Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş
MAKALE #15352 © Yazan Dyt.Merve GÜLÜNAY | Yayın Eylül 2015 | 1,004 Okuyucu
Tamamlayıcı beslenme nedir?

Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesinin sağlanmasında uygun besin seçimi büyük önem taşımaktadır. Anne sütü(yoksa anne sütü içeriğine yakın mama) ilk 6 ay tek başına bebeğin günlük gereksinmesini karşılarken 6.ay sonrası enerji ve besin ihtiyaçlarını karşılaması için ek besinler verilmelidir. Bu beslenme şekline tamamlayıcı beslenme denilmektedir.

Ek gıdaya ne zaman geçilmelidir?

6.ay (ek gıdaya geçiş) insan hayatında bir ömür sürecek beslenme yolculuğunun temellerinin atıldığı ve doğru şekilde sağlamlaştırılması gereken en önemli dönemdir. Bu dönem de bebeğin fizyolojik ve psikolojik olarak tamamlayıcı beslenmeye hazır olması büyük önem taşır. Bebekler bu dönemden itibaren daha güçlü besinleri sindirebilecek sinir ve sindirim sistemine sahip olduklarından ek gıdaya geçiş değişik tat, lezzet, kıvam durumlarına alışmayı sağlarken bebeğin yeme işleviyle ilgili sinirlerin gelişmesine de yardımcı olur.

Tamamlayıcı beslenmeye erken ve ya geç başlamanın dezavantajları nelerdir?

Tamamlayıcı besinlere erken başlanırsa;
-Anne sütü verimi ve verme süresi azalır.
-Ek gıdalarla birlikte aynı sürede alınması anne sütündeki bir çok vitamin ve mineralin emilimini azaltır.
-Anne sütünün besin içeriği düştüğünden bağışıklık sistemi tam olarak gelişemez.
-Çocuk fizyolojik ve psikolojik açıdan bu duruma hazır olmadığından ileri ki dönemdeki beslenmesinde iştahsızlık vb sorunlar ortaya çıkar.
-Atopik hastalıklar, alerjik hastalıklar, enfeksiyon hastalıkları, diyabet gibi kronik hastalıklara yakalanma riski artar.
Tamamlayıcı besinlere geç başlanırsa;
-Bebeğin büyüme ve gelişmesinde duraksama, malnütrisyon gibi büyüme gelişme gerilikleri görülür.
-Anne sütü tek başına yeterli miktarda beslenmeyi karşılayamayacağından vitamin ve mineral eksiklikleri görülür.
-Çiğneme gibi yeme işlevlerinin gelişmesinde aksaklıklara neden olur.
-Bebeğin yeni tat ve yapıdaki besinlere alışmasını geciktirir.
-İleri ki dönemde psikolojik olarak beslenmeyi reddetme gelişebilir.


6 aydan sonra bebek nasıl beslenmelidir?

6.ayda öncelikle anne sütü varsa mutlaka 2 yaşa kadar alımı devam ettirilmelidir. Eğer bebeğin anne sütü alma imkanı yoksa anne sütüne yakın içerikli olan mamalar verilmelidir. Ek gıdalar bebeğin sadece ara öğünü niteliğinde başlamalı yine temel besin kaynağı anne sütü olmalı ve aylar ilerledikçe orantılı olarak ek gıda artırılıp anne sütünün yeri azaltılmalıdır.
Bebeğiniz katı gıdaya henüz alışkanlığı yeni kazanacağından tamamlayıcı besinlere yoğun olmayacak şekilde azar azar başlanmalı ve zamanla miktarı artırılmalıdır.


Ek gıdaya geçişte annelere öneriler..

