2007'den Bugüne 85,958 Tavsiye, 26,768 Uzman ve 19,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Panik Atakla Yaşamak mı? Özgür Olmak mı?
MAKALE #15315 © Yazan Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ | Yayın Eylül 2015 | 2,299 Okuyucu
PANİK ATAKLA YAŞAMAK MI? ÖZGÜR OLMAK MI?

Panik atak kişiyi kısıtlayan, özgürlüğünü elinden alan bir rahatsızlıktır. Kişi ataklarla yaşamının kısıtlandığını bilir, bunalır, çaresiz hisseder ve bunu aşamadığı için de kendine olan güveni sarsılır, kendine güveni azaldıkça da bu sorunu aşmanın zor olduğuna inanmaya başlar. Durum bir kısır döngüye dönüşür. Kişi, rahatsızlık onu daha fazla kısıtlamadan, hayat kalitesini düşürmeden, özgürlüğünü elinden almadan bu döngüyü kırmalıdır ve bu döngü kırılabilir.

Panik atak zor bir rahatsızlık gibi görünse de tedaviye çok iyi sonuç verir. İlerlemenin hızı kişinin isteği, gayreti ve yardım aldığı uzmanla kurduğu güven ilişkisine bağlıdır.

PANİK ATAK NEDİR?

Panik atak; kişinin bulunduğu durum ve ortama uygun olmayan yoğun korku duygusu ve bu korku duygusuna eşlik eden bedensel tepkilerle kendini gösteren ataklardır. Kişiler atak sırasında duygularını tanımlarken korkudan da öte panik duygusu yaşadıklarını, atağın en fazla on dakika sürmesine rağmen hiç geçmeyecekmiş gibi geldiğini, öleceklerini zannettiklerini ve bu atağı tekrar yaşamaktan çok korktuklarını belirtirler.

Panik atağın birdenbire, beklenmedik bir anda olması, bu atağın ne zaman tekrar yaşanacağına dair belirsizlik kişide kaygıyı artırır ve atağın olmadığı zamanlarda da kişi atağın gelmesini bekler halde bulur kendini. Bu da kişinin hayat kalitesini düşürür, ilgisi sadece kendisine yönelir, çevreyle kurduğu ilişki azalır ve hayat kalitesi düşmeye başlar. Bazen bu kapanma durumu kişinin dışarı çıkmasını, daha önce yapabildiği aktivitelerden uzaklaşmasına neden olur; atağın tetiklendiğini düşündüğü ortamlardan kaçınır. Restoranta gitmek, alışveriş merkezine gitmek, araba kullanmak , asansöre binmek gibi etkinlikleri ya hiç yapamaz hale gelir ya da tek başına bunları yapamaz, güvendiği birinin kendisine eşlik etmesini ister.

Panik atakların yarattığı yoğun bedensel tepkiler, kişide kontrolü kaybettiğine dair bir his yaratır, delireceğini zannedebileceği gibi bu durumu kontrol edemediği için kendini çaresiz ve tükenmiş hisseder.

Çaresizlik duygusu ve sosyal hayattan çekilme kişide depresyon belirtilerin oluşmasına neden olur; kendine güveni azalır, hayattan daha zevk almamaya başlar, isteksizlik, üzüntü ve çaresizlik gibi duyguları yoğun ve sürekli yaşamaya başlar. Terapiye gelen danışanların en fazla şikayet ettiği de atakların kendilerini kontrol etmesi ve çaresizlik duygusudur. Ataklara karşı güçlenen, kendisiyle ilgili farkındalığı artan kişiler tekrar kendi yaşamını belirler hale gelebilirler.

PANİK ATAĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Panik atak, çoğunlukla erken erişkinlik yıllarında (18 ile 20’li yaşlarda) ortaya çıkar, fakat çocukluk dönemimde ya da ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Yine panik atak kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülür, fakat erkeklerde de görülebilir. Yine kadınlar erkeklere göre atakları daha yoğun ve daha sık yaşarlar.

Panik atağın belirtileri kişiden kişiye değişse de, kişilerin ifadelerinden, uzmanların gözlemlerinden çıkarılan ortak belirtiler:

Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma,
Terleme,
Titreme ya da sarsıntı,
Nefes darlığı ya da boğuluyormuş gibi olma,
Soluğun kesilmesi,
Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma,
Bulantı ya da karın ağrısı,
Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma,
Gerçek dışılık hisleri ya da benliğinden ayrılmış olma hissi,
Uyuşma ya da karıncalanma hissi,
Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları,
Kontrolü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu,
Ölüm korkusu.

Panik atak sırasında yaşanan bu belirtilerin hepsi bir kişide görülmez, yaşanan duygular değişkenlik gösterir. Kişide atak sırasında belirtiler ne kadar çok ve yoğunsa atak sonrası bitkinlik hissi de o kadar yoğun olur, kişinin bu ataklarla baş etmesini zorlaştırır ve atak olmadığı zamanlarda da hayat kalitesini olumsuz yönde etkiler.

Kişi panik atakları devam ettikçe atakları yaşamamak için etkinliklerini kısıtlamaya başlar. Bir gezideyken atak yaşamışsa gezilere gitmemeye, bahaneler üretmeye başlar ya da alışveriş yaparken, dışarıda yemek yerken panik atak geçirmişse belirtilerin tekrarlayacağını düşündüğünden bu tür yerlere gitmekten çekinmeye başlar.

Yalnızken bir atak yaşadıysa, yalnız kalmaktan kaçınır, kendini güvende hissetmek ve korunmak için eşine, arkadaşlarına, çocuklarına tutunmaya çalışır, bu da onun bağımsızlığını kısıtlar. Panik atak hastalarının çoğunluğunda kendine olan güven duygusu temelden sarsılır ve benlik saygısı azalır ve çevresindeki kişilere bağımlı olmaya başlarlar. Bir danışan terapilere tek başına gelememekte idi ve her seferinde onunla gelecek birini bulmakta zorlanıyordu, zaman içinde tek başına terapiye gelmeye başladı ve bunu terapi dışındaki ortamlarda da denedi.

PANİK ATAĞIN NEDENLERİ NELERDİR?

Panik atak birçok etkenin ortak bir sonucu olarak ortaya çıkar. Panik atağın gelişmesinde, çocukluk dönemi yaşantıları, psikolojik etmenler, ailesel yatkınlık gibi biyolojik etkenler ve bir takım çevresel etkenlerin birleşiminin etkisi olabilir.

Ailesinde panik bozukluk olan bireylerin olmayanlara göre bu bozukluğu yaşama oranları on kat daha yüksektir, fakat diğer koşullar sağlıklı ise kişi panik atak boyutunda bir sorun yaşamaz kaygıya daha yatkın birey olabilir.

Çocukluk döneminde aileden birini yitirme, boşanmalar ya da çocuğun terk edileceğine dair tehdit içeren ebeveyn tutumları çocuğun ilerde panik atak sorunu ile karşılaşmasına neden olabilir.

Çocuğun duygusal ve maddi olarak güvende hissedilmeyen bir ortamda büyümesi, temel güven duygusunun kazanılmasına engel olur, bu da ilerde panik atak sorunun gelişmesine neden olur.

Aşırı ilgili ve koruyucu ailelerde büyüyen çocuklarda özgüven gelişimi eksik olur ve çocuk sorunlar karşısında nasıl baş edeceğini öğrenemediği için yetişkin yaşamının getirdiği zorluklar karşısında güçsüz düşer ve panik atak gelişebilir.

PANİK ATAK YAŞAYAN KİŞİLER NASIL ÇOCUKLARDI?

Panik atak yaşayan kişilerin çocukluk öyküleri dinlendiğinde, çoğunlukla içe dönük, utangaç, korkak yapıda olan, tanıdık, bildik olmayan ortamlarda sıkıntı duyan, bu tür ortamlardan kaçınmaya çalışan çocuklar olduğu ifade edilmiştir. Bu çocukların bedensel tepkilerinde de kalp atımının daha hızlı olması, terleme, yüzeysel solunum gibi farklılıklar vardır.

