TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



KİLO VERMEDE YOYO SENDROMU

Şefika AYDIN Fotoğraf
Dyt.Şefika AYDIN
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 5 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 3694,

* Yayın Tarihi : 27-08-2008 - 09:35 (2250 gün önce),

* Ortalama Günde 1.64 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9105 , Kelime Sayısı : 1241 , Boyut : 8.89 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.Şefika AYDIN hakkında söyledikleri:
Şefika benden bir sene önce hacettepe üniversitesi'nden mezun oldu.yani benim bir ön dönem arkadaşım :) Bu tavsiyeyi yazmak istedim çündü şefika ciddi anlamda yardımsever ve kesinlikle çok başarılı bir insan..paylaşımcı olduğu için de okul yıllarında yardımını hiç esirgememiştir benden.bunun dışında,meslegimizde başarının yanısıra insan ilişkilerinin de ne kadar önemli olduğunu göz önünde bulundurursak,şefika'yı tanıyıp yardım aldığınızda ne kadar haklı olduğumu anlayacaksınız.
Tüm güzellikler seninle,başarın daim olsun canım...

(Dyt.Ruhan SÜME, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 05-07-2008)

Şefika Hanım ile hedef kiloma ulaşıp sağlıklı beslenme konusunda son derece yeterli bilgiler aldım. Uzun bir sürede koruyorum; onun da hep söylediği gibi önemli olan kiloyu korumam. Diyet anlamında belki de çok yanlış bilgiler aldığımız şu dönemlerde bu işi gerçekten doğru kaynaklardan almanın çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Şefika Hanım oldukça güleryüzlü, sıcakkanlı işinin ciddiyetini ve mesafesini her zaman koruyan bir hanımefendidir. Hayatımızın önemli bir kısmını ve ihtiyacını kapsayan beslenmeyi onunla sıkılmadan, hiçbir besinden eksik kalmadan isteklerimi dile getirerek zevkle... [DEVAMI..]
(BERNA KOPUZ, Danışan, 27-11-2007)

Dyt.Şefika AYDIN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
KİLO VERMEDE YOYO SENDROMU

SAĞLIĞIMIZI TEHDİT EDEN YO YO SENDROMU

Sağlığı olumsuz yönde etkileyen ünlü ünsüz herkesin yaşadığı, sadece kilo verme amaçlı yapılan uygulamalar sonrasında verilen kiloların korunmadan daha fazlası ile geri alınmasına “ yo yo sendromu ” denilmektedir. Ülkemizde de bu yöntemleri bilinçsizce uygulamakta olup bir zayıf bir kilolu olma durumu kişilerde sıklıkla gözlenmektedir. Çağımızın hastalığı olan obeziteye davetiye çıkarabilecek bu sendrom metabolizmanın gittikçe yavaşlamasına ve alınan kiloların daha da zor verilmesine neden olmaktadır.

YOYO SENDROMUNUN NEDENLERİ ARASINDA;

Sadece kilo verme amaçlı uygulanan, bireye özgü olmayan, olumlu beslenme alışkanlıkları kazandırmayan ve hızlı kilo verdiren tüm uygulamaları söylemek mümkündür.
  • Bilinçsiz Zayıflama ilaçları kullanımı
  • Bireyin Psikolojik durum değişiklikleri
  • Kişiye özgü olmayan hazır diyetlerin yapılması
  • Kendi sosyal yaşamına uymayan diyetleri kilo verme pahasına devam ettirme
  • Bilinçsiz diüretik kullanma
  • Diyet kampları ve sonrasında aynı sıklıkta yapılamayan egzersiz
  • Sık aralıklarla diyet uygulama
  • Düşük kalorili diyet sonrasında oluşan yeme atakları … da bu durumun oluşmasına yol açabilecek nedenler arasındadır.
Yoyo sendromunda Kimler Risk Altında?

Kilo sorunu olan kadın erkek günümüz koşullarınca yaş gözetmeksizin herkeste hızlı kilo verme, bu kiloları belirli bir sürede koruyamama ya da hiç korumama daha sonra ise diyetten sıkılıp yeme atakları ile birlikte ilk diyete başladığı kilodan daha fazla kilo alarak bu değişimi geçirme riski vardır.

Erkekler kadınlara oranla YO YO sendromuna daha az yakalanmaktadırlar. Çünkü erkekler fiziksel aktiviteyi ön plana çıkaran beslenme programlarını daha uzun soluklu yapabilme yeteneğine sahiptirler. Aslında en önemli fark erkeklerin diyete bakış açılarında yaşam tarzı değişikliklerini daha kolay benimseyebilmeleri yatmaktadır.

Yapılan çalışmalar ağırlık kaybının %5 ile %10’ unun bile 6 ay süresince muhakkak korunması gerektiğini göstermiştir. Ayrıca diyetini 1 veya 2 aylık dönem sonrasında bırakan kişilerde bu durum daha sık yaşanmaktadır.

Daha çok ünlülerde gözlenen bu durum; güzellik ve estetik kaygılarının artması, görsel ve yazılı basında kilo verme ile ilgili kaynağı doğru olmayan beslenme bilgilerinin de varlığı ile artık sadece ünlülerde değil toplumun her kesiminde görülmektedir.

YoYo Sendromunun olumsuz sonuçlarını sıralayacak olursak;

Alınan verilen bu kilolar metabolizmanın yavaşlamasına, yağ dokusunun artmasına, bireylerde psikolojik etkilenmelere sebep olmaktadır. Bilinçsiz ilaç kullanımı sırasında; metabolizma hızlanır, kalp ritminde artış olur, sık dışkılama oluşur, terleme artar, kan basıncı yükselir, adet düzensizliği görülür ve sinirlilik, anksiyete gibi psikolojik durum bozuklukları oluşur. Hiçbir ilacın bire bir uzun süre kullanımına ilişkin çalışma ya da veri yoktur.

Ayrıca laksatif ya da diüretik kullanımı hiçbir zaman kilo verme amaçlı olmamalıdır. Bu ilaçlar vücutta sadece su kaybı yaratır. Yağ eritmez kilo verdirmez. Uzun süre kullanımında da bağırsaklarda bu bileşiklere cevapsız hale gelmektedir. Bilinçsiz kullanımı potasyum düzeyinde düşmelere ve kalp ritim bozukluna sebep olmaktadır.

Yoyo Sendormunda Tedavi;

Doğru tedaviyi belirleyecek olan kişinin kendisi değil doktor ve diyetisyenlerin kararı ile yönlendirilebilir.
  1. Adım düşük kalorili yeterli dengeli diyetler + fiziksel aktivite
  2. Adım davranış değişikliği yöntemlerinin bireyin yaşamına entegrasyonudur.
  3. Adım farmakolojik ilaçla tedavi
  4. Adım cerrahi tedavilerdir

Beslenme tedavisinde; kişinin koruyabileceği sağlıklı kiloları hedef alınarak, günlük beslenme öyküsü dinlenip yaşam şekline yönelik olumlu değişikliklerle beraber kilo verme programı uygulanmaktadır. Sık aralıklarla görüşülüp hızlı değil gerektiği süre zarfında hedef kiloya inene kadar diyet bırakılmamalıdır. Çünkü sonrasında başlanan KORUMA PROGRAMI bu sistemin en önemli anahtarıdır. Tekrar kilo almamak için yapılması gereken en önemli süreç koruma sürecidir.

YO YO yani yap- boz oyuncak gibi bu hastalık tablosunu yaşamamak için;
· Diyet yapmaya kararlı başlamak ve amacı kilo vermek değil VERİLEN KİLOYU KORUMAK olarak özümsemek gerekir.
· Diyet muhakkak doğru kaynaktan beslenme ve diyet uzmanından alınmalıdır.
· 3 ana öğün ve 2 veya 3 ara öğün tüketilmelidir. Ara öğünlere ana öğün kadar önem verilmelidir. Kan şekerinin düşmemesi ve açlık duygusunun oluşmaması için sık sık beslenmek şarttır. Zayıflamak isteyen kişilerin % 80–90’ ında yapılan en büyük hata ana ve ara öğünlerin atlanmasıdır.
· Fiziksel aktivite düzenli hale getirilmeli metabolizmada artış sağlanmalıdır.
· Tek besine yüklenmemeli diyette çeşitlilik olmalıdır. Öğünde 4 besin grubunun( süt/et/tahıl/sebze-meyve ) da bulunmasına özen gösterilmelidir. Böylece hem yeterli besin öğeleri alınır hem de kişi diyetten sıkılmamış olur.
· Diyette sıklıkla tercih edilen tatlandırıcılı ürünler direk zayıflamaya yönelik ürünler değil diyabet hastaları için şekersiz olarak üretilen yiyeceklerdir. Zayıflama süresince ana öğün yerine geçmemesi gereken bu gıdaları sıklığı ve miktarı sınırlı şekilde ara öğünlerde bilinçli tüketmek gerekir.
· Gereğinden fazla alınan her kalorinin vücutta yağa dönüşerek depolanacağını unutmamak gerekir.
· Özellikle yetişkin grupta yarım yağlı süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir. Bu besinlerin yağı az olanlarının glisemik indeksleri düşüktür ve yağlı olanlara nazaran daha doygunluk sağladıkları unutulmamalıdır.
· Yemekleri sevilen usulle; kızartma ve uzun süre kaynatma işlemlerini yapmadan hazırlamaya özen gösterilmelidir.
· Vücudun temel ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri haplardan değil doğal sebze ve meyvelerden almak ilk tercih olmalıdır.
· Su hayattır. Günde bayanlarda en az 10–12 bardak erkeklerde 12–14 bardak su içmeyi alışkanlık haline dönüştürmek gerekir. Su yerine tercih edilen kimi zaman ara öğünlerde ve sofralarda vazgeçilmezler haline gelen hazır meyve sularını, kafeinli içecekleri ve kolayı tüketmek hem sağlıklı değildir, hem de kilo olarak geri dönecektir

Her zaman olduğu gibi öğünlerimizi çeşitlendirmeli sebze ve taze meyveleri hiçbir zaman sofralarımızdan eksik etmemeliyiz. Taze sebze ve meyveler içerdikleri vitamin ve mineraller ile bağışıklık sistemimizi arttırarak bizi daha zinde, konsantre olmuş bir şekilde güne hazırlar ve hastalıklara yakalanma riskimizi azaltır.
Kemik ve diş sağlığımız için artı çocuklarımızdaki büyüme ve gelişmenin devamlılığı için süt ve süt ürünlerini mutlaka tüketelim. Özellikle son yapılan çalışmalar kalsiyum içeren beslenmenin obezite tedavisinde de kilo verme hızını arttırdığını göstermişlerdir.

Vücudumuzdaki yapım, onarımın dışında dokularımızın yapı taşı olan aminoasitleri içeren proteinden zengin et ve et ürünleri ana öğünlerimizde mutlaka bulundurulmalıdır. Tavuk, balık, kırmızı et, yumurta, kuru baklagiller tercih edebileceğimiz en iyi kalite proteine sahip et ve et ürünleridir.
Yeterli su tüketimi vücudumuzdaki sıvı dengesi için çok önemlidir. Günde en az 10 su bardağı su içerek hem günlük atılan sıvı kaybını karşılamış, hem böbrek fonksiyonlarının devamı için hem de vücut ısısını dengede tutmak için yeterli sıvıyı almış oluruz.
Liften zengin beslenme günümüz beslenmesinin en temel yapıtaşlarından birisi haline gelmiştir. Kuru ve taze meyveler, kuru baklagiller, sebze ve çok tahıllı bir çok besin kolonda fermentasyona uğramadıkları için bağırsak sağlığını koruyucu, midenin boşalmasını geciktirici ve acıkmayı geciktirici besinlerdir.
Haftada minimal 3 kez yapılan fiziksel aktivite ile hem kilonun kontrolünde hem de iştahın kontrolünü sağlamış oluruz. Gerek psikolojik gerek fiziksel etkileri pozitif yönlü olan aktivite bireylerde diyet tedavilerinde daha hızlı ve rahat sonuçlar alınmasını sağlamaktadır.
Hem kalp sağlığımız hem de kilo kontrolü için her zaman yağlı besin tüketimini azaltmalı kızartma ile hazırlanmış besinlerin tüketim sıklığını azaltmalıyız. Özellikle son yapılan çalışmalar kızartmaların dışında hidrojene bitkisel yağ olan margarinin tüketimini de sınırlandırılması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Özellikle pastacılık ürünleri ve hazır gıdalardın üretiminde kullanılan bu margarin çeşitleri kalp hastalıkları riskini arttırmaktadırlar. Bu nedenle bu besinleri evde sıvı yağları kullanarak daha sağlıklı halde pişirip tüketmeye özen gösteriniz.
Özellikle iş yeri ve ev hanımlarının çok sık tükettiği çay ve kahve tüketimi hem beraberinde alınan şeker hem de besinlerle alımından dolayı kilo alımına ve anemiye sebep olabilmektedir. Özellikle kahve tüketiminin içerdiği kafeinden dolayı günde en fazla 2 kupa ile yeterli hale getirilmesi çay tüketimini ise şekersiz ve açık olacak şekilde günde 4- 5 bardağı geçmemesi gerekir.
Kuru yemişler; içerdikleri E vitamini ve yağ asitleri ile yaşlanmayı geciktirir, bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve birçok kanser riskini azaltmaktadır. Günlük 1 avuç fındık, badem veya cevizin bu olumlu yanları dışında barsak geçişine de olumlu etki ederler.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"KİLO VERMEDE YOYO SENDROMU" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Şefika AYDIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Ceviz Ve Sağlık , Dyt.Serpil TARMAN
  • İnsülin Direnci Nedir? İnsülin Direnci Durumunda Beslenme Nasıl Olmalıdır? , Dyt.Serpil TARMAN
  • Çocuklarda İştahsızlık , Dyt.Elif BİLGİN
  • Gluten Nedir ? Glutensiz Diyetler Kimler İçin Uygundur? Glutensiz Diyet Zayıflatır Mı? , Dyt.Elif BİLGİN
  • Obezite Ve Doğru Bilinen Yanlışlar , Dyt.Elif BİLGİN
  • Diyabet Ve Beslenme , Dyt.Ufuk ZERENTÜRK
  • Kilo Kaybetmenin Önündeki Büyük Engel; İnsülin Direnci Ve Hipoglisemi , Dyt.Mustafa TİLEKLİ
  • Cevaplarıyla Birlikte Sağlıklı Beslenmeyle İlgili Sık Sorulan Sorular , Dyt.Nazlı ŞİŞİK
  • Okul Çağı Çocuklarında Obezite , Dyt.Nazlı ŞİŞİK
  • Yeşil Çay , Yrd.Doç.Dr. Dyt.Esen KARACA
  • Vücut Saatimiz Yani Bıyoritmimiz , Dyt.Serpil TARMAN
  • Polikistik Over Sendromu Ve Beslenme Tedavisi , Dyt.Serpil TARMAN
  • Küçük Önlemlerle Sağlıklı Bir Kurban Bayramı Geçirin! , Dyt.Cansu KOLUKIRIK
  • Yeni Nesil Tehdit: Fruktoz Şekeri. , Dyt.Mustafa TİLEKLİ
  • Okul Öncesi Dönemde (3-6 Yaş) Sağlıklı Beslenme , Dyt.Şeyda Sıla BİLGİLİ
  • Duygusal Açlığı Farkedin Ve Zayıflayın ! , Dyt.Şeyda Sıla BİLGİLİ
  • Alınan Aşırı Kiloların Sebebi, Çeşitli Hastalıkların Varlığından İleri Geliyor Olabilir Mi ? , Dyt.Ece ALTINEL
  • Gıda Bağımlılığı , Dyt.Ece ALTINEL
  • Fastfood Sevenler İçin Fast Food Diyeti ! , Dyt.Ebru AYTEKİN
  • Bu Kış Sizin İçin Farklı Olsun! , Dyt.Gizem Selin KEŞLİ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    14:12
    Top