2007'den Bugüne 85,976 Tavsiye, 26,772 Uzman ve 19,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Ben Kimim? Sen Kimsin? Biz Kimiz? / Kişilik ve Uyum
MAKALE #15556 © Yazan Psk.Vedat DEMİRAL | Yayın Ekim 2015 | 2,644 Okuyucu
Ben kimim? Sen kimsin? Biz kimiz?

"Birçok insanla anlaşamıyorum" "O, sanki ruh ikizim"
"Biri ile anlaşıp anlaşamayacağımıza kim karar veriyor?"


Bu tür söylemleri sık sık günlük yaşamımızda kullanıyoruz veya kullanan kişilerle karşılaşıyoruz. Söylemlerin ardında yatan duruma baktığımızda kişilik dinamikleri ve bunların nasıl uyum içinde çalıştığı dikkatleri çekmektedir. Konunun bilimsel arka plan ve literatürünün karmaşıklığına çok değinmeden bir benzetme yoluyla size bu söylemlerin nasıl oluştuğunu açıklamak istiyorum.

Bir banka düşünelim. Bu bankanın içinde kocaman bir kasa.. İçerisinde milyonlarca bozuk para olduğunu düşünün. Tıpkı Hobbit filmindeki Bilbo Baggins'in ejderhayla karşılaştığı altın dolu kale gibi.. Bu bozuk paraların her biri, sizin doğumdan itibaren yaşadığınız deneyimler, çevreyi gözlemlemeniz, çocukluktaki duygu- davranışlarınız ve ebeveynlerinizin duygu-davranışlarının size aktarılması sonucu oluşmaktadır. Örneğin; annenizin size "Çöpü atar mısın?" dediğinde söylem biçimi, yüz ifadesi, ses tonu... her biri, bir bozuk parayı oluşturur. Öğretmenin sana "Aferin!" dediğinde hissettiğin duygu bir bozuk paradır. Elini sobaya değdirdiğinde canının yanması, bir daha değdirmemen gerektiğini anlaman birer bozuk parayı oluşturur. Oluşan tüm bu bozuk paralar yani deneyimler, gözlemler, duygular, düşünceler ile kişiliğimiz şekillenecektir. Buna göre insan davranışlarında etken ve edilgen olduğu alanlar farklılaşmaktadır (bu konu kendi başına bir alan oluşturduğundan detayına girmiyorum). Psikoloji biliminin bu "bozuk paraların" her birinin kişiliğe, davranışlara ve duygulara etkisini tek tek incelemesi mümkün olmadığından Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk olmak üzere 3 ana gruba ayırmıştır.

Ebeveyn bölümüne ailemiz ve/veya diğer otorite figürleri (öğretmen, bakıcı...) ile bağlantılı tüm bozuk paraları koyalım. Çünkü burası bize otorite figürler tarafından dayatılan, bizim gözlemlediğimiz "iyi-kötü" davranış ve düşünce örüntülerinin yeridir. Örneğin; annenin yemek yapışı, babanın traş oluşu, abinin seni dövenleri dövmesi, öğretmeninin sana "Beceriksiz misin!" diye bağırışı, babanın seni kucaklayıp sevmesi, sırdaşın olması...

Yetişkin bölümüne neden-sonuç ilişkisi doğrultusunda varılan sonuçlar olan tüm bozuk paraları koyalım. Çünkü burası insanın bilgisayar gibi çalışan mantıklı bölümüdür. Ebeveyn ve Çocuk ego durumlarının değerlendirilmesini yapar. Örneğin; baban gibi traş olduğunu sana farkettirir. Farkettikten sonra farklı bir biçimde traş oluyorsan artık Yetişkin ego durumuyla hareket ettiğini söyleyebiliriz.

Çocuk bölümüne "kendi elinle ürettiğin" paraların tamamını koyalım. Çünkü kimsenin etkisi ve dayatması altında kalmadan özgün tepki ve duygulanımların olduğu yerdir. Bu alan daha çol bebeklik ve çocukluk döneminde aktif olarak para doldurduğu için Çocuk ego durumu adını almıştır. Örneğin; çocukken oyuncağını elinden aldıklarında hissettiğin duygu ve oluşan düşünceler bu bölüme kaydedilir. Gelecekte elinden almalarını istemediğin bir şeyi aldıklarında aynı duygu ve düşüncelerle tepki vermen olasıdır.

Artık konuya geliyorum.. Bu 3 ana bölüm her kişide aynı büyüklükte değildir. Kişiliğimizi oluşturan, bizi biz yapan bölümlerin içeriğinde yer alan bozuk paraların uyumuna göre bir kişiyle "anlaşma" veya "anlaşamama" durumunu yaşarsınız. Bunu asetat gibi zihninizde canlandırın. Doğru cevapları içeren asetat, cevap kağıdı üzerine konulduğunda şıklardaki yanlışları gösterir. Şekil 2'de gördüğünüz gibi bir kişi daima Yetişkin ego durumundan yani bir bilgisayar gibi mantıksal çıkarımlar yapıyorsa ve duygular hakim değilse, diğeri daima Ebeveyn ego durumundan koruyucu ve yargılayıcı müdahalelerde bulunuyorsa, bir diğeri daima Çocuk ego durumundan yoğun duygu ve davranışlarla ilişki kuruyorsa ortaya çarpık ilişki çıkacaktır ve ilişki kalitesinin düşük olması dolayısıyla anlaşmazlıklar olacaktır. Tıpkı asetattaki gibi; uyum veya uyumsuzlukların anlaşılması da şişkin ego durumlarının üst üste bindirilmesi ile anlaşılır.

