TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Evlenmenin ve Bekar Kalmanın Psikolojisi : EVLİLİK DE BEKARLIK DA ARTIK DAHA ZOR

Serhat YABANCI Fotoğraf
Serhat YABANCI
İstanbul
Psikolog / Psk.Danışman
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi13 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 16 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: psikolog psikolojik danışman seminer onlineders diyet pedagog özel-ders sertifika onlineuzman terapi danışman özel öğretmen tavsiyeediyorum sosyalfobi kulüp psikolojik özelöğretmen serhat yabancı onlinedestek kişisel gelişim pedagojik hafıza teknikleri dersverilir seans motivasyon nlp eğitimi hızlı okuma teknikleri öğrenci koçu özel eğitim saldırgan çocuk uzman çocuk psikolojisi yaşam koçu sahibinden anaokulu rehber etüt merkezi sorunlar sosyolog sosyalpsikolog destek rehber öğretmen onlinepedaKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 517,

* Yayın Tarihi : 19-09-2008 - 02:19 (77 gün önce),

* Ortalama Günde 6.71 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8411 , Kelime Sayısı : 1013 , Boyut : 8.21 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Serhat YABANCI hakkında söyledikleri:
Aile içi iletişim, Stresten korunma yolları ve hipnotizma, Ergenlik Dönemi ve iletişim Yöntemleri, Problem Çözme Becerileri, ÖSS ve meslek seçimi,
Verimli ve başarılı ders çalışma, Gevşeme egzersizleri, İletişim, Motivasyon, Ergenlik psikolojisi, Anne-baba eğitimi, Madde bağımlılığı,
baba destek eğitimi, olumlu düşünme yöntemleri, Öfke eğitimi, personel -müşteri ilişkileri, Problem Çözme Berecileri, Sınav kaygısı Veli-Öğrenci Eğitimi, Grup Oyunları Ebeveyn-Çocuk iletişim eğitimi, Testler, anketler ve sınıf içi uygulamalar konularında Güzel Seminerlerini Dinledik. Bire-bir öğrenci-vel... [DEVAMI..]

(Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 17-02-2008)

Merhaba,
Serhat kardeşimi,birlikte sunduğumuz bir eğitimin öncesinde tanıdım.Bir çok alanda bilgi,deneyim ve tecrübelerimizi paylaştık.O süre içinde kendisinden son derece memnun kaldım.
Serhat Bey,işini oldukça titiz,düzenli ve geniş içerikli yapmaya çalışmaktadır.Entellektüel birikimi,kültürlerarası tecrübeside buna eklenince sanırım ortaya olgun bir meyve çıkmaktadır.
Özellikle öğrencileriyle olan diyaloğuna doğrusu hayran kalmamak elden değil,ve gıpğta ettim.
Kendisine selam ve sevgilerim yolluyor,başarılarının devamını diliyorum......

(Psk.Mehmet Emin KIZGIN, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 06-05-2008)

Serhat Bey'le arkadaşlığımız yıllar önce aynı eğitim grubunda bulunmamıza dayanıyor.Bazı insanlar vardır hayatınızdan gelip geçerler,Serhat Bey gerek karakteristik duruşuyla gerekse pozitif yaklaşımlarıyla mesleki ve bireysel yaşamımda yer edinmiş sayılı insanlardan biridir.Eğitim seminerlerinin dışında kendisiyle aynı çalışma ortamını da paylaşmış bulunmamız onun mesleki birikim ve istikrarının ne kadar güçlü olduğunu anlamama yardımcı oldu.Hala birlikte yürüttüğümüz projeler bulunmakla birlikte bireysel yaşamımda da görüşüne,düşüncelerine çok önem verdiğim,önemli kararlar alırken deneyim ve ... [DEVAMI..]
(Özlem AKKEL, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 26-09-2008)

Serhat YABANCI Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Evlenmenin ve Bekar Kalmanın Psikolojisi : EVLİLİK DE BEKARLIK DA ARTIK DAHA ZOR

EVLİLİK DE BEKARLIK DA ARTIK DAHA ZOR

Günümüz psiko-sosyal değişimlerinin en büyük göstergesi artık evlilik yapılarıdır. Artık hem evlenmek hem de bir evliliği yürütmek çok zorlaştı. Yaşamın stres oranının artması,stres ve zorlamalara bağlı olarak, insanların tahammül düzeyinin düşmesi, sorumluluk almayı ve ilişikleri sürdürmeyi zorlaştırmıştır.

