2007'den Bugüne 90,570 Tavsiye, 27,857 Uzman ve 19,766 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Aile Olabilmek
MAKALE #14788 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL | Yayın Mayıs 2015 | 3,514 Okuyucu
Ailenin Tanımı ve Önemi Aile; evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birliktir.1 Türk Dil Kurumunun açıklamasında da gördüğümüz gibi aile içerisinde etkileşimlerin bulunduğu dinamik bir topluluktur. Psikolojik açıdan aile; çiftin yasal bağlarla kurduğu, biyolojik, psikolojik ve sosyal işlevleri olan, toplumun en küçük yapı birimidir. Ülkemizde aile kurumu sadece resmi bir nikahla şahitler huzurunda kurulabilir. Bu nikah Medeni Kanun ile düzenlenmiştir ve ülkemizde bir kişi sadece bir kişi ile evli olabilir. Aile kavramına baktığımızda geçmişten günümüze sürekli değişimlere uğramıştır. Yaşanılan dönemin özelliklerine göre ailenin tanımı, yapısı, gelişimi sürekli farklılıklar göstermektedir. Yaşanılan çağ ne kadar değişirse değişsin, dünya üzerindeki tüm toplumlar için değişmeyen tek şey ailenin önemidir. Kadim zamanlardan günümüze kadar her toplum ve kültürde aile kutsal olarak görülmüştür. Her dini inançta, her kutsal kitapta, her toplumsal kültürlerde aile korunması gereken bir kurum olarak gözümüze çarpar. Peki neden bu kadar önemlidir ailenin korunması? Aile en küçük yapı birlikleridir ve bu yapı birlikleri birleştiğinde toplumlar oluşur. Toplumlar birleştikçe bir ülkeyi ve yönetimi oluşturur. Hiçbir devlet kendisini oluşturan toplumun çürümüş olmasını istemez. Çürümüş bir toplumu yönetmenin zorlaşacağını bildiği için her gelişmiş ülke kendi aile yapısını desteklemek için politikalar geliştirmektedir. Bizim ülkemizde yeni yeni aile ile ilgili politikalar oluşturulmaya başlanmıştır. Aile birliğinin korunması amacıyla ailelere yönelik hizmetler ve sosyal destekler verilmeye başlanmıştır. Psikoloji açısından da aile önemli bir kavramdır. Aile evlilik birliği ile kurulur ve çiftler yaşamlarını bu kurumda sürdürmeye başlarlar. Evlilik sürecindeki her olumsuzluk ailenin psikolojik sağlamlığına bir darbe olarak iner. Ailenin sağlıksız bir hal alması, çiftlerin birbirlerinden aldıkları sosyal desteği, doyumu engeller. Çocuk da varsa aile de bu olumsuz etkileşim bir sarmal gibi tüm aileyi kapsar. Sağlıksız aile-sağlıksız evlilik:Sağlıksız çocuklara neden olur. Sağlıksız çocuklar psikolojik açıdan yıpranmış, kendine güvenmeyen, iletişim ve davranış problemleri yaşayan bir topluma dönüşebilir. Çocuk psikolojisi açısından da aile önemli bir kavramdır. Anne babanın tutumları, birbirleriyle iletişimleri, sevgilerini göstermeleri, tartışma şekilleri, çözüm bulma süreçleri vb. hepsi çocuğun gözü önünde olmaktadır. Çocuklar ailesinin bu durumlarını gözleyerek ileride kendi davranışları için şemalar belirler. Çocuk gelişimi açısından ilk altı yılın önemli olduğunu söylüyoruz, peki ne var bu ilk altı yılda? İlk altı yıl çocukların kişilik gelişimine katkı sağlayan süreçlerin var olduğu bir dönemdir. Son zamanlarda bağlanma kuramcıları ve gelişim psikologları, çocuğun anne rahmine düştüğü andan itibaren altı yaşa kadar kişiliğinin anne baba tarafından şekillendirileceğini söylemektedirler. Bu yüzden geleceğimiz için aile olabilmeyi becermek çok önemlidir. Aile olabilmek biz olabilme duygusunu yaşamaktır. Her iki çiftin biz olabilme duygusunu yaşaması, çocukların anne babası ile bir bütünlük hissetmesidir. Biz olabilme duygusu, kişilerin kendinden vazgeçip sadece ailesi veya karşıdaki kişi için çabalaması anlamına gelmemektedir. Biz olabilme duygusu, kendinden vazgeçmeyip karşıdaki kişi ile ortak noktada buluşabilmektedir. Anne-baba-çocuklar bir bütün olarak aile olabilmeyi, biz olabilme duygusunu yaşadıklarında, kendilerini ailesine ait hissedeceklerdir. Maalesef, günümüzde yaşam şartlarının getirdiği olumsuzluklar, iş koşulları, teknolojik gelişmeler, biz olabilme duygusunu köreltmekte ve çoğu evli çift ve ailede bu duygu yaşanmamaktadır. Çiftler ve çocuklar ben duygusu ile bencilce hareket etmekte ve aile olabilme duygusunu yaşayamamaktadır. Aile Tipleri ve Ailenin Fonksiyonları Yaşam koşulları değiştikçe ve geliştikçe aile tipleri de değişmektedir. Toplumdan topluma, kültürden kültüre aile tipleri farklılaşmaktadır. Ancak modern çağın getirdikleri dünya genelinde aileleri çekirdek aile tipine sokmaktadır. Modern çağın iş koşulları, şehirleşme, yaşam standartları, her iki çiftin çalışması, teknolojik gelişmeler gibi durumlar toplumun çekirdek aile tipine dönüşmesini sağlamıştır. Eskiden var olan geniş aile tipleri yavaş yavaş terk edilmeye başlamıştır. Aile tipleri yaşanılan yere, üye sayısı, kültüre göre farklı alt tiplerden oluşabilmektedir. Biz burada günümüzde en çok karşımıza çıkan üç alt tipi inceleyeceğiz. a. Çekirdek Aile: Özellikle şehirlerde anne, baba ve çocuklardan oluşan küçük ailelerdir. Çekirdek aile yaşam koşullarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Sanayileşme ve kentleşme çekirdek aile tiplerinin gelişmesine neden olmuştur. Eskiden geniş ailede yaşayan bireyler, iş koşulları ve çalışma standartları nedeniyle kendi geniş ailesini terk ederek şehre yerleşmeye başlamıştır. Kendi kurduğu aile tipide modern evlerde küçük yapılarda küçük aileler şeklinde olmaktadır. Çekirdek ailede belli başlı özellikler vardır; ailede iş bölümü vardır, evin reisi belirli bir cinsiyetin tekelinde değildir, çocuk sayısı azdır, aile üyeleri arasında dayanışma ve hoşgörü vardır. Ülkemizde 1950lerden sonra hızla sanayileşmeye ve kentleşmeye başlamıştır. Bunun sonucunda birçok aile köyden şehre göç etmiş ve kendilerine yaşam alanları oluşturmaya başlamıştır. İlk başlarda köydeki geleneksel yaşamdan kopamayan insanlar yaşam koşullarını şehirde de devam ettirmiştir. Ancak süreç ilerledikçe herkes kendi çekirdek ailesini oluşturmuştur. Çekirdek ailenin özellikleri ne kadar olumlu olsa da maalesef bizim ülkemizde hala geleneksel ailenin özellikleri çekirdek ailede devam ettirilmektedir. Evin reisi, iş bölümü gibi konularda hala geleneksel şekilde davranılmaktadır. Çekirdek ailenin sadece çocuk sayısı kısmında geleneksel aileden farklı olarak az çocuk sayısı görülmektedir. b. Geleneksel Aile Tipi: Geleneksel aile genellikle köy yaşamında kendini gösteren bir yaşam biçimidir. Aile üyeleri hep birlikte bir arada yaşamaktadır. Evin reisi en büyük kişidir. Bu kişinin sözünden çıkılamaz, bireysel hareket edemezsiniz. İş bölümü eşitlikçi değildir, genelde kadınlar çalıştırılır ve ezilir. Erkek çocuklara daha çok önem verilir, kız çocukları dışlanır. Eş ilişkileri kısıtlıdır, duygular gösterilmez, sevgi belli edilmez. Günümüzde geleneksel aile tipleri ne kadar azalmış olsa da