2007'den Bugüne 85,916 Tavsiye, 26,758 Uzman ve 19,092 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Beslenmede Su Tüketiminin Önemi
MAKALE #15812 © Yazan Dyt.Güler ENGİN | Yayın Aralık 2015 | 3,317 Okuyucu
SU

Renksiz, tatsız ve kokusuz bir sıvı olan su, en temel besin maddesidir. Bütün vücudumuzun yaklaşık 3'te 2'sinin sudan oluştuğunu bilmemiz bile tek başına suyun ne kadar önemli olduğunu tahmin etmeye yeter. Su vücudumuzda sadece yer kaplamak içiin yoktur; bir çok vücut fonksiyonu için su vazgeçilmezdir. Besinlerin yakılması ve sindirilmesi, vücudun ısı dengesinin sağlanması, sindirim ve solunum sonucu ortaya çıkan atıkların vücuttan uzaklaştırılması ve hatta vücudun en küçük yapı taşı olan hücrelerin yaşamsal fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için su gereklidir.

Oksijen ve Hidrojenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, kokusuz, renksiz, ve tatsız maddeye Su Denir.Günlük hayatta hem biz insanların, hem de ayrımsız tüm çanlıların hayati fonksiyonlarını sürdürmelerini sağlayan en önemli, beklide yegâne içecektir. Su besinlerin sindirimi, emilim ve hücrelere taşınmasında, Hücre, organ ve dokuların düzenli çalışmasında, Zaralı maddelerin vücuttan atılmasına, Vücut ısısının denetiminde ve daha sayılamayacak kadar çok işleve sahiptir.
Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir. Su, canlıların yaşaması için hayati bir öneme sahiptir. Küçük miktarlarda çıplak gözle bakıldığında renksizdir. Dünya üzerinde farklı şekillerde bol miktarda bulunur.

BESLENME DE SUYUN ÖNEMİ:

Su, insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir ve beslenmemizin vazgeçilmez bir parçasıdır. İnsan, besin almadan haftalarca canlılığını sürdürmesine karşın, susuzluk durumunda ancak birkaç gün yaşayabilir. İnsan vücudunun su içeriği yaşa ve cinsiyete göre %42 ile 75 arasında değişmekle birlikte yetişkin insan vücudunun ortalama %59'u sudur. Vücut fonksiyonlarının çalışmasında, metabolizmanın dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonunun gerçekleşmesinde su son derece önemli rol oynamaktadır.

SUYUN VÜCUT İÇİN FAYDALARI:

_Besinlerin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınmasında görev alır.
_Hücrelerin,dokuların,organ ve sistemlerin düzenli çalışmasında yer alır.
_Metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin taşınması ve vücuttan atılmasını sağlar.
_Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcıdır.
_Vücut ısısının denetiminin sağlar.
_Çeşitli biyokimyasal olayların gerçekleşmesinde yardımcıdır.
_Büyüme ve vücut fonksiyonlarının devamı yeterli su alımı çok önemlidir.

NOT:Yapılan çalışmalar uygun miktarlarda günlük su tüketiminin;
_soğuk algınlığına,
_kabızlık,
_idrar yolu enfeksiyonlarına karşı görev alır
_cilt sağlığının korunması
_organizmanın toksinlerden arındırılmasına yarar sağlar
_kilo kontrolü programlarında zayıflamaya yardımcı olur
_cildin nem ve elastikiyetinin düzenlenmesinde rol oynaması nedenleriyle selülit oluşumunun önlenmesinde yardımcı olduğu bilinmektedir.

DİPNOT;Soğuk günlerde üşüdüğümüzde veya yazın çok sıcak, rutubetli günlerinde olduğu gibi aşırı sıcaklık durumunda, vücudun normal sıcaklığını korumak için suya olan ihtiyacı artmaktadır. Sıcak, nemli havalarda vücut terleyerek sıvı kaybını arttırır. Bu nedenle, sıcaklık artışının başladığı günlerde sıvı tüketiminin arttırılmasına özen gösterilmelidir.

Su tüketimine yeteri önem veremiyorsak hatırlayabilmek adına hayatıma bazı kurallar koyabiliriz.Örneğin;

_Sabah kalkıldığında ilk yapılması gereken işlerin başında 1 bardak su içmek de olmalı,
_Her tuvalet sonrası, kaybedilen sıvıyı yerine koymak için 1 bardak su içilmeli,
_Egzersiz yaparken ve özellikle sıcak havalarda çalışırken su tüketimi arttırılmalı,
_Özellikle hava ve deniz yolculuklarında su tüketimi arttırılmalı,
_Suyu her zaman görünür bir yerde bulundurmalı, susama hissi beklenmeden su tüketmeye özen gösterilmelidir.

Günlük hayatımızda vücut için gereken su miktarı:

Hücrelerin yaşamsal faaliyetleri ve vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesi vücuttaki su dengesinin korunması ile mümkündür. Vücutta biriken toksinleri atmak, vücudun ısı dengesini sağlamak için idrarla bin 500, deri yoluyla 500, dışkı ve solunum ile 300'er ml su kaybedilmektedir. Bu yüzden bir insanın günlük su tüketimi genel olarak;vücutta oluşan zararlı maddelerin atımını sağlamak ve vücut sıvı dengesini koruyabilmek için ortalama 8-10 bardak (2-2.5 litre) su tüketilmesi önerilmektedir.En doğrusu ise saatte bir bardak su tüketilmesidir.Su bir kerede değil, güne yayılarak içilmelidir.