Sadece stres mi ? stresin yaşanılan toplumda yüksek olması sadece yeterli neden değil. Bunun yanında toplumsal paranoyalar, güvensizlikler de hem evlenmeyi hem de evliliği sürdürmeyi olumsuz etkilemektedir. Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz “ erkek milletine- kız milletine güvenmemelisin, havasına-suyuna –kızına güvenmemelisin,”vb. gibi telkinler ile artık maalesef birbirimize güvenmiyoruz.

Karşı cinse yaklaşımların başladığı ergenlik döneminden itibaren “yaklaş-kaç” çelişkisi artık sadece ergenliği değil tüm yaşamımıza hükmetmektedir. Ergenlik döneminde karşı cinse ilgi duyan biri, aynı zamanda da akranları tarafından “güvenme” telkini ile bir çatışmanın içinde bulur kendini. Bu nedenle sevmek- sevilmek, bağlanmak-uzak durmak arasında sıkışır kalır. Bu güvensizlik ileri de partnerinin her zaman yedeğini bulundurma şeklinde gösterir. Artık postmodern çağımızda yedek sevgili veya partner olması moda halini almıştır. Neden? Partnerine güvenmeyen birey, terk edilme korkusu, tatmin olamama, farklı beklentiler gibi nedenler ile hep bir kaygı ve güvensizlik yaşamaktadır. Bunun yanında evlilerde ise farklı bir paylaşım adına sadakatsiz davranışlar ve takıntılı düşüncelerden kurtulmak adına reel veya sanal yedek partnerler aramaktadır.Gerek bekarların güvensizliği ve sorumluluk almaktan kaçmak adına evlenme süresini hep ertelemeleri, gerekse evlilerin psiko-sosyal nedenlerden dolayı eleştirdikleri ama yaptıkları hataların nedenlerini incelemek gerekir.

Evlilik yaşı da toplumsal değişimlere bağlı olarak yükselmektedir. Artık erkekler 35-40 arası bir hedef koyarken kadınlar,30 yaş altını pek düşünmemektedirler. Kadının 30 yaşına kadar bu süreci uzatmasının altında aynı zamanda ekonomik ve mesleki sorunları çözüp evlenmek, kendini evlilik öncesi ve sonrasında da güvene almak düşüncesi de vardır. Tabi sadece güvence ötesinde de yaşın ilerlemesi “ DOĞRU İNSAN” kavramını da tartışmamıza neden olmaktadır

Hep soruyorum danışanlarıma ve eğitim verdiğim gruplara nedir doğru insan? Aslında cevaplar o genel ki? -Ahlaklı olsun- işi olsun, saygılı güvenilir olsun… olsun….olsun diye devem ediyor…peki evlenmek için yok mu ahlaklı güvenilir…… insan. Yoksa biz mi bulamıyoruz. Bu noktada cinsiyete göre yorum yapmak istiyorum.

Kadınlar, her ne kadar şeklen etkilense de evlendikleri kişilerin işi ve mesleği artık seçimlerinde daha etkili.çok sevmek aşık olmak bile yetmiyor artık.. para, kariyer, güç.. kadınlar artık bu referanslara daha çok önem vermektedirler.

Erkekler, temelde güzel kadın olması bir erkek için aslında ilk şart. Eğer erkeğin özgüveni yüksek ise,güzelliği ön plana alıyor. Ama güvensizlik ile hareket ediyorsa, standartlarının altında biriyle evlilik yapabiliyor.Veya bazı kriterleri es geçebilmektedir.
İşte Sokrates in yorumu:
Öğrencileri Sokrates’e sormuşlar:
- Evlenmek mi iyidir, yoksa bekâr kalmak mı?
Sokrates duraksamadan yanıtlamış:
- Hiç fark etmez!
Öğrenciler şaşırmışlar. İçlerinden biri üstelemiş:
- Nasıl fark etmez üstadım? Birinde tek başınasınız, ötekinde hayat yoluna iki kişi devam ediyorsunuz?
Sokrates söylediğinden şaşmamış:
- Fark etmez. Çünkü ikisinde de pişman olursunuz.
Sokrates’in öğrencileri bu yanıttan tatmin oldular mı olmadılar mı bilinmiyor. Bilinen bir şey varsa, evliliğin lehinde ve aleyhindeki evrensel külliyatın çok zengin olduğudur. Tayland ahalisine göre , “Evlilik, dışarıdakilerin içine girmek için, içindekilerin de dışına çıkmak için uğraşıp durdukları bir mapusane gibidir.”
Türkler ise “Bekârlık sultanlık, evlilik krallıktır” deyip avunurlar

Tabi sadece bu kadar değil. Mesela yine Sokrat ;
Mutlaka evlenin, eğer eşiniz (erkek yada kadın) iyi çıkarsa mutlu olursunuz. Kötü çıkarsa filozof olursunuz” diyor. Bu durumu yorumlarsak;
eğer ilişkiniz boyunca eşinizi hep değiştirmek (adam etmek) için mücadele ediyorsanız siz iyi bir filozof olursunuz. Hatta bu konuda felsefe kürsüsünde ders verebilirsiniz.
İlişkide karşıdakini ısrarla değiştirmeye çalışmak Türk deyimiyle “adam etmek” tamamen hayal kırıklığı ve gökyüzünü mızraklamaktır bence. Onun yerine adam olmuş birini tercih etmek gerekir.

“bBize başvuran danışanlarımızın bu konuda en çok rahatsızlık duydukları nokta, eşlerinin(sevgililerinin) değişmemesi, kendi gözleriyle olaylara bakmamasıdır. Aslında biz onları değiştirmeye çalışırken, onlar daha fazla direnç göstermektedir. Bu bir uzlaşmadan çok güç gösterisi halini almıştır. Ama bunun farkında olmadığımız için partnerimizin değişmediğini görürüz. Fakat ,en samimi arkadaşı onu istediği zaman değiştirebilir.Burada önemli olan kullanılan dil ve amaçtır.

Evliliklerin bu kadar zor yürütülmesinin bir başka nedeni ise,fedakarlıktan yoksun olmaktır.uzman olarak görev aldığım “Boşanmak istemiyorum” programındaki senaryoların tümünde hep ayın tema var: iletişim engelleri ve problem çözme becerileri yetersizlikleri. Burada Eğer eşiniz ile bütünleşememişseniz, onu bir yabancı gibi görebilirsiniz. Hatta onun sevgisinden ve sadakatinden şüphe edersiniz. Bunu test etmek adına ayrılmayı, boşanmayı da önerir,blöf yapabilirsiniz. Fakat bu gibi test yöntemleri tamamen yanlış ve ilişkiyi yıpratıcı uygulamalardır.Evliliklerde önerdiğim en büyük yöntem;şeffaf olmaktır. Eşinize veya sevgilinize açık olun. Duygularınızı ,düşüncelerinizi açık ve uygun bir ses tonuyla iletin. Bunu anlayamadığı için eleştirmek yerine üzüntünüzü bildirin.
Evliliklerin zorluğunun bir başka nedeni ise bekarlık alışkanlıklarıdır. Özellikle güvensizlik, bağlı kalamamak,”hiç kimse vazgeçilmez” felsefesidir. Oysa evlilik, emek ve fedakarlık edilmesi gereken kutsal bir yuvadır. Ailenin temeli olan evliliklerde kutsallığına inanmayan bireylerin eşleri için fedakarlık etmeleri beklenemez.

Evlenmek isteyen bireylerin aile kavramına inanmaları gerekir.

Evlilik sadece aşk üzerine olmamalıdır. Evlilik tek bire neden üzerine de olmamalıdır. Evlilik bir bütündür. Sadece birkaç uyum yeterli değildir.
Bu noktada evlilik teorileri şöyledir.:
*tamamlayıcı evlilik
*zıt çekicilik
*benzerlik ilkesi.