ülkemizde hala geleneksel aile tipleri devam etmektedir. c. Tek Ebeveynli Aile Tipi: Tek ebeveynli aile tipi günümüz koşullarında daha çok ortaya çıkmaya başlamıştır. Eşlerden birinin vefatı sonucu tek ebeveynli aile olunabileceği gibi boşanma süreci sonrasında da tek ebeveynli aile olunabilmektedir. Boşanma sayılarının arttığı ülkemizde tek ebeveynli aile tiplerinin de sayısı artmaktadır. Ailenin fonksiyonları ailenin düzenini saplayan temel unsurlardır. Ailenin temel fonksiyonları ailenin sürekliliğine katkı sağlar. Bu fonksiyonların uygulanması çiftlerin ve çocukların aile olabilme duygusunu güçlendirir. Ailenin fonksiyonları; a. Biyolojik Fonksiyon: Biyolojik fonksiyon aile bireylerinin devamını sağlayan unsurdur. Eşlerin cinsel ihtiyaçlarının giderildiği ve neslin devamının sağlandığı fonksiyondur. Aile içindeki bu fonksiyon eşlerin birbirlerine daha çok yakınlaşmasını, iletişimin güçlenmesini sağlamaktadır. Cinsel fonksiyonlardaki her hangi bir sorun çiftler arasında sorunlara neden olabilmektedir. Biyolojik fonksiyon sadece üreme olarak görülmemelidir. Çiftler çocuk sayısı konusunda birlikte karar vermeliler ve uygun korunma yöntemlerini seçmelilerdir. b. Ekonomik Fonksiyon: Aile yiyecek, barınma ve kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için ekonomik fonksiyonları da yerine getirmek zorundadır. Yaşanacak ev, yeterli ve dengeli beslenme ve kültürel faaliyetler için maddi anlamda paraya ihtiyacı vardır. Günümüzde bazen her iki çiftte çalışarak ekonomik faaliyeti yerine getirmektedir. Bazen tek ebeveyn çalışarak bu fonksiyonu yerine getirmektedir. Burada önemli olan ailenin yeterli düzeyde yaşamını idame ettirecek şekilde maddi sıkıntı çekmemesidir. Maddi sıkıntı düzeyinde ekonomik fonksiyon varsa bu ailenin yaşam biçimini olumsuz etkilemektedir. Yoksulluk düzeyi arttıkça yeterli ve dengeli beslenme olmamakta, yaşanacak evin koşulları değişmekte, çocukların eğitim ihtiyaçları karşılanamamaktadır. Bu durumda aile içerisinde psikolojik baskılar oluşturmaktadır. c. Sosyal Fonksiyon: Aile sosyal bir yapıdadır. Çiftler ve çocuklar bu sosyal yapıda sürekli hareket halindedir. Aile bireysel ve birlikte sosyal faaliyetlerin içerisinde ne kadar çok olursa ailenin sosyal etkileşimi de o kadar çok olacaktır. Ailenin birlikte yaptığı faaliyetler, kültürel etkinliklere katılma, birlikte oyun oynama, film izleme gibi fonksiyonlar ailenin aidiyet duygusunu güçlendirmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aile Olabilmek" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Özgür TÖNBÜL Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
Çanakkale (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'ün Yazıları
► İyi Bir Aile Olabilmek Psk.Nihal ARAPTARLI
► "An"Da Var Olabilmek Dr.Psk.Ümit AKÇAKAYA
► Kendimiz Olabilmek Psk.Dnş.Müjgan SONUÇ
► Anne Olabilmek Psk.Ayla SIRIKLI
► Kendin Olabilmek Psk.Dnş.Ahmet KUŞ
► Evlilikte Biz Olabilmek Psk.Namık ACAR
► Yansıtma ve Ayna Olabilmek Üzerine... Dr.Psk.Ümit AKÇAKAYA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,766 uzman makalesi arasında 'Aile Olabilmek' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sağlıklı Evlilik Şubat 2021
► Kişilik Bozuklukları Eylül 2016
► Kaygı Bozuklukları Mart 2016
◊ Yalnızlık Şarkıları Mayıs 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:55
Top