TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Sonbahar Psikolojisi: Sonbahara haksızlık etmeyin

Başak DEMİRİZ Fotoğraf
Dr.Başak DEMİRİZ
İstanbul
Psikolog / Psk.Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 8 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: psikolog doktor psikoterapist kognitif terapi aile terapisi psikologKişisel Bilgileri MevcutTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 298,

* Yayın Tarihi : 18-09-2008 - 10:49 (77 gün önce),

* Ortalama Günde 3.82 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5325 , Kelime Sayısı : 629 , Boyut : 5.20 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dr.Başak DEMİRİZ hakkında söyledikleri:
Dr. Başak Demiriz ABD'de eğitim görmüş ve orada yaşayan bir klinik psikolog. Kendisi ile İstanbul'da bulunduğu 2004-2006 seneleri arasında tanışma fırsatım oldu. Dr. Demiriz'in İstanbul'a geri döndüğünü duyunca çok sevindim, kendisi artık Türkiye'de yaşayacak ve çok yakın zamanda Nişantaşı'ndaki yeni muayenehanesinde tekrar psikolojik danışmanlık vermeye başladı. En çok beğendiğin yanı ilk görüşmede size yardımcı olup olamayacağını söylüyor, bağımlılık yapmadan sorununuzu çözene kadar sizi kabul ediyor. Sorununuzun artık bittiğine inanıyorsa seansları bitiriyor. Seanslarda sadece sizi dinleyip... [DEVAMI..]
(Berna P., Danışan, 12-05-2008)

Dr.Başak DEMİRİZ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Sonbahar Psikolojisi: Sonbahara haksızlık etmeyin


Sonhbahara haksizlik etmeyin

Sonbahar aylarını sevmeyen, şu aralar tarif edilemeyen bir hüzün yaşayanlardan mısınız? Bu sonbaharı, yeni okul yılına başlamak gibi, hayatınızda yeni bir sayfa açacağınız bir mevsim olarak değerlendirebilirsiniz.


Okullar açıldı, şehirlere, kışlık evlere dönüldü, günler dakika dakika kısalmaya başladı. Sonbahar ayını sevmeyenler, depresif bulanlar olduğu gibi “en sevdiğim mevsim” diyenler de var. Sevenlerin sevmeyenlere anlatacağı çok şey var sonbahara ait. Serin berrak havada yürüyüşün, açık havada sıcaktan bunalmadan vakit geçirmenin keyfi, gardropların değişimi, kat kat giyinme özlemi, çocuklarin okula başlamış olması, dostların şehre dönmesiyle bir araya gelmelerin artması, tiyatro, opera, bale sezonunun açılması, yaprakların renk değişiminin hayranlıkla seyredilmesi ve daha neler neler…
Diğer yandan, sonbahar aylarını sevimsiz ve hatta depresif bulanların ise garip bir hüzün sarar benliklerini. Keşke yaz hiç bitmeseydi derken, değişen rutinlere adapte olmaya çalisirlar. Oysa sonbaharın bu ilk günlerini, yeni okul yılına başlamak gibi, yeni başlangıçların yapılacaği bir mevsim gibi algılayarak, hayatınızı gözden geçirmeye ayırabilirsiniz.

Aktivitelerinizi yeniden organize edin

Okullar açılınca, çocuklarin ve gençlerin hayatı düzene girerken, artık okullu olmayanların da aktivitelerini gözden geçirmeleri için, Sonbahar iyi bir fırsat olabilir. Tatil dönüşü, hayatınız tekrar rutine girdiğinde, severek veya sevmeyerek yapmakta olduğunuz herşeyi değerlendirin, sevmediklerinizi listeden çikarin. Arkadaşlarınızla sık sık vakit geçirmek için, sosyal hayatınızı planlayın. İş ve ev arasında geçen hayatı tekrar organize ederek hoşlandığınız aktiviteleri artırmaya çalisin. Bu, yeni bir dil ögrenmek, düzenli olarak spora başlamak, yeni bir hobi edinmek veya gönüllü olarak bir yardım kuruluşunda çalismak olabilir. Rutin işler dışında yapılan her aktivitenin, beyninizin “küçük tatillere” çikması demek olduğunu unutmayın.


Mutluluğunuzu ertelemeyin


Bu sonbaharda yeni bir sayfa açmaya kararlıysanız, ilk sayfaya “mutluluğumu ertelemeyeceğim” yazın. “Eğer” kelimesiyle başlayan, mutluluğunuzu koşullara bağlayan beklentilerden uzak durun. “Eğer daha iyi işim olsaydı…eğer bir araba alabilseydim…daha zayıf olsaydım…eğer bir sevgilim olsaydı… daha çok param olsaydı hayat mükemmel olurdu” yanılgısından kendinizi kurtarın. Araştırmalara göre beklentilere ulaşildığında yaşanılan mutluluk, kavuştuğunuz şeylere alıştıkça, zamanla, azalıyor. Günlerce, aylarca hayalini kurduğunuz arabanızı aldığınızda yaşadığınız mutluluğun ne kadar sürdüğünü hatırlıyor musunu? Yoksa çoktan unuttunuz mu? Mutluluğunuzu, neşenizi, beklentilerle kısıtlamayın, başka baharlara ertelemeyin, bunun yerine, hayatınızı, günbegün, anbean mutluluk veren aktivitelerle doldurmaya çalisin.

