TERÖRDE PSİKOLOJİK SAVAŞ VE BASIN
|
TERÖRDE PSİKOLOJİK SAVAŞ VE BASIN Son zamanlarda terör olayları ile ilgili basın ve medyada çok ciddi yorumlar çıkmaktadır. Bunlardan ilginç olanı ise patlayan bombanın nerede patladığı yorumudur. Bunu açık ve net bir gözlem ile yorumlarsak, basın ve medya, batıdaki patlamaları ve olayları canlı yayınlarla ve saatlerce haber yaparken doğu da ve anadoludaki patlamaları ise üzücü haber niteliğinde vermektedir. Terörün bölgesi olmaz. Ama Türk medyası sanki kayseri sonrasını dikkate alıyor izlenimi yaratmaktadır.Bunu fark eden bazı medya patronları ise yeni yeni hürriyet treni, vs. projeler ile anadolunun gönlünü kazanmak için açılımlar göstermektedirler. Fakat ilginç olan şu: İstanbul da yaşayan biri olarak ,İstanbul da patlayan bomba ile Elazığda patlayan bombanın şiddeti maalesef aynı değil.Elazığ da patlama olduğunda "teröre can verdik" İstanbulda patladığında ise, hemen canlı yayınlar, hemen açık oturumlar, hemen ana haberde defalarca anlatımlar yorumlamalar yapılmaktadır. Bu durum durumdan haberdar olan her vatandaşımızı etkilemektedir. Peki bu durum Türk halkının psikolojik yapısını ve sosyal dokusunu nasıl etkiler? Psikolojik Açıdan; • Öncelikle anadoludaki insan kendini önemsiz hissedecektir. Devletin önemsenmediğini düşünerek devlete olan güveninde azalma olacaktır. • Bunun yanında batı-doğu ayrımı artık sadece söylentiler üzerine değil, somut bir şekilde ortaya konulmuş olacaktır.Bu durum ise ötekilik kavramını yaratacaktır. *Bunun yanında kendini önemsiz hisseden kişi, diğer tarafa karşı hep bir eziklik ve aşağılık duygusu içinde kendini hissedecektir. • Buna bağlı olarak artık sadece doğu ve güneydoğudaki güvenlik sorunu olan iller değil, metropollerde de korku ve kaygı artmıştır. Can güvenliği insanları kaygılandırmaya başlamıştır. • Batıda teröre kurban giden vatandaşların resimleri ve acılı hayat hikayeleri gazetelerde ve tv lerde boy boy çıkarken anadoludaki terör kurbanları ise gazetede küçük bir haber ,tv de ise alt yazılı geçtiğinden devlete öfke ve kin beslenecektir.. • Psikolojik olarak, Anadolu halkı sahipsizlik ve önemsizlik duygularına maruz kalacaktır. Bu nedenle terör ile ilgili verilen haberlerde daha dikkatli bir tutumun olması, bölgesel farklılıklara önem verilmemesi, olay yeri görüntülerinin mümkün olduğunca gösterilmemesi ,üzülen ,ağlayan yardım isteyen insan görüntülerinin tv lerde verilmemesi gerektiği görüşündeyim. Terör sadece bireylerin bedenlerine yapılmış bir saldırı değildir. sadece yaralamak amaçlı eylemler değildir. Eylemlerin temelinde kendini kabul ettirmek, toplumda kaygı ve korku yaratmak,güçlülüğünü kanıtlamak amacı vardır. Bu açıdan bakıldığnda etki alanı kaç kişin yaralandığı veya şehit olduğu değildir. Psikolojik travmalar, korkulari panik nöbetleri,kargaşa düşünceleri gibi çeşitli psikolojik problemleri de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle terörün etkilerinin sadece ölen ve yaralanan kişiler ile sınırlandırılmaması gerektiği görüşündeyim.Eylemleri haberlerde izleyen her birey, gören her birey bu durumdan olumsuz olarak etkilenmektedir. Bu durum gün geçtikçe büyüyen bir psikolojik açıdan sağlıksız bir toplum halini almaktadır. Peki sosyolojik olarak: • Terör, gördüğünüz üzere son zamanlarda büyük şehirlere yönelmiştir. Neden? Çünkü basın ,Büyükşehir ve batı kentlerindeki olayları daha çok gündemde tuttuğu için terör örgütlerinin de reklamını doğal olarak yapmıştır. Bu durum, gündemde kalmak isteyen terörün batıya yönelmesine neden olmaktadır. • Terörün reklamı batıda daha fazla yapıldığı için terörün destek alması artacaktır. Buna bağlı olarak terörün insan