TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bebek cinsiyeti önceden belirlenebilir mi?

Dr.Kutlugül YÜKSEL
Ankara
Doktor "Kadın Hastalıkları ve Doğum - Jinekoloji"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: bebek cinsiyeti tüpler kadın hastalıkları ultrason spiral takma adet doğum uzmanı doğum kontrol hapları ertesi gün hapı spral çıkarma regl yumurtalık kisti menopoz myom rahim ağzı kanseri kanama smear kaşıntı polip genital siğiller vagina adet sancısı rahim ağzı yaraları ara kanaması hpv aşısı kızlık zarı adet ağrısı gebelik kontrolü fetüs rahim ağzı kanseri aşısı himen hymen ilişki kanaması gebelik testi embriyo kıllanma rahim ameliyatı vajina daraltma estetiği kemik erimesi tüp bağlama adet dKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 1633,

* Yayın Tarihi : 25-08-2008 - 18:37 (87 gün önce),

* Ortalama Günde 18.77 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 6667 , Kelime Sayısı : 849 , Boyut : 6.51 Kb.
Bebek cinsiyeti önceden belirlenebilir mi?

Erkek çocuk arzusu

Klan adı verilen ilk insan toplulukları Anaerkil'di. Yani bu topluluklar kadının üstünlüğüne dayanıyordu. Zamanla bazı toplumlarda kız çocukları alabildiğine horlandı,insan yerine konmadı. Örneğin: Eski Çinlilerde kadın kocasının kulu sayılır önünde konuşamaz, kocası ve erkek çocukları ile sofraya oturamazdı. Eski Yunanlılarda kadın kocasının malı sayılır, eşya gibi alınıp satılırdı. Araplar doğan kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi. Eski Mısırlılar kadının ölüsüne bile hakaret ederlerdi.

Yüzyıllardır süregelen yanlış gelenek ve göreneklerin sonucu aileler doğacak bebeklerinin erkek olmasını arzu etmişlerdir. Kadın ve erkek arasındaki bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için son yüzyılda önemli çalışmalar yapılmıştır. Çağımızda bu konuda inanılmaz ilerlemeler kaydedilmiştir.

Çeşitli nedenler yüzünden aileler doğacak çocuklarının cinsiyetini önceden belirlemek istemektedir. Kalıtım yolu ile geçen çok sayıda hastalık vardır. Bunlardan en önemlileri; kalıtım yoluyla babadan oğula geçen renk körlüğü, annenin kromozomlarıyla erkek çocuğa geçen kasları eriten Duchenne hastalığı, yine annenin kromozomları ile yalnız erkek çocuğa geçen kan pıhtılaşma bozukluğu hastalığı olan hemofili hastalığı sayılabilir. Bu şekilde hastalık taşıyan ailelerde bebeğin cinsiyetini önceden belirlemek oldukça anlamlıdır. Bir de çok sayıda aynı cinsiyetten bebeği olan, karşı cinsten bebek özlemi ile yanıp tutuşan, bunu bir saplantı haline getiren, bu nedenle eşi ile aralarında büyük sorun yaşayan aileler de bu konuda yardım almak için büyük çaba sarfetmektedir. Doktorların birinci görevi insanların mutluluğu için çalışmak olmakta birlikte, bu hassas konuda herhangi bir neden olmadan doğanın dengesi ile oynamak etik değildir.

Antik çağdan beri bebeğin cinsiyetini önceden saptayacak formüller aranmıştır. Kadının gebe kalmadan üç ay öncesinden başlayarak gebeliği netleşinceye kadar belirli bir gıda rejimine tabi tutulması, ilişkiden önce erkek ya da kız bebek isteyenler için farklı vajen banyosu yapılması, yumurtlama döneminin çeşitli metotlarla tesbiti yapılarak ilişki gününün istenilen cinsiyete göre ayarlanması, orgazm ve boşalmanın aynı anda olması gibi çeşitli faktörler üzerinde çalışılmıştır. Bu faktörlerden birkaçını aynı anda uygulamak daha etkili olmaktadır.

Beslenme konusunda ilk bilimsel çalışmalar 1933 yılında C. Herest adlı bir Alman biyolojisti bir deniz kurdunun üremesi üzerinde çalışmalar yapmış ve ilginç sonuçlar ile karşılaşmıştır. Deniz suyuna kattığı potasyum miktarı arttıkça erkek kurtcukların ürediği, tersine kalsiyum miktarı arttıkça ise yavruların daha çok dişi olduğunu gördü. Bu çalışmaları daha sonra başka bilim adamları tarafından diğer hayvanlar üzerinde de denenerek desteklendi. Bebek cinsiyetine uygun diyet verme alışkanlığının temelinde bu çalışmalar yatar. Bebeğin cinsiyetini belirlemek için uygulanan özel beslenme rejimi erkek bebek isteyenler için potasyum ve sodyumdan zengin gıdaların (muz, kuru fasulye, nohut, mercimek, kayısı ,ananas, her türlü et vb), kız bebek isteyenler için kalsiyum ve magnezyumdan zengin gıdaların( süt ve süt ürünleri, yumurta, patates, hamur işleri, sütlü tatlılar vb, tuzsuz besinler) doktor kontrolünde uygulanması esasına dayanır.Beslenme rejimi yalnız kadınlar tarafından uygulanır, erkekler rejime dahil değildir.
Beslenme rejimi titizlikle uygulanmalıdır. Bu rejim üç ay yapıldıktan sonra doktor tarafından ilişki günü tesbit edilir ve gebe kaldığı kanıtlanıncaya kadar belirlenen beslenme rejimine devam edilir. İlişki gününe kadar erkek korunma yöntemine devam etmelidir. Gebelik kesinleşince istenilen besin yenilebilir, rejime devam etmenin hiçbir anlamı kalmaz. Gebelik oluşmazsa beslenme rejimine altı aydan fazla devam edilmez; alınmayan besinlere karşı vücutta bir takım eksiklikler ve devamlı yenilen besinlere bağlı olarak da bir takım kan değerleri artabilir ve çok önemli sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Örneğin erkek çocuk diyetini kalp hastaları, böbrek hastaları, hipertansiyonlu olanlar asla kullanamaz. Beslenme rejiminde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta da rejim süresince asla listede önerilen besinler dışına çıkılmamalıdır. Beslenme rejiminde başarı oranı annenin sabırlı olmasına verilen listeyi uygulama durumuna bağlı olarak %80-%90 dır.

Erkek bebek isteyenler için cinsel ilişkiden önce karbonatlı su ile vaginal duş yapılması, erkek bebek isteyenlerin özellikle yumurtlama günü ilişkiye girmeleri önerilir.Bu nedenle erkek çocuk isteyenlerin mutlaka yumurtlama gününü tesbit etmeleri gerekir. Bunun için piyasada bulunan ovulasyon kitlerini kullanabilirler veya doktora giderek yumurtlama gününü tesbit ettirebilirler. Kız bebek isteyenler için cinsel ilişkiden önce sirkeli su ile vajinal duş yapmaları ve yumurtlamadan önceki günler yanı adet kanamasından sonra sık cinsel ilişkiye girmeleri önerilir. Kız çocuk isteyenler için yumutlama takibine gerek yoktur.

Bindokuzyüzyetmiş'lerde X ve Y kromozomlarını taşıyan spermlerin birbirlerinden ayrılabileceğinin keşfi ile istenilen cinsiyette çocuğun dünyaya gelebilmesinin bilimsel yolu açılmıştır. Bindokuzyüzdoksansekiz yılında Virginia'da yapılan çalışmalarda Y kromozomlarının DNA oranlarının X kromozomlarına göre küçük olması nedeni ile Y kromozomlarının hareket hızları daha fazla olduğundan, bir takım tekniklerle X ve Y içeren spermlerin ayırt edilebileceği kanıtlanmıştır. Bilindiği gibi Y kromozomu taşıyan spermin yumurtayı döllemesinden erkek, X kromozomu taşıyan spermin yumurtayı döllemesinden ise kız cinsiyeti oluşur. İstenilen cinsiyette bebek sahibi olmanın en garanti yolu tüp bebek uygulamasında embriyodan alınacak bir hücrede X ve Y kromozomları tesbit edilerek, istenilen cinsiyette embriyo rahme yerleştirilir.

Bebek cinsiyetini belirlemede Çin'de yüzyılar önce uygulanan Çin Takvimi yöntemi ile anne adaylarının hamile kaldıkları yaş ile hamile kaldığı ayın önemi vurgulanmakta ve hamile kalınan yaş ve ay karşılaştırılarak doğacak bebek kız mı erkek mi belirleniyor. Bu yöntemin de doğruluk oranının yüksek olduğu belirtilmektedir. Bu ara benim kişisel kanaatimi soracak olursanız bu yöntemin doğruluk oranı oldukça düşüktür. Günde en az 50 doğumun gerçekleştiği hastanede yaptığım çalışmada Çin Takviminin bebek cinsiyetini belirleme konusunda doğru sonuç vermediğini tesbit ettim.

Önceden de belirttiğim gibi bebek cinsiyetini önceden belirleme konusu çok hassas bir konudur. Doğanın hassas dengesi bozulmamalıdır. Bebek cinsiyeti ayırt etmek etik açıdan çok yanlıştır. Bu yöntem yalnızca X'e bağlı geçiş gösteren ve %100 hasta olacağından emin olunan kromozomal bozukluk durumunda kullanılmalıdır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Bebek cinsiyeti önceden belirlenebilir mi?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Kutlugül YÜKSEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Göğüs Büyütme Estetiği Sonrasında Memede Hissizlik Olurmu? , Dr.Fatih DAĞDELEN
  • Yara İzi (Skar) Ve Tedavisi , Prof.Dr.Ata UYSAL
  • Boyun Ağrıları Ve Boyun Fıtığı , Doç.Dr.M. Volkan AYDIN
  • Takıntılarım Bana Saçma Geliyor Ama Birtürlü Kurtulamıyorum… , Dr.İbrahim BİLGEN
  • Histerosalpingografi (Hsg) , Dr.Hüseyin ŞENYURT
  • Ameliyatsız Meme, Kalça Şekillendirme , Dr.Ulvi GÜNER
  • Lazer Lipoliz İle Yağ Eritme Ve Cilt Sıkılaştırma , Dr.Sebahattin Y. KANDAL
  • Süt Çocukluğu Döneminin Geçici Hipogammaglobulinemisi , Prof.Dr.Nerin Nadir BAHÇECİLER ÖNDER
  • Allerjik Astım Ve Rinitte Dil Altı Aşı Tedavisi (Sublingual İmmünoterapi) , Prof.Dr.Nerin Nadir BAHÇECİLER ÖNDER
  • Mls İle Bedensel İncelme , Dr.Gökalp MÜSTECAPLIOĞLU
  • Sigara Ve Estetik Cerrahi : Estetik Operasyon Önesi Sigarayı Bırakmak , Prof.Dr.Ata UYSAL
  • Katarakt Nedir? Soru Ve Cevaplarla Katarakt , Dr.İlker YALÇIN
  • Vajina Estetiği , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Lazer Tedavisinde İntralase Farkı , Dr.İlker YALÇIN
  • Vajinismus (Vaginismus) : Tanı, Nedenler, Tedavi , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Sessiz Katil: Yüksek Tansiyon , Prof.Dr.Mehmet Sıddık ÜLGEN
  • Çocuklarda Spor Ve Egzersizin Büyümeye Etkisi , Doç.Dr.Ergun ÇETİNKAYA
  • Hangi Doğum Şekli Daha Sağlıklı: Normal Doğum Mu? Sezaryen Mi? , Dr.Oktay KAYMAK
  • Obez Çocuklarda Damar Sertliği Ve Şeker Metabolizması Bozukluğu , Doç.Dr.Mehmet Emre ATABEK
  • Serum Magnesium Concentrations İn Type 1 Diabetic Patients: , Doç.Dr.Mehmet Emre ATABEK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    00:46
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler