2007'den Bugüne 73,574 Tavsiye, 24,418 Uzman ve 16,662 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Evlilikte Duygusal Bütünleşme
MAKALE #15589 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın Kasım 2015 | 1,289 Okuyucu
İnsan ihtiyaçları olan bir varlık olarak yaşamaktadır.Maslow "ihtiyaçlar hiyerarşisi" teorisinde insan ihtiyaçlarını fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlar olarak iki başlık altında toplar:

Fiziksel İhtiyaçlar:
1-Nefes alma
2-Su içme
3-Beslenme
4-Cinsel doyum
Ruhsal İhtiyaçlar:
1-Sevgi
2-Kendini güvende hissetme
3-Kabul görme
4-kendini gerçekleştirme
5-Ait olma

Evlilik yaşamı bu insan ihtiyaçlarının fiziksel ve ruhsal olanlarının dengeli bir şekilde karşılanmasını sağlayan bir düzenektir.Bu nednele de insan yaşamında oldukça önemli bir belirleyiciliğe sahiptir.

Çocuklukta insanların duygusal doyumları anne,baba,kardeş,arkadaş,akraba gibi kaynaklardan tatmin edilir.Ergenlikle birlikte bu duygusal beslenme kaynaklarının arasına karşı cins de girmiş olur.Dolayısıyla eregenlikle birlikte duygusal doyumun yarısı karşı cinsle kurulan ilişkilerden beslenmeye dayanır.Evlilikle birlikte ise bu köken aile ilişkilerini de ikinci plana iterek eş odaklı olmaya,eş üzerinden duygusal olarak beslenme beklentisine dönüşür.Tabiatıyla biz çiftlere evlendikleri zaman da sevgili gibi yaşayabilmelerini çok fazla tavsiye etmişizidr.Çünkü ülkemiz pratiğinde flört ve nişanlılık dönemlerindeki duygusal ilginin ve yakınlığın çoğunlukla evlilikle birli,kte söndüğünü gözlemleriz.Bu erkeklerin de kadınların da düştüğü hataların ortak bir sonucu olarak genelde karşımıza çıkar.çünkü toplum olarak bizim nasıl mutlu olacağımıza yönelik eğitimimiz,bir bilinçlendirlişimiz maalesef yoktur.Bu nedenle çoğu zaman yola doğru oturmuş kodlarla çıkmayız ve sonra da yaşamda bunların bedelini ne zaman ne yapacağını,nasıl davranacağını bilememek kökenli sorunlarla karşılaşarak öderiz.
Evlilik yaşamı aslında çok ciddi bilişsel ve duydusal hazırlıklarla girilmesi gereken ve bilinçli yönetilmesi gereken bir yaşam biçimidir.Araştırmalara göre de insan fıtratına en uygun yaşam tarzı evliliktir.Bu nedenle insanlar evlenerek doğru bir iş yapmış olurlar.Ancak bu doğru işin doğru sonuçlar verebilmesi için içinin doğru doldurulmasına,evliliğin gerekleri ve kendi cinsel kimliğine yüklediği sorumluluklara yönelik hazırlıkların yeterliliğine ihtiyaç vardır.İki temel duygusal noktanın doğru duygusal paslaşması olarak evlilikte duygusal bütünleşme sağlanabilir.Kadın erkeğini,erkek kadını duygusal olarak doğru besleyebilmeli duygusal bütünleşmeye de buradan varılmaya çalışılmalıdır.hep söylüyoruz evlilik paylaşım odaklı bir yaşam tarzı olduğundan bencilliği,ben merkezciliği çok fazla kaldıramaz.Bu nedenle her şeyden önce paylaşım odaklı olunmalı ve paylaşım odaklı bir kişilik olarak evliliğe yönelinmelidir.Evlilik yaşamında çiftlerin " ben","sen" ve "biz" alanları vardır.Bazı şeylerin erken tüketilmemesi için çiftlerin her şeyi her zamanı paylaşması doğru değildir.Zira atalarımız da "çok muhabbet tez ayrılık getiri" atasözü ile bunu çok güzel ifade etmişlerdir.Ben alanında kadın veya erkek evlilik ilkelerini tırmalamayacak sınırlar içerisinde kendisi olabilmeli,kendisi gibi davranabilmelidir.Sen alanında ise eş diğer eşin kendisi gibi davranmasına evlilik sınırları içerisinde kaldığı sürece saygı göstermelidir.Evliliğin biz alanı ise karı-koca arasındaki paylaşımın yaşandığı alandır.Bu alan eşler arasında oluşturulacak ortak paydalar üzerinden yaşanmalıdır.Bunun için de ger ikin tarafın keyif aldığı ortak noktalar tespit edilmeli ve biz alanında paylaşımlar bu ortak noktalardan beslenerek gerçekleşmelidir.Çiftlere birbirlerinin alanına ikide bir girmelerini de tavsiye etmeyiz,kopuk ve mesafeli olmalarını da.Çünkü yaşam dengeler kurma ve dengeleri yönetme sanatıdır.her şeyin kararı yarar noktası baz alınarak yaşanmasında fayda vardır.uyarmalıyım ki eksiklikler ve fazlalıklar daima dengeleri bozarlar.Bu nedenle paylaşımların da harikalar değil normaller üzerinden kurulmasında ve birbirini tırmalamayacak şekilde sürdürülmesinde uzun solukluluğu açısından fayda vardır.Kadın ve erkek yaşamlarının ben alanlarında evli bir insana yaraşır sınırlar içerisinde kalarak davranmalı bu şartlarda eşinden de saygı ve kabul görmelidir.Biz alanı ise bireyselliği değil ortaklaşmayı öne çıkaran bir anlayışla kurulmalı,yaşanmalı ve sürdürülmelidir.Çiftlerin birlikte yaptıkları ve birlikte yapmaktan keyif aldıkları her şey biz alanının kapsamındadır.Burada duygusal paylaşım,bunun yarattığı sıcaklık fevkalade önemlidir.Çünkü eşler birbirleri açısından her şeyden öncelikli olmayı beklerler.Bu doğru ve yerinde de bir beklentidir.Bu değerli ve öncelikli olma hissini eşplerin birbirine aşılayabildikleri birinci alan duygusal,ikinci alan cinsel paylaşımdır.Bu iki alan da soğukluk ve kopukluk kabul etmez.Evet eşler her şeyi paylaşmak zorunda değildir ama çok şeyi paylaşmaları da eş olmalarının bir gereğidir.Bu nedenle genelde gözlemlediğimiz evliliklerin ilk döneminde aşırı düşkünlük sonra evliliğin kıdemi arttıkça herkesin kabuğuna doğru çekilmesi ve ancak zorunlu olduğu şeyleri paylaşır hale gelmesi olsa olsa sürecin bilinçsiz ve yanlış yönetilmesinin bir sonucudur.Eşler arasında bir ait olma hissi gelişmelidir.İşte bu his yalnız ve ancak duygusal bütünleşme ile sağlanabilir.Bunun için de samimiyet,yeterli iletişim ve duyguların samimi aktarılması yeterlidir.Ekstra olarak çiftlerin eşlerinin doğum günü gibi,tanışma ve evlilik yıldönümü gibi önemli günleri pas geçmemelri güzel şeyler paylaşarak o günlerde duygularını tazelemeleri tavsiyelerimiz arasındadır.

