2007'den Bugüne 84,571 Tavsiye, 26,447 Uzman ve 18,835 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumları (Tez Çalışması)
MAKALE #14772 © Yazan Psk.Aslı KAYAALTI | Yayın Mayıs 2015 | 3,993 Okuyucu
BÖLÜM I
GİRİŞ

Lise yılları üniversite sınavına hazırlanma dönemini de kapsadığı için stres ve kaygı yaratan bir ortam niteliği taşımaktadır. Bu olumsuz ortamın yanında lise öğrencileri ergenlik döneminin tipik özelliklerini taşıdıkları için bu yıllar önleyici sağlık ve psikolojik danışma programlarının uygulanması için uygun bir dönemdir. Liselerde özellikle, psikolojik danışma ve rehberlik birimlerine bu konuda önemli görevler düşmektedir.

Lise öğrencileriyle yapılan çalışmalar, bu öğrencilerin, lise yıllarında psikolojik yardım gerektiren pek çok sorunla karşılaştıklarını göstermektedir. Bu sonuçlara karşın, lise öğrencilerinin yardım arama ya da aramama davranışları kendilerine bağlıdır. Dünyada profesyonel yardım arama davranışının nedenleri konusunda araştırmalar hala devam etmektedir.

Tracey’e göre hemen hemen yaşamın her anında yaşanabilen güçlükler karşısında, kişi kendisi dışında bir kaynaktan yardıma gereksinim duyabilir. Kaynak olarak bir profesyonelin seçilmesi, büyük ölçüde yardım gereksinimi duyan kişinin böylesi bir yardım almaya ilişkin görüşlerine bağlı görünmektedir. Bireylerin kendilerini zorlanma durumunda veya ruh sağlıklarını tehdit altında görmeleri durumunda, bir profesyonelden yardım almaya yönelik duygusal, bilişsel ve davranışsal eğilimlerinden oluşan psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları pek çok etkenden etkilenebilmektedir (Akt: Türküm, 2001).

Fischer’a (1970) göre psikolojik yardım arama davranışı dini inanç, eğitim düzeyi ve otorite ile ilişkilidir. Psikolojik yardım arama davranışını etkileyen pek çok faktörün olduğu bilinmektedir. Yapılan araştırmalara göre bu faktörlerin; korku ve stres, kendini gizleme eğilimi, toplum baskısı, duygusal açıklık ve psikolojik semptomların düzeyi, kaçınma faktörleri ve yakın ilişkilerde içedönük olma olduğu bulunmuştur (Akt: Türküm, 2004).

Bu faktörlerden biri de cinsiyettir. Yapılan araştırmalarda erkeklerin kadınlara oranla psikolojik yardım almada daha çok olumsuz tutumlar sergiledikleri (Blazina &Watkins, 1996; Fischer & Turner, 1970; Leong & Zachar, 1999; Türküm, 2000, 2001) ve psikolojik danışma yardımı almaya karşı daha dirençli (Good, Dell, & Mintz, 1989) oldukları bulunmuştur.

Yapılan araştırma sonuçları sosyal desteğin, psikolojik yardım alma tutumunu etkilediği yönündedir. Sosyal destek, bireyin aile ve arkadaşları ile ilişkilerinde sorunlarını aşabilmesi, çevreye uyum sağlaması ve psikolojik sağlığını sürdürülebilmesinde birey için vazgeçilmez temel bir ihtiyaç özelliği taşımaktadır.

Caplan ve House (1974) (Akt: Erdeğer, 2001), sosyal destek sisteminin bilinmesinin bireylere yardımda bulunulması açısından büyük önem taşıdığını belirtmişlerdir. Bireylerin sosyal destek sisteminin bilinmesi onların pek çok sorununun çözümünde, önlenmesinde ve tedavisinde, kısacası onların ruh sağlıklarının korunmasında ve ayrıca öğrencilerin akademik başarılarının yükselmesinde güçlü bir kaynak olarak rol oynamaktadır.

Literatürde kişilerin kendileri hakkındaki bilgileri diğer insanlarla paylaşma eğiliminden söz edilirken, kendini saklama ve kendini açma olmak üzere iki kavram kullanıldığı görülmektedir. Bunlardan kendini saklama kavramı, kişinin rahatsız edici veya olumsuz olarak değerlendirdiği kendine ait bilgilerini diğer insanlardan kendi isteği ile saklama eğilimidir. Kendini açma kavrama ise kişinin kendi duygu ve gereksinimleriyle ilgili bildiklerini, bir başka bireye aktardığı bir iletişim süreci olarak tanımlanmaktadır (Larson & Chastain, 1990).

Kişilerin kendilerini açma eğilimlerinin düşük olması, gereksinim duyduklarında sosyal çevrelerinden veya profesyonellerden yardım almalarını engelleyici olabilmektedir. Profesyonel yardıma inanma, profesyonele güvenme ve iç dünyasını paylaşmaya eğilimli olma gibi özellikler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi, psikolojik yardım alanında çalışanlara yol gösterebilir (Türküm, 2000). Bu nedenle, psikolojik yardım hizmetlerinde hedef kitlenin eğilimleri hakkında bilgiler toplayarak etkili psikolojik yardım hizmetlerinin planlanmasına ışık tutma amacıyla bireylerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları ile kendilerini açma eğilimleri arasındaki ilişki incelenmiştir.

Lise döneminin stresli ve kaygı arttırıcı bir dönem olduğu bilinmektedir. Burada, kaygının düzeyi çok önemlidir. Kişi içinde bulunduğu durumdan ötürü kaygı yaşıyor olabilir. Bu subjektif bir kaygıdır ve durumluk kaygı olarak tanımlanır. Objektif kriterlere göre nötr olan durumların, birey tarafından tehlikeli ve özünü tehdit edici olarak algılanması sonucu oluşan hoşnutsuzluk ve gerginlik durumuna ise sürekli kaygı denir. Buna, kişinin içinde bulunduğu durumları, genellikle stresli olarak algılama ya da stres olarak yorumlama eğilimi de denilebilir (Öner & Le Comte, 1983).

Bilgin’e (2001) göre kaygı, kişinin yeni koşullara uyumunu sağladığı gibi, kişinin ruhsal gelişiminin daha üst basamaklara çıkmasında itici bir işlev görebilir. Kaygı; uyum sağlayıcı, ruhsal gelişimi olumlu yönde geliştirici işlevinin yanında engelleyici, ketleyici işlev de görebilir. Örneğin; sınav kişide kaygı yaratır. Sınavı başarmak, bir engeli aşmak olumlu bir işlevdir. Ancak sınavda donakalmak ve bildiğini unutmak gibi durumlar yine kaygının ketleyici işlevi sonucu ortaya çıkar (Akt: Karadeniz, 2005).

Özgüven (1992), lise öğrencilerinin üniversite giriş sınavına hazırlandıkları dönemde farklı kaygı düzeylerinde olduklarını belirtmektedir. Lise öğrencilerinin sınavla ilgili sorunlarını hafifletmede; öncelikle birey olarak kendilerinin çözüm aradıkları, arkadaşlarına sorunlarını anlattıkları, aileleriyle konuştukları ve son olarak da konuyla ilgili bir uzmana danıştıkları yapılan araştırmalar tarafından ortaya konmuştur (Akt: Karadeniz, 2005).


Problem Cümlesi

Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, bazı değişkenlere göre anlamlı fark göstermekte midir?

Alt Problemler

Yukarıdaki probleme dayalı olarak geliştirilen alt problemler aşağıda sıralanmıştır.

1. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, cinsiyete göre anlamlı fark göstermekte midir?

2. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, ailenin aylık gelir düzeyine göre anlamlı fark göstermekte midir?

3. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, annenin eğitim düzeyine göre anlamlı fark göstermekte midir?

4. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, babanın eğitim düzeyine göre anlamlı fark göstermekte midir?

5. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, daha önce psikolojik yardım alıp almamaya göre anlamlı fark göstermekte midir?

6. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, problemler karşısında daha çok kimden yardım alındığına göre anlamlı fark göstermekte midir?

7. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, algıladıkları sosyal destek düzeyine göre anlamlı fark göstermekte midir?

8. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, durumluk kaygı düzeyine göre anlamlı fark göstermekte midir?

9. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, sürekli kaygı düzeyine göre anlamlı fark göstermekte midir?

10. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları, kendini açma düzeyine göre anlamlı fark göstermekte midir?


Sayıltılar

Bu araştırmanın sayıltısını şöyle ifade etmek mümkündür:

1. Lise öğrencileri, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeğini (PYTÖ), Durumluk-Sürekli Kaygı Envanterini, Kendini Açma Envanterini, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeğini ve Kişisel Bilgi Formu’nu (KBF) içten yanıtlayacakları varsayılmıştır.



Sınırlılıklar

Bu araştırmanın sınırlılığını şöyle ifade etmek mümkündür:

1. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, Denizli il merkezindeki genel lise öğrencilerine genellenebilir.

Tanımlar

Bu araştırmada geçen bazı temel kavramların tanımları aşağıda verilmiştir.

Durumluk Kaygı: Bireyin içinde bulunduğu stresli durumdan dolayı hissettiği subjektif korkudur. Başka bir ifade ile durumluk kaygı, sıkıntı, tasa ve gerginlik ile eşleşen acil durumu göstermektedir (Öner & Le Comte, 1983).

Sürekli Kaygı: Objektif kriterlere göre nötr olan durumların, birey tarafından tehlikeli ve özünü tehdit edici olarak algılanması sonucu oluşan hoşnutsuzluk ve gerginlik durumudur. Buna, kişinin içinde bulunduğu durumları, genellikle stresli olarak algılama ya da stres olarak yorumlama eğilimi de denilebilir (Öner & Le Comte, 1983).

Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek: Sosyal destek, kavramlaştırması, tanımlaması ve ölçülmesi zor olan, çok yönlü bir kavramdır. Weiss’e (1974) göre çok boyutlu algılanan sosyal destek, sosyal bütünleşme değerinin yeniden sağlanması ve stresli durumlarda bireye sağlanan rehberlik olarak tanımlamıştır (Akt: Çakır 1993).

Kendini Açma: Jourard’a (1958) göre, bir bireyin kendi duygu, düşünce ve gereksinimleriyle ilgili bildiklerini bir başka bireye sözel olarak aktardığı, bir iletişim sürecidir (Akt: Demirhan, M. 2002).






Araştırmanın Önemi ve Gerekçesi

Bu araştırmanın, Türkiye’de lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarını bazı değişkenlere göre incelemeyi amaçlayan ilk araştırma olduğu düşünülmektedir.
Ülkemizde, üniversite öğrencilerinin ve yetişkinlerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının incelendiği araştırmalar bulunmaktadır. Fakat lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının incelendiği herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır.

Bu araştırmanın, Türkiye’de psikolojik danışma ve rehberlik alanına katkılarından biri de, Türküm (2001) tarafından geliştirilen Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği’nin, lise öğrencilerine uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılacak olmasıdır.

Bu araştırmadan elde edilen sonuçlarla, lise öğrencilerinin günlük yaşamda karşılaştıkları problemlerle başa çıkmada ilk kimden yardım talep ettikleri, hangi konularda kimlere açıldıkları, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşılması amaçlanmaktadır.

