunda destekleyici olmalı ve onu koşulsuz sevdiğimizi ona hem söylemeli hem hissettirmeliyiz.

Sorunlarını konuşurken onları suçlamak, sürekli nasihat vermek aranızdaki gerginliğin daha çok artmasına sebep olur. Onların sizlerle, yaşadıklarını paylaşmaları için kurduğunuz iletişimin açıklayıcı ve destekleyici olması gerekir. Kaygı ve korku yaşadığı alanlarda hem bir arkadaş gibi destekleyici hem de ebeveyn olarak koruyucu olmalısınız.

Örneğin eve canı sıkkın gelen çocuğunuza tekrarlayıcı bir biçimde “ne oldu, arkadaşlarınla mı kavga ettin, biri bir şey mi yaptı” gibi sorular sormak yerine “moralin bozuk gibi duruyor, ben ne zaman istersen seni dinlemek için buradayım” gibi onu sizinle derdini paylaşmaya teşvik edici konuşabilirsiniz. Onun gözünde bu cümle “ annem veya babam beni anlamak için çaba gösteriyor, sıkıntımı onlarla paylaşırsam bana nasihat etmezler, belki beraber bir çözüm bulabiliriz, bulamasak bile derdimi onlara anlatırsam rahatlarım” anlamına gelir.

Yaşam alanlarınızdaki bu tip küçük değişiklikler hem sizi hem de çocuklarınızı rahatlatacaktır.

Belirsizlik size kendinizi kötü hissettirir, vereceğiniz kararların doğruluğunu etkiler, kaygı ve panik yaşamanıza sebep olur. Bu sebeple siz bu dönem ve çocuğunuzun karşılaşabileceği sorunlar hakkında ne kadar bilgi sahibi olursanız kendinize ve çocuğunuza karşı nasıl davranmanız gerektiğini de daha iyi bilirsiniz.

Psikolog Gonca BAĞLAR
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergenlerle Nasıl İletişim Kurarız?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Gonca BAĞLAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Gonca BAĞLAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gonca BAĞLAR Fotoğraf
Psk.Gonca BAĞLAR
Eskişehir
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Gonca BAĞLAR'ın Makaleleri
► Ergenlerle İletişim Psk.Merve ULCAY
► Ergenlerle İletişim Psk.Nezahat BEDİR
► Ergenlerle Doğru İletişim Psk.Başak DALDA KİLECİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,973 uzman makalesi arasında 'Ergenlerle Nasıl İletişim Kurarız?' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Cahil Cesareti Ocak 2016
► Okul Korkusu Kasım 2015
► Görünenin Arkası Ekim 2015
► Psikoterapi Nedir? Eylül 2015
► Çocuğum Okula Hazır mı? Ağustos 2015
► Kayıp ve Yas Süreci Temmuz 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:14
Top