2007'den Bugüne 86,871 Tavsiye, 26,961 Uzman ve 19,241 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kıskançlık ve Haset
MAKALE #14781 © Yazan Dr.Ali Algın KÖŞKDERE | Yayın Mayıs 2015 | 4,143 Okuyucu
KISKANÇLIK VE HASET
Kıskançlık ve haset konuları insanlık tarihi kadar eskidir. Adem’in iki oğlu Kabil ve Habil arasında geçenleri herkes bilir. Kabil, Habil’i kıskanır. Habil’in iyi özellikleri, evleneceği kızı Kabil’in de istemesi gibi nedenlerle Kabil Habil’e saldırmıştı. İlk insanın ilk oğlu, kıskançlık ve haset yüzünden ilk katil olmuştu. Kardeşlerin birbirlerine yapabildikleri zulmü Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihinde de görürüz. Bu yazıda kıskançlığın ve hasedin insanın ruhsallığındaki ve ilişkilerindeki yeri konusunda bilgiler bulacaksınız.
Elbette kıskançlık kardeşler arasında sık görülür. Öfke ve saldırganlık, kıskançlığın ve hasedin biçimini belirler. Önce anne ile kurulan, ardından baba ile şekillenen ilişkiler kıskançlık ve hasede yol gösterir. Anne ve baba dışındaki yabancılara yönelik tepkiler de belirleyicidir. Tüm bu süreçte özgüvenin, yüceltmenin ve sevme kapasitesinin gelişimi etkin rol oynar. Kıskançlık ve hasette farklılıkların yorumlanış biçimi ve hissettirdikleri yaşanacaklara rengini verir. Peki kıskanmamak mümkün müdür?
Psikoloji alanında kıskançlık ve haset eskiden beri ilgi çekmiş ve üzerinde birçok araştırma yapılmıştır. Bilim adamları kardeşliğin travmatik ve saldırganlığı arttırıcı yönlerine odaklanmış, kardeş doğumunun insanın ruhsallığına yaptığı etkileri araştırmıştır. Kıskançlık, ebeveynlere karşı da olur. Özellikle hemcins ebeveyne yönelik kıskançlık ve haset insanın ruhsal yapılanmasını biçimlendirir.
Yeni kardeş gelirken...
Kardeş doğumundan başlarsak, bunun birçok açıdan çocuğa etkileri vardır. Öncelikle kardeşin nasıl doğacağı ile ilgili sorular çocuğun zihninde merak uyandırır. Doğumdan sonra ise aile yapılanmasında ortaya çıkan değişiklik çocuğun yeni şartlara uyum sağlaması açısından onu zorlar. Bu zorlama, çocuğu rekabete iter ve annenin ilgisini çekebilmek için kendine yeni yollar arar. Bu yollar arasında anneye daha çok yakınlaşma, annenin sevgisini kazanacak davranışlar gösterme, bazen saldırganlaşma, bazen de anneyi bırakıp babaya yönelme vardır. Birçok farklı davranış sergilenebilir ama çocuğun anneye yönelik ilgisini kaybetmemesi çok önemlidir. Büyük kardeş rakipleri ile beraber yaşamayı öğrenirse yaşamı boyunca işine yarayacak bir karakter özelliğine sahip olur. En kötü durum annenin ilgisinden umudu kesme, başka kişilere yönelme, anneye kızgınlık duyma ve kardeşlerle rekabetmemektir.
Öfke ve Saldırganlık
Bu sırada öfke ve saldırganlığın nasıl yönlendirildiği önemlidir. Eğer büyük kardeş bu süreçte tatmin edici bir gelişim gösteremez ve öfkesi ile baş başa kalırsa kıskançlık hasede dönüşür. Hasette hem başkalarına özenme ve onları gözünde yüceltme hem de kendini değersiz ve mutsuz hissetme vardır. Dargınlık ve küskünlüklerin temelinde yatan haset, çocuğun ağır bir örselenme yaşadığını, çok kızdığını ve bunların altından kalkamadığını gösterir.
Babanın rolü
Bunlar yaşanırken babaya önemli roller düşer. Ortamı yumuşatan kişi olarak annenin eksik kaldığı, yetemediği durumları toparlayabilir, çocuğun anne ile bağını koruyabilirse çocuğunun gelişiminin sürmesini sağlar. Diğer yandan çocuklar, babanın anneye karşı tutumlarını gözler ve örnek alır. Babanın anneye yönelik kıskançlıklarını ve hasedini nasıl gösterdiği çocuklar için bir model olacaktır. Diğer yandan baba, annenin çocuklarıyla ilişkilerini dışarıdan gözlemleyen kişi olarak buradaki olumsuz gelişmeleri fark edip gereken önlemleri alabilen kişidir. Bu yönüyle karısının çocukları ile ilişkilerini dengeler. Anne ve çocuk arasındaki fazla yakınlığı ya da fazla uzaklığı ayarlar. Adaletli bir baba, çocukları arasındaki ilişkilerin yıkıcı saldırganlıklara kurban gitmesini engelleyebilir. Saldırganlığı oyuna dönüştürmede baba baş rolü üstlenebilir. Baba, gücü ve temsil ettiği konum ile kuralların ve düzenin bekçisidir. Babanın idealleri sayesinde kardeşler birlik olarak aynı hedefe koşan bir takımın bireyleri olabilirler.
