2007'den Bugüne 83,079 Tavsiye, 26,198 Uzman ve 18,416 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Kadın Erkek İlişkileri ve Evlilik
MAKALE #15702 © Yazan Psk.Nihal AYDIN | Yayın Kasım 2015 | 2,155 Okuyucu
KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ VE EVLİLİK
Evlilik kimi insanlara göre bir kurum, kutsal bir müessese; kimi insana göre toplumun dayatması olarak tarif edilse de psikoloji biliminde bir durum olarak değerlendirilmektedir. Tabi ki toplumsal kuralların ve kültürel değerlerin evlilik ve ilişkiler de oynadığı rolü inkâr edemeyiz. Bir toplumu incelediğimizde o bölgede yaşayan insanların evliliklerinin ve ilişkilerinin yapı taşları olarak birbirine benzer diğer toplumlardansa farklı olduğunu görürüz. Romantik ilişki olarak adlandırdığımız ikili duygusal ilişki de olmazsa olmaz yapı taşları vardır. Bir kadın düşünün genç ve güzel, erkek de yakışıklı ve yetenekli. Birbirlerini gördüklerinde adlandıramadıkları bir çekim oluşur ve güzel bir çift oluştururlar. O anlamlandıramadıkları çekimin sebebi beyindeki ayna nöronlardır. Kadını anahtar, erkeği kilit gibi düşünürseniz doğru anahtar doğru kilidi bulduğu zaman etkileşim ve iletişim oluşuyor. Kendinize sormuşsunuzdur muhtemelen neden “o” kişi diye. Bunun sebebi kendi içsel yapınızı tamamlayacak ve istek, beklenti, arzularınızı karşılayabilecek olmasıdır. İnsan beyninin bu şekilde ölçme ve değerlendirme mekanizması vardır. Zaten burada bahsedilen bir yanılsama da var; çiftler birbirlerini oldukları kişi için değil olabilecekleri kişi için sever ve seçerler. Siz birine aşık olduğunuzda mevcut özelliklerinden değil de olabilecek potansiyelinden ötürü o kişiyi hayatınıza dahil edersiniz. Bu karşılıklı görünmez çıkarların ilişkiye yön verdiğini düşünürsek kişilerin masum ama ilişkinin masum olmadığını da söyleyebiliriz. Bu çıkarlar ve görünmez kurallar bozulduğunda veya sekteye uğradığında ilişki “imdat” sinyallerini vermeye başlar.
Biraz önce bahsettiğim o mükemmel çifte dönecek olursak, her ikisi de kariyerlerinin başlangıcında olan iki profesyoneldir. İkisi birbirleri için ne kadar doğru insan olduklarını düşünerek, romantizmin doruklarında bir hayat yaşarlar yine öyle bir sahnede erkek kadına evlilik teklif eder ve kız kendinden emin; hayatımın erkeği bu işte der. Peki, 5-6 yıl sonraya gittiğimizde; kadın artık çalışmıyor ve kariyerini en güzel yerinde bırakmıştır, çocukları olmuştur, kadın artık evde çocuk ve ev işleriyle ilgilenmektedir. Kocası işten eve yorgun dönerken karısının yemeği hazırladığından gayet emindir, kadınsa konuşmak istediği konuları bir liste yapmıştır kafasında. bu listede, çocukları şikayet eden ana okulu öğretmeninden, ödenmemiş faturaya ve kadının kendi içinde yaşadığı duygulara kadar pek çok konu vardır ama ne yazık ki kocası eve yorgun döndüğü için konuşmak istemez, aslında hiçbir zaman istemez. Ayaklarını uzatıp televizyon izlemek onun için çok daha önemlidir. Kadın biraz onu teşvik etmek için birlikte sofrayı hazırlamayı önerir veya çocukları yıkamasını ister ama adam bunlar içinde çok yorgun ve bıkkın olduğunu söyler. Kıramadığı takdirde ise üfleyerek ve bitmeyen çilem sözleriyle bu eylemleri gerçekleştirir. Adam karısının onu anlamadığı düşünürken, kadında mutfakta aynı üzüntü içindedir, kendisi ve çocukları için kariyerinden vazgeçmiştir ama bunun karşılığında hiç takdir görmemiştir. Bunlar da yetmezmiş gibi kocası hala nasıl seks yapmak isteyebilir diye de kadın düşünmeden ve kocasından soğumadan edemez. Birkaç yıl önce mükemmel çift olduklarını söyleyen o kadına ve erkeğe ne oldu? Kitaplar, filmler ve diziler insanlara mükemmel çift olduğunu ve kusursuz ilişkinin sonsuza dek sürdüğüne inandırdı. Filmlerde aşk kazanır evet ama evliliklerde ve ilişkilerde?
