2007'den Bugüne 80,906 Tavsiye, 25,754 Uzman ve 18,028 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Özgüven ve Özsaygıyı Geliştirme
MAKALE #14876 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL | Yayın Haziran 2015 | 1,894 Okuyucu
ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN VE ÖZSAYGININ GELİŞTİRİLMESİ

Çocuklarınız için her şeyin en iyisini istiyorsunuz. Onların iyi insanlar olarak yetişmesini, başarılı, mutlu ve verimli bir yaşam sürmelerini istiyorsunuz. İyi arkadaşlıklar kurmalarını, yeteneklerini kullanmalarını ve yaşamdaki beklentilerinin gerçekleşmesini istiyorsunuz.
Yapabileceklerine inanmalarını, “yapabilirim” diyebilmelerini, başardıklarında kendileriyle gurur duymalarını , başaramadıklarında ise yenilgiye uğramadan kabullenmelerini istiyorsunuz. Yani özgüvenleri ve özsaygıları yüksek bireyler olarak yetişmelerini istiyorsunuz.
Bu noktadan hareketle önce özgüven ve özsaygı kavramlarına bakmak iyi olacaktır.
Özgüven: Bir şeyi yapabilirim duygusu ve inancıdır. Performansa dayalıdır. Anne,babalarımız, öğretmenlerimiz ve yakın çevremizdeki insanlar özgüvenimizin gelişmesinde rol oynarlar.
Özsaygı: Bir şeyi yapsam da yapamasam da değerliyim duygusunu yaşayabilmektir. Özsaygısı düşük bir insan başardıklarına değil, başaramadıklarına takılır ve kendini aşağıya çeker. “nasıl da bu kadar beceriksizim” der.
Özgüveni güçlü bir çocuk, mutlu ve başarılı bir yetişkin olma şansını yakalamış demektir. Çocuklarımızın güçlü bir özgüvenle yetişmelerine destek olmak, ebeveyn olarak en önemli görevlerimizden biridir. Özgüven, çocukları uyuşturucu, alkol, sağlıksız ilişkiler gibi yaşamın tuzaklarına karşı koruyan en etkili güçtür.
Sizler kendinize baktığınızda özgüveninizi değerlendirecek olursanız kendinize % kaç bir oran verirsiniz?
Özgüveninizi geliştirme yolunda harcadığınız çabalarda, içinizde ne tür sesler duyuyorsunuz?
Kendimize yönelik duygularımızın (gurur, sevgi, kızgınlık, şüphe, suçluluk, utanma...) belirlenmesinde en etkin güç olarak arşımıza çıkan tutumlar; içimizde taşıdığımız ve bizi yargılayıp suçlayan o sağlıksız sesler, çocukluğumuzda bize yöneltilen sesler olduğunu hiç fark ettiniz mi?
Kendinizi yetenekli veya yeteneksiz , aptal veya akıllı, başarılı veya başarısız, değersiz veya sevgiye layık bir olarak görmeye sizi yönlendiren yine ebeveynleriniz olmuştur. Sizi beğenmelerini istediğiniz kişiler yine ebeveynlerinizdir.
Yaşamda onların onayını alma ihtiyacını çok kuvvetli bir şekilde hisseden çocuğun ebeveynlerinden kabul görme güdüsü, onların ölümünden çok sonra bile devam edebilir.
Bir an için çocukluğumuza dönelim.
Bir hata yaptığımızda ya da bir şeyi başardığımızda ebeveynlerimizden ne beklerdik? Bağışlama, anlayış, hayranlık...?
Tekrar bu güne dönelim:
Şu anki halinizin, sınırlarınızın, özel yeteneklerinizin, hayallerinizin... ebeveynleriniz tarafından taktir görmesi, bu gün size ne anlam ifade ediyor?
Belki de hiçbir zaman ebeveynlerinizden taktir göremeyeceksiniz ve gerçekten kabul edilmeye layık biri olduğunuzu kendi kendinize öğreneceksiniz. Fakat en azından bu değerli armağanı çocuklarınıza verebilirsiniz. Onları gerçekten taktir ettiğinizde, onlara değer verdiğinizde ve bu eşsiz kabul edilme duygusunu onlara sunduğunuzda, çocuklarınıza kazandıracağınız psikolojik güç, onları bir yaşam boyu koruyacaktır.
Çocuğunuzu her yönüyle, iyi ve kötü özellikleriyle kabul edebildiğinizde , çocuğunuz da kendisini olduğu gibi kabul edecektir. Bu gelişmiş bir özgüvenin mihenk taşıdır.
NE YAPMAYALIM?
Çocuklarınızın hatalarını düzeltirken, aşağıda belirtilen yıkıcı üslupları kullanmamaya dikkat edin.

AŞIRI GENELLEME:
Bunu her zaman yapıyorsun, her zaman düşünmeden hareket ediyorsun. Aşırı genellemeler doğruyu yansıtmazlar; çünkü olumsuz davranışı ön plana çıkarıp olumlu yönleri silerler.
SESSİZ KALARAK TAVIR ALMA
Çok sinirli olduğunuzda veya meşgul olduğunuzda , çocuğunuzla yapacağınız konuşmayı ertelemeniz yararlı olabilir ancak onunla konuşacağınız zamanı saptamayı unutmayın. Ancak bu tehdit biçiminde de olmamalıdır. “şimdi işim var sana sonra soracağım” yerine, “şu anda çok sinirliyim bir süre yalnız kalmak istiyorum” daha destekleyici bir ifadedir.
ŞİDDETLİ VEYA BELLİ BELİRSİZ TEHDİTLER
Elbet eve döneceğiz...” “bunu bir daha yap başına gelecekleri göreceksin” şeklindeki tehditler çocukta korku duygusunu yükseltir. O sizden korkarak davranışını kökten değiştirmez, ilişkiniz de istediğiniz seviyeye ulaşamaz. Hele ki “bunu bir da yaparsan boynunu koparırım” şeklindeki bir tehditte çocuk olayı gerçek gibi algılar “çok kötü bir çocuğum ki boynum koparılacak” şeklinde düşünür. Yaşı büyük çocuklar da buna inanamaz ve sizi dikkate almazlar. Her iki durumda da kendilerini kötülerle ve özgüvenleri zayıflar.
CEZA
Cezalandırma “itaat etmeye veya bir kurala uymaya zorlamak” olarak tanımlanır ve kişi üzerinde güç kullanarak veya zorla dışarıdan bir kontrolün kurulmasını vurgular. Amaç, çocuklara farklı bir davranışın öğretilmesi ise, verilen ceza işe yaramayacaktır. Ceza, çocukların yaptıkları davranıştan dolayı pişmanlık duymalarını engeller. Çocuk davranışı üzerinde düşünmektense, o anki kızgınlığıyla meşgul olur ve kendini bir kurban gibi görür, kendini aşağılanmış, küçük düşürülmüş hisseder. Ya kin tutar bunun acısını çıkarma planları yapar, yalan söyler ya da ben çok kötü bir çocuğum şeklinde bir algıya sahip olur.
Hepsi de özgüveni yüksek bir çocukta olamayacak niteliklerdir.
Gerçek bir disiplin sevgi ve anlayış ister. Disiplin uğruna o evde yaşamın tadı kaçıyorsa evde disiplin değil yaptırım uygulanıyor demektir.

NE YAPALIM?
SİZLER BİRER AYNASINIZ
Sizler çocuklarınız için yegane kaynaksınız. Onun sıkıntılarını gideren, rahatını ve güvenliğini sağlayan en büyük güç. Gülüşünüz ile iyi iş başardığını öğrenir., dokunuşunuzla kendini güvende hisseder. Bunlar kendi değeri hakkında öğrendiği ilk dersleri ve özgüveninin temel taşlarını oluştururlar.
Büyüdükçe çocuklar kendilerine kim olduklarını yansıtan başka aynalar bulacaklardır. Öğretmenleri, arkadaşları, bakıcıları... fakat çocuğumuz her zaman , ne kadar iyi, önemli ve temelde değerli olduğumu hatırlamak isterse kendisine yansıtılan bu ilk görüntülere dönecektir. Bazen bunu bilinçli yapacak bazen de içsel olarak duyacaktır.