Lise öğrencilerinin algıladıkları sosyal desteğin, durumluk-sürekli kaygı düzeyinin, cinsiyetlerinin, kendini açma eğilimlerinin, anne-babanın eğitim düzeyinin ve gelir düzeylerinin öğrencilerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarını etkileyeceği düşüncesinden hareketle, bu araştırma bulgularının, profesyonel anlamda lise öğrencilerine psikolojik yardım sağlayan kişilere yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bu anlamda araştırma sonuçlarının, lise öğrencilerine yönelik psikolojik yardım hizmetlerinin daha etkili bir biçimde planlanmasında yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

Araştırmanın, lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları konusunda ileride yapılabilecek araştırmalar için bir başlangıç noktası oluşturacağı beklenmektedir.





BÖLÜM II
İLGİLİ YAYIN VE ARAŞTIRMALAR

Türkiye’de lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları ile ilgili bir çalışmanın bulunmaması, bu araştırmayla ilgili sunulabilecek Türkçe yayın ve araştırmaların sayısını sınırlamaktadır. Bu araştırma ile ilişkisi olan yurt dışında ve Türkiye’de yapılan bazı araştırmalar aşağıda özetlenmiştir.

Konu ile İlgili Yurt Dışında Yapılan Bazı Araştırmalar

Ang ve Yeo’nun (2004) Singapur’da Asya kökenli ergenlerin psikolojik yardım arama davranışını ve psikolojik danışman seçimlerini inceledikleri araştırma sonucuna göre öğrenciler bir problemle karşılaştığında, ancak %13,6’sının psikolojik danışmanla konuşmak istediği, %57,4’ünün arkadaşından ve %40,2’sinin ailesinden destek aldığı ortaya çıkmıştır. Aynı araştırmada, öğrencilerin %40’ı psikolojik danışmanların cinsiyetinin önemli olmadığını belirtirken geriye kalan kız öğrencilerin çoğu Psikolojik Danışman’ın hem cinsleri olmasını, erkek öğrencilerin çoğu da Psikolojik Danışma’nın karşı cinsiyetten olmasını tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

Moran’ın (2007) ergenlerin bağlanma stilleri ile psikolojik yardım arama davranışı arasındaki ilişkiyi incelediği araştırmasında, güvensiz bağlanma yaşayan ergenlerin daha az psikolojik yardım için başvurdukları ortaya çıkmıştır. Buna gerekçe olarak da güvensiz bağlanmanın ergenlerin inançlarını, tutumlarını ve karşısındaki kişiden destek beklentisini etkilediği gösterilmektedir. Aynı araştırma sonuçlarına göre erkek öğrenciler, kızlara oranla profesyonel yardım almaya daha çok başvurmaktadırlar. Ayrıca geçmişte psikolojik yardım almış olan öğrencilerin, bir problemle karşılaştıklarında psikolojik yardım arama davranışının, psikolojik yardım almamış olan öğrencilere oranla daha çok olduğu görülmektedir.

Ciarrochi ve arkadaşlarının (2002) duygusal farkındalık düzeyi ve psikolojik yardım alma davranışı arasındaki ilişkiyi inceledikleri araştırma sonuçlarına göre duygusal farkındalık düzeyi düşük olan ergenler daha çok umutsuzluğa kapılmaktadırlar ve umutsuzluk düzeyi yüksek olduğunda ergenlerin psikolojik yardım için başvurmadıkları görülmektedir.


Sheffield ve arkadaşları (2004), ergenlerin gönüllü psikolojik yardım arama davranışını arttıran ve azaltan faktörler üzerine bir çalışma yapmışlardır. Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin okul psikolojik danışmanlarından yardım almalarını engelleyen en önemli faktör, problemlerini kendi başlarına çözebilecek olmalarına olan inançlarıyken, psikolog ya da psikiyatristten yardım almalarını engelleyen en önemli faktör ise bu hizmetin çok pahalı olduğunu düşünmeleridir. Ayrıca bu araştırmada, gönüllü psikolojik yardım arama davranışını arttıran faktörlerin başında, herhangi bir psikolojik rahatsızlığın olmamasının ve algılanan sosyal destek düzeyinin yüksek olmasının geldiği görülmektedir.

Leong ve Zachar (1999), cinsiyet ve akıl hastalıklarının psikolojik yardım almaya ilişkin tutumların anlamlı birer yordayıcısı olup olmadığını araştırmışlardır. Üniversite öğrencileri ile yapılan araştırma sonuçlarına göre kadınların erkeklere oranla psikolojik yardım almaya ilişkin daha olumlu tutumlar içinde oldukları bulunmuştur. Ayrıca kişilerin akıl hastalıkları hakkındaki görüşlerinin özellikle de yardımsever olma, otoriter olmama, sosyal kısıtlanmışlık ve yüksek ideolojinin psikolojik yardım almaya ilişki tutumların anlamlı birer yordayıcısı olduğu bulunmuştur.

Zhang ve Dixon (2003), Asya kökenli uluslararası öğrencilerin yeni okullarına ve çevreye uyum sağlamaları ile psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları arasındaki ilişkiyi incelemişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin çevrelerine uyum sağlama düzeyleri ile dayanıklılık ve psikolojik yardım sağlayan profesyonel kişiye duyulan güven arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Chang (2007), Tayvan’da üniversite öğrencilerinin cinsiyet rolü ve öğrencilik statüsüne göre psikolojik rahatsızlık ile psikolojik yardım alma arasında anlamlı bir farklılaşma olup olmadığını incelemiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda Chang, Çinli kadınların erkeklere oranla psikolojik yardım alamaya ilişkin daha olumlu tutumlar içinde bulunduğunu belirtmektedir. Ayrıca depresyon ve anksiyetenin, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarla ilişkili olduğu bulunmuştur. Bu araştırma sonuçlarından hareketle Chang, kampüs içerisindeki psikolojik danışma programlarının arttırılması gerektiğini savunmaktadır.




Konuyla İlgili Yurt İçinde Yapılan Bazı Araştırmalar

Türkiye’de psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarla ilgili araştırmaların, Türküm tarafından yapıldığı görülmektedir. Bu araştırmalardan bazıları aşağıda özetlenmiştir.

Türküm (1997), Fisher ve Turner’ın geliştirmiş olduğu “Attitudes Toward Seeking Psychological Help” ölçeğini Türkçe’ye uyarlamış ve “Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği” adıyla, geçerlik ve güvenirlik çalışmasını gerçekleştirmiştir. Faktör analizi sonuçlarına göre ölçeğin 2 faktörde toplandığı bulunmuştur. Psikolojik yardım almaya ilişkin olumlu görüşleri içeren 12 madde ve psikolojik yardım almaya ilişkin olumsuz görüşleri içeren 6 madde yer almaktadır.

Üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları ve kendini açma eğilimleri üzerine bir araştırma yapan Türküm (2000), psikolojik yardım almaya ilişkin tutum ile kendini açma eğilimi arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırmada psikolojik yardım alma deneyimi yaşamış üniversite öğrencilerinin, böylesi bir deneyime sahip olmayanlara göre daha olumlu tutumlara sahip oldukları bulunmuştur. Sonuçlar, üniversite öğrencilerinin kendileriyle ilgili bilgileri paylaşma konusunda öncelikle yakın çevrelerini tercih ettiklerini, profesyonel kişinin öğrencilerin kendilerini açtıkları kişiler sıralamasında daha sonraki sıralarda yer aldıklarını yansıtmaktadır.

Türküm’ün (2001), stresle başa çıkma biçimi, iyimserlik, bilişsel çarpıtma düzeyleri ve psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlar arasındaki ilişkiyi incelediği araştırma sonuçlarına göre kız öğrencilerin stresle başa çıkma, sosyal destek arama ve soruna yönelme türlerini erkek öğrencilerden daha çok kullandıkları; psikolojik yardım alama konusunda daha olumlu tutumlara sahip oldukları ve kişilerarası ilişkilere ilişkin bilişsel çarpıtmalarının daha yoğun olduğu bulunmuştur.

Türküm’ün (2005), üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumları ile cinsiyet, cinsiyet rolleri ve yardım alma deneyimleri arasındaki ilişkiyi incelediği araştırmada, kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha olumlu tutumlara sahip oldukları bir kez daha ortaya çıkmıştır. Cinsiyet rolleri ile psikolojik yardım alma tutumları arasındaki ilişkiye bakıldığında, feminen öğrencilerin maskülen öğrencilerden daha olumlu tutumlar sergiledikleri görülmektedir. Ayrıca, daha önce psikolojik yardım alma deneyimi olan üniversite öğrencilerinin, daha önce psikolojik yardım alma deneyimi olmayan öğrencilere oranla daha olumlu tutumlara sahip oldukları bulunmuştur.
































BÖLÜM III
YÖNTEM

Bu bölümde araştırmada kullanılacak araştırma modeli, evren ve örneklem, veri toplama araçları ve verilerin çözümlenmesine ilişkin açıklayıcı bilgiler aşağıda verilmiştir.

Araştırma Modeli

Bu çalışma, bir tarama araştırmasıdır. Bu araştırmada, lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarını bazı değişkenlere göre incelemek amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılacaktır. Tarama modelleri, geçmişte ya da halen varolan bir durumu varolduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma modelleridir. Tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli ise iki veya daha çok değişken arasında birlikte değişim varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlayan araştırma modelidir (Karasar, 1998).

Evren ve Örneklem

Araştırmanın evrenini, 2006-2007 öğretim yılında, Denizli il merkezinde bulunan 19 genel lisede eğitimine devam edecek olan öğrenciler oluşturacaktır. Meslek liseleri ve özel statüdeki liselerde bulunan öğrenciler araştırma kapsamına alınmayacaktır. Evren ve örneklem büyüklüğü 2008 yılında, Denizli il merkezinde bulunan 19 genel lisede eğitimine devam edecek olan öğrenci sayısına göre revize edilecektir.

Araştırmada tabakalı örnekleme yöntemi kullanılacaktır. Denizli’de bulunan genel liseler bulundukları semtlerin sosyo-ekonomik düzeylerine göre alt, orta ve üst olmak üzere üç gruba ayrılacaktır. Her sosyo-ekonomik düzeyden ikişer lise ve bu liselerin lise 1., lise 2. ve lise 3. sınıflarından birer sınıf seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilecektir.
Ayrıca örneklem büyüklüğü belirlenirken n=(ZxSS/e)² (Karasar,1998) formülünden yararlanılacaktır. Bu formüldeki semboller şu anlama gelmektedir:
n: Örneklem büyüklüğü
Z: Yanılma olasılığına karşılık olan değer
SS: Evrende yer alan bireylerin ölçülen özelliğe göre ilişkin puanlarındaki
standart sapması
e: Araştırma örnekleminin temsil edici gücüne dair hata (tolerans).
Veri Toplama Araçları

Araştırmanın bağımlı değişkeni olan, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları değerlendirmek amacıyla Türküm (2001) tarafından geliştirilen “Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği”nin kısa formu kullanılacaktır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri olan cinsiyet, ailenin aylık gelir düzeyi, annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, daha önce psikolojik yardım alıp almama, problemler karşısında daha çok kimden yardım alındığı değişkenlerine ilişkin bilgi toplamak amacıyla araştırmacı tarafından bir “Kişisel Bilgi Formu” düzenlenecektir. Diğer bağımsız değişkenler olan kaygı düzeyi için “Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri”; kendini açma düzeyi için “Kendini Açma Envanteri” ve son olarak da algılanan sosyal destek düzeyi için “Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği” kullanılacaktır.