Evlilik karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla kurulur ve yürütülür.Bu nednele atılan doğru adımlar görülmeli,takdir edilmeli ki devamı gelebilsin.Çiftlerin bazı şeyleri diri tutabilmelerinin önemli bir yolu da bir tarafın diğer tarafın doğru adımlarını görmesi ve adımlara doğru karşılık vererek devamlılığını sağlayabilmesi iledir.Çünkü karşılık bulmayan adımlar zaman içerisinde sönmeye uğramakta ve çiftleri birbirlerinden uzaklaştırmaktadır.Askında evliliklerin enönemli sorunlarından birisi zamanla monotonlaşması ve bir rutine hapsolmasıdır.Bu bir bakıma bütünleşmenin yeterince sağlıklı kurulamadığının da fiiliyata bir yansımasıdır.başta gurur olmak üzere karşı tarafa adım atmayı zorlaştıran tüm duygular evlilik tipi yaşam biçiminin düşmanıdır.Çünkü ben merkezci bir yaşam algısı çağrıştıran bu duygular paylaşım odaklı bir yaşam tarzındaki akışkanlığı olumsuz etkilemektedir.İnsanlar onurlu olmalıdır ve kişisel onurlarını gözetmelidir.Ancak onurlu olmak ve onuruna saygı beklemek ile gururlu olmak ve kibre kaymak aynı şeyi ifade etmez.Kaldı ki aynı yatakta yatan insanların birbirlerine kibir taslamasını doğru çıkaracak hiç bir şey de yoktur.Önemli olan sevgiyle evlenmek ve bu sevgiyi eşe doğal bir sıcaklıkta akıtabilmektir.Bunu yapabilirsek zaten doğru karşılığı da aldığımız takdirde evlilikte duygusal bütünleşmeyi sağlamış oluruz.İşte o zaman o evlilik tadından yenmez hale gelir.

Peki zorlanıldığı bir gerçek ama evlilikte duygusal bütünleşmeyi sağlamak bu kada zor bir şey midir..?Aslında kopukluk sağlayan eylemlerden yakınlık sağlayan eylemler insan için çok daha kolaydır.Biz uyumsuzluk yaşar iken aslında işin kolayını atlayıp zoruna ve faydasızına yöneldiğimiz için bir çok sorunu yaşıyoruz.Aileden ve toplumdan öğrendiklerimizin çoğunun yanlış olduğunu bir kez daha hatırlatmalıyım.Yanlış koşullanmalarını huyu ve mizacı sanan insanlara ben hep bir uzman olarak "bu kadar sahiplenmeyin,alışkanlığınız ama tapulu malınız değil sonuçta ve istenirse değiştirilemeyecek alışkanlık da yoktur" demişimdir.her şeyden önce doğrularla yol almasını bilmemiz ve tercih etmemiz gerekir.Zira "yanlıştan doğru türemez".
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Evlilikte Duygusal Bütünleşme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli
Psikolog
KLİNİK PSİKOLOG-PSİKOTERAPİST-EVLİLİK TERAPİSTİ-CİNSEL TERAPİST
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Üç Duygusal Beceri: Duygusal Zeka,aleksitimi,empati Yrd.Doç.Dr. Psk.Şükriye VAROL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,662 uzman makalesi arasında 'Evlilikte Duygusal Bütünleşme' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Öfke Kontrolü Ekim 2017
► Güven Sorunu Nisan 2017
► Psikolojik Yorgunluk Ekim 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:07
Top