2007'den Bugüne 84,869 Tavsiye, 26,547 Uzman ve 18,905 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Mutsuz Çocuk Yanlış Evlilik Yapıyor...
MAKALE #15066 © Yazan Psk.Dnş.Mustafa Kemal ÇELİK | Yayın Temmuz 2015 | 2,299 Okuyucu
Çalışan anneler ile yapmış olduğum görüşmelerde, anneler eşleri ile ilgili olarak kendilerine yardım etmemeleri konusunda çok sıkıntı çektiklerni dile getirdiler fakat en çok şu şikâyet dile getirildi.

“Mustafa Bey, inanın yetişemiyorum, hem anne hem baba olmaya yetişemiyorum. İki rolü de ben üstleniyorum. Bu da beni yoruyor, yıpratıyor, üzüyor ve bitkin duruma getiriyor.” Evet, sevgili okurlar annelerimiz bu şekilde her iki rolü üstlenme çabaları neticesinde daha çok yıpranır duruma geldiler. Babanın ev işlerinde yardımcı olmaması ile bu iki rolü idare edebilmek ve başa çıkabilmek için annelerimiz çocuklarına karşı daha sert ve otoriter olmak zorunluluğu hissetmeye başladılar. Bu durum ise babaların ev işlerinde annelere yardımcı olmadığı gibi, çocukların otoritesini sağlama konusunu da üzerlerinden atmalarına vesile olmuştur. Babalar çocukların istekleri karşısında “Ben bilmem çocuğum, annene sor, o daha iyi bilir” veya “Bu duruma ben karışamam, yoksa annen sana da kızar, bana da” gibi kolaycı bir yaklaşımla sıyrılmaktalar. Bu durumun uygun olan çözümü ise anne ve baba çocuklarına her türlü bakım ve ilgiyi, eşit bir görev dağılımıyla sunmalı ve çeşitli zamanlarda bu rolleri değişmelidir.

Çalışan ve her iki rolü üstlenmek durumunda olan bir anne, içinde yaşadığı fırtınayı bakın kâğıda nasıl dökmüş.

Akşama kadar yoğun bir iş stresi içerisinde çalıştıktan sonra eve kendimi zar zor atıyorum. Fakat evdeki iş stresi işyerindekinden farklı değil. Yemek bekleyen bir eş, ilgi bekleyen bir bebek ve ödevlerine yardımcı olunmasını isteyen oğlum. Hangi birine yetişeceğimi bilemiyorum. Bütün bu zorlukları aştıktan sonra yatağa kendimi zor atıyorum, fakat sabah kendimi yine aynı koşuşturma içerisinde buluyorum. Bir sonraki gün bu koşuşturmanın biteceğini bilsem dayanacağım ama her gün bu koşuşturmanın süreceğini bildiğim için nereye kadar diye kendi kendime soruyorum. Hâlbuki akşamları eşimin, oğlumun ödevlerini yapmasına yardımcı olması bile beni rahatlatacak; ama ona sorarsanız çok yorgun oluyor, sıkıntıya gelemiyormuş. Son zamanlarda elimde olmadan bebeğim ve oğluma bağırıp çağırmaya başladım.

Çocuklarıma karşı davranışlarımın yanlış olduğunun farkındayım; ama bu noktada da eşim bana yardımcı olup, sakinleştirmek yerine “Sinirini çocuklardan çıkarma, iş yerindeki çalışma sana ağır geliyorsa çalışma, işi bırak” demesi beni çileden çıkartıyor. İşten ayrılma konusu açılınca da ekonomik durumumuzun kritik olduğunu ve işten ayrılırsam durumumuzun daha da bozulacağını ifade ediyor. Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Şeytan bazen diyor ki boşan gitsin; ama ben eşimi ve çocuklarımı çok seviyorum. Eşimden tek istediğim akşamları çocuklar ile ilgilenmesi ve bu zaman aralığında oğlumun derslerine yardımcı olması.

Görüldüğü gibi karşımızda tamamıyla çaresiz, dertli ve her iki üç ailede bir görülebilen kadın profili duruyor. Eşini ve çocuklarını seven ama yine de aklının bir köşesinden ayrılma fikri de geçen çaresiz bir kadın. Aslında çaresiz derken gerçekten çaresiz mi? Çare yanı başında duruyor. Çare eşi; ama eşi kanayan yaraya derman olmuyor. Akşamları çocuklarına biraz zaman ayırsa veya eşine yardım etse problem çözülecek, evin içerisinde neşe ve mutluluk artacak, çocukların başarısı yükselecek; ama burada tam tersi bir durum söz konusu. İşte bu gibi ailelerde çocuklar kendi ayakları üzerinde durmaya başladıkları anda anne-baba arasında geçimsizlik had safhaya ulaşıp eşler arasında boşanmalar gerçekleşiyor. Maalesef bu gibi ailelerde yetişen çocuklarda uyum güçlüğü, hırçınlık, dikkat dağınıklığı ve derslerde başarısızlık kendini göstermektedir.