Sonbahar yağmurlarından faydalanın

Yağmurdan sonra, gökyüzünde insanı mutlu eden negatif iyonların arttığını biliyor muydunuz? “Sonbahar en sevdiğim mevsimdir, yağmurdan sonra gökyüzünü koklamaya bayılırım” diyen kişileri duymuşsunuzdur. Belki onlar, suyun moleküllerinin ayrılmasıyla ortaya çikan negatif ionların, insanlarda psikolojik ve fizyolojik bir çok faydalar sağladığını, farkına varmadan keşfetmişlerdir. Bilim insanları, negatif iyonların havadaki tozu, polenleri, dumanı, kokuyu, bakteriyi azaltırken, astım, allerji, mevsimsel duygu durum bozuklukları, depresyon, yorgunluk gibi şikayetlere iyi geldiğini bulmuşlardır.

Ormanlar’da ve deniz kenarlarinda her cantimetreküpte 4000 negatif iyon varken, şehirlerde yoğun trafik sırasında, çalistigimiz ofislerde, arabanın içinde ise bu sayı, 100 lere düşer. Negatif iyonların az olmasının, uykusuzluk, sıkıntı, gerginlik, migren, mide bulantısı, stres gibi şikayetlerle alakalı oluduğu bulunmuştur.
Belki de su kenarlarında kendimizi iyi, ofislerde, kapalı alanlarda uzun kalınca ise kötü hissetmemizin asıl sebebi, atmosferde bulunan iyon dengesidir. Yağmur, deniz dalgası, fıskiye, şelale gibi su hareketleri ile ortaya çiktigi söylenen negatif iyonlara, suya yakın olarak ulaşilabilirsiniz. Bu sonbahar, her yağmurdan sonra yürüyüş yaparak veya pencereleri açıp negatif iyonları soluyarak, sonbahar hakkındaki fikirlerinizi değiştirebilirsiniz.

Depresyona dikkat


Mevsimel değişimler, bazı insanların duygu durumunda ciddi değişikliklere neden olabilir. Siz de her sonbaharda, kışa doğru artarak, mutsuz, yorgun, gergin hissediyorsanız, bir psikoloğa danışarak, yaşadıklarınızın “Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu” tanısına uyup uymadığını ve bununla başetmek için yapabileceklerinizi ögrenmelisiniz.
Mevsimsel depresyonda, ışık tedavisinin başarısı oldukça yüksektir. Bu nedenle, eğer sonbahar aylarında depresif hissediyorsanız, yaşadığınız ve çalistiginiz alanlara bol ışık girmesini sağlayın. Perdelerinizi açık tutun ve günde en az yarım saat açık havada olmaya gayret gösterin.

Depresif hissederken, uykunuzun arttığına farkedebilirsiniz. Diğer yandan çok uyumak, daha da depresif hissetmenize neden olabilir. Erken uyanmaya ve uyandıktan sonra, mümkünse düzenli olarak yürüyüş yapmayı hedefleyin. Düzenli yapılan sporun ve sosyal aktivitelerin depresif duyguları azalttığını unutmayın.

Psikolog Dr. Başak Demiriz

Bu yazi 18 Eylul 2008 tarihinde Tempo dergisinde yayinlanmistir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Sonbahar Psikolojisi: Sonbahara haksızlık etmeyin" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Başak DEMİRİZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoterapi Nedir? , Emir Emre DOĞAN
  • Otizm , Emir Emre DOĞAN
  • Okul Fobisi , Emir Emre DOĞAN
  • Bir Cinsel Sapma: Teşhircilik , Emir Emre DOĞAN
  • Transseksüellik (Cinsel Kimlik Bozukluğu) , Emir Emre DOĞAN
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Emir Emre DOĞAN
  • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu , Emir Emre DOĞAN
  • Kişilik Ve Kişilik Bozuklukları , Emir Emre DOĞAN
  • Şimdiki Çocuklara Kitap Okuma Alışkanlığını Nasıl Kazandırırız? , Hülya TOPAL
  • Hiperaktivite Ve Dikkat Eksikliği (Hade) Hakkında Amerikan Psikoloji Birliği’ne Mektup , Üstün ÖNGEL
  • Merak Ve Öğrenme , Arzu GÜNEŞ
  • Kurban Bayramının Çocuklar Üzerindeki Etkisi , Ayhan ALTAŞ
  • Çocuklarımızın Sağlıklı Gelişimi İçin Tavsiyeler , Asım EREN
  • Doğal Farklılıklar Neden Hastalık Olarak Etiketleniyor? , Üstün ÖNGEL
  • Çocuk Gelişim Dönemi Ve Özelikleri , Abdullah TOPAL
  • Panik Atak Mıyım?... , Füsun BUDAK
  • Geleceğimize Yön Vermek , Selahattin ÖNER
  • Öfke Yönetimi , Gülçin Dönmez FİDAN
  • Boşanmada Çocuk Psikolojisi: Anne Babanın Ayrıldığını Durumlarda Çocukların Ruhsal Durumu , Füsun BUDAK
  • Engelli Hakları, Yasal Düzenlemeler Ve Yaşanan Sorunlar , Halil TÜRKMEN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    01:58
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler