TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



NAMAZ, PANİK ATAK VE MODERN İNSAN

Yusuf BAYALAN Fotoğraf
Yusuf BAYALAN
İstanbul
Psikolog / Psk.Danışman
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 7 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: depresyon tedavisi panik atak tedavisi psikolojik yardım psikolojik destek psikolojik danışman psikoterapist sosyal fobi çekingenlik aile terapisi aile terapisti ilişki terapisti ilişki terapisi aile danışmanı aile danışmanlığı evlilik terapisti evlilik terapisi eşler arası iletişim eş ilişkileri ergenlik problemleri ergen terapisti erken danışmanı ergen danışmanlığı çocuk psikolojisi çocuk problemleri boşanma danışmanlığı yetişkin terapisti şema terapi seks terapisi ailevi problemler stres proKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 525,

* Yayın Tarihi : 26-08-2008 - 15:46 (100 gün önce),

* Ortalama Günde 5.25 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5306 , Kelime Sayısı : 712 , Boyut : 5.18 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Yusuf BAYALAN hakkında söyledikleri:
Merhaba..
Bende bir çok insan gibi psikoloklara karşı olumsuz bir tavır takındım hep , bu tavrı takınmamda -olumsuz olarak- etkili olan kişi de ilk gittiğim psikoloktu. Daha beni tanımaya çalışmadan sürekli yaşadığım sorunlarla ilgili sorular sorar bu sorulara cevap vermemi isterdi fakat hiçbir zaman bir çözüm yolu önermezdi. Kötü bir deneyimdi benim için ilk görüşmemden sonra iki yıl hiç bir psikoloğa gitmedim hepsinin yaklaşımı aynı olacaktır diye fakat bir gün ablam sayesinde Yusuf Bayalan'la tanışma fırsatı buldum. O gün benim için çok güzel geçti ilk psikoloğumun yaptığı gibi sorular so... [DEVAMI..]

(Sena Ç., Danışan, 11-07-2008)

Merhabalar ;

kişinin psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğuna karar vermesi oldukça zor bir konu! pek çoğumuz bunu kendimize yediremez destek almayı kabullenmek istemeyiz yada hep erteler düzeleceğini düşünürüz bende bu konuda karar verene kadar epey uzunca bir süre ertelemeden sonra bir gün buna ihtiyaç duyduğuma karar verdim ve araştırma yapmaya başladım ilk başta ne soracağımı hangi konular da bilgi alacağımı bile bilmiyordum ilk aklıma gelenler telefon açtığım birkaç danışman ofisinde nasıl bir yol izliyorsunuz seans ücreti nedir ne zaman başlayabiliriz gibi sorular oldu bu araştırma sırası... [DEVAMI..]

(TUGBA, Danışan, 02-07-2008)

Yusuf BAYALAN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
NAMAZ, PANİK ATAK VE MODERN İNSAN

Bir psikoterapistin, zorlandığını hissettiği durumlar arasında, ”sizce bu nasıl olur?” ya da “ne yapmalıyım?” tarzında sorular önemli yer tutar. Burada danışan, sorumluluğu karşı tarafa havale etmekte, yükünü hafifletmekte ve kendi içindeki çatışmadan kurtulmayı talep etmektedir. Genelde de beklenilen/umulan cevap “zaten duymak istenilen” cevaptır. Burada danışan aslında terapistine şöyle der: bana öyle bir şey söyle ki bu zaten benim duymak istediğim şey olsun. Bununla birlikte terapisti iki arada bir derede bırakan sorular da vardır. Benim için buna dönük en ilginç sorulardan biri “Namaz kılmak panik atağı azaltır mı?” oldu.

Bir psikoterapist, insan olduğu için belli dini algıya, inanç sistemine, felsefi düşünceye vb. sahip olabilir. Ancak yapmaması gereken en önemli şeylerden biri, danışanına kendi inanç sistemini bir çözüm önerisi olarak sunmak, ya da danışanın kararlarını kişisel değer yargısıyla değerlendirmektir. Dolayısıyla bana yönlendirilen soruyu terapi seansımda, ifade ettiğim temel yaklaşım doğrultusunda ele aldım. Ancak sorunun, kendisini mühim kılan çok daha önemli bir boyutu vardı: Bu sorunun sorulabilir olması! Danışanlar/hastalar toplumun psikolojik gidişatına dair çok önemli verileri içlerinde barındırırlar. Bir toplumun içinde bulunduğu ya da yöneldiği bakış açısına dair en önemli veriler belki de psikolojik destek alan, almak zorunda kalan insanlardan elde edilir. Çünkü onlar, ortalama insanın ortalama durumda gizlediği, üstünü örttüğü pek çok işareti size sunarlar. Bu açıdan danışanımın sorusu son derece önemliydi.

Her insan karşılaştığı problemlerin çözümü için çeşitli arayışlara(hiçbir şey yapmamak da olabilir bu) girişir. Bu arayışlar olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurur. Burada problemi yaşayan kişi, problemin kendisi ve probleme dönük üretilen çözüm yöntemi, üzerinde dikkatle durulması gereken boyutlardır. Panik atak problemini yaşayan kişi zamane insanıdır; yani içinde bulunduğumuz dünyanın verileriyle/iklimiyle, algısıyla, bakış açısıyla kısaca zeitgeistiyle bakan, değerlendiren, yorum yapan ve eyleme geçen insandır. Bu açıdan o insan aslında biziz ya da bizim bir parçamız, yönümüzdür. Bu insanın yaşadığı problemin de zamaneliği son derece önemlidir. Çünkü çağımız “kaygı çağı”dır ve panik atak da temeldeki kaygının dile gelme şekillerinden biridir. Zamanımızın kaygılı insanının çözüm yöntemini anlamaya çalışmak, yani bize dair olanı anlamaya çalışmak kendini tanımayı dert edinenlerin en önemli uğraşlarından biridir.

Psikoterapi, zamanımızda psikolojik problemlere dönük üretilen en etkin çözüm yöntemlerinden biri olduğu için danışanım panik atağının çaresi olarak psikoterapiyi görmüştü. Ama din de danışanımın hayatında belirli bir şekilde var olan, belirli bir yerde duran(danışanım Cuma namazlarına giden, oruç tutan; onun dışında çok dindar olmayan biridir) olgudur. Ve danışanım doğal olarak psikoterapi seansına “din”i getirmiş oldu; çünkü psikoterapiye, insana dair her şeyin gelmesi mümkün ve beklenilendir.

Namaz, panik atak ya da başka bir hastalığa çare olur mu? Bu soru bir alime sorulmuş olsaydı muhtemelen şu meyanda cevap alınırdı: “Allah hastalığı ve şifayı yaratan sonsuz güç ve kudret sahibidir. O’nun için bir şeyin olması “ol” demesinden ibarettir. O’nun izni olmadan yaprak bile kımıldamaz. O merhametli ve çok yüzedir. Bu yüzden namaz ve dua ile Allah’tan şifa istenirse, ve Allah da bunu dilerse insan tüm hastalıklardan kurtulabilir.”

Bu cevap tabii ki müslümanca bakış açısından doğrudur ve yerindedir. Ancak benim açımdan mesele, Allah’ın insana yardım etmesi ve duanın önemi(muhakkak ki bunlar da çok çok önemli meselelerdir) değildir. Mesele, zamane insanının dine yaklaşım biçimidir.
Bir insanın “müslümanca yaşamanın psikolojik problemlerle ilişkisi nedir/nasıldır?” sorusu ile “namaz panik atağa iyi gelir mi?” sorusu arasında, kendini konumlandırma, anlamlandırma açısından çok ciddi mesafe vardır. İkinci soru tam da zamane insanının sorusudur. Çünkü zamane insanı pragmatik/çıkarcıdır; yani ona göre bir şey hedefe götürüyorsa işe yarar götürmüyorsa işe yaramazdır. Buna din de dahildir. Oysa din hiç bir şekilde kendini böyle tanımlamaz. Din bir orjin, merkezdir; yani insan kendini dine göre tanımlar; yaptıklarının iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış olduğunu dine göre belirler. Modern insana göre ise hayatın merkezinde kendisi vardır. Kendi dışındaki her şey işine yaradığı oranda değerlidir. Bu açıdan, panik atağa etkisi açısından “nefes egzersizi” ile “namaz kılma” arasındaki önem farkını işe yararlılığı belirleyecektir. Modern insanın dine karşı takındığı tavır her şey için geçerlidir: Ne işe yarayacak? Misafir ağırlamanın bir “karı” yoksa uğraşmaya ne gerek var. Kendisine dokunmuyorsa, yılanın yapıp ettikleri modern insanın umrunda değildir.

Modern insan otantik/sahici, derinlikli ve kalıcı olandan uzaktır. Gelip geçici olan onun daha çok tercih ettiği olmaktadır. En derinde yatan ihtiyaç ve duygularından ziyade yüzeyde hissettikleri önemlidir.

Modern insan en nihayetinde hızlıdır; üç beş rekatla panik atağından kurtulma düşüncesi ona çekici gelmektedir.

Peki namaz panik atağa iyi gelir mi? Hayır! Çünkü namaz, bir bütünün parçasıdır ve parça bütünden ayrı düşünülemez. Namaz, kendini “araç” olarak gören zihinlere “kar” getirmez!!!

Psikoterapist
Yusuf Bayalan

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"NAMAZ, PANİK ATAK VE MODERN İNSAN" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Yusuf BAYALAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Bir Cinsel Sapma: Teşhircilik , Emir Emre DOĞAN
  • Transseksüellik (Cinsel Kimlik Bozukluğu) , Emir Emre DOĞAN
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Emir Emre DOĞAN
  • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu , Emir Emre DOĞAN
  • Kişilik Ve Kişilik Bozuklukları , Emir Emre DOĞAN
  • Şimdiki Çocuklara Kitap Okuma Alışkanlığını Nasıl Kazandırırız? , Hülya TOPAL
  • Hiperaktivite Ve Dikkat Eksikliği (Hade) Hakkında Amerikan Psikoloji Birliği’ne Mektup , Üstün ÖNGEL
  • Merak Ve Öğrenme , Arzu GÜNEŞ
  • Kurban Bayramının Çocuklar Üzerindeki Etkisi , Ayhan ALTAŞ
  • Çocuklarımızın Sağlıklı Gelişimi İçin Tavsiyeler , Asım EREN
  • Doğal Farklılıklar Neden Hastalık Olarak Etiketleniyor? , Üstün ÖNGEL
  • Çocuk Gelişim Dönemi Ve Özelikleri , Abdullah TOPAL
  • Panik Atak Mıyım?... , Füsun BUDAK
  • Geleceğimize Yön Vermek , Selahattin ÖNER
  • Öfke Yönetimi , Gülçin Dönmez FİDAN
  • Boşanmada Çocuk Psikolojisi: Anne Babanın Ayrıldığını Durumlarda Çocukların Ruhsal Durumu , Füsun BUDAK
  • Engelli Hakları, Yasal Düzenlemeler Ve Yaşanan Sorunlar , Halil TÜRKMEN
  • İntihar: Nedenleri, Belirtileri, Riskleri Ve Öneriler , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Günümüz Çocuğunda Stres , Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuklarda İnatçılık , Özden ŞENKOYUNCU
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    19:40
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler