2007'den Bugüne 85,241 Tavsiye, 26,655 Uzman ve 18,979 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Sağlıklı Bir Kalp İçin Beslenme Önerileri
MAKALE #1546 © Yazan Dyt.Serkan TUTAR | Yayın Eylül 2008 | 5,114 Okuyucu
Bugün dünyada ölümlerin en büyük nedenlerinden biridir kalp hastalığı. Artık kalp krizi sonucu ölen insanların yaş ortalamaları gün geçtikçe düşmektedir. Kalp hastalığının belirtileri çok sessiz olması nedeni ile anlaşılması çok güçtür. Anlaşıldıktan sonrada iş işten geçmiş olabilir. Kişi ya hayatını kaybeder ya da yaşam kalitesi bir daha düzelemeyecek derecede azalabilir.

Peki, bu hastalığın sessizce oluşmasını veya ilerlemesini engelleyecek bir yol yok mudur? İlla birey hastalığı geçirdikten sonra mı beslenmesini düzene sokmak zorundadır. İşte bu yazımdaki amacım size vereceğim bilgiler ışığında kalp hastalığı riskinizi düşürmek. Evet, genetik faktörlerde bu hastalıkta önemlidir. Hatta yaşadığınız çevre bile sizin kalp krizi geçirme riskinizi azaltır veya arttırabilir. Ama bu faktörler içerisinde sizin elinizde olan ve sizin düzenleyebileceğiniz bir tek beslenmeniz var.

Yüksek tansiyon bugün belli bir yaşı aşmış birçok insanda görülmektedir. Peki, nedir bu tansiyonu tetikleyen sadece kalıtsal olarak ailenizden mi geldi yoksa sizinde gelişmesine katkıda bulunduğunuz noktalar oldu mu?
Yüksek tansiyonun size bağlı olarak gelişen nedenleri
—Sigara ve alkol tüketimi
—Şişmanlık
—Aşırı tuz tüketimi
—Tükettiğin besinlerdeki yüksek yağ miktarı
—Aldığınız besinlerdeki magnezyum, potasyum ve kalsiyum eksikliği
Kalp hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterolünüzün yüksek olması hep birbirine bağlı olarak gelişebilecek olgulardır. Örneğin fazla doymuş yağlı(tereyağ, margarin gibi.) besin tüketmek hem kolesterol yükselmesine hem de kalp hastalığı gelişmesine neden olabilmektedir.
Kolesterolünüzü düşürmenin yolları ise besinlerden geçmektedir. İlaç kullanıyorsanız, aldığınız besinlerin içeriği çok önemlidir. Çünkü hem ilacınız hem de aldığınız besinler kolesterolünüzün kısa sürede normal sınırlar içerisine girmesini sağlayabilir.
Kolesterolünüzün normal sınırlara inmesi veya normal sınırlarda korunması için yapmanız gerekenler;
—Her zaman için ilk önerimiz düzenli egzersiz. Yaşınıza ve zevkinize uygun olan sporu seçmek ve bunu düzenli bir yaşam biçimi haline getirmelisiniz.
—Kilonuz fazla ise kilo vermek. Verdiğiniz kilolar kolesterol seviyenizin normal sınırlar içerisine girmesini kolaylaştıracaktır.
—Tüketilen yağ miktarı azaltılmalı ve tercihen zeytin yağ, ayçiçek yağı karışımı olan bir yağ kullanılmalı.
—Meyve ve sebzeler her koşulda sizin kurtarıcılarınız olacaklardır.
—Ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumların olumlu etkileri vardır; fakat günde 2–3 adetten fazla tüketilmemelidir.
—Posa alımı çok önemlidir. Bunu da kabuklu yenilebilen meyveleri kabukları ile tüketerek, haftada 2 defa kurubaklagil (kurufasulye, nohut, barbunya gibi.) tüketerek, kepekli ekmek tüketerek sağlayabilirsiniz.
Sağlıklı kalp ve damarlar için yapacağımız önemli önerileri diğer hafta devam edeceğiz. Sağlıklı günler sizlerle olsun…

Kalp hastalıkları ile ilgili geçen hafta verdiğim genel bilgiden sonra bu hafta size kalp ve damar sağlığınızı korumak için önerilerde bulunacağım. İşte sizin için hazırladığım öneriler…
—Haftada 2–3 kez balık, 2 kez tavuk tüketmeye özen gösterin. Kırmızı eti mümkün olduğunca hayatınızdan uzaklaştırın, sadece özel gün yemeklerinden biri olsun kırmızı et.
—Pişirme yöntemleri olarak kızartma, kavurma yöntemleri yerine haşlama, ızgara ve buğulama yöntemlerini tercih edin. Ayrıca mikrodalgada hazırlanan yemeklerde, besin kaybı çok az düzeyde olması ve pratik olması nedeni ile de kullanmanızı öneririm.
—Sigara kullanıyorsanız kesinlikle bırakmalısınız. Çünkü sigara saçınızdan, ayak parmaklarınıza kadar vücudunuza zarar vermektedir.
—Süt ve yoğurt tüketiminizi yarım yağlı veya yağsız olanlardan tercih edin.
—Kahve, kalp atım ritminizi bozma riski taşıması nedeni ile günde en fazla 1 fincanı geçmeyin.
—Siyah çay yerine yeşil çayı tercih edin. Eğer siyah çaydan vazgeçemiyorsanız açık ve limonlu olarak tüketin.
—Bitki çayları da sizin için diğer alternatifler arasındadır.
—Tuzu artık mutfağınızdan çıkarma vaktiniz geldi. Yemeklerinizi çok çok az tuzlu yapın ve ek olarak hiçbir yemeğin veya salatanın içerisine tuz eklemeyin.
—Şeker, çikolata, kek gibi hazır besinlerden mümkün olduğunca uzak durun. Bu besinler içeriğindeki doymuş yağ ve şeker nedeni ile kilo almanıza neden olabilir.
—Hazır olarak alınan tuzlu besinleri tüketmemeye dikkat edin.
—Peynir ve zeytinlerin tuzsuz olanlarını tercih edin ve elinizden geldiğince suda daha uzun süre bekletin.
—Sizi fazla yormayacak ve vücudunuzun daha dinç kalmasını sağlayacak sporlara yönelin. Yürümenin de bir spor olduğunu kesinlikle unutmayın.
—Dışarıda yemek yerken dikkat etmeniz gereken hususların başında yemek seçimi gelmektedir. Mümkün olduğunca az yağlı besinleri tercih edin.
—Dışarıda yemek istediğinizde tuzsuz olmasını rica edin. Sağlığınız için, bunu yapmak zorundasınız.
—Canınız tatlı mı istedi? Unlu tatlılardan uzak durun, sütlü tatlılara yönelin. Muhallebi, sütlaç gibi tatlıları tüketebilirsiniz.
Burada saydığımız bütün maddelerin hepsini yaşam standardınız haline getirin uygulamaya şimdiden başlayın. Kalp hastası olmamamız, olmayacağınız anlamına gelmemektedir. Daha önceki yazımda da dediğim gibi, genetik ve çevresel faktörler gibi elinizde olmayan faktörler bulunmakta ama tek elinizde bulunan faktör beslenme düzeniniz olması nedeni ile onu düzenli ve yeterli olarak ayarlamanız sizin elinizdedir. Bence bu gücü kullanın.
Sağlıklı günler sizlerle olsun…


HAZIMSIZLIK PROBLEMLERİNİZ Mİ VAR?