Benim önerdiğim yöntem,benzerlik ilkesidir. Evlenecek insanla benzerlikleriz evliliğin sağlamlığını arttırır. Aynı kültür, aynı değerler, inançlar,değerler, hayat felsefesi gibi konularda benzer biriyle evlenmek daha sağlıklı ve mantıklıdır.
Bu nedenle hayatta en önemli iki seçim olduğunu düşünüyorum.EŞ_İŞ
Doğru bir evlilik yaşamınızın tüm alanlarına etki edecektir.
Evliliklerin zamanla değişimi de toplumun ruhsal ve sosyal yapısını göstermektedir.İnsanlar artık daha güvensiz, daha az sorumluluk almak istemekte, daha fazla bağımsızlık istemektedirler. Özellikle sosyal hayatın hızlı yaşanıldığı yerlerde hem evlilik yaşı hem de bireylerin birbirine olan güvensizlikleri daha fazladır.

Bunun yanında ergenlikten gelen çatışmalar otuzlu yaşlarda da devam etmektedir. Özellikle “evlenilecek insan-eğlenilecek insan” ayrımı da son zamanlarda trendi yüksek olan bir söz. Yıllarca ilişki sürdürdüğü kişiyle evlenmemek bu sözün göstergesidir.
Üniversite okuduğum yıllarda profesörümüz şöyle söylemişti: herkesle çıkarsınız , sonra el değmemiş, göz görmemiş birini bulup evlenmek istersiniz.” İşte bu cümlede de ruhsal çatışmalarımız mevcut. Yani hem yaklaş hem kaç. Aslında çıkmak istediğimiz kişi ile evlenmek istediğim kişi çoğunlukla aynı olmayabilir. Özellikle tecrübesiz kişiler merak ve bilgisizliğini gidermek için ilişki yaşamak isterler. Fakat tam olarak ne aradıklarını bilmedikleri için karşıdaki insanı da mutsuz edebilirler.Bu nedenle ilişkilerde beklentilerin net ve açık olması ilişkinin başlangıcı ve devamı için gereklidir.

Yani genel olarak artık evlenmek ile bekar kalmak arasında insanlar düşündükçe zamanın ve yaşın ilerlemesini yarattığı farklı bir kaygı içinde kendilerini bulmaktadırlar.
Yani kaygılarımız, çelişkilerimiz,korkularımız, yüksek boşanma oranları,yüksek stres faktörleri, tahammülsüzlük, sabırsız yaşam gibi nedenler hem evliliklerin yürümesini zorlaştırmakta hem de bekarların evliliğe karşı durmalarına neden olmaktadır.

Serhat Yabancı
Psikolojik Danışman-Eğitim danışmanı

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Evlenmenin ve Bekar Kalmanın Psikolojisi : EVLİLİK DE BEKARLIK DA ARTIK DAHA ZOR" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Serhat YABANCI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoterapi Nedir? , Emir Emre DOĞAN
  • Otizm , Emir Emre DOĞAN
  • Okul Fobisi , Emir Emre DOĞAN
  • Bir Cinsel Sapma: Teşhircilik , Emir Emre DOĞAN
  • Transseksüellik (Cinsel Kimlik Bozukluğu) , Emir Emre DOĞAN
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Emir Emre DOĞAN
  • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu , Emir Emre DOĞAN
  • Kişilik Ve Kişilik Bozuklukları , Emir Emre DOĞAN
  • Şimdiki Çocuklara Kitap Okuma Alışkanlığını Nasıl Kazandırırız? , Hülya TOPAL
  • Hiperaktivite Ve Dikkat Eksikliği (Hade) Hakkında Amerikan Psikoloji Birliği’ne Mektup , Üstün ÖNGEL
  • Merak Ve Öğrenme , Arzu GÜNEŞ
  • Kurban Bayramının Çocuklar Üzerindeki Etkisi , Ayhan ALTAŞ
  • Çocuklarımızın Sağlıklı Gelişimi İçin Tavsiyeler , Asım EREN
  • Doğal Farklılıklar Neden Hastalık Olarak Etiketleniyor? , Üstün ÖNGEL
  • Çocuk Gelişim Dönemi Ve Özelikleri , Abdullah TOPAL
  • Panik Atak Mıyım?... , Füsun BUDAK
  • Geleceğimize Yön Vermek , Selahattin ÖNER
  • Öfke Yönetimi , Gülçin Dönmez FİDAN
  • Boşanmada Çocuk Psikolojisi: Anne Babanın Ayrıldığını Durumlarda Çocukların Ruhsal Durumu , Füsun BUDAK
  • Engelli Hakları, Yasal Düzenlemeler Ve Yaşanan Sorunlar , Halil TÜRKMEN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    01:37
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler