2007'den Bugüne 81,157 Tavsiye, 25,806 Uzman ve 18,065 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Ders Çalışırken Yapılan Hatalar ve Verimliliği Arttıran Yöntemler
MAKALE #15447 © Yazan Uzm.Psk.İrem BRAY | Yayın Ekim 2015 | 2,706 Okuyucu
Çocuğunuz ders başında saatler geçiriyor, sonra da başarısız sonuçlar alıyorsa sık rastlanan bu hatalardan bazılarını yapıyor olabilir:
Yatak koltuk gibi yerlerde çalışıyor mu, kalabalık içinde TV açık oluyor mu, çalışma mekanı değişken mi? Oturduğu yer dağınık mı, afiş gibi uyaranlar var mı? Yorgun aç veya aşırı tok mu? Hayal kurmaya dalıyor olabilir. Neden öğrendiğini bilmiyor olabilir, kendini motive etmeyi bilmiyordur. Anlamadan ezberleme eğilimindedir. Zamanını kullanmayı bilmiyor olabilir. Olumsuz düşüncelere kendini kaptırabilir.

Ders çalışma süresinden verim almak için aşağıdaki maddeleri dikkatle okumanızı, konu ile ilgili detayları www.ogrenmeyiogren.net ve benzeri kaynaklardan çocuğunuzla birlikte araştırarak çalışma düzenine katmayı olası kılmanızı öneriyorum. Internet hiçbir ücret ödemeden, hiçbir yere gitmeden ulşabileceğiniz çok değerli kaynaklar sunuyor. Kullanın:
Amaç belirlemek, kodlama yöntemlerini öğrenmek , sınav hazırlığı nasıl yapılır, not tutma teknikleri, zamanı iyi kullanmak, planlı çalışmak, ders çalışma taktikleri, hızlı ve etkin okuma, etkin dinleme, araştırma teknikleri, anlatım becerisi, yazma becerisi, hafıza, dikkat ve konsantrastyon, sorun çözme, zihinsel canlandırma, vb.
Hemen uygulayabileceğiniz birkaç somut öneri:
Başarı sorumluluğunun çocuğunuzda olduğunu bilin ve hissettirin.
Çocuğunuzu gün içinde hangi dersleri, hangi saatlerde, hangi kaynaklardan ve nerede çalışacağına önceden karar vermesi ve bu planı ertelemeden uygulaması için yönlendirin . Çalışmaya dinç kafa ile zorlandığı konudan başlamalı, gerekiyorsa parçalara bölerek konuyu öğrenme işini haftaya yayabilir.
Hep aynı yerde çalışsın, orada başka aktiviteler fazla yapmasın.
Ders çalışırken hayal kurma olursa ve önüne geçilemezse masadan kalkıp hayali bitirip geri gelsin.
Keyif veren şeyleri ders sonrasına bıraksın.
Çocuğunuza neden tekrar ederse daha az çalışarak daha başarılı olacağını anlatın. Tekrar gibi yöntemler kullanılmadıkça %100 öğrenilen bilginin %50 si ilk 20 dakikada unutuluyor; 1 saat içinde ise %70’i, 1 gün içinde ise %80’i. Bu nedenle derse hazırlıklı giderek, soru sorarak, not alarak derse katılarak, öğrenmeden sonraki ilk saatlerde ve sonrasında tekrar ederek öğrenme sağlanabilir.
35-40 dakika çalışıp 10 dakika ara verilerek zihnini dinlendirsin.
Sayısal ve sözeli çeşitlendirerek çalışmak yorgunluk ve sıkılmanın önüne geçer, verimi arttırır.
Niçin öğrendiiği konusunu birlikte sorgulayın, bugünkü çalışmasının geleceği ile ilgili bağlantısını kurarak, kendini tanıma ve amacını belirleme yolunda bir adım atmasına destek olun.

Ayrıca çocuğunuza öğrenmeye çalıştığı konuyu şekil, grafik veya resim gibi görsel sembollerle nasıl birleştirebileceğini gösterebilirsiniz. Renkli kalemler yaratıcı ve mantıksal fonksiyonların birbirini desteklemesini sağlar. Konuyu anlamlı gruplara ayırabilir, bu gruplar arasındaki ilişkileri görsel olarak ortaya koyabilirsiniz.

Konuyla ilgili örnek bulmak, nesne ve olayların farklı boyutları arasında çarpıcı ve akılda kalacak ilişkiler kurmak işe yarar. Sülfirik Asitin “Hasan İki Salak Osman Dört” şeklinde ezberlendiği gibi. Diğer bir örnekte 1453 Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethini hatırlamak için arkadaşım Fatih ile tanıştığımda 14 yaşındaydım, 53 tane protakal ağaçları var gibi bana özel bir kodlama yapabilirim.

Kişisel öğrenme biçimimiz
Öğrenmede ilk aşama algılama. Bir bilgiyi öğrenirken, beş duyumuz öğrenme etkinliğine ne kadar aktif olarak katılırsa, öğrenme o oranda kalıcı ve etkili oluyor. Hepimiz görsel, işitsel ve kinestetik duyularımızı kullanarak algılıyoruz ve kendimizi ifade ediyoruz. Bu duyular çeşitli derecelerde ön plana çıkabiliyor. Örneğin görsel duyusu baskın kişiler hızlı düşünürler, çabuk ve yüksek tonda konuşurlar. Genelleme yaparlar. Aynı anda birkaç iş yapabilirler. Görerek öğrenir ve karar verirler. Konuşmalarında görüntüler ve renklere önem verirler. Çizim, resim, görsel sanatlar, matematik ve fiziğe ilgi duyarlar. Öğretmenin görsel malzemeler kullanması bu öğrencilerin işini kolaylaştırır.
Işitsel duyusu baskın kişiler mantıksal akışa önem verirler, konuları sırasıyla geçerler, bir işi bitirmeden öbürüne başlamazlar. Sözlere önem verirler ve kendi iç seslerini dinlerler.
Seslerle anımsarlar, konuşmaları ritimli ve melodik olur. Dil, yazma, tiyatro, müzik, eğitim ve konuşma ilgi alanları arasındadır. Dururken sallanabilirler. Bu kişilerden biri iseniz öğrenmenizi kolaylaştıracak bazı teknikler vardır: Öğretmen konuşurken iyi dinleyin, yeni bilgileri öğrenirken kendi kendinize yüksek sesle konuşun, bu mümkün değilse ses çıkarmadan dudaklarınızı oynatın, öğrendiklerinizle ilgili hikayeler uydurun ve bunları aile üyelerine, kimse yoksa hayvanınız varsa ona anlatın, konuyla ilgili şarkılar, kafiyeli dizeler yazıp söyleyin.
Dokunma duyusu (kinestetik) baskın kişiler düşünürken zamana ihtiyaç duyarlar. Ağır konuşurlar. Yapılacak eylemleri bilmek isterler. Yaparak öğrenirler. Alacakları ürüne dokunmak, kullanmak isterler. Hislerle anımsarlar, ağır, alçak tonda konuşurlar, duygu kelimeleri seçerler. Spor, el sanatları, dans ilgi alanları arasındadır. Duruşları rahat ve gevşektir.
‘Söylediğini unuturum, gösterdiğini hatırlarım, yaptığımı öğrenirim.’
Bu Çin atasözünde öğrencinin en güçlü duyusu kinestetik, ikincisi görsel, üçüncü ve en zayıf olanı işitsel duyu. Baskın duyumuz ne olursa olsun genel olarak kişinin katılımı arttıkça ilgi, bağlantı kurma ve hafızaya alma da artıyor.

Yanlışlarımız doğrularımızı götürmesin!
Okul başarısını belirleyen birçok faktör var. Bunların bir kısmı okul ve öğretmen özellikleri ile ilgili. Çok büyük bir kısmı da ev ve aile ortamı, aile tutumları ile ilgili. Çocuklarımız belli bir genetik potansiyel yapı ile dünyaya geliyorlar. Ancak bunun hayattaki oluşumları üzerinde ebeveynler olarak çok büyük etkimiz var. Çocuğumuz ders çalışmıyor diye ona kızmayalım; enerjimizi onun öğrenmekten keyif alacağı fiziksel ve duygusal koşulları anlamak ve hayata geçirmek için kullanalım.
Kendine güvenen, sorumluluğunu bilen çocuklar için onlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğrenelim.
Sorumluluk veriyor muyuz? Nutuk çekerek, başıboş bırakarak sorumluluk öğretemeyiz. Bir ana baba olarak, biraz gerisinde durup bir şeylerin olmasına izin verme yürekliliğini göstermeliyiz. Sorumluluk aldıkça, olumsuz sonuçlarına katlandıkça ve olumlu sonuçları ödüllendirdikçe çocuğumuz sorumluluklarını öğrenir. Sorumsuzluğunun sonuçlarına katlanmasına, yanında götürmediği ödevlerden sıfır almasına izin verebilmeliyiz. Ev işlerine yardım etme, zaman ve etkinliklerini planlama, ne giyineceği, ne yiyeceği gibi onu ilgilendiren konularda yaşına uygunluğunu dikkate alarak seçimler yapmasını destekleyelim.
Sözel veya fiziksel şiddet kullanıyor muyuz? Çocuğunuza karşı azarlama, bağırma, hakaret etme, beddua etme, vurma gibi davranışlarda bulunuyorsanız, bunun çocuk istismarı olarak kabul edildiğini bilmelisiniz. Şiddet uygulanarak davranışları sınırlanan bir çocuk giderek duyarsızlaşmaya başlar. Üzerinde aynı otoriteyi sağlamak için giderek daha fazla şiddete ihtiyaç duyar. Uzun vadede çocuğunuzun üzerindeki etkilerini bilseniz kendinizi çok daha iyi kontrol edebileceğinizden eminim: Bunlar gelişimsel bozukluklar, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları, alkol veya ilaç bağımlılığı, depresyon, anksiyete, panik bozukluğu, suç işleme ve şiddet davranışında artış, kendine zarar verme, intihara eğilim, kendi çocuklarına da aynı yöntemleri kullanma eğilimi olarak sayılabilir.
İyi bir model olabiliyor muyuz? Çocuğumuzun davranış ve seçimlerine eleştirel yaklaşırken kendi davranışlarımızın farkında olmalıyız. Ondan yapmasını istemediğimiz birşeyi, diyelim küfretmeyi biz yapıyorsak ve bunu normal karşılıyorsak bu çifte standart olur. ‘Hadi gel bu kötü alışkanlıktan birlikte vazgeçelim’ diyerek yaklaşırsanız çok daha olumlu sonuçlar alırsınız. Öğrenmeye, yeni koşullara adapte olmaya, çevremizle iyi ilişkiler içinde olmaya açık olalım ki çocuklarımız da olabilsinler. ‘Testide ne varsa dışarı o sızar’ Mevlana
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ders Çalışırken Yapılan Hatalar ve Verimliliği Arttıran Yöntemler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.İrem BRAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.İrem BRAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İrem BRAY Fotoğraf
Uzm.Psk.İrem BRAY
Muğla
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi40 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.İrem BRAY'ın Yazıları
► Cinsel Hazzı Arttıran Egzersizler ve Öneriler Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Çocuk, Disiplin ve Yöntemler Psk.Duygu KARAKULAK TAKVİM
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,065 uzman makalesi arasında 'Ders Çalışırken Yapılan Hatalar ve Verimliliği Arttıran Yöntemler' başlığıyla benzeşen toplam 52 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:33
Top