PYTÖ-K Formu

Psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları ölçmeyi amaçlayan bu araç, Türküm (2004) tarafından geliştirilmiş olan Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği’nin revizyondan geçirilmiş biçimidir. İlk biçiminin taşıdığı psikometrik özellikler, ölçeğin geçerli ve güvenilir bir araç olduğunu göstermektedir. Ölçeğin revizyon çalışmasında 481 üniversite öğrencisinden toplanan verilere uygulanan faktör analizi sonuçları, 18 maddenin iki faktörde toplandığını göstermiştir. İlk faktör psikolojik yardım almaya ilişkin olumlu görüşleri içeren 12 maddeden oluşmaktadır, içtutarlılık katsayısı .92, madde-toplam korelasyonları ortalaması ise .67’dir. İkinci faktör ise psikolojik yardım almaya ilişkin olumsuz görüşleri içermektedir ve içtutarlılık katsayısı .77 ve madde-toplam korelasyonları ortalaması .54’dür. Ölçek bütünü için hesaplanan içtutarlılık katsayısı .90’dır.

PYTÖ-K’nin lise öğrencilerine uyarlama çalışması araştırmacı tarafından yapılacaktır. Bu çalışma genel liselerde öğrenimine devam etmekte olan öğrencilerden oluşan bir grupla yapılacaktır. Veriler Kuder-Richardson 20 formülü ile hesaplanarak ölçeğin güvenirlik değeri bulunacaktır. Faktör analizi yapılarak ölçeğin yapı geçerliği bulunacaktır.


Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri

Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri Spielberger ve arkadaşları (1970) tarafından geliştirilmiş, Öner ve LeCompte (1985) tarafından Türkçeye uyarlanmış 40 maddeden oluşan bir ölçektir.
Maddelerden 20'si durumluk, 20'si sürekli kaygı düzeyini belirleyecek şekilde iki alt ölçek olarak düzenlenmiştir. Durumluk Kaygı Ölçeğindeki her bir ifade için dört seçenek bulunmakta olup bunlar; hiç(l), biraz (2), çok (3) ve tamamıyla (4) şeklindedir. Ölçekteki 1, 2, 5, 8, 10, 11, 15, 16, 19, 20. maddeler tersine dönmüş ifadelerden oluşmaktadır. Değerlendirmede doğrudan ifadelerin toplam puanından tersine dönmüş ifadelerin toplam puanı çıkarılır ve 50 sayısı eklenerek durumluk kaygı puanı elde edilir. Sürekli Kaygı Ölçeğindeki ifadeler için; hemen hiç bir zaman (1), bazen(2), çok zaman(3), hemen her zaman (4) seçenekleri vardır. Bu bölümde 21, 26, 27, 30, 33, 36, 39. maddeler tersine dönmüş ifadelerden oluşmakta olup yine doğrudan ifadelerin toplam puanından tersine dönmüş ifadelerin toplam puanı çıkarılır ve bulunan değere 35 sayısı eklenerek sürekli kaygı puanı elde edilir. Sürekli kaygı düzeyi yüksek bireylerde, durumluk kaygı düzeyi de yükseleceğinden her iki kaygı düzeyinin de belirlenmesi amaçlanmıştır. Genel olarak durumluk ve sürekli kaygı puanlarının yüksek olması, anksiyete düzeyinin yüksek olduğunu göstermekte olup puanları 60'ın üstünde olan bireylerin profesyonel yardıma gereksinimleri olduğu belirtilmektedir.

Kendini Açma Envanteri

Kendini Açma Envanteri, Selçuk (1988) tarafından, Jourard’ın 1958 yılında geliştirdiği “Self Disclosure Questionare” ile Flanders’in 1976 yılında geliştirdiği “Inventory of Self Disclosure” ölçeklerinden yararlanılarak geliştirilmiştir. Kendini Açma Envanteri 6 konuda, 6 kişiye açılmak ve her bir konuda 8 madde olmak üzere 48 maddeden oluşmaktadır. Her bir madde “0”, “1” ya da “2” derecelerinden birisi işaretlenerek cevaplanır. Kişi belirli bir konuda kendisini açtığı bireye, rahatlıkla anlatabiliyorsa “2” yi, rahatlıkla anlatamıyor ve yüzeysel olarak geçiştiriyorsa “1”i, hiç konuşmuyorsa “0”ı işaretlemelidir.




Kendini Açma Envanteri’nden üç tür puan alınmaktadır:

1. Bireye Açılma Puanı: Envanterde bireyin açıldığı kişi sayısı 6 olarak belirlendiği için 6 “açılma puanı” vardır. Açılınan belirli bir bireye açılma puanı 0–96 arasında değişmektedir. Bir kişinin açılınan bireylere açılma puanları, sütunlardaki puanların toplanmasıyla elde edilmektedir.

2. Konusal Açılma Puanı: Kendini Açma Envanteri’nde 6 açılma konusu ve her bir konuyla ilgili 8 madde bulunmaktadır. Envanterdeki 1. ve 8. maddeler arası “düşünce ve görüşler” konusuyla, 9. ve 16. maddeler arası “okul” konusuyla, 17. ve 24. maddeler arası “aile” konusuyla, 25. ve 32. maddeler arası “cinsellik” konusuyla, 33. ve 40. maddeler arası “kişilik” konusuyla, 41. ve 48. maddeler arası ise “zevk ve ilgiler” konusuyla ilgilidir. Her bir açılınan konuda açılma puanı 0–96 arasında değişmektedir. Bir kişinin açılınan konulardaki açılma puanı, her bir konuya ait satırların toplanmasıyla elde edilmektedir.

3. Toplam Puan: Toplam puan 6 açılınan bireye, açılma puanlarının toplanmasıyla ya da 6 açılınan konudaki açılma puanlarının toplanmasıyla elde edilen puandır. Kendini Açma Envanteri’nden alınabilecek toplam puan 0–576 arasında değişmektedir.

Kendini Açma Envanteri’nin güvenirlik çalışması Selçuk (1988) tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada test-tekrar test yöntemi kullanılmıştır. Envanter, Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik ve Almanca Bölümlerinin çeşitli sınıflarına 21–24 gün aralıklarla iki kez uygulanmıştır. İki uygulama arasındaki korelasyon katsayıları .79 ve .91 olmak üzere ortalama güvenirlik katsayısı .84 olarak bulunmuştur.

Kendini Açma Envanteri’nin benzer ölçekler geçerliliği araştırılmıştır. Bunun için Baymur’un 1971’de Türkçeye uyarladığı “Jourard Self Disclosure Questionare” ölçüt olarak kullanılmıştır. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Almanca Bölümü 2. Sınıf öğrencilerine her iki ölçek de uygulanmıştır. İki araçtan elde edilen puanlar arasında benzer ölçekler katsayısı .68 olarak bulunmuştur.



Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği

Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Zimet ve arkadaşları (1988) tarafından geliştirilmiştir. Ölçek aile, arkadaş ve özel bir kişiden alınan sosyal desteğin yeterliliğini değerlendiren 12 maddeden oluşmaktadır. Her madde için 7 aralıklı likert derecelemesinden birisinin seçilmesi istenir. Her üç alt boyutta bulunan madde sayıları eşit olduğu için alt boyutların kesme puan aralıkları ortaktır. Alt boyutlardaki her bir maddeden alınabilecek en yüksek, en düşük ve normal değerlere göre belirlenen kesme aralıkları şöyledir; 4–11 düşük, 12–20 normal, 21–28 yüksektir. Toplam sosyal destek için kesme noktaları ise şöyledir; 12–35 düşük, 36–60 normal, 61–84 yüksek. Elde edilen puanın yüksek olması, algılanan sosyal desteğin yüksek olduğu anlamına gelir.

Ölçeğin, geçerlik-güvenirlik çalışması, Eker ve Arkar (1995) tarafından gerçekleştirilmiştir. İki farklı uygulama sonucunda ölçeğin Cronbach Alfa güvenirlik kat sayısı .80 ve .95 olarak tespit edilmiştir. Ölçeğin geçerlik çalışmalarında kullanılan dış ölçeklerle korelasyonu da yüksek bulunmuştur. (.73)

Verilerin Çözümlenmesi

Veriler, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Scheffe testi teknikleri ile çözümlenmiştir.

BÖLÜM IV
BULGULAR

Bu bölümde, araştırmaya katılan öğrencilerin psikolojik yardım alma puanlarına uygulanan t-testi, tek yönlü varyans analizi ve aşamalı çoklu regresyon analizi sonuçları verilmiştir. Lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanlarının cinsiyete, daha önce psikolojik yardım alıp almamaya, ailenin aylık gelir düzeyine, annenin eğitim düzeyine, babanın eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde fark gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca kaygı düzeyi, algılanan sosyal destek düzeyi, kendini açma “aynı cins arkadaşa kendini açma, karşı cins arkadaşa kendini açma, öğretmene kendini açma ve yardım veren kişiye kendini açma’’ alt boyutları açısından yordanması incelenmiştir.

Bu bölümde, yapılan istatistiksel analizler sonucunda araştırmanın problemine dayalı olarak geliştirilen alt problemlere ilişkin elde edilen bulgular, daha önce verilen alt problemlerin sırasına göre sunulmuştur.

1. Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının Cinsiyete Göre İncelenmesine İlişkin Bulgular

Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının cinsiyete göre anlamlı düzeyde fark gösterip göstermediğini incelemek amacıyla t-testi yapılmıştır. Lise öğrencilerinin cinsiyete göre sayısal dağılımı, psikolojik yardım alma tutumlarına ilişkin puanlarının ortalamaları, standart sapmaları ve t değeri Tablo 1’de verilmiştir.

Tablo 1
Lise Öğrencilerinin Cinsiyete Göre Sayısal Dağılımı, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının Ortalamaları, Standart Sapmaları ve t değeri

Cinsiyet n
ss t SD p
Kız 616 37.02 10.03 -10.19 799.55 .000*
Erkek 407 44.03 11.24
Toplam 1023 40.52 10.63
* Anlamlılık düzeyi p<.05 kabul edilmiştir.

Yapılan t-testi sonucunda genel liselerde öğrenim gören kız ( = 37.02, ss= 10.03) ve erkek ( =44.03, ss= 11.24) öğrencilerin psikolojik yardım alma tutum puanlarının ortalamaları arasında [ t (1,799) = -10.19, p<.01] anlamlı düzeyde fark olduğu bulunmuştur.

Erkek öğrencilerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamasının, kız öğrencilerin psikolojik yardım alma tutum puanlarının ortalamasından anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur.

2. Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının Daha Önce Psikolojik Yardım Alıp Almamaya Göre İncelenmesine İlişkin Bulgular

Lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanlarının daha önce psikolojik yardım alıp almamaya göre anlamlı düzeyde fark gösterip göstermediğini incelemek amacıyla
t-testi yapılmıştır. Lise öğrencilerinin daha önce psikolojik yardım alıp almamalarına göre sayısal dağılımı, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamaları, standart sapmaları ve t-değeri Tablo 2’de verilmiştir.

Tablo 2
Lise Öğrencilerinin Daha Önce Psikolojik Yardım Alıp Almamaya Göre Sayısal Dağılımı, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının Ortalamaları, Standart Sapmaları ve t-Değeri

Psikolojik
Yardım n
ss t SD p
Yardım Alan 140 36.18 11.35 -4.09 182.09 .000*
Yardım Almayan 884 40.39 10.91
Toplam 1024 38.28 11.13
* Anlamlılık düzeyi p<.05 kabul edilmiştir.

Yapılan t-testi sonucunda daha önce psikolojik yardım alan ( = 36.18, ss= 11.35) ve daha önce psikolojik yardım almayan ( = 40.39, ss= 10.91) lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamaları arasında [ t (1,182) = -4.09, p<.01] anlamlı düzeyde fark olduğu bulunmuştur.

Daha önce psikolojik yardım almayan lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamasının, daha önce psikolojik yardım alan lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamasından anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur.

3. Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının Ailenin Aylık Gelir Düzeyine Göre İncelenmesine İlişkin Bulgular

Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ailenin aylık gelir düzeyine göre anlamlı düzeyde fark gösterip göstermediğini incelemek amacıyla tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Ailenin aylık gelir düzeyine göre lise öğrencilerinin sayısal dağılımı, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamaları ve standart sapmaları Tablo 3’te verilmiştir.


Tablo 3
Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının Ailenin Aylık Gelir Düzeyine Göre Sayısal Dağılımı, Ortalamaları ve Standart Sapmaları

Ailenin Aylık Gelir Düzeyi n
ss
Yüksek 67 38.88 11.09
Orta 840 39.74 10.98
Düşük 117 40.86 11.64
Toplam 1024 39.81 11.06


Lise öğrencilerinin ailenin gelir düzeyine göre psikolojik yardım alma tutum puanlarına ilişkin varyans analizi sonucu Tablo-4’te verilmiştir.

Tablo 4
Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum Puanlarının Ailenin Aylık Gelir Düzeyine Göre İncelenmesine İlişkin Tek Yönlü Varyans Analizi

Varyans Kaynağı KT SD KO F p
Gruplar arası 191 2 95.50 .77 .45*
Gruplar içi 125103.85 1021 122.53
Toplam 125294.85 1023
*Anlamlılık düzeyi p<.05 kabul edilmiştir.

Uygulanan tek yönlü varyans analizi sonuçlarına göre lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamaları arasında ailenin aylık gelir düzeyine göre anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır [F (2,1021) = .77, p>.05 ].

4. Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum Puanlarının Annenin Eğitim Düzeyine Göre İncelenmesine İlişkin Bulgular

Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının annenin eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde fark gösterip göstermediğini incelemek amacıyla tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Annenin eğitim düzeyine göre lise öğrencilerinin sayısal dağılımı, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamaları ve standart sapmaları Tablo 5’te verilmiştir.

Tablo 5
Lise Öğrencilerinin Annenin Eğitim Düzeyine Göre Sayısal Dağılımı, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının Ortalamaları ve Standart Sapmaları

Annenin Eğitim Düzeyi n
ss
Okuryazar değil 71 39.94 10.89
Okuryazar 23 41.34 11.33
İlkokul 507 39.61 11.14
Ortaokul 191 40.04 10.35
Lise 181 39.93 11.60
Üniversite 49 39.81 11.67
Toplam 1022 39.82 11.07


Lise öğrencilerinin annenin eğitimi düzeyine göre psikolojik yardım alma tutum puanlarına ilişkin varyans analizi sonucu Tablo-6’da verilmiştir.

Tablo 6
Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum Puanlarının Annenin Eğitim Düzeyine Göre İncelenmesine İlişkin Tek Yönlü Varyans Analizi

Varyans Kaynağı KT SD KO F p
Gruplar arası 87.132 5 17.42 .14 .98*
Gruplar içi 125157.87 1016 123.18
Toplam 125245 1021
*Anlamlılık düzeyi p<.05 kabul edilmiştir.

Uygulanan tek yönlü varyans analizi sonuçlarına göre lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamaları arasında annenin eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır [F (5,1016) =.14, p>.05].

5. Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum Puanlarının Babanın Eğitim Düzeyine Göre İncelenmesine İlişkin Bulgular

Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının babanın eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde fark gösterip göstermediğini incelemek amacıyla tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Babanın eğitim düzeyine göre lise öğrencilerinin sayısal dağılımı, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamaları ve standart sapmaları Tablo 7’de verilmiştir.

Tablo 7
Lise Öğrencilerinin Babanın Eğitim Düzeyine Göre Sayısal Dağılımı, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının Ortalamaları ve Standart Sapmaları

Babanın Eğitim Düzeyi n
ss
Okuryazar değil 17 39.47 11.43
Okuryazar 21 37.95 10.73
İlkokul 386 40.02 10.90
Ortaokul 214 39.23 11.12
Lise 265 40.40 11.41
Üniversite 115 39.20 10.88
Toplam 1018 39.80 11.07

Lise öğrencilerin babanın eğitim düzeyine göre psikolojik yardım alma tutum puanlarına ilişkin varyans analizi sonucu Tablo-8’de verilmiştir.

Tablo 8
Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum Puanlarının Babanın Eğitim Düzeyine Göre İncelenmesine İlişkin Tek Yönlü Varyans Analizi

Varyans Kaynağı KT SD KO F p
Gruplar arası 297.69 5 59.53 .48 .78*
Gruplar içi 124425.34 1012 122.95
Toplam 124723.03 1017
*Anlamlılık düzeyi p<.05 kabul edilmiştir.

Yapılan tek yönlü varyans analizi sonuçlarına göre lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanlarının ortalamaları arasında babanın eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır [F (5,1012) =.48, p>.05].

6. Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarının
Yordanmasına İlişkin Bulgular

Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının yordanması için aşamalı çoklu regresyon analizi yapılmıştır.

Lise öğrencilerinin sayısal dağılımı, “Psikolojik Yardım Alma Tutumu”, “Durumluk Kaygı”, “Sürekli Kaygı”, “Algılanan Sosyal Destek” ölçeklerinden ve “Kendini Açma Envanteri”nin “anneye kendini açma, babaya kendini açma, aynı cins arkadaşa kendini açma, karşı cins arkadaşa kendini açma, öğretmene kendini açma ve yardım veren kişiye kendini açma” alt boyutlarından aldıkları puanların ortalamaları ve standart sapmaları Tablo 9’da verilmiştir.

Tablo 9
Lise Öğrencilerinin Sayısal Dağılımı, Psikolojik Yardım Alma Tutumu, Durumluk Kaygı, Sürekli Kaygı, Algılanan Sosyal Destek Ölçekleri ve Kendini Açma Envanteri’nden Aldıkları Puanların Ortalamaları ve Standart Sapmaları

n
ss
Psikolojik Yardım Alma Tutumu 1010 39.79 11.06
Durumluk Kaygı 1010 40.80 11.17
Sürekli Kaygı 1010 45.04 9.09
Anneye Kendini Açma 1010 71.75 35.51
Babaya Kendini Açma 1010 66.71 48.81
Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma 1010 75.77 21.77
Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma 1010 63.83 32.78
Öğretmene Kendini Açma 1010 54.86 33.13
Yardım Veren Kişiye Kendini Açma 1010 66.95 36.01
Algılanan Sosyal Destek 1010 61.60 15.53
Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının yordanmasına ilişkin aşamalı çoklu regresyon analizi sonuçları Tablo 10 ve Tablo 11’de verilmiştir.


Tablo 10
Lise Öğrencilerinin Durumluk Kaygı, Algılanan Sosyal Destek ve Kendini Açma’nın “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma, Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma, Öğretmene Kendini Açma ve Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” Alt Boyutları Puanlarının Psikolojik Yardım Alma Tutum Puanlarını Yordamasına İlişkin R ve R² Değişimi

R R²
R² Değişim
F Değişimi
sd1
sd2
F Değişim p
Yardım Veren Kişiye Kendini Açma .25 .06 .06 72.36 1 1008 .00
Öğretmene Kendini Açma .30 .09 .02 31.22 1 1007 .00
Algılanan Sosyal Destek .35 .12 .02 33.29 1 1006 .00
Durumluk Kaygı .36 .13 .01 11.86 1 1005 .00
Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma .37 .14 .00 6.7 1 1004 .01
Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma .38 .14 .00 10.66 1 1003 .00

Tablo 11
Lise Öğrencilerinin Durumluk Kaygı, Algılanan Sosyal Destek ve Kendini Açma’nın “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma, Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma, Öğretmene Kendini Açma ve Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” Alt Boyutları Puanlarının Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Puanlarını Yordamasına İlişkin B, Beta Korelasyonu ve Anlamlılık Düzeyi
Değişken B Std Hata
β
T
P
Sabit 45.11 .71 63.52 .00
Yardım Veren Kişiye Kendini Açma -.07 .00
-.25
-8.50
.00
Sabit 44.76 .70
63.71
.00
Yardım Veren Kişiye Kendini Açma -.15 .01
-.51
-9.42
.00
Öğretmene Kendini Açma .10 .01
.30
5.58
.00
Sabit 51.87 1.41
36.69
.00
Yardım Veren Kişiye Kendini Açma -.16 .01
-.52
-9.76
.00
Öğretmene Kendini Açma .11 .01
.34
6.32
.00
Algılanan Sosyal Destek -.12 .02
-.17
-5.77
.00
Sabit 46.12 2.18
21.13
.00
Yardım Veren Kişiye Kendini Açma -.16 .01
-.53
-9.97
.00
Öğretmene Kendini Açma .12 .01
.35
6.65
.00
Algılanan Sosyal Destek -.10 .02
-.14
-4.60
.00
Durumluk Kaygı .10 .03
.10
3.44
.00
Sabit 48.19 2.31
20.78
.00
Yardım Veren Kişiye Kendini Açma -.15 .01
-.49
-8.96
.00
Öğretmene Kendini Açma .13 .01
.39
1.11
.00
Algılanan Sosyal Destek -.09 .02
-.13
-4.23
.00
Durumluk Kaygı .10 .03
.10
.51
.00
Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma -.05 .02
-.10
-.59
.01
Sabit 48.91 2.31
21.10
.00
Yardım Veren Kişiye Kendini Açma -.16 .01
-.52
-9.44
.00
Öğretmene Kendini Açma .10 .02
.30
4.79
.00
Algılanan Sosyal Destek -.09 .02
-.13
-4.37
.00
Durumluk Kaygı .10 .03
.10
3.34
.00
Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma -.08 .02
-.15
-3.61
.00
Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma .06 .02
.19
3.26
.00

Tablo 10 ve Tablo 11’de görüldüğü gibi, lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanlarının yordanmasına ilişkin aşamalı çoklu regresyon analizi altı aşamada tamamlanmıştır. “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma, Öğretmene Kendini Açma, Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma, Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutları ile Algılanan Sosyal Destek ve Durumluk Kaygı düzeyleri psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının anlamlı yordayıcıları olarak bulunmuştur.

Birinci aşamada, lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının en iyi yordayıcısı ya da lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarındaki varyansın en fazla açıklayıcısı olarak Kendini Açmanın “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” alt boyutu analize girmiş ve toplam varyansın % 6.7’sini açıklamıştır. “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları arasındaki korelasyon negatif yönde ve anlamlı bulunmuştur [R= .25, R²= .06, F(5,1008) = 72.36, p<.05].