Yabancılar korkutursa
Anne ile çocuk arasındaki ilişki kişiliğin temellerini yapılandırırlar. Bu sırada annenin önce kocasına karşı tutumları, daha sonra da diğer kişilere karşı tutumları çocuğun da davranışlarını belirler. Anne eğer yabancılara karşı güvenle yaklaşıyor ve kaygı duymuyorsa çocuk bunu öğrenecektir. Bu açıdan kardeşler çocuk için dışarıdan gelenler, leyleklerin getirdiği yabancılardır. Anne ve babanın, gelen kardeşle birlikte büyük çocuğa ilgilerini kaybetmemeleri ve birlikteliği koruyabilmeleri çocuğun yabancılara yaklaşımını etkiler.
Babanın dış dünya ile ilişkiler konusundaki rolü anneden farklı olduğundan çocuk dış dünya ile ilişkiler konusunda babadan çok şey öğrenir. Çekirdek ailenin sosyal yaşamı ve yeni ilişkilere, yabancılara açıklığı, çocuğun sosyal yaşamını ve yabancılara güvenle yaklaşmasını belirler. Sosyal ilişkilerin canlılığı özgüveni pekiştirir. Özgüven yeterince pekişmez ve yabancılar korkutucu olursa kıskançlık ve haset daha şiddetli olacaktır.
Farklılıklar çıldırtıcı olabilir mi?
Kıskançlıkların en büyük etkeni farklılıklardır. Avantajlı ya da daha iyi olduğu düşünülen farklılıklar kıskançlığı tetikler. Eğer kişi bu farklılıkları kendisinin de edinebileceğini hissederse rekabet etmeye yönelebilir. Ama bu farklılıklar, içlerinde imkansızlıklar barındırıyorsa öfke ve hasedi tetikleyebilir. Cinsiyet ve kuşak farklılıkları bu açıdan tipik örneklerdir. Eğer kişi, karşı cinsten birini cinsiyet özellikleri açısından kıskanıyorsa ya da farklı kuşaktan birini yaş farkına bağlı özellikler nedeniyle kıskanıyorsa bu durumun yarattığı imkansızlık kolaylıkla hasede dönüşebilir. Bu durum kardeş ilişkilerinde, kardeşlerin sahip oldukları farklı yetenekler üzerinden gidebilir. Bir kardeş diğerini; daha zeki, daha çalışkan, daha güzel ya da başka konularda daha yetenekli olduğu için kıskanabilir. En kötüsü de diğer kardeşin her zaman daha çok sevildiğini düşünmektir.
Güvensizlik kime karşı?
Kıskançlık ve hasedin filizlenmesinde kişinin çocukluğunda kazandığı ve sonrasında pekiştirdiği özgüveninin önemli bir rolü vardır. Kişisel özgüven hiç kazanılamamışsa ya da çok yıpranmışsa kıskançlık ve haset gerçek dışı boyutlar kazanır. Böyle kişilerin çok güçlü ve ikna edilemez şüpheleri vardır. Kıskançlıkları hapsedici, hasetleri yok edicidir. Güvensizlik yüzünden yaşadıkları korkuları sevdiklerine ve düşmanlarına yaşatırlar. İç dünyalarında hissettikleri derin korku çevrelerindeki kişileri ve olayları tamamıyla kontrolleri altına almaya çalışmaları ile son bulur. Böyle kişiler sıklıkla büyü ile uğraşırlar. Büyü yaparlar ya da kendilerine büyü yapıldığından korkarlar. Büyüler ile haset ettikleri kişileri etkilemeye, ellerindeki güzellikleri yok etmeye çalışırlar.
Sevgi Açlığı hiçbir şeye benzemez
Özgüvenin gelişmesinde, öfke ve hasedin sakinleşmesinde sevginin yerini hiçbir şey dolduramaz. Öfke ve hasedin şiddetli olduğu kişilerde sevgiyi alamama, sevgiye doyamama öyküleri sık yaşanır. Sevgi açlığını dindirme amacıyla büyük umutlar beslenen kaynaklar ve kişiler, hayal kırıklığı yaşattıklarında kolaylıkla öfkenin ve hasedin nesnesi olabilirler. Bu ince karşıtlık ve hassasiyet, hayal kırıklığının yaşanma olasılığını arttırır. Ve ne yazık ki sevgi açlığının sürmesine de neden olur.
Ben kimseyi kıskanmam!
Diğer yandan kıskançlığın olmaması da sorun teşkil eder. Kıskançlığın görülmemesi, olmadığını değil baskılanıp inkar edildiğini düşündürür. İç dünyada var olan ama inkar edilen düşünce, duygu ve dürtüler her zaman daha sorunlu bir biçimde gün yüzüne çıkar, yaşama yansır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kıskançlık ve Haset" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
Bursa
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'nin Makaleleri
► Patolojik Kıskançlık Doç.Dr.Murat Eren ÖZEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,241 uzman makalesi arasında 'Kıskançlık ve Haset' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:44
Top