Panik atak yaşayan kişilerin çocukluklarında ayrılık kaygısı yaşadıkları bilinmektedir. Bu kişiler annelerini bırakıp okula gitmekte yoğun kaygı duymuş, arkadaşında kaldığında aşırı ev özlemi duymuş çocuklar olduğu bu kişilerle yapılan görüşmelerde ortaya çıkmıştır.

PANİK ATAK YAŞAYANLAR NASIL KİŞİLERDİR?

Panik atak yaşayan kişiler, başkalarına daha bağlı, bağımlı, ayrılıklara aşırı duyarlı ve yakınlarını kaybetmeyle ilgili kaygı ve korkuları yoğun olan kişilerdir. Bu kişiler yoğun ölüm korkusu içinde olan bireylerdir. Terk edilme, kayıplara karşı kendilerini güvende hissetmek için çabalayan insanlardır. Çoğu zaman kendilerine ve kendi yeterliliklerine ilişkin güvenleri düşüktür.

Panik atak yaşayan kişiler başkalarıyla çatışmaktan kaçınır, olumsuz duyguları dışa vurmaktan çekinirler. Olumsuz duyguların yanı sıra duyguları yoğun yaşamak onları panik duygusuna sürükleyebilir. Aşırı sevinç, cinsel isteğin artması da kaygı verebilir.

Başkalarına bağımlılıklarının yüksek olması, duygularını özgürce ifade edememeleri, bir çok ortamdan kaçınmaları nedeniyle benlik saygıları, kendi değerlilikleri de düşüktür.

HANGİ KOŞULLARDA PANİK ATAK TETİKLENİR VE ORTAYA ÇIKAR?

Bir ayrılık yaşandığında ya da bir yakının yitirilmesi durumunda, ya da ayrılığın işaretleri görüldüğünde ortaya çıkabildiği gibi, yeni bir yere taşınma, iş değişikliği ya da önemli bir sınav öncesi gibi yoğun stres altında kalınan durumlar panik atağın ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Panik atak hamilelik, doğum, menopoz gibi hormonal tetikleyicilerle de ortaya çıkabilir.

PANİK ATAKTA ÇÖZÜM NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Panik atak yaşaması zor bir durum da olsa tedaviye çok iyi sonuç veren bir rahatsızlıktır. Çoğunlukla tedaviye olumlu cevap vermektedir.

Kişi, yaşadığı ataklardan dolayı yoğun sıkıntı duyduğu için, destek almaya açıktır. Kendisini, durumunu önemseyen ve onu çaresizlik duygusundan kurtaracak birine ihtiyaç duyar. Bu yüzden de tedavide işbirliği yüksek kişilerdir. Fakat bazen kişiler ataklar azalınca tedaviyi sonlandırma eğilimi gösterirler, tekrar atak yaşadığında da umutsuzluğa kapılırlar. Bu nedenle ataklara karşı güçlenme sağlanana, atakları ortaya çıkaran kişilik yapısı , duygu ve düşünce biçimi değişene kadar tedaviye devam etmek kalıcı çözüm sağlayacak, kişinin hayat kalitesi ve işlevselliğini yükseltecektir.

Atak sırasında kişi; nefes alış verişini düzenleyerek, başka şeyler düşünmeye çalışarak, atağın öldürmeyeceğine dair düşünmeye çalışarak, başka duyumlarını hissetmeye çalışarak (oturduğu koltuğu hissetmek, müziğin sesini dinlemek, mutfaktan gelen yemek kokusunu duymaya çalışmak gibi) atağın kolay atlatılmasını sağlayabilir. Fakat ataklar devam ediyor, yoğun geçiyor, kişinin zihnini çok meşgul ediyor ve hayat kalitesini bozmaya başlıyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Panik Atakla Yaşamak mı? Özgür Olmak mı?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gülderen KILIÇ Fotoğraf
Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ'ın Yazıları
► Panik Atakla Nasıl Baş Ederim? Psk.Emine Lamiser ATİK
► Panik Atak’la Yaşamak... Psk.Zehra Ayça AYSEN
► Panik Atak Hastası Olmak… Psk.Evin AYDIN
► Çocuğum Ne Kadar Özgür Olmalı? Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,104 uzman makalesi arasında 'Panik Atakla Yaşamak mı? Özgür Olmak mı?' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aile Dizimi Eylül 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:53
Top