Peki ne yapmalıyız?

3 ego durumunu Yetişkin'i kullanarak Çocuk ve Ebeveyn ego durumlarının olumlu özelliklerini alıp; Bütünleşmiş Yetişkin yapısını oluşturmalıyız. Bu durumda kişi fenomenolojik yapısına göre belirli durumlar karşısında "özgün" davranış ve duygulanıma sahip olacaktır. Bir bütün halinde, uyum içinde çalışan 3 kanal (Ebeveyn, Yetişkin, Çocuk)... Örneğin; "Beceriksiz misin!" sözüyle tekrar karşılaştığında çocukluğunda hissetmiş olabileceği "küçük düşme, çaresizlik, öfke" öfke gibi duyguları yaşamaktansa Yetişkin süzgecini kullanarak benliğinin farkına varır ve buna göre özgün bir tepki geliştirir. Bu tepki çocukluk yaşamındaki duygu-tepki değil, şimdiki zamanda sentezlenmiş bir duygu veya tepki olur. Bu davranış biçimlerini tanımlamayı öğrendiğimiz zaman karşımızdaki insanın davranışlarının hangi ego durumundan çıktığının farkına varırız. İki insanın da aynı bilgilere sahip olması ile neden anlaşamadığımızı veya ruh ikizimiz olduğunu anlamlandırırız. Unutulmamalıdır ki bu iletişim ve farkındalığı öğrenmek tıpkı bir dili öğrenmeye benzer. Belirli bir eğitimden geçerek pratik ve deneyimleyerek öğrenilir.

Biri ile anlaşıp anlaşamayacağımıza kim karar veriyor?

Cevap; her iki kişi. Karşıdaki kişi ile iletişime girerken her insanda olduğu gibi belirli anlaşmazlıklar yaşayabilirsiniz. Sizin problem çözme beceriniz ve yukarıda bahsi geçen ego durumları uygun kullanma becerinizle iletişimi istediğiniz yöne götürebilirsiniz. Ancak kimi durumlarda karşıdakinin anlaşmazlığa olan direnci kuvvetliyse ve siz tarafsız bir tutum içinde bunları değerlendirebiliyorsanız iletişimi kesmek de bir tercih olarak kendini gösterir. Anlaşmak karşılıklı anlayış ve uyum içinde gerçekleşirken, anlaşmazlıkların sürdürülmesi tamamen sizin tercihiniz ve kontrolünüzde gelişir.

Yazının içeriği Transaksiyonel Analiz kuramına göre oluşturulmuştur. Kısaca TA'nın içeriği nedir?

Eric Berne tarafından temelleri 1950’lerde atılan Transaksiyonel Analiz (TA) bir kişilik teorisidir. Akkoyun (2011), “Psikolojinin iletişim, gelişim, kişilik, psikopatoloji ve danışma/terapi alanlarıyla ilgili bilgileri içeren TA kuramı, insanı olumlu olarak ele alan insancıl bir yaklaşımdır” (s.4) diye tanımlar. İnsanın kendisiyle ve başkalarıyla olan etkileşimlerini yapısal ve fonksiyonel olarak inceleyen TA, bireyin yaşam senaryolarını düzenlemesini ve etkileşimlerini sistemli bir şekilde analiz eder. İnsana olan olumlu bakış açısıyla psikanalizden ayrılan TA uygulamalarının farklılığı, dayandığı bazı temel sayıtlıların pratiğe dönüştürülmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu sayıtılar;
- Herkes duygusal olarak gelişme gösterebilir ve özerkliğini kazanabilir.
- Bütün bireyler belirli durumlar karşısında bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde tercih (seçim) yaparlar.
- İnsanlar yaşam senaryolarını değiştirebilme kapasitesine sahiptir (Akkoyun, 2011).

Psk. Vedat DEMİRAL

Kaynakça:
Akkoyun, F. (2011). Transaksiyonel Analiz: Psikolojide İşlemsel Çözümleme Yaklaşımı (4.Basım). Ankara:Nobel
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ben Kimim? Sen Kimsin? Biz Kimiz? / Kişilik ve Uyum" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Vedat DEMİRAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Vedat DEMİRAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     10 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Vedat DEMİRAL Fotoğraf
Psk.Vedat DEMİRAL
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Vedat DEMİRAL'ın Yazıları
► Kimsin Sen Psikolog? Psk.Hicran DEMİRHAN
► Ben Kimim? Psk.İshak BÜYÜKYILDIRIM
► Ben Kimim Psk.Nur GEZEK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,104 uzman makalesi arasında 'Ben Kimim? Sen Kimsin? Biz Kimiz? / Kişilik ve Uyum' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Kendi Canavarını Yaratmak Ağustos 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:37
Top