Hazımsızlık, birçok insanın hayatının belli dönemlerinde özellikle mide ve barsaklarında çekmiş olduğu rahatsızlıklarından biridir. Özellikle çok fazla besin yediğinizde veya sizi rahatsız edecek besinleri yediğinizde ortaya çıkmaktadır. Mide rahatsızlığı oluşması, barsaklarda gaz oluşması, geğirme ve ağızdaki metalimsi tat gibi belirtileri vardır.
Fazla alınan besin midenizdeki asit miktarını arttırır ve midenize fazla yüklenmeniz nedeni ile ağrı meydana gelemektedir. En önemli belirtisi ise, göğüs kısmında yanma meydana gelmesidir. Fazla salgılanan mide salgısı, yemek borunuza kaçabilir ve bu göğüs kısmınızda yanma hissi oluşturabilir. Bu gelip geçici bir rahatsızlıktır; fakat uzun süre bu şekilde bir rahatsızlık söz konusu ise, özellikle sabah kalktığınızda ağzınızda acımsı bir tat ve ekşilik hissediyorsanız doktora görünmelisiniz. Çünkü gastroösefagial reflü olarak adlandırılan hastalığın en büyük oluşma nedenlerinden biride bu şekilde fazla besin almak ve düzensiz beslenmektir. Bu sebeple alınan besinler sizin mide kapasitenizi fazla zorlamamalıdır. Ayrıca bu durum daha da ileri boyutlara ulaşır ise ülserler oluşabilmektedir.
Hazımsızlık beslenmenize dikkat ettiğiniz koşullarda oluşma şansı yoktur. Çünkü yemekten sonra rahatsızlandığınızda sizde fazla besin tükettiğinizi biliyorsunuz. Ve sonra üstüne defalarca soda içip duruyorsunuz. İşte, bunlara gerek kalmadan dikkat etmeniz gerekenler…
—Az az ve sık sık yemek yiyin. Bu hem mide kapasitenizin zorlanmasına neden olmaz hem de herhangi bir rahatsızlık duymadan masadan kalkabilirsiniz
—Yiyecekleri iyice çiğnemeyi ihmal etmeyin.
—Yavaş yavaş yemek yiyin. Yoğun iş temposu içerisinde en az zaman ayırdığımız konu yemek olmaya başladı ve artık yemek düzeni dağıldı ve ayaküstü atıştırma alışkanlığı kazanıldı. Bunları yenin ve yemeğe daha çok zaman ayırın.
—Size dokunan yemekleri yememeyi tercih edin. Dışarıda yemek yeseniz bile farklı yemekler için birçok şansınız vardır ve onları deneyin.
—Sigarada çok büyük bir tetikleyici olması nedeni ile azaltın, hatta bırakın.
—Her zaman dediğimiz gibi bol hareket edin kendinize zaman ayırdığınız gibi vücudunuza da zaman ayırın.
—Sporu kesinlikle yemekten sonra yapmayın.
—Kızartma ve yağlı yiyeceklerden uzak durun. Bu sizin hazımsızlık çekme hissinizi azaltacaktır.
—Meyve ve sebzeden ağırlıklı beslenin. Günde toplam 5 porsiyon sebze ve meyve tüketin.
—Basit karbonhidrat diye adlandırdığımız şeker tarzı besinler yerine, kompleks karbonhidrat (kepek ekmek, patates, sebze, meyve, esmer makarna gibi) tüketimine özen gösterin.
—Baharatları azaltın, gerekmedikçe kullanmayın.
—Özellikle dolu mideye uyumayın. Bu hazımsızlık ve hastalık riskini arttıracaktır.
Sağlıklı günler sizlerle olsun…

Dyt.Serkan TUTAR




Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sağlıklı Bir Kalp İçin Beslenme Önerileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Serkan TUTAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Serkan TUTAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Serkan TUTAR Fotoğraf
Dyt.Serkan TUTAR
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi144 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Serkan TUTAR'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,979 uzman makalesi arasında 'Sağlıklı Bir Kalp İçin Beslenme Önerileri' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:52
Top