2007'den Bugüne 83,498 Tavsiye, 26,240 Uzman ve 18,616 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Güç Çocukta Artık!
MAKALE #14735 © Yazan Psk.Güzide TÜRKYILMAZ | Yayın Mayıs 2015 | 1,664 Okuyucu
Eski anne babalarla günümüz anne babaları arasında inanılmaz bir fark var. Kendi eğitim sürecimi düşündüğümde; ne okul öncesi ne de sonrası hiç kimse benim kişiliğimi neyin etkileyeceğini düşünüp, psikolojimin bozulmasından korkup, yaşamlarına en küçük sınır ya da engel koymadı. Tartışmalar, kavgalar, sorunlar uluorta yaşanır ve korkup bir köşeye sindiğimiz fark edilmezdi bile. ‘Aman şımarmasın’ diye pek sevilmezdik, ama ne ilginçtir ki, yine de sevildiğimizi bilirdik.

Günümüzdeki gibi, ‘takdir alırsan sana telefon alırım’, ‘Fen Lisesini kazanırsan, sana bilgisayar alırım’ diyen yoktu. ‘Okursan seni okuturum kızım, ama okumazsan kendin bilirsin okuldan alırım’ dendi ve bir daha bu konu üzerine konuşulmadı bile. Hep çalışmak zorundaydık, ailemiz bizi okutsun diye. Çoğumuz benzer bir şekilde büyütülmedik mi? Artık çocuktur anlamaz dönemi bitti; şuan anne karnında başlayan bir özen söz konusu. Elbette özenli, düşünceli, hassas olmalıyız; bu çok önemli. Ancak genel olarak içine düştüğümüz yanlış bir durum var ki; “dikkat edeyim, aman çocuğumun kişiliğini olumsuz etkilemeyeyim” diye çocuklarımızın her istediğini yapan, kural sınır koymayan bir tutum sergilemeye başlamışız. Evde kumanda elinde, her istediğini yaptıran, her istediği alınan çocuklar var artık. Yani farkında olmadan küçük krallar ve kraliçeler yetiştiriyoruz.

Çoğunlukla gerçeklerden uzak, aslında olmayan sahte bir dünya yaratıyoruz. Biz demiyoruz ki, her şeyiniz gizli, sahte ve yapmacık olsun. Amaç, samimi, içten, sevgi dolu ancak gerektiğinde “DUR” diyebildiğimiz bir ortam yaratmak. Bunu nasıl yapacağız peki? Aşağıda sıralamaya çalıştım:
Çocuğu sevmek ve ona saygı duymak demek, onun büyüme sürecindeki yıkıcı davranışları karşısında şaşkınlığa düşüp, her yaptığı davranışı onaylamak demek değildir.

"Çocukla arkadaş olmak" sözü "çocukla kendini bir tutmak" şeklinde anlaşılmamalı. Siz anne/babasınız ve dolayısıyla iki gömlek öndesiniz. Onun davranışlarını belirlemek ve toplumsal uyum becerilerini geliştirmek sizin görevinizdir. Aksi halde çocukla arkadaş olacağım diye çocuğunuzdan fazla çocuklaşmaya başlarsınız ki bu durumda onun kafasını karıştırmaktan başka bir şey yapmamış olursunuz. Çünkü dünyanın her yerinde çocuklar, büyüklerden kendilerine yol göstermesini isterler. Gayriihtiyarî yaptıkları davranışların güzel olanlarını ve hoş olmayanlarını bizim söylememizi isterler ve kişilik gelişimi için buna ihtiyaçları vardır. Bir sonraki adımı bizim tutum ve davranışlarımıza göre ayarlarlar.

Çocuğa saygı duymak demek, ona sınırlar ve yasaklar koymak demektir. Yapmasını istediğimiz davranışı anlayacağı tatlı bir dille söylemek, aynı şeyi gereğinden fazla tekrarlamamak ve alınan kararın uygulanmasına dönük tavırlar sergilemek demektir. Çocuk kural ister!!