Ama bu konuda bilimsel kurallardan bahsederek hesaplamak istersek bazal metabolizma hızının her 1 kkal enerji harcanması karşılığında 1 ml de suya ihtiyaç duyulur. Tabiki fiziksel aktivite için gerekli enerji için de aynı hesabı yapıp son olarak her ikisi için gereken ml toplanır ve günlük ihtiyaç bulunur.Örneğin BMH 1600 kkal olan bir insanın günlük 400 kkal ortalama fiziksel aktivite faktöründen enerji harcadığını düşünürsek;

1600.1ml + 400.1 ml ile toplamda 2000 ml/2 lt suya ihtiyaç duyar.

Yetersiz su içildiğinde halsizlik, sinirlilik, dikkat eksikliği gibi belirtiler ortaya çıkar. Daha ileri su kayıplarında ise şuur kaybına kadar varabilir. Hatta vücudumuzdaki su miktarının beşte birini kaybetmek hayati risk altında olduğumuz anlamına gelmektedir.

Tabiki yapılan bu hesaplamalar sadece saf su tüketimi için geçerlidir.Bunun dışında insanlar su gereksinimlerini genelde; içecekler, besinler ve metabolizma olmak üzere üç kaynaktan sağlarlar. Besin içerisinde bulunan besin öğelerinin yakılması sonucunda da su oluşur veya diyette proteine göre karbonhidrat ve yağın yüksek olması metabolik suyu arttırır. Yediğimiz besinler ve içecekler yoluyla da vücudumuza su sağlarız. Örneğin sebze ve meyvelerin yaklaşık 85-% 90'ı , 1 su bardağı sütün %90'ı sudur. Gün içerisinde içtiğimiz çay, kahve, soda vb. içeceklerle ile de sıvı almaktayız. Ancak kafein içeren kahve, çay ve diğer içecekler sıvı ihtiyacını karşılasa da uygun su kaynakları olarak sayılmazlar. Örneğin kafein içeren kahve içildiğinde su alırsınız ancak diüretik etkisinden dolayı daha fazla idrar çıkışı yaparak daha fazla sıvı kaybedersiniz.

Su tüketiminin fazlası da vücut için zararlıdır.Böbreklerin belirli bir oranda su atma kapasitesi vardır. Fazla su tüketildiğinde böbreklerin bunu vücuttan atması zorlaşır. Bu durumda fazla su kanda birikerek elektrolit dengesizliğine, sodyum kaybına, halsizliğe, bulantıya ve koma haline neden olabilir. Yeteri kadar su içilmediği takdirde insan yaşamı tehlikeye girebilir. Eğer idrar rengi koyulaşmışsa, cilt pul pul dökülüyorsa, yemek yenilmesine rağmen sürekli açlık hissi varsa, yorgunluk ile artan eklem ve kas ağrıları vücudun su ihtiyacı olduğunu gösterir.

SU İÇMENİN BESLENME VE DİYET ALANINDA EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ İSE METABOLİZMAYI HIZLANDIRMAKTIR:

Öğünlerden 15 veya 30 dakika önce içilen suyun metabolizmayı hızlandırır.Mide içinde hacim oluşturarak o öğünde fazla besin alımını engeller. Yemekle birlikte su içilme alışkanlığı varsa bu alışkanlık devam ettirilmelidir. Yemekle birlikte su alındığında mideye daha az besin alınır. Böylelikle suyun yemek yenildikten sonra alınan besinlerin sindiriminden, metabolik atıklarının dışarı atılmasına kadar her aşamada çok önemli görevleri vardır.

Çay, kahve, kola, meşrubat gibi içecekler kesinlikle su yerine geçmez, günlük su tüketimi miktarından sayılmaz. Yemeklerden önce su tüketmek açlık hissini azaltır ve bu da yemek sırasında gereğinden fazla besin tüketimini engeller. Günlük hayatta yeteri kadar su içmek vücuttaki yağların çözülmesini sağlayarak yağ yakımını hızlandırır. Spor, egzersiz yaparken bol su içmekte metabolizmayı hızlandırarak fazla kiloların verilmesine yardımcı olur.

Sağlıklı su için bilinen kriterler ise;

Güvenilir su zararlı bakteriler, zehirli materyaller ve kimyasalları içermeyen sudur. Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış ticari amaçla satılan kaynak suları, içme suları ve doğal mineralli sularda üretim aşamaları kontrol altına alınmış ve Sağlık Bakanlığı denetimine tabii güvenli sulardır. Şehir şebeke suları da belediyelerce rutin olarak kontrol edilmekte, şehir suyunda bulunması muhtemel olan virüs, bakteri ve çeşitli patojenler çeşitli dezenfeksiyon yöntemleri ile ortadan kaldırılmaya çalışılmakta ve bu sular da güvenli hale getirilmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Beslenmede Su Tüketiminin Önemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Güler ENGİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Güler ENGİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Dyt.Güler ENGİN
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi34 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Güler ENGİN'in Yazıları
► Beslenmede Posanın Önemi Dyt.Gökhan ÇELİK
► Beslenmede Psikolojinin Önemi Dyt.Fatma Merve KALELİOĞLU
► Beslenmede Balığın Önemi Dyt.Emine DEMİR
► Beslenmede Suyun Önemi Dyt.Dilan DALGIÇ
► Beslenmede Yoğurtun Önemi Dyt.Canan DOĞAN
► Beslenmede Suyun Önemi Dyt.Seda KAYA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,092 uzman makalesi arasında 'Beslenmede Su Tüketiminin Önemi' başlığıyla benzeşen toplam 43 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:57
Top