2007'den Bugüne 85,916 Tavsiye, 26,758 Uzman ve 19,092 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Aşk’la Varolduk Biz…
MAKALE #15574 © Yazan Psk.Yeşim CANLI | Yayın Ekim 2015 | 1,859 Okuyucu
AŞK’LA VAROLDUK BİZ…

‘’Savaşır gözlerimle gönlüm öldüresiye senin güzelliğinin ganimeti yüzünden,gözüm kovar gönlümü seni görmesin diye, gönlüm ister gözüme pay vermemek yüzünden … ‘’
William Shakespeare

İnsanlar aşık olur. Aşk için şarkılar söylerler ,dans ederler,aşk için efsaneler anlatılır, hatta bazen aşk için yaşarlar. Romantik aşk dünyadaki en güçlü hislerden biridir. Bu büyük yaşantı nasıl oluyorda insanı bu denli derinden etkiliyor diye düşünebilirsiniz. Bilim insanları bunun için aşık insanlar üzerinde araştırmalar yapmış ve beynin belirli bölglerinde değişiklikler oluştuğunu kaydetmişler…

Aşık insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda beyin görüntüleme teknikleri ile beynin merkezine yakın bölgede etkinlikler tespit edilmiştir. Önemli nörotransmitterlerden (iki sinir hücresi arasında iletişim kurmaya yarayan kimyasal)biri olan dopaminde de artış görülmüştür. Aşık olduğunuzda beyin ödül merkezi çalışır bu yüzden en büyük ödülü kazanmak için daha cesur ve motiveyizdir. Ödülün (aşık olunan kişi) algılanmasını, hedeflenmesini ve daha da önemlisi hedefe varmak için gerekli motivasyonun harekete geçmesini sağlar. Aşkın şiddeti ne kadar yüksekse bu bölge o kadar çok çalışmaktadır.

Romantik aşk bir bağlanma barındırır. Bazen bir saplantıdır başka bir insanı düşünmeden edemezsiniz. Biri kafanıza yerleşmiştir. Eğer terkedilirseniz bu yaşantı yine beynin çeşitli bölgelerini etkiler. Ayrılık zamanında en çok istediğiniz şey o insanı unutmaktır tabiki hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek…
Ama hayır onları daha çok seversiniz…

Bunun nedeni ise romantik aşkta oldukça fazla uyarılan ödül merkezinin reddedilme-ayrılma durumunda temel uyarıcısını kaybetmesidir. Ne yazık ki beyin aşkı yitirdiğimizde tıpkı madde bağımlılığının yarattığı gibi yoksunluk hisleri yaratmaktadır. Bu yoksunluk hissi acının kaynağını bize doğrudan göstermektedir… Aşık olduğumuzda bağlılık yaratan ödül merkezi şimdide yitirilmiş aşkın acısını yaşatacaktır…

Beyin kimyamızı bu denli etkileyen bu primer duygular bütünü bizi çok mutlu etsede bezen üzer veya yas tutmamızı sağlar.Ayrılık ve yoksunluk duygularını yaşadığımız zamanlarda sıklıkla hissettiğimiz umutsuzluk, kızgınlık,öfke ,sosyal izolasyon hayatımızı olumsuz etkiler. Ayrılık yası tutmamız ve üzüntü duymak en doğal yaşantı olmakla beraber bizi uzun vadede depresif yapabilir.

Ancak her duygunun geciçi olduğu unutulmamalı ve bu durumla başa çıkmada kendimizi suçlamamalıyız. İnsanın varolması ile aynı zamana denk gelir neredeyse AŞK ‘ın yeryüzünde varoluşu … Bize hep anlaması güç geldi belki,duygularımızı karmaşıklaşırdı ,bazen içimizi burktu bazen yüreğimizi ağzımıza getirdi ama hep varoldu olacakta…
Yazar Notu olarak Sigmund Freud un Geçicilik Makalesinden bir Paragrafı okumanızı öneriyorum...

KLİNİK PSİKOLOG
YEŞİM CANLI SAK

Geçicilik Üzerine -S. Freud

''Bundan kısa zaman önce suskun bir arkadaşımla ve genç fakat hali hazırda ünlü olan bir şairle beraber yaz çiçeklerinin manzarası eşliğinde yürüyüş yapıyorduk. Şair etrafımızdaki doğanın güzelliğine hayran kalıyor ama bundan hiç haz almıyordu. Aynen insanın geriye kalan tüm güzellikleri ve insanlığın yarattığı tüm asil ve güzel şeyler gibi; bu güzelliğin de kaderinin geçicilik olduğu ve kış gelince ortadan yok olacağı düşüncesi onu rahatsız ediyordu. Başka bir zamanda sevebileceği, takdir edebileceği herşey geçicilikten ötürü değerini kaybetmiş olarak gözüküyordu. Biliyoruz ki, tüm güzel ve kusursuz olanların unutkanlık içinde yok olması fikri/olgusu iki farklı tinsel hareketi doğurabilir. Bu hareketlerden biri bir kişiyi bu genç şairin acı verici bir dünyadan ötürü olan bıkkınlığına , ötekiyse bu olgunun inatçılığına karşı bir baş kaldırıya sürükler. Hayır! Doğanın, sanatın, duygular dünyamızın ve dış dünyanın tüm ihtişamının eriyip bir hiçliğe yer bırakmak için var olması mümkün değildir. Buna inanmak çok saçma ve kutsal olana saygısızlık olurdu. Tüm yıkıcı etkilere rağmen [bu güzellikler] bir şekilde sürüp gitmiyor olamazlar.

Ama bu sonsuzluk zorunluluğu, çok net olarak, bizim arzu dünyamızın hakiki bir değer ileri sürebilmekte elde ettiği başarısıdır. Acı olan da doğru olabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aşk’la Varolduk Biz…" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Yeşim CANLI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Yeşim CANLI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Yeşim CANLI Fotoğraf
Psk.Yeşim CANLI
Bursa
Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Yeşim CANLI'nın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,092 uzman makalesi arasında 'Aşk’la Varolduk Biz…' başlığıyla eşleşen başka makale bulunamadı.
► Neden Ben? Kasım 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:16
Top