Klinik ortamda gözlemlediğimiz birçok çift ihmal ve alışkanlığın izlerini taşımaktadırlar, başvuru sebepleri ortak fikirlerinin olmaması olsa da altında yatan bir güç savaşıdır. Boşanırken hakime şiddetli geçimsizlikten bahsederler ama şiddet onların içindedir, geçimsizlikse bahaneleridir. En önemlisi her çift mutlu olmayı istiyor ama haklı olmak için üst düzey bir mücadele veriyor. Kendinize şu soruyu sorun lütfen haklı olmak mı, mutlu olmak mı? Birde çiftlerin gelenekselleşen inançları var aslında çevrenin öğrettiği doğru bilinen yanlışlar, aşk bittiğinde ilişki de biter, ilişki düzelmiyorsa yenisini bul, evlilik aşkı öldürür gibi.. Şu bir gerçek ki ilişkiler başlar ama bitmez; kullanılır veya kullanılmaz. Ve hayır evlilik aşkı öldürmez, evlilikteki güç çatışması, rol dağılımının yanlış olması ve evlilikteki dinamiklerin zarar görmesi aşkı geri plana atar. Çiftlerin adım atarsam kendi karakterimden ödü veririm düşüncesi de ayrı bir tabudur. Çiftler ne derece de ve hangi durumlar da adım atmaları gerektiğini bilemeyebilir bu çift terapisi eşliğinde yoluna koyulacak bir problemdir. Ama ilişkileri çıkmaza sürükleyen tavırların başında bu duruş ve içlerinde tutup söyleyemedikleri konular vardır.
1- Senden sakladığım şey…
2- Bu konuda senden istediğim şey..
3- Bu konuda sana verdiğim söz…
Olmak üzere 3 temel iletişimdeki tıkanıklığı önleyici madde vardır. Bir diğer problem ise çiftlerin birbirleri için uyumsuz sözcüğünü kullanmasıdır. Farklı bakış açıları ve zevkleri olduklarını anlatıp görüyorsunuz işte biz uyumsuzuz derler ama asıl mesele farklı olmalarıdır. Farklı olmak çeşit ve alternatiftir, farklı olmak yeni heyecan demektir, çiftler farklı olduklarını kabul ettiklerinde gözle görülür bir iletişim değişikliği oluyor ama uyumsuzluk olarak adlandırdıklarında, çözüm yolu bulamıyorlar. İlişkilerde 4 TİP insan vardır; Analizciler, Destekçiler, Teşvikçiler ve Kontrolcüler.
Analizciler: karar alma konusunda yavaş hareket eder, kendilerini herhangi bir şeye adamadan önce çok fazla bilgi toplar ve kesin verilmiş tarihlerden nefret ederler bu yüzden baskıcı tavırlara karşı olur inada bindirirler, öte yandan güvenilir ve dürüst insanlardır. Analizciler duygularını kopuk yaşar gibi görünürler ama aslında duygularını saklama bastırma gereği duydukları için bu şekilde gözükürler. Böyle partnere sahip biri onun için ”buz” gibi diyebilir. Hata yapmaktan korkarlar bu yüzden onlara karşı sabırsız olunmaması gerekir.
Destekçiler: çoğunlukla duygularını ön planda tutan kişilerdir, başkalarının neler hissettiği kendi mutluluklarından önce gelir, sadık eş güvenilir dosttur. Kırılgan olurlar çünkü herkesi kendilerinden önce düşünürler. Onlarla anlaşmak için çatışma değil uyum göstermeniz gerekir. Aldıkları her olumsuz bildirimi, çatışmayı sevilmedikleri ne dair kanıt olarak görürler, genelde uyumlu sakin insanlardır ama patlama noktaları da geri dönüşümü olmayan bir yıkımdır. Ayrıntılara önem verdikleri için onlara alınan hediyeler de de önemlisin mesajını almak isterler.
Kontrolcüler: düzenli, disiplinli olurlar. Detaylardan nefret ederler, basit ama pratik bilgiler onlar için daha önemlidir. Onlar için iş her zaman öndedir, her şeyin zamanı olduğunu düşünürler, eğlenmenin, çalışmanın. Dürüstlük ve güven her şeyin önünde gelir, kincidirler kolay affetmezler. Hırslı oldukları için her şeyin en iyisini isterler, ne yaparsanız bir kusur bulabilirler.
Teşvikçiler: eğlence odaklıdırlar. Emir almaktan ve ne yapılacağının söylenmesinden hoşlanmazlar. Ondan ne istediğinizi söyleyip kendi haline bırakmanız durumunda isteğinizi aklında tutar ve mutlaka bir ara yapar. Eleştiriden hoşlanmazlar onları özgür bırakmazsanız huysuz olup, kaçarlar bu yüzden size anlayışsız gelebilirler.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kadın Erkek İlişkileri ve Evlilik" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Nihal AYDIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Nihal AYDIN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Nihal AYDIN'ın Makaleleri
► Kadın Erkek İlişkileri Psk.Namık ACAR
► Kadın ve Erkek İlişkileri Uzm.Psk.Bilge ÇAPOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,416 uzman makalesi arasında 'Kadın Erkek İlişkileri ve Evlilik' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kaygının Kıymetini Bil Eylül 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:47
Top