-İlk kez vereceğiniz bir gıdayı tek deneyin. Böylelikle eğer bebeğinizde beslenmeye bağlı bir reaksiyon gözlemlenirse hangi besinden kaynaklandığını bilebilirsiniz.
-Bebeğinizin ne yediği kadar nasıl yediği de önemli olduğundan tıpkı emzirme saatleri gibi beslenme saatlerinin de belli bir düzene oturtulmasını sağlayın.
-Bebeğiniz ek gıdaya hazır değilse onu kesinlikle zorlamayınız. Dik oturması, masada yiyeceklere uzanmaya çalışması, ağzını şapırdatması gibi bazı şeyler ek gıdaya geçiş döneminin geldiğini göstermekte size destek olabilir.
-Bazı bebekler ek gıdaya 7.aya kadar alışamayabilir. Bu dönemde aralıklar vererek besinlere tekrar deneyin.
-Bebeğiniz ek gıdaları ısrarla dışarı atıyor ve ya yutmuyorsa bir süre ek gıda vermeyin.
-Biraz ek gıda verdikten sonra bebeğinize peşine anne sütü vermek tat nedeniyle ek gıdaya daha çabuk alışmasına yardımcı olacaktır.
-Ek besinlere kaşıkla az miktarda başlayıp daha sonra öğün haline getirin.
-Ek besinlerin hepsine aynı haftada başlamayın. Yeni besinleri 3-4 gün arayla az miktarda bebeğinizin beslenmesine ekleyin.


Ek gıdaya geçtikten sonra hangi besinler verilmelidir?

Sindirimi zorlayacak besinlere asla yer verilmemeli ek gıdalara yoğurt, sebze-meyve suyu veya püresi, muhallebi, tahıllarla başlanmalıdır. Dilerseniz ilk katı gıdanızı öğle öğününde verebilirsiniz çünkü bebekler bu öğünde diğer öğünlere göre daha aç ve iştahlıdırlar. Yoğurt doğal bağışıklama etkili ve antiviral özellikli olduğundan hücresel bağışıklığı artırması nedeniyle ilk katı gıda olarak başlanması daha uygun olacaktır. Her ek besin gibi 2 çay kaşığı kadar verilip daha sonra bebeğin tolerasyonuna göre zamanla artırılmalıdır. Daha sonra sebzelerden kabak, havuç ve patates , meyvelerden elma, armut, şeftali gibi böbreği ve sindirim sistemini yormayan besinler iyi ezilmiş kıvamda azar azar verilmelidir. Bu ayın ortalarına doğru yumurta sarısı yavaş yavaş tattırılmalıdır. 7.aya gelindiğinde besinlerin kıvamı hafif pütürlü olacak şekilde bebeğe verilmelidir. Artık bebek pütürlü besinleri azar azar yutabildiği, çiğneme hareketlerinin başladığı aya gelmiştir. Bebeğin dişlerinin çıkması da bu hareketlenmeye katkı sağlayacaktır. Bu dönemde bebeğe tuzsuz ve yağsız çorba yapılarak içine kırmızı et(kıyma) konulabilir. Yine gece yatmadan su ile hazırlanmış muhallebi verilebilir. 8.ayda dil hareketlenmesinin de artmasıyla püre kıvamında çatalla ezilmiş besinler verilebilir. Daha önceki aylara ek olarak iyi ezilmiş sebze yemekleri, yumurta, tahıl ezmeleri vb beslenmeye eklenebilir. Eğer organik olarak tavuk bulunursa çorbalarına konabilir. Yine bu dönemde levrek gibi ağır metal içermeyen omega 3 açısından zengin beyin fonksiyonlarının gelişmesine yardımcı balık beslenme de yer alabilir. Kahvaltı da ekstra peynir, pekmez, evde yapılmış bebek ekmeği veya bisküvisi verilebilir. 12. Aya yaklaşılan vakitte artık bebek fazla acı, tatlı, tuzlu vs olmamak kaydıyla aile bireylerinin yediği yemeklerden yiyebilecek konuma gelmiş olur.





Ek Gıdaya geçişte yapılan yanlışlar nelerdir?
Çevrenin etkisiyle pek çok yanlış beslenmeye sürüklendiğimiz bu dönemde ek gıdaya doğru besinlerle ve doğru şekilde geçmek bebeğinizin ileri dönemde beslenmesi açısından büyük önem taşımakta.
Yemekleri blenderdan geçirerek vermek: Ek gıdalar 6-7. Ayda yumuşak ezilmiş kıvamda, 7-8. Ayda hafif pütürlü, 8. Aydan sonra ise püre kıvamında çatalla ezilmiş olarak bebeğe verilmelidir. Oysa bu dönemde her besini blenderdan geçirip çok pürüzsüz vermek hem çiğneme reflekslerini olumsuz etkiler hem de bebğin pütürlü gıdalara alışmasını geciktirebilir. Ayrıca pütürlü gıdalarla beslenme ağız ve dil kaslarını geliştirerek bebeğin konuşmasına da katkı sağladığından bu durum konuşma ve beyin gelişimini de etkilemektedir.
Her öğünde çorba vermek: Kolaya kaçsın diye çoğu annenin her besini içine koy karıştır çorba ver modeli son derece yanlıştır. Çünkü bebeklerin mide hacmi küçük olduğundan fazla sıvıyla tokluk sağlanır ve bebek günlük alması gereken yeterli enerjiyi alamamış ve dengeli beslenememiş olur.
Diliyle ittiği besinden vazgeçmek: Bebekler bazen onlara ilk sunduğunuz besini diliyle itebilirler. Çünkü çiğneme reflekslerinin gelişmesi, yeni tat duyusuna alışmaları zaman alır. Oysa bu durum bu besini istemediği anlamına gelmez. Her besin grubundan dengeli alması beslenmesi için gereklidir. Bu yüzden reddediği besini birkaç gün ara vererek tekrar sunmanız gerekmektedir. Israrcı olmamak ve yılmamak bu durumun en önemli anahtar kelimeleridir.
Biberon kullanmak: Ek gıdaya geçişte mutlaka kaşık kullanılmalıdır. Biberonla beslenmek ileri ki dönemler de beslenme bozuklukları yarattığı gibi dudak ve çene yapısında da bozukluklara neden olmaktadır.
Bulamaç yapmak: En çok yapılan ve kahvaltı da tercih edilen bu yöntem son derece yanlıştır. Çünkü bebeğin farklı tatların ayrımına varması, damak zevkinin gelişmesi ve tat duyuları için besinleri tek tek tüketmesi gerekmektedir.
6.aydan önce bebeğe su vermek: Bebeğin açlık duygusunu yok ederek emme refleksini engellemesi nedeniyle bebeğe su vermek yanlış bir yaklaşımdır.



1 yaşına kadar yedirilmemesi gereken besinler nelerdir?
Bal: Clostridium botulinum sporlarını içermesi nedeniyle botulizm riski taşır. bebeklerin mide asit salgısının düşük olması nedeniyle de bu sporlar ölmediğinden 1 yaş öncesi bal verilmemelidir.
Domates-Çilek: Alerji hikayesi olan ailelerde domates ve çilek mümkün olduğunca 12.aya kadar verilmemeli, öncesinde de ufak miktarda denenmeli ve alerji durumu kontrol edilmelidir.
İnek sütü: Sütün doymuş yağ içeriği yüksektir. Gastointestinal kanamalara sebep olabilir. Protein ve bazı mineralleri yüksek miktarda içerdiğinden böbrek solüt yükünün yüksek olmasına neden olur. Yanlış tüketimi iştah azalmasına ve demir eksikliğine yol açar. Bu yüzden 1 yaş öncesi beslenme de yer alması uygun değildir.
Kuruyemişler: Ceviz harici kuruyemişler(fındık, fıstık vb) alerjen özellikleri nedeniyle verilmemeli, ceviz ise 9.ay dan itibaren az miktarda kahvaltılara katılabilmektedir.
Siyah çay: İçeriğinde ki tanenler nedeniyle demir eksikliğine yol açtığından verilmemelidir.
Bitki çayları: Farmakolojik ajanlar içeren bitki çayları güvenilirliği tam olarak kanıtlanamadığından 1 yaşa kadar verilmemelidir.
Şekerli besinler: İştahsızlık ve diş çürümelerine yol açtığından ve yapılan çalışmalarca ileri ki dönemde obeziteyi tetiklediğinden 1 yaşa kadar hatta mümkünse 2 yaşa kadar çocuklarla tanıştırılmamalıdır.
Bakla: Toksin içerebilen baklanın çiğ olarak tüketilmesi zehirlenmelere sebebiyet verebileceğinden 1 yaş öncesi tüketilmemelidir.
Hazır gıdalar: İçeriğindeki katkı maddeleri ve sağlıksız besin değerleri nedeniyle 2 yaşa kadar tüketilmemelidir.
Çeşme suyu: 1 yaş öncesi bebeğinize su kaynatılıp verilmeli steril olmayan su verilmemelidir.