ONLARI DOĞRU DEĞERLENDİRMEK
Çocuğumuzu gerçekten olduğu gibi görebilmek gerçekten kolay değildir. Oğlunuz size, kendinizi, eşinizi, babanızı veya başka bir çocuğu anımsatabilir. Kızınızın nasıl biri olması gerektiğine dair belirli düşüncelere, geleceğini dair de bazı umutlara sahip olabiliriz. Fakat çocuğunuzu doğru değerlendirdiğinizde bu size ödül olarak dönecektir: Daha mantıklı beklentiler, daha az çatışma, daha yapıcı ve hoş bir ilişki. Bu şekilde onun sağlam bir özgüven gelişmesine de yardımcı olacaksınız.
Ebeveynleri tarafından anlaşıldıklarını ve onların kendilerini gerçekte oldukları gibi gördüklerini hisseden çocuklar, kendilerini ortaya koymayı göze alabilirler. Reddedilmekten korktukları için bazı yönlerini saklamak zorunda kalmazlar.
DİNLEMEK
Pek çoğumuz çocuklarımızı yarım yamalak dinliyoruz. Aynı anda ilgilenmeniz gereken bir çok konu var, diğer çocuklar, ev işleri, telefon, köpeğiniz, eşiniz, misafirler... kendinizi çok yorgun hissedebilirsiniz. Oysa, çocuğunuzun özgüveni açısından onu dinleyecek zamanı yaratmanız ve kendisini önemsediğinizi onunla ilgilendiğinizi iletecek biçimde onu dinlemeniz çok önemlidir. Birini dinlemek o kişiye “Sen önemlisin. Söylediklerin benim için önemli. Seni önemsiyorum” mesajını vermektir. Dinlerken şu noktalara çok dikkat etmelisiniz:
* Dinlemeye hazır olduğunuzdan emin olun: iyi bir dinleyici olmadan önce kendi ihtiyaçlarınızı gidermeniz gerekir.(Dinleme, tv’de çok sevdiğiniz bir programı izleme, gazete okuma...).
* Tüm dikkatinizi çocuğunuza verin: Onunla konuşurken aynı zamanda gazete okumayın, tv seyretmeyin, bulaşıkları yıkamayın, sadece ona bakın.
* Engellemelere izin vermeyin: Başka biri sizinle konuşmak istiyorsa “bir dakika şimdi Can’la konuşuyorum, seninle az sonra ilgilenirim” diyebilirsiniz.
* Aktif bir dinleyici olun: Sorular sorun, tepki verin “Can seninle oynamadığında ona çok kırıldın. Sonra ne oldu?”.
Unutmayın, çocuğunuzu dinlerken ona çözümler bulmak zorunda değilsiniz. Sadece dinleyerek ve onun duygularını dile getirmesine yardımcı olarak olumsuz durumdan kurtulmasına yardımcı olabilirsiniz. Sizden yardım istemedikçe onu sadece dinleyin. Olumsuz duygular yaşadığında “insan kardeşini kıskanır mı hiç!” dirseğin acımıyor, sadece birazcık şişmiş”, “yine mi yapamadım diye ağlayacaksın tıpkı bebek gibi” ,”Böyle davranmaya devam edersen hediye oyuncağı unut” ya da öğretmen hem döver hem sever. Ondan korkmana gerek yok” demeyin. Olumsuz da olsa çocuğunuz o duyguyu yaşıyor. Yaşamda daha büyük ve ciddi üzüntüler var diye çocuğunkini küçümsemek, inkar etmek haksızlıktır. Ayrıca bu çocuğun anlayamayacağı bir boyuttur. Siz “bunu yaşamamalısın” demeniz onun o duyguyu yaşamaktan vazgeçeceği anlamına gelmiyor. Çocuğunuza şu güveni verdiğinizde ilişkiniz istediğiniz noktaya doğru yürümeye başlamış demektir. “Ben ne yaşarsam yaşayayım annem-babam beni dinler, yargılamaz, beni kabul eder”. Siz bu duyguyu kendi anneniz ve babanızla yaşasaydınız neler hissederdiniz?
Onların gerçek duygularını güvenli ve rahat bir çevrede ifade etmesini sağlayın. Size karşı öfke duyduğunu söylüyorsa hemen savunmaya geçmeyin. Özür de dilemek zorunda değilsiniz. Sadece onun duygularını önemsediğinizi gösterin. “Bana çok kızdın çünkü oyuncağını senin rızan olmadan arkadaşına vermemi istiyorsun. Ancak onun ağlamasını istemiyorum ve ona oyuncaklarından birini vermeni istiyorum”. Onunla konuşurken yenilgi ve düş kırıklığında kendini iyi hissetmesini sağlayın. Yüzme yarışını kazanamadın ama kelebek stili yüzmede çok geliştin” ya da “evet, kayboldun ve çok korktun. Ama tezgahtara nerede olduğunu sorma akıllığını gösterdin. Bunu nasıl düşündün sahi?
