TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Hubic'ten herkese ücretsiz!
Sonbahar Psikolojisi: Sonbahara Haksızlık Etmeyin
MAKALE #1606 © Yazan Psk.Başak DEMİRİZ | Yayın Eylül 2008 | 5,379 Okuyucu

Sonhbahara haksizlik etmeyin

Sonbahar aylarını sevmeyen, şu aralar tarif edilemeyen bir hüzün yaşayanlardan mısınız? Bu sonbaharı, yeni okul yılına başlamak gibi, hayatınızda yeni bir sayfa açacağınız bir mevsim olarak değerlendirebilirsiniz.


Okullar açıldı, şehirlere, kışlık evlere dönüldü, günler dakika dakika kısalmaya başladı. Sonbahar ayını sevmeyenler, depresif bulanlar olduğu gibi “en sevdiğim mevsim” diyenler de var. Sevenlerin sevmeyenlere anlatacağı çok şey var sonbahara ait. Serin berrak havada yürüyüşün, açık havada sıcaktan bunalmadan vakit geçirmenin keyfi, gardropların değişimi, kat kat giyinme özlemi, çocuklarin okula başlamış olması, dostların şehre dönmesiyle bir araya gelmelerin artması, tiyatro, opera, bale sezonunun açılması, yaprakların renk değişiminin hayranlıkla seyredilmesi ve daha neler neler…
Diğer yandan, sonbahar aylarını sevimsiz ve hatta depresif bulanların ise garip bir hüzün sarar benliklerini. Keşke yaz hiç bitmeseydi derken, değişen rutinlere adapte olmaya çalisirlar. Oysa sonbaharın bu ilk günlerini, yeni okul yılına başlamak gibi, yeni başlangıçların yapılacaği bir mevsim gibi algılayarak, hayatınızı gözden geçirmeye ayırabilirsiniz.

Aktivitelerinizi yeniden organize edin

Okullar açılınca, çocuklarin ve gençlerin hayatı düzene girerken, artık okullu olmayanların da aktivitelerini gözden geçirmeleri için, Sonbahar iyi bir fırsat olabilir. Tatil dönüşü, hayatınız tekrar rutine girdiğinde, severek veya sevmeyerek yapmakta olduğunuz herşeyi değerlendirin, sevmediklerinizi listeden çikarin. Arkadaşlarınızla sık sık vakit geçirmek için, sosyal hayatınızı planlayın. İş ve ev arasında geçen hayatı tekrar organize ederek hoşlandığınız aktiviteleri artırmaya çalisin. Bu, yeni bir dil ögrenmek, düzenli olarak spora başlamak, yeni bir hobi edinmek veya gönüllü olarak bir yardım kuruluşunda çalismak olabilir. Rutin işler dışında yapılan her aktivitenin, beyninizin “küçük tatillere” çikması demek olduğunu unutmayın.


Mutluluğunuzu ertelemeyin


Bu sonbaharda yeni bir sayfa açmaya kararlıysanız, ilk sayfaya “mutluluğumu ertelemeyeceğim” yazın. “Eğer” kelimesiyle başlayan, mutluluğunuzu koşullara bağlayan beklentilerden uzak durun. “Eğer daha iyi işim olsaydı…eğer bir araba alabilseydim…daha zayıf olsaydım…eğer bir sevgilim olsaydı… daha çok param olsaydı hayat mükemmel olurdu” yanılgısından kendinizi kurtarın. Araştırmalara göre beklentilere ulaşildığında yaşanılan mutluluk, kavuştuğunuz şeylere alıştıkça, zamanla, azalıyor. Günlerce, aylarca hayalini kurduğunuz arabanızı aldığınızda yaşadığınız mutluluğun ne kadar sürdüğünü hatırlıyor musunu? Yoksa çoktan unuttunuz mu? Mutluluğunuzu, neşenizi, beklentilerle kısıtlamayın, başka baharlara ertelemeyin, bunun yerine, hayatınızı, günbegün, anbean mutluluk veren aktivitelerle doldurmaya çalisin.