Aşamalı çoklu regresyon analizinin ikinci aşamasında, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” alt boyutuna ek olarak “Öğretmene Kendini Açma” alt boyutu girmiştir. “Öğretmene Kendini Açma” alt boyutu varyansın açıklanmasına % 2.8’lik bir katkı sağlayarak lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarındaki açıklanan varyansı % 9.5’e yükseltmiştir. “Öğretmene Kendini Açma” ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları arasındaki korelasyon pozitif yönde ve anlamlı bulunmuştur [R= .30, R²= .09, F(5,1007) = 31.22, p<.05].

Aşamalı çoklu regresyon analizinin üçüncü aşamasında, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” ve “Öğretmene Kendini Açma” alt boyutlarına ek olarak “Sosyal Destek” değişkeni girmiştir. “Sosyal Destek” değişkeni tek başına varyansın % 2,9’unu açıklamış ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma ya ilişkin tutum puanlarındaki açıklanan varyansı % 12.4’e yükseltmiştir. “Sosyal Destek” değişkeni ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları arasındaki korelasyon negatif yönde ve anlamlı bulunmuştur [R= .35, R²= .12, F(5,1006) = 33.29, p<.05].

Aşamalı çoklu regresyon analizinin dördüncü aşamasında, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” , “Öğretmene Kendini Açma” alt boyutlarına ve “Sosyal Destek” değişkenine ek olarak “Durumluk Kaygı” değişkeni girerek % 1’lik bir katkı sağlamıştır. Durumluk kaygı değişkeninin regresyon eşitliğine girmesiyle lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarındaki açıklanan varyans %13.4’e yükselmiştir. “Durumluk Kaygı” düzeyi ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları arasındaki korelasyon pozitif yönde ve anlamlı bulunmuştur [R= .36, R²= .13, F(5,1005) = 11.86, p<.05].
Aşamalı çoklu regresyon analizinin beşinci aşamasında, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” , “Öğretmene Kendini Açma” alt boyutlarına, “Sosyal Destek” ve “Durumluk Kaygı” değişkenlerine ek olarak “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutu girerek varyansın açıklanmasına % 0.6’lık bir katkı sağlamış ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarındaki açıklanan varyansı % 14’e yükseltmiştir. “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutu ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları arasındaki korelasyon negatif yönde ve anlamlı bulunmuştur [R= .37, R²= .14, F(5,1004) = 6.71, p<.05].

Aşamalı çoklu regresyon analizinin altıncı aşamasında, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” , “Öğretmene Kendini Açma”, “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutlarına, “Sosyal Destek” ve “Durumluk Kaygı” değişkenlerine ek olarak “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutu girerek % 0.9’luk bir katkı sağlamıştır. “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutunun regresyon eşitliğine girmesiyle lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarındaki açıklanan varyans % 14.9’a yükseltmiştir. “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutu ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanları arasındaki korelasyon pozitif yönde ve anlamlı bulunmuştur [R= .38, R²= .14, F(5,1003) = 10.66, p<.05].

Aşamalı çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları ile önemli yordayıcıları olarak belirlenen “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” , “Öğretmene Kendini Açma”, “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma”, “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutları, “Sosyal Destek” ve “Durumluk Kaygı” düzeyi puanları arasındaki ilişkiyi açıklayan regresyon eşitliği aşağıda verilmiştir.

PSİKOLOJİK YARDIM ALMAYA İLİŞKİN TUTUM = 48.916 - 0.16 YARDIM VEREN KİŞİYE KENDİNİ AÇMA + 0.1 ÖĞRETMENE KENDİNİ AÇMA- 0.09 SOSYAL DESTEK + 0.1 DURUMLUK KAYGI – 0.08 AYNI CİNS ARKADAŞA KENDİNİ AÇMA + 0.06 KARŞI CİNS ARKADAŞA KENDİNİ AÇMA

Regresyon eşitliği incelendiğinde, “Öğretmene Kendini Açma”, “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma”, “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma”, “Sosyal Destek” ve “Durumluk Kaygı” değişkenleri sabit tutulduğunda, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” puanları şu şekilde yorumlanabilecektir: “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma” puanlarındaki 1 puanlık artış lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarında 0.16 puanlık düşüşe yol açmaktadır.

Benzer bir yorum, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma”, “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma”, “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma”, “Sosyal Destek” ve “Durumluk Kaygı” değişkenleri sabit tutulduğunda, “Öğretmene Kendini Açma” puanları şu şekilde yorumlanabilecektir: “Öğretmene Kendini Açma” puanlarındaki 1 puanlık artış lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarında 0.1 puanlık artışa yol açmaktadır.

Regresyon eşitliğine bakıldığında, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma”, “Öğretmene Kendini Açma”, “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma”, “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” ve “Durumluk Kaygı” değişkenleri sabit tutulduğunda, “Sosyal Destek” değişkeni puanlarındaki 1 puanlık artışın lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarında 0.09 puanlık düşüşe yol açtığı görülmektedir.

“Yardım Veren Kişiye Kendini Açma”, “Öğretmene Kendini Açma”, “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma”, “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” ve “Sosyal Destek” değişkenleri sabit tutulduğunda, “Durumluk Kaygı” düzeyi puanlarındaki 1 puanlık artışın lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarında 0.1 puanlık artış sağladığı söylenebilir.

Benzer şekilde, “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma”, “Öğretmene Kendini Açma”, “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma”, “Sosyal Destek” ve “Durumluk Kaygı” değişkenleri sabit tutulduğunda, “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma” puanlarındaki 1 puanlık artışın lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarında 0.08 puanlık düşüşe neden olduğu görülmektedir.

“Yardım Veren Kişiye Kendini Açma”, “Öğretmene Kendini Açma”, “Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma” ,“Sosyal Destek” ve “Durumluk Kaygı” değişkenleri sabit tutulduğunda, “Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” puanlarındaki 1 puanlık artış lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarında 0.06 puanlık artışa yol açmaktadır.

BÖLÜM V

TARTIŞMA VE YORUM

Bu bölümde, lise öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum puanlarının cinsiyet, daha önce psikolojik yardım alıp almama, ailenin aylık gelir düzeyi, anne ve babanın eğitim düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığına ve durumluk kaygı düzeyi, sürekli kaygı düzeyi, algılanan sosyal destek düzeyi ve kendini açma düzeyi değişkenleri açısından yordanmasına ilişkin bulgular tartışılmış ve yorumlanmıştır.

1.0 Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum Puanlarının Cinsiyete, Daha Önce Psikolojik Yardım Alıp Almamaya, Ailenin Aylık Gelir Düzeyine, Annenin Eğitim Düzeyine ve Babanın Eğitim Düzeyine Göre İncelenmesine İlişkin Bulguların Tartışılması ve Yorumu

Araştırmada lise öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum puanlarının cinsiyet, daha önce psikolojik yardım alıp almama, ailenin aylık gelir düzeyi, anne ve babanın eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde fark gösterip göstermediği alt problemler olarak ifade edilmiştir.

Elde edilen bulgulara göre, lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanları cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Erkek öğrencilerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamasının, kız öğrencilerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamasından anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür.

Price ve Mc Neill (1992) Hindistanlı Amerikan üniversite öğrencileri ile yapmış oldukları araştırma sonucunda kadın katılımcıların kişisel ihtiyaç algılarının daha yüksek ve psikolojik danışmaya karşı olumlu tutuma sahip oldukları bulunmuştur.

Rickwood ve Braithwaite (1994) 715 Avusturyalı ergenle yapmış oldukları araştırmada kadın olmanın profesyonel yardım arama davranışının önemli bir yordayıcısı olduğunu bulmuşlardır. Kadınlar ve erkekler arasındaki bu fark psikoterapi merkezlerine başvurma oranlarında da çok açıktır. Örneğin, evreni üniversite öğrencileri olan çalışmada erkek öğrencilerin kız öğrencilerin yarısı kadar danışma hizmetlerine başvurdukları görülmektedir. (Good ve Wood, 1995).

Piroshaw, Tata ve Leong (1994) Orta Batı Üniversitesi’nde öğrenim gören Amerikan vatandaşı Çinli öğrenciler ile yaptıkları araştırmada, kadınların yardım arama davranışında erkeklere göre daha olumlu oldukları bulunmuştur. Ayrıca, Amerikan vatandaşı Çinli bayan öğrencilerin toplumsallaşma sürecini hızlı yaşamalarından dolayı daha olumlu yardım arama davranışını gösterdikleri ve sosyal ilişki uyumlarının da daha olumlu olduğu görülmüştür.

Gates, Pitney, LaFromboise ve Rowe (1996)’un araştırma sonuçlarına göre kız ve erkek öğrencilerin yardım arama davranışları arasında önemli farklılık bulunmamıştır.

Leong ve Zacher (1999) üniversite öğrencilerinin cinsiyet ve akıl hastalıkları hakkındaki düşüncelerinin profesyonel psikolojik yardım arama tutumu için yordayıcı olup olmadığını araştırmışlar ve kız öğrencilerin yardım ihtiyaçlarının daha fazla farkında olmaları, danışmana daha çok güvenmeleri, daha fazla kişiler arası açıklıklarının olması nedeni ile yardım arama tutumlarının daha olumlu olduğunu bulmuşlardır.

Thao (2004)’nun 72 yetişkin kadın ve 61 yetişkin erkek ile yapmış olduğu araştırma, kadınların erkeklere oranla profesyonel psikolojik yardım arama tutumlarının daha olumlu olduğunu göstermektedir.

Masuda, Suzumura, Beauchamp, Howells ve Clay’ın (2005)’ın yaptığı araştırma sonuçlarına göre, psikolojik yardım arama konusunda cinsiyet önemli bir değişken olmuştur. Araştırmaya katılan kız öğrencilerin psikolojik yardım arama eğiliminin, erkek öğrencilere göre daha fazla olduğu bulunmuştur.

Wyatt (2006) 1316 katılımcı ile yapmış olduğu araştırmasında cinsiyetin evlilik danışmanlığından faydalanma üzerine etkisini incelemiş ve erkekler ile kadınlar arasında yardım arama davranışı açısından anlamlı bir fark bulunmaz iken, yardım arama tutumları arasında anlamlı bir fark bulmuştur. Erkeklerin kadınlara oranla evlilik danışmanından yardım arama davranışları değişmezken, erkeklerin yardım arama tutumlarının kadınlara göre daha düşük olduğu görülmektedir.

Arslantaş (2000)’ın, yetişkinlerin profesyonel psikolojik yardım arama tutumları ve bunu etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yaptığı araştırmadan elde edilen bulgulara göre, cinsiyete göre yardım arama tutumunun değişmediği bulunmuştur.

Konuyla ilgili olarak Türküm’ün (2000) çalışmasında bulgular, kız öğrencilerin yardım aramaya yönelik tutumlarının erkek öğrencilere nazaran daha olumlu olduğunu göstermiştir.

Albayrak ve Yücel (2001), 1994–2001 yılları arasında psikolojik yardım için başvuran 1236 üniversite öğrencisinin demografik özelliklerini ve sorun türlerini irdeleyen profillerini elde etmek amacıyla Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezine (BÜREM) başvuran 236 öğrenci üzerinde yaptığı araştırma sonucunda, demografik değişkenlerden cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılaşma olduğu bulunmuştur. Kızların erkeklere göre daha fazla yardım için başvuruda bulundukları görülmüştür.