ÖZGÜVEN DİLİ
Çocuğuna yüksek bir özgüven kazandırmaya çalışan ebeveynlerin en güçlü araçları kullandıkları dildir. Siz onlara kim olduklarını yansıtırsınız, kendilerini sizin onu gördüğünüz gözlükle görürler. Bu nedenle çocuklarınızı överken ve de hatalarını düzeltirken özgüvene izin veren bir dil kullanmanız çok önemlidir.
Çocuğunuzla konuşurken;
* Çocuğunuzun davranışını onu yargılamadan tanımlamalısınız. Doğru bir davranış tanımı yorumdan uzak olur. Olaya ilişkin yorumları söylediğinizde o kendini suçlanmış hissedecek ve savunmaya geçecektir. Olayın savunmasını düşünürken de sizin daha sonra söylediklerinizi duymayacaktır. “Bebek gibi ağladığında sana sinirleniyorum” yerine “dışarı çıktığımızda ağladığında sana sinirleniyorum” diyebilirsiniz.
* O olaydan nasıl etkilendiğinizi dile getirirseniz çocuğunuzun niçin o davranışı yapmayacağını öğrenecek ve sizi anlayacaktır. “Dışarı çıktığımız zaman sen ağladığında yapacak bir şeyim olmadığı için sana sinirleniyorum” ifadesi “dışarıda hep bebek gibi ağlıyorsun ve beni sinir ediyorsun” ifadesinden çok daha fazla özgüveni arttırıcıdır.
* Duygularınızı da eklemeyi unutmayın. Duygularınızı ne kadar çok ona açarsanız sizi o kadar iyi anlayacaktır. Çünkü empatide duygular çok önemlidir. Sizi anlamasını sağlayabilirsiniz ve aynı zamanda onu bu konuda suçlamazsınız. “Beni sinir ediyorsun” ifadesinde çocuk kendini işe yaramaz ve sorun çıkartan biri olarak görürken “.... olduğunda sana sinirleniyorum” ifadesinde çocuk sizin bu duygudan kurtulmanız için size daha fazla yardım girişiminde bulunacaktır.
* Ondan ne beklediğinizi açık bir dille belirtin. Çünkü o henüz söylemediklerini anlayabilecek kapasitede değil. İsteklerini açıklarken genel ifadelerden ziyade kesin ve davranışa yönelik konuşun. “Bundan sonra iyi bir çocuk olmanı istiyorum” yerine “misafirler geldiğinde onlara hoş geldiniz demeni istiyorum” ifadesini kullanın.
* Ona verdiğiniz övgü onun davranışını şekillendirir. Ancak onu överken sırf övmüş olmak için övmeyin çünkü çocuklarınız bunu hissedecektir. Ayrıca “çok güzel bir resim” ya da “sen çok güzelsin” şeklindeki bir övgüde çocuk niçin resminin güzel olduğunu veya neresinin güzel olduğunu anlamayacaktır. Tamamen kendinize özgü somut olacak iltifatlarınızı onu desteklemek için kullanın. “Dağların üzerlerine kar da çizmiş olman ne hoş. Dereyi çok gerçekçi çizmişsin” ya da “gözlerin ışıl ışıl ve saçlarının rengi de tenine çok yakışıyor” şeklindeki övgüler çok daha inandırıcı ve özgüven arttırıcıdır. Ayrıca övgülerinizin gerçekçi olmalarına çok dikkat edin. “Sen dünyanın en zeki insanısın” şeklindeki bir övgüde çocuğunuz bunun gerçek olmadığını bilir ya da kaygılanır. Bu ona büyük bir sorumluluk yükler. “Annem benim en zeki olmamı istiyor” diye düşünür. Onun kendisi olmaktan memnun olması özgüvenin artmasında ilk adımdır. Ona eski başarısızlıklarını hatırlatan imalı övgülerden de kaçının. “Saçların sabahkinden daha güzel” ya da “başarmana şaşırdım”lar övgü şekline bürünmüş yergilerdir. Bu koşullara dikkat ettiğiniz sürece sık sık övgü vermekten kaçınmayın.
