2007'den Bugüne 79,293 Tavsiye, 25,452 Uzman ve 17,750 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Kadın Erkek İlişkileri
MAKALE #15708 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın Kasım 2015 | 1,791 Okuyucu
Türkiye'de kadın-erkek ilişkileri maalesef netameli bir konudur.Toplumda en fazla maske kullanılan konuların başında gelmektedir.Çünkü yaşanmak istenenler ile toplumsal kabuller birbiriyle örtüşmemektedir.Bilmeliyiz ki insanlardaki kültür genleri en uzun ömürlü genlerdir.Bunedenle sosyal değişimler çok yavaş yol alırlar.Ülkemizde de yaşanmak istenen kadın-erkek ilişkileri ile bunların toplumsal kabulü için ciddi bir zamana ihtiyaç olduğu bir gerçektir.Bu gerçekleşene kadar söylenen ve yaşananın birbirlerine tutmadığı bir çelişki toplumunda yaşamaya maalesef devam edeceğiz.
Bir şeyin altyapısı doğru kurulmazsa doğru yaşanmaması da doğal değil midir..?Nitekim bir toplumsal dönüşümün doğum sancılarını yaşayan Türkiye'de günümüzde en keskin insani sorunlar maalesef kadın-erkek ilişkilerinde yaşanmaktadır.Flört ilişkisinden evlilik ilişkisine tüm kadın-erkek ilişkilerinde bu sorunların yaşandığını etrafımıza baktığımızda da rahatlıkla söyleyebiliriz.Çelişkilerimizin başında bir yandan geleneklerimizi sürdürürken öbür yandan o geleneklerin hayli dışındaki modern hayatı yaşama isteği gelmektedir.Bu en basit tabiriyle iki doğrunun çatıştırılmasıdır aslında.Zira geleneklerimize topyekün yanlış diyemeyiz,elbet doğru tarafları da vardır.Öte yandan modern yaşama tepeden tırnağa yanlış diyemeyiz,onun da kendince doğru tarafları vardır.Burada aslında bir tercih toplumsal olarak yapılmalıdır.Ya gelenek toplumu olarak yaşamaya devam etmeye karar verilmelidir ki buna neredeyse imkan yoktur ya da modern hayata geçilmeli ve bu hayatı yönetmeye elverişli şekilde yeni bir geleneksel bakış oluşturulmalıdır.Aksi halde modern insani taleplerle modern yaşam isteği arasındaki bu gel gitler daha uzun yıllar sürecektir.
Kadın-erkek ilişkileri aslında çoğunlukla insan talebinden ziyade insan doğasıyla açıklanması gereken ilişkilerdir.Kadın erkeksizse,erkek kadınsızsa zaten her şeyden önce insan çoğalamaz.Dolayısıyla kadın-erkek ilişkikleri bir bakıma da insanın varlığını devam ettirmesinin bir yoludur.Ülkemizdeki sıkıntı daha yetişme döneminde kız ve erkek çocukları arasında yapılan ayrım ve erkeği abartılmış,kadını bastırılmış cinsiyet haline getiren yanlış yetiştirme tarzıdır.Bu yetiştirme tarzının erkeğin işine yaradığını zannedenler de yanılmaktadır.Çünkü bu bastırılmışlığa karşı içinde gaz biriktiren kadın ama flört döneminde ama evlilik ilişkisinde erkekle yaşamı kesiştiği an o bastırılmışlığın intikamını almaya yönelmekte ve sonuçte bundan erkeklerimiz de kadınlarımız da kaybeden olarak çıkmaktadır.Büyüklerimiz bilmeli ki kısıtlamak başka şeydir,bilinçlendirerek doğru yönetmeyi öğretmek başka şeydir.Ama işin kolayına kaçılmakta ve yasaklama yoluyla ahlak namus korunmaya çalışılmaktadır.Bu yaklaşımla sözüm ona ahlak,namus korunmuş olsa bile kadınımız normal dışına çıkarılmakta ve bu baskılar sonucu normal dışına çıkarılmış kızlarımız bir gün bir erkeğin sevgilisi veya eşi olmaktadır.Doğal olarak bu sağlıksız alryapı ile yetişen insanların çok sağlıklı paylaşımlar kurması zaten beklenemez.O nedenle günümüzde tüm kadın-erkek ilişkisi alanları bir hayli sorunludur ve ülkemizde %25'i bulan bir boşanma oranına ulaşılmıştır.Gidişat da iyiye doğru değildir.
2005 yılında bir eğitim programı olan "Evlilik Okulu"nu yazar iken yaptığım araştırmalarda kadın-erkek ilişkilerinde yaşanan sorunların altyapısının daha öncesinde ve yetişme tarzında yattığını belirlemiştik.Çünkü ne erkeğimiz kadını anlayabilecek bir bilinçle yetiştiriliyordu ne de kadınımız erkeği anlayabilecek bir bilinçle.Bilinçsiz,içgüdüsel kurulan ilişkilerin doğru kurulamayacağı da doğru yönetilemeyeceği de aslında aşikardır.Çünkü bilgi ve yöntem temelinden yoksundur.Zaten duyguların çok fazla işin içine karışması da bu bilgi ve yöntem bilmezliğin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.Hele duygular öne çıktığında zaten az olan bilgi ve yöntemler de kullanılamaz hale gelmekte ve ilişkiler yönlendirici bir kılavuz olmadan yol alma zorluğuyla baş başa kalmaktadır.