Sonbahar yağmurlarından faydalanın

Yağmurdan sonra, gökyüzünde insanı mutlu eden negatif iyonların arttığını biliyor muydunuz? “Sonbahar en sevdiğim mevsimdir, yağmurdan sonra gökyüzünü koklamaya bayılırım” diyen kişileri duymuşsunuzdur. Belki onlar, suyun moleküllerinin ayrılmasıyla ortaya çikan negatif ionların, insanlarda psikolojik ve fizyolojik bir çok faydalar sağladığını, farkına varmadan keşfetmişlerdir. Bilim insanları, negatif iyonların havadaki tozu, polenleri, dumanı, kokuyu, bakteriyi azaltırken, astım, allerji, mevsimsel duygu durum bozuklukları, depresyon, yorgunluk gibi şikayetlere iyi geldiğini bulmuşlardır.

Ormanlar’da ve deniz kenarlarinda her cantimetreküpte 4000 negatif iyon varken, şehirlerde yoğun trafik sırasında, çalistigimiz ofislerde, arabanın içinde ise bu sayı, 100 lere düşer. Negatif iyonların az olmasının, uykusuzluk, sıkıntı, gerginlik, migren, mide bulantısı, stres gibi şikayetlerle alakalı oluduğu bulunmuştur.
Belki de su kenarlarında kendimizi iyi, ofislerde, kapalı alanlarda uzun kalınca ise kötü hissetmemizin asıl sebebi, atmosferde bulunan iyon dengesidir. Yağmur, deniz dalgası, fıskiye, şelale gibi su hareketleri ile ortaya çiktigi söylenen negatif iyonlara, suya yakın olarak ulaşilabilirsiniz. Bu sonbahar, her yağmurdan sonra yürüyüş yaparak veya pencereleri açıp negatif iyonları soluyarak, sonbahar hakkındaki fikirlerinizi değiştirebilirsiniz.

Depresyona dikkat


Mevsimel değişimler, bazı insanların duygu durumunda ciddi değişikliklere neden olabilir. Siz de her sonbaharda, kışa doğru artarak, mutsuz, yorgun, gergin hissediyorsanız, bir psikoloğa danışarak, yaşadıklarınızın “Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu” tanısına uyup uymadığını ve bununla başetmek için yapabileceklerinizi ögrenmelisiniz.
Mevsimsel depresyonda, ışık tedavisinin başarısı oldukça yüksektir. Bu nedenle, eğer sonbahar aylarında depresif hissediyorsanız, yaşadığınız ve çalistiginiz alanlara bol ışık girmesini sağlayın. Perdelerinizi açık tutun ve günde en az yarım saat açık havada olmaya gayret gösterin.

Depresif hissederken, uykunuzun arttığına farkedebilirsiniz. Diğer yandan çok uyumak, daha da depresif hissetmenize neden olabilir. Erken uyanmaya ve uyandıktan sonra, mümkünse düzenli olarak yürüyüş yapmayı hedefleyin. Düzenli yapılan sporun ve sosyal aktivitelerin depresif duyguları azalttığını unutmayın.

Psikolog Dr. Başak Demiriz

Bu yazi 18 Eylul 2008 tarihinde Tempo dergisinde yayinlanmistir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sonbahar Psikolojisi: Sonbahara Haksızlık Etmeyin" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Başak DEMİRİZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Başak DEMİRİZ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Hubic'ten herkese ücretsiz!
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Başak DEMİRİZ'in Yazıları
► Depresif Sonbahar - Sonbahar Depresyonu Psk.Dnş.Samet ÖNDER
► Her Gün Sonbahar (Depresyon) Uzm.Psk.Hasan DURAN
► Sonbahar Depresyonu Psk.Merve ÖZEN
► Sonbahar Depresyonu Psk.Eda GÖKDUMAN
► Sonbahar Depresyonuna Dikkat Psk.Gizem HÜNERLİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,647 uzman makalesi arasında 'Sonbahar Psikolojisi: Sonbahara Haksızlık Etmeyin' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Obsesif Aşklar (Takıntılı Aşk) ÇOK OKUNUYOR Kasım 2009
► Tatil Psikolojisi Temmuz 2009
► Kişisel Sınırlar Ekim 2008
► Kırkından Sonra Aşk Eylül 2008
◊ Panik Atak İyileşir Eylül 2014
◊ Psikolojik Saglık Şubat 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:44
Top