2007'den Bugüne 85,383 Tavsiye, 26,671 Uzman ve 19,002 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Antisosyal Kişilik Bozukluğu
MAKALE #15871 © Yazan Psk.H. Fatih DANE | Yayın Aralık 2015 | 2,567 Okuyucu
Kişilik; kişinin içgüdüleri ve ahlaki talepleri ile dışsal gerçeklikleri arasında uzlaşma sağlayabilmek için kullandığı benlikle uyumlu, sürekli ve oldukça kestirilebilir önlemler toplamıdır (Akhtar, S.2009).
Kişilik bozukluğu ise, kişiliğe temel özelliklerini veren davranış kalıplarının aşırılığı ile tanımlanır. Ya da; kişinin kültürel normlar ve beklentiler bağlamında adaptif (uyumsal) olan bir kendilik kimliği geliştirmede ve kişiler arası işlev kapasitesinde yetersizlik göstermesidir.
Antisosyal kişilik bozukluğu psikiyatri de dramatik/değişken/duygusal küme olarak tanımlanan kişilik bozukluklarının altında yer almaktadır.
Antisosyal kişilik bozukluğunun temel özelliği, içten bir suçluluk duygusu yaşamama ve buna eşlik eden insanlara kayıtsızlık halidir. Narsisistik bir yönelim sergilerler ve kendini adama gibi görünen davranışlarında bile bencil güdülenmeler gizlidir. Dünyaya karşı alaycı bir bakışları vardır.
Amerikalı yetişkin erkeklerin % 3, kadınların %1 inin antisosyal davranışa sahip oldukları görülmüştür (Robins ve ark., 1984). Görülme olasılığı genç yetişkinlerde yaşlılara göre daha yüksektir. Madde kötüye kullanımı ile sık görülür.
Antisosyallerin kendilik algıları, çocuksu bir çaresizlik ve kendince şişirilmiş tüm güçlülük nöbetleri arasında gidip gelir. Bir yandan ben merkezci ve teşhirciyken diğer yandan boşluk ve değersizlik duygularından dolayı acı çekerler.
Kişilerarası ilişkilerde yüzeyel canayakınlık ve ilişkileri koparma eğilimi vardır. Kimseye güvenmezler, kullanabilecekleri kişileri hızla kavrar ve onlarla yakınlık kurabilirler. Önceki kuşaklara saygı gösterme yetileri bozulmuştur.
Toplumsal uyumları; kısa bir zaman kesitine bakıldığında, eğlenceli ve heyecan arayan, bazen aşırı hırslı ve dış görünüme önem veren kişiler olarak görünürler. Ancak yaşamları uzun değerlendirildiğinde, aslında zayıf bir eğitim öyküsü, çalkantılı iş öyküleri, takma isim kullanımı, kolay yoldan para kazanma arayışları ve gizli saklı yaşamlar görülür.
Aşk ve cinsellik alanında, karşısındaki kişiyi kullanırlar, rastgele cinsel ilişki kurarlar, sevemezler. Sapkınlıklara yatkınlıkları vardır.
Ahlak anlayışları, suçluluk duymakta önemli güçlükleri vardır, yasaları ve toplumsal kuralları önemsemezler. Üst benlik patolojisi sadece içe dönük üzüntü yetisindeki azalmayı değil aynı zamanda yalancılığı, dolandırıcılığı, sahtekarlığı, fahişeliği ve hatta kimi zaman saldırma, hırsızlık ve cinayeti de içerir.
Bilişsel tarzları, bilgileri önemsiz şeylerle sınırlıdır (Göstermelik zeka) ve fikirleri özgünlükten yoksundur.
Antisosyal kişilik bozukluğunun etiyolojisi incelendiğinde;
Evlatlık verme çalışmalarında, biyolojik anne babaları antisosyal kişilik bozukluğu olan evlat verilmiş çocukların antisosyal davranışlarının sıklığı, normallerinkinden daha yüksek bulunmuştur (Cadoret ve ark. , 1995).
İkiz çalışmalarında yüksek düzeyde çatışma, olumsuz tutum ve düşük düzeydeki anne baba sıcaklığının antisosyal davranışı yordadığı bulunmuştur (Reiss ve ark., 1995).
Aile içinde duygusallığın olmaması ve ailenin şiddetli reddi psikopatik davranışların birincil nedenidir (McCord ve McCord, 1964).
Çocuklara disiplin ve sorumluluk kazandırırken tutarsız davranılması psikopatik davranışlar arasında ilişki vardır.
Psikopatların çok az kaygı yaşadıkları için antisosyal eylemlerle ilgili çok az ketlenmeye sahip oldukları sonucuna varılmıştır (Lykken, 1957).
Psikopatinin özellikleri ile beyinlerinin septum, hipokampus ve frontal korteks gibi nöral sistemleri hasar gören hayvanların davranışları arasındaki benzerlikler, bazı araştırmacıları psikopatinin anahtar bileşeninin yükselmiş dürtüsellik ve hedefe yönelik eylemleri sürdürmeyi becerememe olduğunu önermeye yönelmiştir (Gorenstein ve Newman , 1980).
Antisosyal kişilik bozukluğunun tedavisi kişilerin psikoterapi için istekli olmamaları, süperego gelişimini tamamlamamaları nedeniyle yaptıkları antisosyal eylemlerden kaygı ve pişmanlık duymamaları nedeniyle güçleştirmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Antisosyal Kişilik Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.H. Fatih DANE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.H. Fatih DANE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.H. Fatih DANE'nin Yazıları
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Beyza TAKAN
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Damla ARAZ
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.M.Enes İMERT
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Beniz YILMAZ
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Erkan KURT
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Dnş.Çiğdem SESLİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,002 uzman makalesi arasında 'Antisosyal Kişilik Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Psikoterapi Süreci Kasım 2016
► Depresyon ve Tedavisi Kasım 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:33
Top