Peki bu işin doğrusu ne diye soracak olursanız...Efendim öncelikle moderniteyi yok sayamayacağımızı önce bir kabul etmemi lazım.Zamanın ruhuna bakmadan yaşamayız.Sonra eski kırsal yaşam yoğunluğunun bir ürünü olan geleneksel yapımızı milli sosyologlarımız marifetiyle gözden geçirmeli ve kültürümüz ve zamanın ruhunu bir araya getiren yeni bir geleneksel yapı oluşturmalıyız.Yetiştirme döneminde ise kadınımızı kadın gibi ve erkeği anlayabilecek bilinçle,erkeğimizi erkek gibi ve kadını anlayacak bilinçle donatarak yetiştirmeliyiz.Bunları yapar iken bu insanların ellerinde yetiştiği anne ve babaların da bu bilince ulaşmalarını sağlayacak önlemler almalı,eğitimler vermeliyiz.Çocuklarımıza kadın ve erkeğin rakip değil birbirlerinin tamamlayıcısı olduğunu öğretmeli ve öncelikle bu iki cinsiyet arasındaki birbirine muhtaçlığı nakletmeliyiz.Bu gün en bilinçli çevrelerde bile evlilik arifesindeki erkeğe "karına çok yüz verme",kadına "kocan her şeyini bilmesin" mesajı veriliyorsa ilişkilerden önce ilkelerde sorunumuz olduğunu görmeli ve kabul etmeliyiz.Bu sorunları aşmadan bu toplumda kadın-erkek ilişkilerinin sağlıklı bir çizgiye oturmayacağını da görmeliyiz.
Toplumsal olarak en başta gelen zaafımız alışkanlıklarımızı sorgulamamak ve yaşamımızı daha çok alışkanlıklar üzerinden yönetmektedir.Aslında günümüzde bilgi de yok değildir,bilgiye ulaşmak da zor değildir.Ama alışkanlıklarımız öyle baskındır ki bu bilgilere ihtiyaç duymak,ulaşma çabasına girmek aklımıza bile gelmez.Hal böyle olunca da bilgi değil sosyal öğreti kökenli bir yaşam kılavuzumuz olur ve aynı hata çukurlarına hep düşeriz.Düne kadar neredeyse %1'ler seviyesinde olan boşanma oranları bu gün %25'leri bulmuş ve hala bir şeylerin yanlış gittiğini fark etmiyor,aynı alışkanlıklar üzerinden yaşamı yönetmekte ısrar edebiliyoruz.İşte kadın-erkek ilişkilerindeki sorunların kroniklik kazanmasının en öenmli sebebi bu sorgulamayan,alışkanlıkçı toplumsal duruşumuzdur.Her şey değişiyor ama kadın ve erkek yetiştirme ve birbirleriyle ilişkilendirme paradigmamız değişmiyor.İşte sakatlığın asıl önemli kaynağı da burasıdır.
Peki ne yapalım diyecek olurrsanız...Deneyimli bir psikolog olarak önce kendinizden başlayın derim.Kadın iseniz günümüz yaşamında doğru kadın duruşu nasıl olmalıdırın peşine düşünüz,erkek iseniz günümüz dünyasında doğru erkek duruşu nasıl olmalıdırın peşine düşünüz.Önce kendinizi doğru bir çizgiye çekiniz ki sonra karşınızdakinden doğru yaklaşım beklemeye hakkınız olsun.Bu konularda olabildiğince kitap okuyun ama internet ortamından bilgilenmeye yönelmeyin.Çünkü internet ortamı otokontrolü olmayan bir ortamdır ve bir çok yanlış bilgi de ortalıkta dolaşmaktadır.Bir de günümüzün eskiden bir avantajlı tarafı artık her şehirde bir psikolojik danışmanlık merkezinin bulunmasıdır.Sorunlarınızın,açmazlarınızın,çıkmazlarınızın üzerine yatmayın ve sorunlar da alışkanlığınız halini almadan gerekirse psikolojik yardım alın.Ancak şunu unutmayın;bu ülke mevcut haliyle kadını da erkeği de doğru yetiştirmemektedir ve bu yanlış yetişme devam ettiği sürece kadın-erkek ilişkileri kaliteli bir çizgiye oturmayacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kadın Erkek İlişkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Kadın ve Erkek İlişkileri Uzm.Psk.Bilge ÇAPOĞLU
► Kadın Erkek İlişkisi Uzm.Psk.Burçin DEMİRKAN
► Cinsellikle Kadın ve Erkek Faktörü Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,750 uzman makalesi arasında 'Kadın Erkek İlişkileri' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Şüphecilik Sorunu Aralık 2018
► Konsantrasyon Bozukluğu Kasım 2018
► Öfke Kontrolü Ekim 2017
► Güven Sorunu Nisan 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:37
Top