2007'den Bugüne 88,181 Tavsiye, 27,321 Uzman ve 19,457 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Depresyon Tedavisinde Terapi Yöntemleri
MAKALE #16032 © Yazan Dr.Volkan DEMİR | Yayın Ocak 2016 | 5,591 Okuyucu
Depresyon: Üzüntü, endişe, suçluluk ve değersiz hissetme, uyku ve iştahta belirgin değişiklik, cinsel isteksizlik, hayattan zevk alamama ve önceden isteyerek, severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ile belirginleşen duygudurumudur.

PSİKODİNAMİK TERAPİ
Psikodinamik psikoterapide, danışanın depresif belirtilerinin altında yatan çatışmalar, savunmalar, arzular, bilinçdışı fanteziler ve yerleşik inançlar araştırılır. Terapi süreci içerisinde, depresif bireylerin; üzüntü, suçluluk ve değersizlik düşünceleri gibi unsurların hangi yaşam olaylarından kaynaklandığını anlamalarına yardım etmek hedeflenir. Erken çocukluk döneminde yaşanılan travmatik deneyimler yetişkinlik döneminde depresyon oluşumuna zemin hazırlar. Terapist, "depresyon" tanısı koyduğu bireyi psikodinamik bir yaklaşımla değerlendirmeyi arzu ediyorsa, hastanın depresif semptomlarını tetikleyen olayın niteliğini ve anlamını, bireyin bilinç düzeyinde ve bilinçdışında var olan çatışmalarını, depresif süreç öncesindeki dönemi, özellikle de çocukluk dönemine ait psikolojik değişkenleri inceleyerek bireyin şimdiki davranışlarının kökenini, çözülmemiş sorunları terapide tekrar ele alarak çözmeye çalışır.

AİLE TERAPİSİ
Depresyon tedavisinde sadece profesyonel yardım yeterli değildir, aile desteği de gereklidir. Depresyon, tekrarlama eğiliminde ve kronik bir rahatsızlık olduğundan hasta ve aile çatışma içinde olabilir. Aile bireyleri depresyonu bir rahatsızlık olarak görmezlerse, depresyondaki bireye karşı daha anlayışsız ve eleştiriel olurlar. Hastayı tembel, bencil, sorumluluktan kaçan biri olarak tanımlayabilirler. Aile müdahalesi, aile sorunlarının; depresif belirtilerden önce ortaya çıkıp çıkmadığı, hatta depresyona sebep olup olmadığı ile ilgilidir. Bireysel terapiye aile yaklaşım yönteminin de dahil edilmesi hastalarda; özgüven ve değerlilik duygusunda ilerleme, fiziksel ve sosyal aktivitelerde artış, krizlerle başa çıkma yeteneğinin gelişmesi, hastalığa yönelik stres, kaygı, suçluluk duygularında azalmaya neden olmaktadır.

KİŞİLER ARASI TERAPİ
Depresif belirtiler bireyin iletişimini bozup sosyal yaşamını olumsuz etkilerken, sosyal roller ve ilişkilerde yaşanan problemler de depresyona neden olmaktadır. Başka bir ifade ile depresif belirtiler kişiler arası ilişki sorununu, kişiler arası ilişki sorunu da depresyon riskini artırmaktadır. Kişilerarası terapi, bireyin, depresif belirtilerin ortaya çıkmasına temel hazırlayan yaşam olaylarına odaklanan etkinliği kanıtlanmış bir terapi yöntemidir. Bu yöntem kişilerarası ilişki sorunları ile depresyonun ilişkili olduğu varsayımı üzerine temellenmiştir. Terapide hastanın depresif belirtilerinin azaltılması ve kişilerarası ilişkilerini çözümleyebilmesi için gerekli sosyal becerileri kazanması amaçlanır.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ

Yukarıda da değinildiği gibi, depresyonun bu denli yaygın bir rahatsızlık olması, beraberinde bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılabilecek seçeneklerin de araştırılmasına neden olmaktadır. Bu amaçla depresyonda iyi bir tedavi seçeneği olduğu ileri sürülen bilişsel yaklaşım ve bunun tedavideki etkinliğine ilişkin çok sayıda araştırma yapılmıştır. Depresyondaki bireyler çocukluk dönemlerinde yaşadığı olumsuz olay ve durumlar neticesinde olumsuz şemalar geliştirler. Bireyin erken yaşantısı sonucu geliştirmiş olduğu olumsuz şemalar yeni olumsuz yaşantılar sonucu harekete geçer. Standart bir bilişsel terapinin dört temel aşamadan oluştuğu söylenebilir:
• Sorunun bilişsel-davranışçı formülasyonunu yapmak.
• Bu formülasyon doğrultusunda tedavi planı hazırlamak.
• Bireyi bilişsel-davranışçı yaklaşım konusunda bilgilendirmek.
• Tedavi için bireyin uygun olup olmadığını belirlemek.
Bilişsel hatalar bilginin hatalı işlenmesi neticesinde duruma ve olaylara uygun olmayan ve duygusal sıkıntıya yol açan otomatik düşüncelere yol açarlar. Çocukluğumuzdan itibaren yaşantılar sonucu oluşan temel şemalar olaylara ve durumlara nasıl tepki vereceğimiz belirliyor. Depresyona neden olan biliş türlerinden bir tanesi duygusal bir olay yaşandığında kişinin kendi denetimi dışında ortaya çıkan ve rahatsız edici duygusal sıkıntılara neden olan bilişsel çarpıtmalar şunlardır.
1. Aşırı Genelleme: Sadece tek bir olayı veri alarak oradan, bütün olaylara ulaşmak. Örneğin, bir öğrencinin tek bir dersin sınavında uğradığı başarısızlığı tüm akademik başarısına “ne kadar aptal, tembel ve başarısız” bir öğrenci olduğu biçimdeki düşüncelere genellemesidir.
2. Küçültme: Olumlu bir durumun kişi tarafından olumsuz olarak değerlendirilmesi ve küçümsenmesidir. “Benim başarılarım çok önemli başarılar değil ve hepsi bir rastlantı”.
3. Felaketleştirme: Olmuş ya da olacak olanların korkunç ve dayanılmaz olduğuna inanmak. “Olaylar istediğim gibi gitmezse bu korkunç olur”.
4. Kişiselleştirme: Bireyin denetiminde olmayan olay ve olaylardan kendisini sorumlu tutması. Sözgelimi, aylık kar marjı düşen bir işletmede çalışan personelin bu durumdan kendisini sorumlu tutması.
5. Olumsuza odaklanma: Olumsuz tek bir ayrıntıya odaklanılır ve bu ayrıntı bütüne genellenir. İlk iş görüşmesinden olumlu cevap alamayan bir kişinin yaptığı hiçbir başvuruya olumlu cevap alamayacağını düşünmesi.
6. Etiketleme: Olumsuz bir olayı ya da olumsuz bir kişisel özelliğin kişi ya da olaylara; örneğin bireyin yüksek puan aldığı bir dersin sınavından düşük puan alan arkadaşlarını tembel ya da aptal olarak nitelendirmesi.
7. Zihin okuma: Birey elinde yeterli kanıt bulundurmadan diğer insanların kendisi hakkında ne düşündüklerini bildiğini farz eder; örneğin, insanlar bana baktıklarında benim zavallı olduğumu düşünüyorlar.
8. Meli, -malılar: Bireyin kendisi için katı ve değişmez kurallar koyması ve bu kurallar çerçevesinde kendisini değerlendirmesidir; örneğin, “ her zaman en iyi olmalıyım”, “çok çalışmalı ve çok başarılı olmalıyım”.
9. Seçici negatif odak: Birey kendisi ve çevresine dair olumlu bilgi ve olayları hatırlamaktan ziyade, olumsuz bilgi ve olaylara ve anılara odaklanır.

FARKINDALIK TEMELLİ TERAPİLER
Farkındalık (mindfulness), dikkatin anlık yaşantılara odaklanmasını ve içsel deneyimlerin gözlemlenmesini içeren bir zihin ve beden pratiğidir. Farkındalık kavramı kökenlerini Doğu'da uygulanan meditasyon pratiklerden almaktadır. Farkındalık meditasyonu olarak adlandırılan bu pratikte, dikkat nefes alış verişe, beden duyumlarına, duygulara ve düşüncelere odaklanmaktadır. Bütün bu içsel deneyimler, yargısızca ve kabullenmeyle gözlemlenmektedir. Farkındalığı yüksek olanlar acı ve ıstırap veren sorunlar karşısında bu sorunlara yoğun bir şekilde odaklanmak yerine sorunların farkına varırlar. Bu fark ediş olumsuz yargılamayı ortadan kaldırır, öz eleştiriyi hafifletir ve kendini anlamayı sağlar. Böylece öz şefkat, dolayısıyla öz anlayış da artar. Bu terapiler, psikolojik rahatsızlıklara yol açan yaşantıların değiştirilmesini değil, kabullenilmesini önermektedir.