Bu konuda beşinci sınıfta okuyan bir kız çocuğumuz şöyle yazmış:

-“Öğretmenim, ben size bu yazıyı yazmadan önce annem ve babam yine yedi sekiz kere kavga etti. Annem de babam gibi memur. Üstelik annemin işi çok daha yoğun ve yorucu. Akşam annem işten gelince, babam anneme hep niye yemek yapmadın, diye bağırıyor. Ben sabahçı olmak istiyordum. Çünkü anne ve babamın kavga etmesini görmek istemiyorum. Ben artık çocuk değilim. Her gün annem ve babamın kavga etmesi canıma tak etti. Derslerim çok kötü ve aile içindeki ilişkiler berbat. ”

Yine beşinci sınıfa giden fakat diğer arkadaşlarına göre çok daha şanslı bir çocuğumuzun neler yazdığına bakalım.

-“Benim babam çok iyi bir insan. Ben babamı çok seviyorum, istediğim her şeyi yapıyor. Babam anneme hep yardım ediyor. Yemek yapmasına yardım ediyor, evi süpürüyor. Annemin ve benim tüm isteklerimizde bize yardım ediyor, ödevlerime yardımcı oluyor. Yazılıdan onun sayesinde yüksek not alıyorum. Ben babamı çok seviyorum. Kalbi iyilik dolu bir insan benim babam. Benimle hep kızım, babacım diye konuşuyor. Her zaman benim iyiliğimi düşünüyor. Annemle de aynı şekilde canım, gülüm gibi güzel sözlerle konuşuyor. Babamı, annemi ve kardeşlerimi çok seviyorum.”

Evimizde neşenin, sevginin, mutluluğun olması, çocuklarımızın da bu mutlulukla büyümesi hepimizin isteği, dileği değil midir? Yukarıdaki iki öğrencimizde beşinci sınıfa gidiyor; ancak biri mutlu diğeri mutsuz. Neden? Bakın şimdi bu iki çocuğumuzu birbiri ile kıyaslayalım ve ilerideki yaşantılarına dair olabilecekleri düşünelim.

İlk örnekteki çocuğumuz mutlu bir çocukluk devresi geçiremediği için bu durum derslerinden tutun da sosyal çevreye uyumuna kadar yaşamının her alanını olumsuz olarak etkileyecektir. Ve bu durum, çocuğumuzu birçok konuda başarısız olma düşüncesine sevk edecektir. Zaten derslerindeki başarısızlık durumunu kendisi de ifade etmiştir. Bu mutsuzluk durumu ilerideki yaşantısına da bir şekilde yansıyacaktır. Bu durumu yaşayan bir kız çocuğu ise babasının kendine göstermediği sevgiyi ya kendisinden yaşça büyük olan, kendisine baba sevgisi gösteren bir adamla arkadaşlık kurmaya çalışarak giderme yolunu seçecektir ya da mutluluğu bu tür insanlarda bulduğunu düşünerek kendisinden yaşça büyük insanlarla evlilik yolunu seçecektir. Kendisinden yaşça büyük insanlarla evlilik yapan bayanlar ile ilgili yapılan birçok araştırmada bu bayanların, babalarından yana sevgi görmediklerini, babaları ile ilgili sorunları bulunduğunu veya babalarından yana şiddet gördüklerini ortaya çıkartmıştır.

İkinci örnekteki çocuğumuzun ise derslerinde başarılı, ev içerisinde ve dışarısında huzurlu olduğu, mutlu bir çocukluk yaşadığı kendi ifadelerinde görülmektedir. İleride kendi kuracağı aile yaşantısına da bu pozitif duygular içerisinde olumlu şeyler katacağı, kendi eşi ve çocukları ile de babasının kendileri ile ilgilendiği gibi ilgileneceği aşikârdır.

Halbuki yaşadığımız çagda babaların birçok rolü değişti ve yeniliğe ayak uyduran birçok baba artık otoriter kimliklerini değiştirdi. Lüks bir alışveriş merkezinde bir köşede çocuğun altını değiştiren bir baba yada biberon ile çocuğuna yemek yediren bir baba görmek artık çok sık ve olağan bir durum olarak görülmektedir. Yine parklarda, eğlence yerlerinde çocukları ile altlı, üstlü bir şekilde güreşen, oynayan veya çocukları ile palyaço kılığında gezen babalar görülmektedir. Tabi her baba bu yeni duruma ayak uyduramıyor ama en kötüsü hala eski tip baba rolünü kendine örnek alan ve birçok sorunu bağrıma, küfür, şiddet ile çözmeye çalışan baba rolleri insanı üzüyor.

Unutmayın, çocuklarınızın ileride kuracağı evliliklerde mutlu ya da mutsuz olacağının temeli aile içinde başlıyor.

BU YAZI ELİT KÜLTÜR YAYINLARI TARAFINDAN YAYIMLAMIŞ OLAN "BABA YAA" İSİMLİ KİTABIMDAN ALINTIDIR.

Mustafa Kemal
Psikolojik Danışman
Eğitimci Yazar
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Mutsuz Çocuk Yanlış Evlilik Yapıyor..." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Mustafa Kemal ÇELİK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Mustafa Kemal ÇELİK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Psk.Dnş.Mustafa Kemal ÇELİK
İçel (Mersin)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Mustafa Kemal ÇELİK'in Makaleleri
► Evlilik ve Çocuk Psk.Burçak DEMİRKAN
► Yapma! Diyorum, Yapıyor Psk.Dnş.İsa Özgür ÖZER
► Çocuğum Mastürbasyon Yapıyor Ne Yapabilirim? Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,905 uzman makalesi arasında 'Mutsuz Çocuk Yanlış Evlilik Yapıyor...' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:40
Top