Akaydın (2002) 400 öğrenci ile çalışmış, üniversite öğrencilerinin problem alanları, problemlilik düzeyleri, problem çözme becerileri ve yardım arama davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Sonuç olarak, profesyonel yardım arama davranışı konusunda cinsiyet farklılığı bulunmadığı, ortalamaları karsılaştırıldığında erkeklerin yardım arama ortalamalarının kızlarınkinden yüksek olduğu ifade edilmektedir.

Türküm (2005) yaptığı diğer bir çalışmada, Türk üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma davranışlarının cinsiyet açısından farklılıklarını incelemeyi amaçlamıştır. Sonuçlar, erkek ve kız öğrencilerin yardım alma davranışına yönelik tutumlarında farklılık olduğunu ortaya koymuştur. Yani kız öğrencilerin yardım almaya yönelik tutumlarının erkek öğrencilere göre önemli düzeyde olumlu olduğu bulunmuştur. Erkek öğrencilerin yardım almaya yönelik olumsuz tutumları, genel olarak erkeklerin psikolojik yardım hizmetlerinden yararlanmayan hedef kitle olduğu şeklinde açıklanmıştır.

Zhang ve Dixon (2003), Asyalı öğrencilerin psikolojik yardım aramaya yönelik tutumları ve kültürleşme arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla, 400 Asyalı uluslararası öğrenciyi, araştırma kapsamına almıştır. Bu çalışmada, cinsiyete göre yardım arama davranışında farklılaşma bulunmamıştır.

Kalkan ve Odacı (2003), cinsiyet ve cinsiyet rolünün psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarla ilişkisini incelemişlerdir. Sonuçlara bakıldığında, kadınların psikolojik yardım almaya ilişkin daha olumlu tutumlara sahip oldukları görülmektedir.

Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, konu ile ilgili literatürde yer alan bazı araştırma sonuçlarına uygundur. Daha önce yapılmış olan araştırma sonuçlarından bazıları psikolojik yardım alma tutumlarının cinsiyete göre farklılaşmadığını gösterse de literatürdeki çoğu araştırma psikolojik yardım alma tutumlarının cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Çoğu araştırma sonucuna göre bu fark, kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla psikolojik yardım alma bakımından daha olumlu tutumlar sergiledikleri yönünde görülmektedir. Ancak bazı araştırmalar, erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre psikolojik yardım almaya daha çok başvurduklarını göstermektedir. Bu anlamda bu araştırma sonuçları, daha önce yapılmış olan bazı araştırma sonuçlarına uygunluk göstermektedir.

Bu araştırmadan elde edilen bulgulara göre daha önce psikolojik yardım alan ve daha önce psikolojik yardım almayan lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Daha önce psikolojik yardım almayan lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma konusunda, daha önce psikolojik yardım alan lise öğrencilerine göre daha olumlu tutumlar sergiledikleri görülmektedir.

Zhang ve Dixon (2003)’ın, yaptığı araştırma sonuçlarına göre, ruh sağlığı ile ilgili geçmiş deneyimler ile psikolojik yardım arama tutumu arasında önemli farklılık bulunmamıştır. Bu durum, geçmişte psikolojik yardım alma deneyimi olan öğrencilerin sayısının az olmasından kaynaklandığı şeklinde yorumlanmıştır.

Masuda, Suzumura, Beauchamp, Howells ve Clay’ın (2005) geçmiş deneyimin profesyonel psikolojik yardım arama tutumu ile olan ilişkisini belirlemek amacıyla yaptığı çalışmaya 300 Japon ve 300 Amerikan yüksekokul öğrencisi katılmıştır. Psikolojik yardım arama konusunda geçmiş deneyimi bulunan öğrencilerin, daha önce hiç psikolojik danışmaya başvurmamış olan öğrencilere göre psikolojik yardım almaya daha yatkın oldukları, bulunmuştur. Ayrıca geçmiş deneyimi olan Japon öğrencilerin, psikolojik yardım aramaya daha çok ihtiyaç duydukları ve daha önce hiç deneyimi olmayanlara göre ruh sağlığı uzmanlarına güvendikleri bulunmuştur.

Türküm (2005) yaptığı bir çalışmada, Türk üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım arama davranışlarının yardım arama deneyimleri açısından farklılıklarını incelemeyi amaçlamıştır. Sonuçlar, psikolojik hizmetleri kullanma deneyimi olan öğrencilerin tutumlarının, deneyimi olmayan öğrencilere göre önemli düzeyde olumlu olduğunu göstermektedir.

Çankaya (2007), hemşirelik öğrencilerinin psikolojik yardım arama tutumları ve bunları etkileyen etmenleri incelemek amacıyla tanımlayıcı bir çalışma yapmıştır. Çalışmada, öğrencilerin %39’unun psikolojik sorunları için psikiyatr/psikolog/doktordan yardım aldıkları bulunmuştur. Öğrencilerin önceden psikolojik yardım almış olma durumlarının yardım arama ölçeğinin kişilerarası açıklık puan ortalamalarını etkilediği belirlenmiştir. Önceden yardım almış olan öğrencilerin kişilerarası açıklık puanı yüksek olup; bu öğrencilerin kişilerarası açıklığı daha azdır. Başka bir ifadeyle önceden yardım almış olan öğrencilerin kendini açma, özel bilgileri başkalarıyla paylaşma özellikleri daha azdır. Önceden yardım almış olan öğrencilerin kişilerarası açıklığının daha az olması, öğrencilerin sorunlarının nedeninin kendini ifade etmede yetersizlik olabileceğini de düşündürmektedir. Öğrencilerin önceden psikolojik yardım alma durumlarının yardım arama ölçeğinin zorlanma, danışmaya olan inanç, ihtiyaç hissetme ve sosyal kabul alt boyutu puan ortalamalarını etkilemediği belirlenmiştir. Sosyal kabul alt boyut puan ortalamaları arasında fark olmaması önceden yardım almış olan öğrencilerin psikolojik yardım alma konusunda olumsuz tutumlarının olabileceğini düşündürmektedir.

Blumenthal ve Endicott (1997)’un yetişkinlerle yaptıkları bir başka çalışmada ise önceden sorun deneyimlemiş ve bunun sonucunda yardım almış olan kişilerin tekrar yardım almaya daha eğilimli oldukları belirlenmiştir.

Bu araştırmanın sonucuna göre, daha önce psikolojik yardım almamış olan lise öğrencilerinin daha önce psikolojik yardım alan lise öğrencilerine oranla psikolojik yardım almaya daha çok başvurdukları belirlenmiştir. Bireyin önceden yardım almış olmasının, tekrar bir sorun ile karşılaşması durumunda psikolojik yardıma başvurmasını kolaylaştıracağı düşünülebilir. Fakat önceden yardım almış olan öğrencilerin bu özelliklerinin daha az olduğu görülmektedir. Bunun nedeninin; öğrencilerin önceden aldıkları yardımın niteliği ya da yardım aldıktan sonra karşılaştıkları olumsuz tepkilerle ilgili olabileceği düşünülmektedir. Yaşanmış olan bu olumsuzlukların öğrencilerin tekrar yardım alma gereksinimleri olduğunda yardım almalarına engel oluşturduğu düşünülmektedir.

Sonuçlar, lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları ortalamaları arasında ailenin aylık gelir düzeyine göre anlamlı düzeyde fark bulunmadığını göstermektedir.

Özbay (1996)’ın üniversite öğrencilerinin problem alanları ile yardım arama tutumları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladığı araştırmasında yapılan analizler sonucunda araştırmanın örneklemini oluşturan 350 öğrencinin sosyo-ekonomik düzey ortalamalarının yardım alma puanları üzerinde anlamlı düzeyde fark göstermediği açıklanmıştır.


Arslantaş (2000), yetişkinlerde profesyonel psikolojik yardım arama ve bunu etkiyen faktörleri araştırmıştır. Sonuç olarak; ekonomik durum yükseldikçe profesyonel psikolojik yardım aramada zorlanmanın azaldığını ve danışmaya olan inancın anlamlı bir şekilde arttığını ortaya koymuştur.

Akaydın (2002), 400 öğrenci ile yaptığı çalışmasında, üniversite öğrencilerinin problem alanları, problemlilik düzeyleri, problem çözme becerileri ve yardım arama davranışları arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sosyo-ekonomik düzeyin yardım arama davranışını yordamada anlamlı olmadığı ifade edilmektedir.

Wyatt (2006) 1316 katılımcı ile yapmış olduğu araştırmasında gelir düzeyinin evlilik danışmanlığından faydalanma üzerine etkisini incelemiştir. Analizler, gelir düzeyinin evlilik danışmanlığından yararlanma bakımından bir fark yaratmadığını göstermektedir.

Annaberdiyev (2006)’in Türk Cumhuriyetleri üniversite örgencilerinin psikolojik ihtiyaçları, psikolojik yardım arama tutumları ve psikolojik uyum düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yaptığı araştırmada, Türk Cumhuriyetleri ve Türk üniversite öğrencilerinin ailelerinin gelir düzeyine göre psikolojik yardım arama tutumlarının anlamlı düzeyde değişmediği bulunmuştur.

Lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının ailenin aylık gelir düzeyine göre farklılık gösterip göstermediğinin de incelendiği bu araştırmadan elde edilen bulgulara göre, lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının ailenin aylık gelir düzeyine göre anlamlı düzeyde fark göstermediği bulunmuştur. Ülkemizde ruh sağlığı hizmetlerinin masraflı olması gelir düzeyi yüksek olan ailelerin psikolojik yardım almaya daha çok başvuracaklarını düşündürmektedir ancak araştırma sonucunda ailenin aylık gelir düzeyinin psikolojik yardım alma bakımından bir fark yaratmadığı görülmektedir.

Araştırma sonucuna göre, lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanlarının ortalamaları arasında annenin eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır.

Ghaffarian (1989) da yaptığı bir araştırmada bireylerin eğitim düzeyleri gibi annelerinin de eğitim düzeylerinin profesyonel yardım arama davranışı üzerinde etkili olduğunu bulmuştur.

Özbay (1996)’ın üniversite öğrencilerinin problem alanları ile yardım arama tutumları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladığı araştırma sonuçlarına göre, annenin eğitim düzeyinin psikolojik yardım alma üzerinde fark yaratmadığı bulunmuştur.

Akaydın (2002), üniversite öğrencilerinin problem alanları, problemlilik düzeyleri, problem çözme becerileri ve yardım arama davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bulgular, yardım arama davranışının annenin eğitim düzeyi ile farklılaştığını ve annenin eğitim düzeyi yükseldikçe profesyonel yardım arama davranışının da arttığını göstermektedir.

Çankaya (2007), hemşirelik öğrencilerinin psikolojik yardım arama tutumları ve bunları etkileyen etmenleri incelemek amacıyla tanımlayıcı bir çalışma yapmıştır. Analizler, öğrencilerin annelerinin %81.9’unun okuryazar değil-ilköğretim mezunu kategorisinde yer aldığını göstermektedir. Annesi lise ve üstü bir okul mezunu olan öğrencilerin yardım arama tutumlarının annesi okuryazar olmayan-ilköğretim mezunu olan öğrencilerin yardım arama tutumlarından daha iyi olduğu söylenmektedir.