İNSANCIL – VAROLUŞÇU TERAPİ
Varoluşçu yaklaşım bireyin biricik oluşu ve otantik olma özelliğini yok sayarak bir nesne gibi değerlendiren yaklaşımlara karşıt bir tepki olarak doğmuştur. Bu yaklaşıma göre birey tanımlanması gereken bir nesne değil; bir var oluştur. Varoluşçu psikologlara göre yaşamın kendi içinde bir anlamı yoktur. Evrende kendi varlığını yaratan tek varlık insandır. İnsan, insanlığını kendi yapar ve nasıl yaparsa öyle var olur, değerlerini yaratır, yolunu seçer. İnsan yaşamaya başlamadan önce yaşamda yoktur ve yaşama anlam veren yaşayan insandır. M. Boss’a göre, depresif kişi; yaşam sorumluluklarını üstlenmeyen dolayısıyla otantik, bağımsız ve özgür olamayan kimsedir. Bu sebeple kendisini başkalarının arzu, istek ve beklentilerine göre ayarlamaya, onların sevgilerini korumalarını yitirmemeye uğraşmaktadır ve depresyonda görülen suçluluk ve kendini küçük görme eğilimlerine bu varoluşsal suçluluk duygusu kaynaklık etmektedir. Varoluşsal hayal kırıklığı ve yaşamda amaç eksikliği depresyonla ilişkili bulunmuştur. Terapide, şimdi ve burada yaşanan ben-sen ilişkisi esastır. Bu nedenle terapi sürecinde bireyin getirdiği sorunlara değil, bireyin kendisine odaklanılır. Varoluşçu terapide yaşama dair temel konular ele alındığından, danışanların geçmiş yaşantıları ve inançlarının peşini bırakarak kendilerine yeni amaçlar belirlemesi terapinin en önemli amaçlarındandır.


KAYNAKÇA
Alkan, M. (2009). Kişilerarası İlişkiler Terapisi. Turkiye Klinikleri Journal of Psychiatry Special Topics, 2(2), 14-20.
Alper, Yusuf. Depresyon Psikoterapisi. İstanbul: Era Yayıncılık, 1997.
Davison, G. , Neale, J. (2004). Anormal Psikolojisi. Ankara: Türk Psikologlar Derneği.
Güleç, C. (2009). Psikiyatri’nin ABC’si. İstanbul: Say Yayınları.
Kabat-Zinn J (2003). Mindfulness-based interventions in context: past, present, and future. Clin Psychol Sci Pract, 10(2):144-156
Köroğlu, E. (2011). Düşünsel Duygulanımcı Davranış Terapisi. Ankara: HYB Yayınları.
Leahy, R.L. (2010). Bilişsel Terapi Yöntemleri. (Çev. H. Türkçapar ve E. Köroğlu). Ankara: HYB Yayınları.
Neff, K. D. (2003). Self-compassion: an alternative conceptualization of a healthy attitude toward oneself. Self and Identity, 2, 85–101.
Siegel, R. D., Germer, C. K., & Olendzki, A. (2009). Mindfulness: What is it? Where did it come from?. In Clinical handbook of mindfulness (pp. 17-35). Springer New York.
Türkçapar, H. (2009). Depresyon. Ankara: HYB Basım Yayın.
Yalom, İ. D. (2006). Depresyon Terapisi. (Çev. Y. Engin). İstanbul: Prestij Yayıncılık.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyon Tedavisinde Terapi Yöntemleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Volkan DEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Volkan DEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Volkan DEMİR Fotoğraf
Dr.Volkan DEMİR
İstanbul
Doktor Psikoloji Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi18 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Volkan DEMİR'in Makaleleri
► Bağımlılık Tedavisinde Terapi Psk.Fahriye YERGİN
► Depresyon ve Bilişsel Terapi Dr.Psk.Dnş.Fahrettin KORKMAZ
► Sistemik Terapi ve Depresyon - Vaka Psk.Dnş.Emine YILDIZELİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,457 uzman makalesi arasında 'Depresyon Tedavisinde Terapi Yöntemleri' başlığıyla benzeşen toplam 59 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:36
Top