Çocukların isteklerinin sınırsız olduğunu bilmek gerekir. İsteklerine karşı duyarlı olmak demek, istedikleri her şeye boyun eğerek, her şeyi yapmalarına izin vereceğimiz anlamına gelmez. Kral değil ki bu yaramazlar, her istedikleri anında yerine gelsin! İsteği vardır, yerine gelir. İsteği vardır yerine gelmez, hatta öyle ki sonsuza kadar hiç yapamayacağımız şeyleri bile talep edebilirler. Yaşlarına ve gelişim süreçlerine göre durumu açıklamamız yeterlidir.

Çocukların ortalama her davranışına bir yanıt vermemiz gerekir. Bu yanıtlar mümkün olduğunca şiddet içerikli olmamalıdır. Örneğin oyun oynarken bize baktı, gülümsedi. Biz de uzaktan gülümseyip, öpücük atabilir veya onu çok sevdiğimizi söyleyebiliriz. Veya yemeğini yedi masadan kalkıyor, "Aferin benim tatlı kızıma yemeğini çok güzel yedin." Diyebiliriz. Hatta yemekten sonra teşekkür etmesini istiyorsak, çok şirin ve esprili bir ifadeyle: " Aferin benim tatlı kızıma, yemeğini çok güzel yedin. Peki tatlı anneye ne denirrrr?? Ellerine sağlık anneciğim denilir, değil miiii?" gibi. Böylece çocuk yaptığı olumsuz davranış hakkında tatlı ve kalıcı şekilde uyarılırken, yaptığı olumlu davranışa karşı da tatlı ve kalıcı şekilde uyarılmış olur.

Bir çocuğun bütün olumsuz davranışlarını içselleştirerek, uyarmadan, müdahale etmeden yaşayıp giderseniz, çocuk tüm dünyanın da onun önünde diz çökeceği hayaline kapılır. Oysa siz uyarmasanız da uyaran birileri çıkar. Siz ses çıkarmasanız da onun davranışlarından rahatsız olarak sert tepki gösteren birileri çıkar. Bu durumda çocuk kasılır. Neye ve kime göre hareket edeceğini bilemez. İkileme düşer.

Başka aileler öyle yapıyor diye her şeyi herkese göre düzenleyemezsiniz. Her ailenin kendi iç kuralları vardır. Çocuğunuzun bu kuralları öğrenmesi önemlidir. Fakat tüm ülkenin görgü ve insanlık kuralları ortaktır! Bu ortak kurallar gözetilerek çocuk büyütülmelidir. "Bizim evde elektronik eşyanın kıymeti yok, çocuklar parçalar, biz yenisini alırız!" diye büyütemezsiniz çocuğunuzu. "Yavrucuğum o elindeki oyuncak değil, zarar vermeden bakmak istersen yardımcı olayım, sonra yerine koyalım tamam mı?" diyerek incelemesine ve merakını gidermesine yardımcı olursunuz ve eşyayı oyuncak haline getirmezsiniz. Zira gittiği gezmede de aynısını yapmak isteyecektir. İzin vermeyenin "malı kıymetli" damgası yemesi doğru mu sizce? Evinizdeki kurallar ortalama "zarar verme" ilkesi üzerine işletilmelidir ki evrensel olsun!

Çocuğunuzu yetiştirirken "kendisine ve başkalarına saygı" konusunda taviz verilmez. Çünkü insanlar arası ilişkileri güzelleştiren ve diğer insanlarla bir arada yaşamayı sağlayan temel kuralları öğrenmek zorundadır. Bu temel kurallar "insanı insan yapan değerler ve insanlığa giriş anahtarı" durumundadır. Dolayısıyla 3 yaşından sonra, gittiği bir yerde eşyaları karıştırması, dolapların içini merak edip bakmaya çalışması, çiçekleri yolması, koltukların tepesinde koşturması, eline aldığı bir yiyecekle ortalıkta gezinmesi, arkadaşlarına vurması... gibi davranışlarına müdahale etmelisiniz. Girdiği ortamı bozmasına, yıkmasına müsaade etmemelisiniz. Gerekçesini yaşına uygun şekilde anlatıp, davranışını düzeltmesini sağlamalısınız. Ve misafirlikte vazo kırdığında, ev sahibinin üzüldüğünü gördüğünüzde "malı kıymetli" diye gücenmemelisiniz.
Dürtüleriyle baş başa bırakamazsınız çocuğunuzu. Kontrol edip, dürtüleriyle başetmeyi öğretmek zorunda olduğunuzu unutmamalısınız.