desteğinin önüne geçilmesi azalacaktır. • Bunun yanında Devletin kolluk güçlerine güven azalımı olacak ve bu durum sivil eylemlere dönüşecektir.Sivil eylemler derken, halkın müdahalesi ve duygularıyla hareket etmesine neden olmasıdır. Aslında sayılacak psiko-sosyal sonuç var.Fakat esas önemli olan halen devletin psikolojik savaşı becerememesidir. Örgüt liderlerinin gösterilmesi, hayat hikayelerinin kahraman gibi anlatılması, kod adlarının ve rütbelerinin verilmesi tamamen acemi bir psikolojik travmadır. Bir başka ilginç tespitim ise şudur. Teröre destek veren sempati duyan kesimin en önemli özelliği ise dini açıdan kendilerini Müslüman kabul etmeleri ve dini temel alan bir yaşam sürmeleridir. Peki terörün bitirilmesi açısından devletimiz, bu insanları kazanmak ,onlara hitap etmek açısından DİN üzerinde ne kadar durdular . Dini ne kadar kullandılar. Dinin etkisinin bu kesimler üzerinden milliyetten daha önemli olduğunu nasıl bilemediler ki hiç bir psikolojik obje ortaya konulmadı? Terör sadece silahlı çatışmalarla çözülmez. ABD de savaş öncesi toplumsal destek sağlanılması için psiko-sosyal çalışmalar projeler yapılır. Ama bizde ise devletin kolluk güçleri dine mesafeli oldukları için ve dini terim kullanan herkes fişlendiği için dini kullanmak (kullanmak kelimesi din üzerinden mesaj vermek anlamında) pek de sempatik gelmemektedir. Ama bir terör örgütü sempazitanı ise elinde kuran ile eyleme katılıp Müslüman olan bunlara destek verir diyebiliyor. Ama bizim soğuk savaşımızda halen bu boyuta geçilmedi. Terör konusu camilerde, hutbelerde işlense, bölgenin din alimlerinden yardım alınsa, dini günlerde yetkililer yardımlar yapsa,cemaatle saf tutsa eminim ki bölgenin havası ve ön yargısı değişecektir. Bu önerim tamamen siyasi düşüncelerden arınmış bir öneridir.Çünkü bu hassas konularda öneride bulunmak yanlış anlaşılmaya açıktır. Yıllarca TSK dine karşı gibi gösterildiği için bölgedeki terör örgütü de askeri halka din düşmanı gibi de gösterdi. Bu durum silahlı kuvvetlere saldırıları da arttırdı. Aynı zamanda da terör örgütünün devlete karşı desteğini de arttırdı. Bizim devlet büyüklerimizin özel hayatları, hataları hemen tv ve yazılı basında gözler önüne serilirken neden her hangi bir terör örgütü yönetici hakkında olumsuz bir haber yapılmadı.. Bu terör liderlerinin hiç mi ahlaksız haberleri,yanlışları olmadı. Bu tip haberler halkın gözünde örgütü zor durumda bırakmaz mıydı? Bölge halkının gözünde örgüt liderlerinin samimi olmadığı, kendi menfaatleri için bu örgütü yürüttüklerini göstermez miydi? Ayrıca ülkemizde on bir (11) milyon Kürtçe konuşan insan var iken Devletin yanlış politikası yüzünden sanki bu onbir milyonu iki milyon oy alan terörü destekleyen bir parti temsil ediyormuş gibi bir izlenim yaratıldı. Devletimiz, o bölgenin ileri gelenlerine yeni bir parti kurduramaz mı? Siz Kürtleri bu parti temsil edemez diyemez mi? Basın ve medyayı kullanamaz mı ?? kullanır evet.. Psikolojik savaş konusunda halen devleti ve hükümeti yetersiz gördüğümü belirtmek zorundayım.. Unutulmamalıdır ki, bu ülkede terör ve ekonomi problemini çözen hükümet hiç bir zaman iktidardan düşmez.Ülkemizin temel sorunu ekonomi ve terördür. Ki ikisi zaten birbirine bağlıdır. Ayrıca bu fikirlerimden oluşan makalemin bir örneğini de yetkili kurumların adreslerine de göndermiştim. Kısacası, terör hem insanlarımızın kaygılı, gergin güvensiz bir ruh durumuna girmelerine neden olurken hem de toplumsal bütünlüğü, gelişimi ve değişimi olumsuz etkilemektedir. SERHAT YABANCI SOSYAL PSİKOLOG-DANIŞMAN
|
|||||
|
Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek
diğer bazı makaleler:
|
|||||
|
|