CEZA KARŞITI BİR YAKLAŞIM
Çocuklarınıza iyi davranması için ortam hazırlarsanız özgüvenleri artar. Kendilerini olumlu bir bakış açısıyla görmeyi, başkalarıyla işbirliği içinde çalışmayı, yardımsever olmayı öğrenirler ve sizi memnun eden davranışlardan dolayı kendilerini başarılı hissederler.
* Beklentilerinizin çocuğunuzun yaşıyla doğru orantılı ve uygun olmasına dikkat edin. 3 yaşındaki kızınızdan suyu dökmeden içmesini bekleyemeyiz. Anne-babaların genellikle yaptığı çocuğu çocuk olarak değil de hep gelecekteki büyük olarak görmek ve her yaptığını geleceğin çerçevesi içinde değerlendirerek duruma tepki göstermek olmaktadır. Şimdi yalan söylüyor ya yalancı olursa.
* Beklentilerinizi açık bir dille ifade edin. “Teyzenlerde uslu ol” yerine “koltukların üzerlerine çıkmanı istemiyorum”.
* Olumlu olana yoğunlaşın. “Arkadaşın bebeğini aldığında ağladı ancak hemen ona iade etmen çok hoşuma gitti”.
* Mümkün olduğunca ona seçenek sunun. “Haydi eve gidiyoruz” yerine, bir iki dakika kala “gitmemize az kaldı hemen gidelim mi yoksa bir-iki dakika daha oynamak ister misin?”
* Ödüllendirici olun. “Bir hafta boyunca okula ağlamadan gidince seninle baş başa kalıp resim yapacağız”.
SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE KATKIDA BULUNMASINI SAĞLAYIN
Onunla ilgili tüm sorunları tek başınıza çözmek zorunda değilsiniz. Onun da fikrini sorun. Çok küçük yaştaki çocuklar bile sorunların çözümünde sizleri hayrete düşürecek cevaplar verebilmektedirler.
ONUN GEREKLİ BECERİLERİ KAZANMASINA YARDIMCI OLUN
Çocuğunuz ilk defa yaptığı bir şeyde başarısız olma hakkına sahiptir. Ona karşı sabırlı olun. Ayakkabılarını bağlayamıyorsa “hala şunları bağlamayı öğrenemedin” yerine onunla bu iş için bizzat ilgilenin. Yapılması gerekeni açıklayın, örnekleyin ve olumlu bir öztanıtım ifadesi kullanın. “Şimdi çarşafı geriyorum, üstüne yorganı örtüyorum..ben yatak yapmasını biliyorum...” ona da ne yapması gerektiğini açıklayarak başarmasını sağlayın. Denemeler yapın, en ufak bir gelişimini ifade edin. “Geçen sefer iplerin ortasını bulamazken şimdi birleştirebiliyorsun”. Onu yüreklendirin, olumlu ifadeler kullanın.
ONA EVDE SORUMLULUKLAR VERİN
Yürümeye yeni başladıktan sonra bile her çocuk sorumluluk alabilir. Bunlar çocuktan çocuğa değişebilir. Anne ve babalar kendi çocuklarında bunu daha iyi gözlemleyeceklerdir. Onun yapabileceği şeyleri onun adına yapmaktan vazgeçin. Kendi tabağını taşıyabiliyorsa bunu siz yapmayın. Yapmayın ki performansa dayalı olan özgüven daha da gelişsin. Çocuğunuz “yapabiliyorum, yaparım” duygusunu daha çok yaşasın. Çocuk ancak böyle hayatı aracısız ve birebir yaşamayı öğrenir.
Uzm. Psi. Dan. Evrim Alkış Demirel
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Özgüven ve Özsaygıyı Geliştirme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Evrim Alkış DEMİREL Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL
Ankara
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL'in Makaleleri
► Çocuklarda Özgüven Psk.Hülya TURAN
► Çocuklarda Özgüven Uzm.Psk.Serdal GÜR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,028 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Özgüven ve Özsaygıyı Geliştirme' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Anaokuluna Uyum Süreci Haziran 2015
► Arkadaş Edinme Haziran 2015
► Çocuğa Sınır Koyma Haziran 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:29
Top