Ülkemizde pek çok anne/baba çocuklarını "korumak" ile "her yaptığını görmezden gelmeyi" birbirine karıştırıyor. İyi anne/baba olmak demek, çocuğun her yaptığını görmezden gelmek değildir. Veya ağlatmamayı korumak zannediyor. Oysa bazen ömür boyu ağlamaması ve dürtülerini kontrol etmeyi öğrenmesi için, kısa süre ağlamasına dayanabilmemiz gerekiyor.

Çocuğu küçük düşürmeyen tatlı kurallar, çocuğun olumsuz davranışlarını durdurduğu gibi, anne/babasına daha fazla güvenmesini sağlar. Çünkü aklı ermeye başladığında, kendisine konulan kuralların, davranışlarını güzelleştirdiğini ve özsaygısını artırdığını görür.

Çocuğa tamam deyip başımızdan savmak, kurallar konusunda tutarlı ve kararlı olmaktan çok daha kolaydır. Kolay yolu seçmeyip çocuğumuzu doğru şekilde eğitelim ki, hayatta kendi ayakları üzerinde durabilen, güçlü, dengeli ve sağlıklı bir kişilik geliştirsin.

Aslında işin sırrı, her şeyi dengeli yapmakta sevgili anne babalar. Çocuklarımızı seviyoruz; bunu kimse irdeleyemez. Ancak lütfen onları insanların rahatsız olup uzaklaştığı insanlar haline getirmeyelim. Hem kendimize, hem çocuğumuza zorlaştırmayalım hayatı.

Çok ilginç değil mi? Bir çocuğun aklına her eseni yapmasına izin verdiğimizde, yetişkin hayatında ÖZGÜR OLMASINA FIRSAT VERMİYORUZ demektir!

Çocuğumuzu seviyorsak, ne eski anne babalar gibi olalım, ne de tüm inisiyatifi çocuğuna veren pasif anne babalar olalım. Kendimizi bu konuda geliştirebilir ve çocuğumuzu yeni tutumumuza yavaş yavaş alıştırabiliriz. Ancak KURALLI, TUTARLI VE KARARLI OLMAK. Eski tutumumuza azıcık benzer bir davranış, bizi çok daha kötüye götürebilir.

Yeni bir tutum geliştirmek ve uygulamaya koymak sancılı bir süreçtir; bunu çok iyi biliyorum. Ancak sonuçlarını düşündüğümüzde, değeceğini görebilirsiniz. Anne ve baba olarak kendi aranızda tutarlı olabilmek için öncelikle ne gibi kararlar alacağınızı oturup ayrıntılı konuşmalısınız. Bu çok önemli. Tutum farklılıkları olursa, asla yol alamayız.

Hepinize kolaylıklar dilerim…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Güç Çocukta Artık!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Güzide TÜRKYILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Güzide TÜRKYILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Güzide TÜRKYILMAZ Fotoğraf
Psk.Güzide TÜRKYILMAZ
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Güzide TÜRKYILMAZ'ın Makaleleri
► Çocuğunuz Artık Ergen… Psk.Cevher SÖNMEZ
► Okula Başlarken : Çocuğunuz Artık Büyüdü Psk.Dnş.Fahreddin GÜRBÜZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,616 uzman makalesi arasında 'Güç Çocukta Artık!' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:24
Top