2007'den Bugüne 81,969 Tavsiye, 25,996 Uzman ve 18,200 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Kekemelik
MAKALE #15454 © Yazan Çağdaş KARSAN | Yayın Ekim 2015 | 1,713 Okuyucu
Çocuklarının akıcı biçimde konuşmaya çalışırken çok çaba sarf ettiğini görmek ebeveynler için beklenmeyen ve endişe verici bir durumdur. Özellikle de çocukken benzer yaşantılardan geçmiş ebeveynler kendi yaşadıklarını çocuklarının da yaşamasından korktukları için aşırı biçimde kaygılanabilirler.

Ancak bilmedikleri şey, belki de onların zamanında var olmayan pek çok kekemelik terapisi yönteminin bugün hazır ve kullanımda olduğudur. Eğer siz de kekemeliği olan bir çocuğun ebeveyniyseniz bilmelisiniz ki kekemelik psikolojik ya da duygusal bir problem değil bir konuşma problemidir ve bir dil ve konuşma terapisti tarafından tedavi edilebilir.

Kekemeliğin Karakteristik Özellikleri nelerdir?

Kekemelik, konuşma işlevinin yalnızca akıcılık boyutu üzerinde etki sahibidir. Kekeleyen bireylerde görülen akıcısızlıklar literatürde başlıca; uzatma, blok, ya da tekrarlar şeklinde kategorize edilir. Bu akıcısızlıklar kişiden kişiyi değişen özellik ve sıklıklarda görülebilir.

Uzatmalar bir ünlü ya da ünsüzün uzatılarak söylenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Örneğin: Meeeerhaba, bugün nasılsınız.

Beee- Ben çok iyiyim.

Azzzz sonra geleceğim.

Bloklar sessizlik anları ya da sessiz mücadele içeren anlardır ve küçük çocuklarda sıklıkla görülürler. Çocuk bir ses üretemiyor gibi görünmektedir. Ağzı açık biçimde veya dudakları sıkıca kapanmış bir haldeyken sesleri zorla çıkarmaya çalıştığı görülür. O anda konuşma mekanizması kilitlenmiş gibidir ve bu duruma blok denir.

“K—–apıyı kapat.”
“Ç—abuk olmalıyız.”
“Bütün ödevler—-imi yaptım.”

Tekrarlar kekemeliğin en sık görülen özelliğidir. Tekrar dört farklı biçimde görülebilir; ses, hece, sözcük ve öbek tekrarları.

” S-s-s-s-sinemaya gidelim mi?”
“S-i-i-i-inemaya gidelim mi?”
” Si-si-sinemaya gidelim mi?”
“Eve-eve-eve geç kaldım.”
“Eve geç-eve geç kaldım.”

Bazı çocuklar kekelediklerinin farkında olmayabilir ancak bazıları bir problem olduğunun farkındadır ve bunlara benzer şeyler söylerler:

“Sözcükler ağzımdan çıkmıyor”
“Güzel söyleyemiyorum”

Bazıları öfkelenir ve hayal kırıklığına uğrar, diğerleri konuşmayı reddedebilir veya daha az konuşurlar.

Kekemeliğimi/çocuğumdaki kekemeliği yok sayarsam geçer mi?

Yakın zamana kadar kekemeliğin psikolojik bir problem olduğu düşünülmekteydi. Bu düşünceden hareketle genellikle aileler çocuklarında kekemelik olduğunu farkedip bunu ona da hissettirirlerse çocuktaki kekemeliğin kalıcı olacağına inanıyorlardı. Bu düşünce diagnosojenik teori olarak adlandırılır ve günümüzde izleri halen sürmektedir.

Diagnosojenik düşünceye göre kekemelik üzerinde dikkati toplamak, ona önem vermek sadece durumu kötüleştirir. Ancak alanda yapılan görece yeni çalışmalar bu düşüncenin ne kadar yanlış olduğunu gözler önüne sermektedir.

Kekemeliği yok sayıyor gibi görünmek ya da konuşma gelişiminin normal bir evresiymiş gibi davranmak, ancak gerekli müdahalenin gecikmesine ve çocuğun kafasının karışmasına sebep olacaktır. Çünkü çocuk bu durumda konuşmasındaki güçlüğün neden üzerinde konuşulmaması gereken bir durum olduğunu merak edecek ve konuyla ilgili kendince bilgilendirilmemiş fikirler üretecektir. Kekemelik terapisi sürecinde konuşmanın akıcı hale gitirilmesine odaklanıldığı kadar kekemelik hakkında bilinçlendirme ve farkındalık yaratma çalışmalarına da odaklanılır.

Faydalı Bilgiler

Kekemeliğe aileler sebep olmaz.

Kekemelikte genetik faktörlerin etkili olduğuna dair bilimsel bulgular mevcuttur.

Kekemeliğe yönelik müdahaleye çocukluk çağında başlamak daha faydalı olacaktır.

Müdahale açısından çocukluk çağındaki kekemelik yetişkinlik kekemeliğine göre daha kolay idare edilebilirdir.

Kekemelik en sık olarak çocuk 2-5 yaşları arasındayken başlar. Erkeklerde görülme sıklığı kızlardakinin dört katıdır. Bir gün aniden başlayabileceği gibi günler ve haftalar içinde yavaş yavaş da gelişebilir.

Genellikle iniş çıkışlıdır. Çocuğun iyi ve kötü günleri vardır hatta çocuk bazı günler hiç akıcısızlık göstermeyebilir. Aileler genellikle çocuklarının yorulduğu zaman daha çok akıcısızlık gösterdiğini bildirmektedir.

Kekemelik zaman içerisinde kendi kendine kaybolabilir ancak hangi çocukta geçip hangi çocukta kalacağını kestirmek mümkün değildir. Bu nedenle erken yaşta kekemelik terapisine başvurmak faydalı olacaktır.

Nüfusun geneline bakıldığında hayatının bir döneminde kekemelik belirtileri gösteren bireylerin %5 oranında olduğu görülmektedir. Tüm nüfus içerisindeki kekeme olan birey oranı ise %1’dir. Yapılan çalışmalarda 16 yaşına kadar kekemeliğin geçme yüzdesi %78 olarak tespit edilmiştir.

Tedavisi

Kekemelik tedavisinde kullanılan belli başlı birkaç yöntem mevcuttur. Bunlardan en sık kullanılanı akıcılığı biçimlendirme yöntemidir. Bu yöntem konuşmanın hızının azaltılması, yumuşak başlangıç, nefes kontrolü, iptal gibi bazı teknikler kullanılarak konuşma akıcılığının arttırılmasını içerir. Konuşma terapisti, danışanın içinde bulunduğu duruma bağlı olarak hakim olduğu yöntemlerden birini belirleyerek ya da birkaçını sentezleyerek kullanır.

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti
Çağdaş Karsan
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kekemelik" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Çağdaş KARSAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Çağdaş KARSAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Çağdaş KARSAN Fotoğraf
Çağdaş KARSAN
İstanbul
Dil ve Konuşma Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi21 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Çağdaş KARSAN'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,200 uzman makalesi arasında 'Kekemelik' başlığıyla benzeşen toplam 37 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:11
Top