Şahin-Ayaydın ve Özbay (1999)’ın üniversite öğrencileri ile yaptıkları çalışmada da annenin eğitim durumu arttıkça yardım arama davranışının arttığını bulunmuştur.

Wu, Christina, Cohen, Liu (2001)’nun 9–17 yaş grubu öğrenciler ile yaptıkları bir çalışmada ise annenin eğitim durumunun yardım arama davranışı ile ilişkili olmadığı bulunmuştur.
Annenin eğitim düzeyi yükseldikçe sosyo-kültürel düzeyinin yükseleceği, çocuğuyla daha yakın ve nitelikli ilişkiler kuracağı düşünüldüğünde anne eğitim düzeyi yüksek olan öğrencilerin bir sıkıntıları olduğunda kendilerini başkalarına daha rahat açmaları beklenmektedir. Tutumların anne-babadan etkilenme yoluyla öğrenildiği düşünüldüğünde (Başaran, 1994) annenin eğitim düzeyi yükseldikçe öğrencilerin sosyal kabulünün daha olumlu olması beklenen bir sonuçtur. Ayrıca tutum ile ilgili yapılan çalışmalar bireylerin eğitim düzeyi yükseldikçe ruhsal hastalıkları kabullenmeye yönelik olumlu tutumların arttığını göstermektedir (Arkar, Eker, 1996). Annelerin eğitim düzeyi yükseldikçe bireylerin psikolojik problemleri fark etmeleri, danışmanlık alma ve yardım gereksinimleri olduğunu hissetmeleri beklenir. Araştırmada annelerin eğitim düzeyine göre beklenen bu farklılık bulunmamıştır. Burada öğrencilerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarını annenin eğitim düzeyi dışında etkileyen başka etmenlerin olduğu düşünülmektedir.

Araştırma bulguları, lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanlarının ortalamaları arasında babanın eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde fark bulunmadığını göstermektedir.

Özbay (1996)’ın üniversite öğrencileri ile yaptığı araştırma sonucunda babanın eğitim düzeyinin yardım alma puan ortalamaları üzerinde anlamlı düzeyde fark yaratmadığı bulunmuştur.

Akaydın (2002), 400 öğrenci ile çalışmış, üniversite öğrencilerinin problem alanları, problemlilik düzeyleri, problem çözme becerileri ve yardım arama davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma sonuçları babanın eğitim düzeyinin yardım arama davranışını yordamada anlamlı olmadığını göstermektedir.

Çankaya (2007)’nın, hemşirelik öğrencilerinin psikolojik yardım arama tutumları ve bunları etkileyen etmenleri incelemek amacı ile yaptığı tanımlayıcı nitelikteki çalışmada, öğrencilerin babalarının eğitim durumlarına göre yardım arama ölçeğinin zorlanma, danışmaya olan inanç, ihtiyaç hissetme, sosyal kabul alt boyut puan ortalamaları arasında anlamlı fark olmadığı belirlenmiştir.


Literatürde konu ile ilgili az sayıda çalışma bulunmaktadır. Babanın eğitim düzeyi yükseldikçe sosyo-kültürel düzeyinin yükseleceği, çocuğuyla daha yakın ve nitelikli ilişkiler kuracağı düşünüldüğünde baba eğitim düzeyi yüksek olan öğrencilerin bir sıkıntıları olduğunda kendilerini başkalarına daha rahat açmaları beklenmektedir. Tutumların anne-babadan etkilenme yoluyla öğrenildiği düşünüldüğünde (Başaran, 1994) babanın eğitim düzeyi yükseldikçe öğrencilerin sosyal kabulünün daha olumlu olması beklenen bir sonuçtur. Babaların eğitim düzeyi yükseldikçe bireylerin psikolojik problemleri fark etmeleri, danışmanlık alma ve yardım gereksinimleri olduğunu hissetmeleri beklenir. Araştırmada babaların eğitim düzeyine göre beklenen bu farklılık bulunmamıştır. Türk toplumunda babanın otoriteyi veya aile liderliğini temsil etmesi, dışarıda çalışması sonucu çocukla sıkı ilişkiler kuramaması, çocuklarıyla istenen düzeyde vakit geçiremiyor olması gibi özellikler, lise öğrencilerinin baba eğitim düzeyine göre psikolojik yardım alma tutum puan ortalamaları arasında fark oluşturmamasının nedeni olarak açıklanabilir.

2.0 Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutum Puanlarının Bazı Değişkenlere Göre Yordanmasına İlişkin Bulguların Tartışılması ve Yorumu

Araştırma bulguları incelendiğinde lise öğrencilerinin psikolojik yardım alama tutum puanlarının yordanmasına ilişkin aşamalı çoklu regresyon analizinin altı aşamada tamamlandığı görülmektedir. Bir baka ifadeyle araştırma kapsamında ele alınan bağımsız değişkenlerin altı tanesi analize girmiştir. “Yardım Veren Kişiye Kendini Açma, Öğretmene Kendini Açma, Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma, Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma” alt boyutları ile Algılanan Sosyal Destek ve Durumluk Kaygı düzeyleri psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlarının anlamlı yordayıcıları olduğu ve bu değişkenlerin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarındaki toplam varyansın %14.9’unu açıkladıkları saptanmıştır. Değişkenler tek tek ele alındığında ise Yardım Veren Kişiye Kendini Açma alt boyutunun Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarındaki varyansın %6.7’sini yordadığı, bunu %2.8 ile Öğretmene Kendini Açma alt boyutunun, %2.9 ile Sosyal Destek değişkeninin, % 1 ile Durumluk Kaygı değişkeninin, %0.6 ile Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutunun, %0.9 ile Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutunun izlediği görülmüştür.


Bulgular genel olarak ele alındığında bağımsız değişkenlerden bir tanesinin farklı alt boyutlarının yordayıcı değişken olarak analize girdiği görülmektedir. Söz konusu değişken Kendini Açma değişkenidir. Bu nedenle, Kendini Açma değişkeninin Yardım Veren Kişiye Kendini Açma, Öğretmene Kendini Açma, Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma, Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutlarının Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarını yordamasına ilişkin bulgular birlikte tartışılarak yorumlanmıştır.

Araştırmada elde edilen bulgulara bakıldığında, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının en önemli yordayıcısı olarak Yardım Veren Kişiye Kendini Açma alt boyutunun ortaya çıktığı ve psikolojik yardım alma ile yardım veren kişiye kendini açma arasında negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Yani, lise öğrencilerinin Yardım Veren Kişiye Kendini Açma alt boyutundan aldıkları puan yükseldikçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının düştüğü, Yardım Veren Kişiye Kendini Açma alt boyutundan aldıkları puan düştükçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının yükseldiği dikkati çekmektedir.

Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının ikinci sıradaki yordayıcısının Öğretmene Kendini Açma alt boyutu olduğu görülmektedir. Öğretmene Kendini Açma ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları arasındaki korelasyon pozitif yönde ve anlamlı bulunmuştur. Bir başka ifadeyle, lise öğrencilerinin Öğretmene Kendini Açma alt boyutundan aldıkları puan yükseldikçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının da yükseldiği, Öğretmene Kendini Açma alt boyutundan aldıkları puan düştükçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının da düştüğü görülmektedir.

Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutu puanları, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının beşinci sıradaki yordayıcısı olarak belirlenmiştir. Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutu ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları arasındaki korelasyon negatif yönde ve anlamlı bulunmuştur. Bu sonuçlar, lise öğrencilerinin Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutundan aldıkları puan düştükçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının yükseldiğini, Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutundan aldıkları puan yükseldikçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının düştüğünü göstermektedir.

Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının altıncı yani son sıradaki yordayıcısının Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutu olduğu görülmektedir. Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutu ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutum puanları arasındaki korelasyon pozitif yönde ve anlamlı bulunmuştur. Benzer bir ifadeyle, lise öğrencilerinin Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutundan aldıkları puan yükseldikçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının da yükseldiği, Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma alt boyutundan aldıkları puan düştükçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının da düştüğü görülmektedir.

Sonuçlar, Yardım Veren Kişiye ve Aynı Cins Arkadaşa Kendini Açma düzeyi yüksek olan lise öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının düşük olduğunu göstermektedir. Bu bulgulardan hareketle, yardım veren kişiye ve aynı cins arkadaşa kendini açan lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin daha olumsuz tutumlar sergiledikleri söylenebilir.

Öğretmene ve Karşı Cins Arkadaşa Kendini Açma düzeyleri yüksek olan lise öğrencilerinin ise Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının yüksek olduğu görülmektedir. Bir başka ifadeyle, öğretmene ve karşı cins arkadaşa kendini açan lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin daha olumlu tutumlar sergiledikleri ve psikolojik yardım almaya daha çok başvurdukları görülmektedir.

Lise öğrencilerinin yardım veren kişiye ve aynı cins arkadaşa kendilerini açtıklarında yaşadıkları olumsuz deneyimlerin, öğrencilerin psikolojik yardım almaya ilişkin daha olumsuz tutumlar sergilemelerine neden olduğu düşünülmektedir. Benzer şekilde, öğretmene ve karşı cins arkadaşa kendilerini açan lise öğrencilerinin olumlu yönde deneyim yaşamalarının ve problemlerinin üstesinden gelmede bu kişilerin kendilerine yardımcı olduğunu görmelerinin öğrencilerin psikolojik yardım almaya ilişkin daha olumlu tutumlar sergilemelerini sağlamaktadır. Bu anlamda lise öğrencilerinin kendilerini açtıkları kişilerin tutumları ve öğrencilerin problemlerini çözmede ne derece etkili oldukları göz önünde bulundurularak, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlar üzerinde öğrencilerin kendilerini açtıkları kişilerin etkili olduğu söylenebilir.



Nitekim, literatürde de Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumlar ile Kendini Açma Eğilimi arasında ilişki olduğunu ortaya koyan araştırma bulguları mevcuttur. Lin (1988)’in yaptığı bir araştırmada aile ilişkilerindeki uyumsuzluğu başkalarına, profesyonel danışmanlar dâhil tüm yabancılara açma konusunda istekli olmadıkları belirtilmektedir. Yüksek geleneksel değerlere sahip olan Çinlilere göre uyumlu bir aile sistemine sahip olmak bireylerin özgürlük ihtiyaçlarından daha önemlidir. Çinlilerin hiyerarşik aile yapıları ve aile bireyleri ararsındaki iletişim eksikliği Çinlilerin problemlerini algılama şeklini ve ruh sağlığı merkezlerine karşı tutumlarını etkilemektedir.

Konuyla ilgili olarak Türküm’ün (2000) çalışmasında, üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları ile kendilerini açma eğilimleri arasındaki ilişki incelenmiştir.
Araştırmada yer alan kız ve erkek üniversite öğrencilerinin kendilerini açtıkları; zevkler ve ilgiler, düşünce ve görüşler, okul, aile, kişilik ve cinsellik gibi konuların sıralamasının aynı olmasına karşın, açıldıkları kişiler sıralamasının farklı olduğu saptanmıştır. Yani kız öğrencilerin kendilerini en çok aynı cinsten yakın arkadaşına, daha sonra annesine açtıkları görülmüşken; erkek öğrencilerin en çok aynı cinsten yakın arkadaşına, daha sonra karşı cinsten arkadaşına ve sonra annelerine açıldıkları görülmüştür. Her iki cinste sıralamayı profesyonel hizmet veren uzman kişilere açılma izlemiştir.


Gates, Pitney, LaFromboise ve Rowe (1996) tarafından 139 Amerikan Yerli Kızılderili öğrenci üzerinde yapılan araştırmada, öğrencilerin yardım arama davranışları, psikolojik problemleri ve kişisel karakterleri arasında ilişkiye bakılmıştır. Öğrencilerin, genelde yardımı arkadaşlarından, ebeveynlerinden aradıkları ve akademik veya mesleki problemler gibi kişisel problemleri için profesyonel yardım kaynaklarını kullandıkları bulunmuştur.

Yezova (2000) tarafından yapılan araştırmada gençlerin problemlerini açtıkları ve yardım aradıkları yerler olarak % 52’si arkadaşlarının evini, % 32’si aile evini, % 19’u kafe ve barı gösterirken, problemlerini kendi kendine çözmeye çalışan öğrencilerin % 26’sı kimsenin kendilerini anlayamayacağını, % 25’si ise birine problemini açacak yeterli gücünün olmadığını söylemiştir. Araştırmacı bu sonuçlarla ilgili olarak öğrencilerin psikolojik desteğe ihtiyaçlarının olduğunu belirtmiştir.

Arslantaş (2000), yetişkinlerin profesyonel psikolojik yardım arama tutumları ve bunu etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yaptığı araştırmada, bireylerin çoğunluğunun informal kaynak olan aileden birilerine (%57.1) ve arkadaşlarına (%31.3) başvururken aynı şekilde profesyonel destek olarak üçüncü sırada psikiyatriste (%15.5) başvurduğunu ortaya koymuştur. Diğer bir deyişle bireylerin sıkıntılarını paylaşacak birilerinin var ya da yok oluşu yardım arama tutumunu etkilemektedir. Katılımcıların çoğunluğu, ruh sağlıklarının yerinde olduğunu düşündüklerini ve bu nedenle profesyonel yardım aramadıklarını ifade etmişlerdir.

Çankaya (2008)’nın hemşirelik yüksek okulu öğrencileri ile yaptığı araştırmada, Öğrencilerin psikolojik sorunları konusunda yardım almak için en çok psikiyatr/psikolog/doktora başvurdukları görülmektedir (%39). Öğrencilerin psikiyatr/psikolog/doktordan sonra, yardım almak için başvurdukları kaynak anne-baba ve başka bir aile üyesi (%28.7) , sonrasında da arkadaşlarıdır (%25.0). Çalışmaya katılan öğrencilerin büyük çoğunluğu (%57.6) yurtta yaşamakta olduğundan bu öğrencilerin sorunlarını arkadaşları ile de yüksek oranda paylaşmaları beklenen bir sonuçtur.

Yapılan çalışmalarda öğrencilerin psikolojik sıkıntıları için en çok anne-babalarından ve arkadaşlarından yardım aldıkları belirlenmiştir (Boldero, Fallon, 2002; Rickwood, Deane, Wilson, Ciarochi, 2005). Öğrencilerin özellikle psikolojik sıkıntıları konusunda aileden birini kendilerine daha yakın hissetmeleri ve sorunlarını onlarla paylaşmaları beklenen bir sonuçtur. Ancak bu araştırmada, lise öğrencilerinin aileden birisine kendini açma eğiliminin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumların anlamlı bir yordayıcısı olmadığı bulunmuştur. Bu durum; öğrencilerin ergenlik döneminin getirdiği özgür olma isteği, anne-babaya karşı gelme davranışı göstermeleri, anne-babadan bağımsız yaşayan bir birey olduklarını kanıtlama istekleri ve otoriter yapı gereği ebeveynlerinin vereceği tepkilerden kaçınma gibi faktörlerin lise öğrencilerinin anne-babalarına kendilerini açmalarına engel olduğunu düşündürmektedir.

Yapılan çalışmalar profesyonel yardım arama kararının verilmesinde, ruh sağlığı uzmanına başvurmada öncelikle arkadaşların ve sonrasında aile üyelerinin önerilerinin önemli etkisinin olduğunu göstermektedir (Chadda, Vivek, Megha, Deepak, 2001).

Sosyal Destek değişkeni, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının üçüncü sıradaki yordayıcısı olarak belirlenmiştir. Sosyal destek değişkeni ve lise öğrencilerinin psikolojik yardım almaya ilişkin tutum puanları arasındaki korelasyon negatif yönde ve anlamlı bulunmuştur. Bu sonuçlar, lise öğrencilerinin Algılanan Sosyal Destek Ölçeğinden aldıkları puanlar düştükçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının yükseldiğini, Algılanan Sosyal Destek Ölçeğinden aldıkları puanlar yükseldikçe Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği puanlarının düştüğünü göstermektedir.

Khoie (1999) Amerika’da yaşayan İranlı kadın göçmenlerle yapmış olduğu araştırmasında profesyonel yardım arama tutumu ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkiyi araştırmış ve İranlı kadınlar için algılanan sosyal destek düzeyinin psikolojik yardım arama tutumunun anlamlı bir yordayıcısı olduğunu belirtmiştir.

Arslantaş (2000)’ın yetişkinlerin profesyonel psikolojik yardım arama tutumları ve bunu etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yaptığı araştırmasında bireylerin etrafında sıkıntılarını paylaşacak birilerinin var ya da yok oluşunun yardım arama tutumunu etkilediği ortaya konmuştur.

Liako (1994), Manitoba Üniversitesinde öğrenim gören, büyük bölümü ekonomik yönden sadece ailesine bağlı olan 200 Afrikalı öğrenci üzerinde araştırma yapmıştır. Bulgular, Afrikalı öğrencilerin diğer öğrencilere göre profesyonel yardım almaya ihtiyaçlarının daha fazla olduğunu ve Kanada’ya gelen Afrikalı öğrencilerin, yeni kültürel değerlerle karşılaşmasıyla büyük bir kısmının sosyal problemler yaşadıklarını ortaya koymuştur. Bu durum, onları destekleyecek ailelerinin yakınlarında olmaması olarak değerlendirilmiştir.

Bu araştırmadan elde edilen bulgular, algılanan sosyal destek düzeyi ile psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlar arasındaki ilişkiyi açıklama bakımından yapılan diğer araştırmalar ile benzerlik göstermektedir. Lise öğrencilerinin algıladıkları sosyal destek düzeyinin yüksek olması psikolojik yardım almaya ilişkin tutumların olumsuz yönde olduğuna işaret etmektedir. Diğer bir ifade ile öğrencilerin çevrelerinde sıkıntılarını paylaşacakları birine sahip olduklarında psikolojik yardım almaya daha az başvurdukları, böyle bir desteğe sahip olmayan öğrencilerin psikolojik yardım almaya daha istekli oldukları söylenebilir.

KAYNAKÇA

Ang, R., & Yeo, L. (2004). Asian Secondary School Students’ Help-Seeking Behaviour and Preferences for Counsellor Characteristics. Pastoral Care. pp:40–48. Nanyang
Technological University, Singapore.

Chang, H. (2007). Psychological Distress and Help-Seeking Among Taiwanese
College Students: Role of Gender and Student Status. British Journal of Guidance &
Counselling, Vol. 35, No. 3.

Ciarrochi, & friends. (2002). Adolescents who need help the most are the least likely to seek it: the relationship between low emotional competence and low intention to seek help. British Journal of Guidance & Counseling, Vol.30, no: 

Çakır, Y. (1993). 12–22 Yaş Grubu Gençlerde Çok Yönlü Algılanan Sosyal Destek Ölçeğinin Geçerlik ve Güvenirlik Araştırması. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Ankara Üniversitesi.

Demirhan, M. (2002). Kendini Açma Düzeyleri Farklı Genel Lise Öğrencilerinin Bazı
Değişkenler Açısından Saldırganlık Düzeylerinin İncelenmesi. Yayınlanmamış Yüksek
Lisans Tezi. Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Eskişehir.

Erdeğer, N. (2001). Lise Öğrencilerinin Sosyal Destek ve Yalnızlık Düzeylerinin İncelenmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Fischer, E.H., & Turner, J.I. (1970). Orientations to Seeking Professional Help:
Development and Research Utility of an Attitude Scale. Journal of Consulting and
Clinical Psychology, 35, 79-90.

Good, G.E., Dell, D.M., & Mintz, L.B. (1989). Male Role and Gender Role Conflict:
Relations to Help-Seeking in Men. Journal of Counseling Psychology, 36, 295-
300.


Karadeniz, E. (2005). Üniversite Giriş Sınavına Hazırlanan Lise Son Sınıf Öğrencileri ve
Velilerinin Kaygı Düzeyleri, Başetme Yolları ve Denetim Odağı Arasındaki İlişki.
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Marmara Üniveristesi.

Larson, D., & Chastain, R. (1990). Self- Concealment: Conceptualization, Measurement and Health Implications. Journal of Social and Clinical Psychology, 9,4: 439–455.

Leong, F. T., & Zachar, P. (1999). Gender and Opinions About Mental Illness as Predictors of Attitudes Toward Seeking Professional Psychological Help. British Journal of Guidance & Counselling, Vol. 27, no: 1.

Moran, P. (2007). Attachment Style, Ethnicity and Help-Seeking Attitudes Among
Adolescent Pupils. British Journal of Guidance & Counselling. Vol.35, no: 2.

Öner, N., & Le Comte, A. (1983). Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri El Kitabı, Boğaziçi
Üniversitesi Yayınları, no: 333, İstanbul.

Sheffield, & Friends. (2004). Adolescents’ Willingness to Seek Psychological Help:
Promoting and Preventing Factors. Journal of Youth and Adolescence, vol.33, no:6,
pp.495-507.

Türküm, A.S. (2000). Üniversite Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin
Tutumları ve Kendini Açma Eğilimleri Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi,
2, 205–220.

Türküm, A.S. (2001). Stresle Başa Çıkma Biçimi, İyimserlik, Bilişsel Çarpıtma Düzeyleri
Ve Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumlar Arasındaki İlişkiler: Üniversite
Öğrencileri Üzerinde Bir Araştırma. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 1,
1–16.

Türküm, A.S. (2004). Developing a Scale of Attitudes Toward Seeking Psychological
Help: Validity and Reliability Studies. International Journal for the Advancement
of Counselling, 26, 321–329.

Türküm, A.S. (2005). Who Seeks Help? Examining the Differences in Attitude of Turkish
University Students toward Seeking Psychological Help by Gender, Gender Roles and
Help-Seeking Experiences. The Journal of Men’s Studies, Vol. 13, No. 3, 389–401.

Zhang, N. & Dixon, D. (2003) Acculturation and Attitudes of Asian International Student
Toward Seeking Psychological Help. Journal of Multicultural Counseling and
Development, Vol. 31, 205–222.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumları (Tez Çalışması)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Aslı KAYAALTI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Aslı KAYAALTI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Aslı KAYAALTI'nın Yazıları
► Psikolojik Yardım Nedir? Psk.İzzet GÜLLÜ
► Psikolojik Yardım Almaktan Utanıyor Musunuz? Psk.Dnş.Fatma KIRIMLI TAŞKIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,835 uzman makalesi arasında 'Lise Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutumları (Tez Çalışması)' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okula Başlıyoruz Şubat 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:53
Top