1 yaş sonrası çocuk beslenmesi nasıldır ?

1 yaşına basan çocuk artık aileyle birlikte sofra alışkanlığını kazandığı, kendi yemeğini kendi yemeye başladığı, aile bireylerinin yediği yemeklerden(çok tuzlu,yağlı vb olmadığı sürece) yiyebileceği döneme girmiştir.
Bu dönemde iştahsızlık en çok karşılaşılan sorundur. Bunun asıl nedeni büyüme hızının azalması nedeniyle fizyolojik bir iştahsızlık olduğu bilinmeli ve geçici olan bu dönemde çocuğa doğru şekilde yaklaşılmalıdır. Her çocuğun gelişim hızının kendine özgü olduğu çocuğun tükettiği besinin, aileyi tatmin edecek miktarda değil, çocuğun gereksinimine göre ayarlanması gerekliliği unutulmamalıdır. Bu dönemde çocuk kendini bir birey gibi hissetmeli ve zorlayıcı yedirme şekilleri uygulanmamalıdır. Çocugun her besin grubundan almasına yardımcı olmalı hatta bu dönemde aile bireylerini rol model alan çocuğa ebeveynler beslenme şekli olarak doğru şekilde örnek olmalıdır. Mümkün olduğunca çocuklar abur cuburla tanıştırılmamalı , bu tip besinler çocuğa ödül vb olarak sunulmamalıdır.

Bu yaş aralığında beslenmede olmazsa olmaz kurallar ya da besinler nelerdir?
1 yaş sonrası çocukta büyüme hızında yavaşlama ve gelişme hızında değişmeler başlar. Yağ oranı düşerken, kas oranı ve iskelet, diş yapısı gelişir. Çocukta bireyselleşme, olumsuzlaşma vb durumlar başlar. Bu yüzden çocuğun fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden gelişme özelliklerine göre beslenmesini düzenlenmelidir.
Bu dönem beslenmenin temellerinin atıldığı ve doğru şekilde öğretilip uygulanması gerekilen en önemli dönemdir. Her besin grubundan gerektiği kadar almak çocuğun doğru şekilde büyüme ve gelişmesi için önemlidir.
1.Grup Süt Grubu: 2-3 porsiyon
2.Grup Et,Yumurta Grubu:2-3 porsiyon
3.Grup Sebze-Meyve Grubu: 4 porsiyon
4.Grup Tahıllar: 4 porsiyon
5.Grup Yağ-Şeker: 1-2 tatlı kaşığı
Şeklinde verilmelidir.

Bu yaş aralığında her yaş çocukluk dönemi gibi yeterli proteini almak büyüme ve gelişme faktörü nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Her gün mutlaka anne sütünden sonraki en kıymetli besin olan 1 adet yumurta ve 2 köfte büyüklüğünde et yedirilmelidir. Kemik, kas yapısının gelişmesi için de süt ve ürünlerinin tüketimine dikkat edilmeli, yeterli vitamin ve mineral dengesi için sebze ve meyve tükettirilmelidir. Her yaş grubunda olduğu gibi posa tüketimi sindirim sistemi sağlığı için gerekliliği nedeniyle tahıl grubunun günlük tüketimi mutlaka sağlanmalıdır. Kuruyemiş grubunun yağ içeriği yüksek olduğundan sınırlı miktarda beyin sağlığı için tüketilmesi gerekmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Merve GÜLÜNAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Merve GÜLÜNAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Merve GÜLÜNAY Fotoğraf
Dyt.Merve GÜLÜNAY
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Merve GÜLÜNAY'ın Yazıları
► Beslenme Çantasında Hazır Gıdaya Yer Vermeyin Dyt.Ayşe Didem GÜLER AVCI
► Bebeklerde Beslenme Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,479 uzman makalesi arasında 'Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş' başlığıyla benzeşen toplam 36 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Anne Sütü Ocak 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:28
Top