1997'den Bugüne 73,127 Tavsiye, 24,343 Uzman ve 16,574 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Gerçeklik Terapisi
MAKALE #16101 © Yazan Psk.Dnş.Fatih UĞUR | Yayın Ocak 2016 | 1,062 Okuyucu
GERÇEKLİK TERAPİSİ
Bu terapi William Glasser tarafından ortaya atılmıştır. Glasser terapide, danışanların şimdiki zamanda kalmalarını sağlayarak, kendi davranışlarından sorumlu oldukları bilincini ve farkındalığını kazandırmayı hedeflemiştir. Böylece danışanlar değişmeleri gerektiğini görecek ve kendi yaşamlarının kontrolünü kendileri sağlamaya başlayacaktır.
Gerçeklik terapisi, sorumlu davranışın temelinde gerçeği kabullenmenin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Sorumlu bir biçimde davranmak, insanların sevgi ve değerli olma gereksinimlerini karşılamasına yardımcı olur ve böylece başarılı kimliğe ulaşılır. Başarılı kimliğin zıttı, başarısız kimliktir. Başarısız kimlikler; gerçeği inkar etmenin veya göz ardı etmenin, sorumsuz davranışın, işle ve insanlarla ilgili olarak anlamlı ilişkiler kuramamanın sonucunda oluşur. Şu andaki Batı toplumu, ekonomik amaçların gerçekleşmesini amaçlayan bir kimlik toplumudur. Kimlik toplumu olmanın da çeşitli sonuçları ortaya çıkmaktadır. Ebeveynler ve okullar çocuklarla ilgilenmeli, onlara nasıl sorumlu biçimde davranacaklarını öğretmeli ve onların sevgi ve değerli olma gereksinimlerini karşılamalıdırlar.
Gerçeklik terapisinin temel sayıtlısı; insanlar çevrelerini ve kendilerini kontrol etme gücüne sahiptirler, bu nedenle kendi davranışlarının sorumluluğunu alabilmelidirler. Davranışları bireye doyum sağlamıyorsa davranışlar değişmeli, yeni davranışlar kazanılmalıdır. Gerçeklik terapisinin ilkeleri, günlük yaşamda başarılı kimlik kazanmaya çalışan insanlar kadar, ciddi duygusal ve davranışsal problemi olanlarla da ilgilidir.
Kontrol Kuramı
Gerçeklik terapisinin temel görüşü kontrol kuramına dayalıdır. Kontrol kuramının temel sayıtlısı şudur: insan kendisini ve çevresini kontrol edebilir, bu nedenle davranışlarından kendisi sorumlu olmalı ve yaşamının kontrolünü kendi eline almalıdır. Kontrol kuramı insan davranışının dış güçlerden değil de, amaçlı olarak bireyin kendisinden kaynaklandığı ve kontrol edildiği mantığına dayanmaktadır. Dış etkenler bireyin kararları üzerinde etkilidir, ancak birey nasıl davranacağına kendisi karar verir.


Bireyin davranışları temel ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Glasser 4 temel psikolojik ihtiyaçtan söz eder. Bunlar:
Ait olma ,
Güçlü olma,
Özgür (bağımsız) olma,
Eğlenme.
Kontrol kuramına göre insan beyni, bireyin istediği şeyleri elde etmesine yardım eden bir kontrol sistemi olarak işlev görür. Psikolojik ihtiyaçlar engellendiğinde bireyler yaşamdan doyum sağlayamaz ve davranışları sağlıklı ve dengeli olmaz.
Gerçeklik terapisinin dayandığı temel görüşe göre; psikolojik sorunu olan bireyler, ihtiyaçlarına doyum sağlayabilmek için çevrelerini ve dünyayı kontrol etmede ve değiştirmede başarısız olmaktadırlar. O halde çevrelerini daha etkili bir şekilde kullanabilmeleri için ve ihtiyaçlarına doyum sağlamada daha başarılı olabilmeleri için danışanlara yardım edilmelidir.
Glasser, bireyin seçtiği olumsuz davranışların nedenini, istenilen şey ile sahip olunan şey arasındaki farkı kapatma çabasının sonucu olarak görmektedir.

Gerçeklik Terapisinin Temel Kavramları
Kimlik:
Bireyin diğer insanlardan farklı ve özel olduğunu yani ayrı bir birey olduğunu hissetme ihtiyacıdır. Gerçeklik terapisi, hangi kültürden olursa olsun tüm insanların tek bir temel gereksiniminin olduğunu iddia etmektedir. Bu “kimlik” gereksinimidir. Glasser’e göre 1950’li yıllarda, Batı dünyasında, hayatta kalma toplumu olmaktan kimlik toplumu olmaya doğru bir değişim yaşanmıştır.
Başarılı kimlik gereksinimi, sağlıklılık veya gelişme gücü olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle gerçeklik terapisinde insanların doğasının sosyalliğe dayandığı görüşü yer almaktadır. Ancak insanlar başarılı kimlikler kadar başarısız kimliklere de sahip olabilirler.

Katılım:
İnsanoğlu geçmişinden bu yana diğer insanlarla ve dostlarıyla birlikte olma ve başkalarına katılma ihtiyacı hissetmiştir. Glasser’e göre insanın başarılı bir kimliğe sahip olması için sevmeye ve sevilmeye ihtiyacı vardır.
Glasser’e göre katılım gereksinimi, insanların sinir sistemine yerleşmiştir. Sinir sisteminde insanın başkalarına katılması için onu cesaretlendiren bir acı söz konusudur. Bu acı insanları katılmaya yönlendirir.
Sorumluluk:
İnsanların ihtiyaçlarına doyum sağlayan temel davranışlardır. Sorumlu insanlar; yaşamdan ne beklediklerini bilen, ihtiyaçlarını karşılamak ve hedeflerine ulaşmak için gerçekçi planlar yapan insanlardır.
Sevgi ve değer gereksinimlerini karşılamada yetersizlik, sorumsuzluk olarak tanımlanmaktadır. Böylece sorumluluk, bir araya geldiklerinde başarılı kimliği oluşturan, sevgi ve değere sahip olmaktır. Öte yandan, sorumsuz davranış, bir araya geldiklerinde başarısız kimliği oluşturan, yalnızlık ve acıya neden olur.
Bazı ruhsal rahatsızlıkların nedeni biyokimyasal bozukluklar ve beyin hasarı olmakla beraber, pek çoğunun nedeninin en iyi açıklaması sorumsuzluktur.
Sevgi ve değerli olma:
Hayatta kalma toplumunda başarının anahtarı güvenlik iken, yeni kimlik toplumunda başarılı kimliğin sevgi ve değerli olmaya dayalıdır. Glasser, iki temel gereksinimin olduğunu vurgulamaktadır: Sevme ve sevilme gereksinimi, kendimizin ve başkalarının değerli olduğunu hissetme gereksinimi. Sevme ve sevilme gereksinimi, özen gösteren ve saygı duyan insanlarla ilişki kurmak, onlarla bir katılım içinde olmak demektir. Kendini değerli hissetmek için, insanlar kendilerinin değerli olduklarına katkıda bulunacak bir iş yapmak, başkalarının da bunu yapmasına yardımcı olmak durumundadırlar.
Başarılı kimlik için alt amaçlar olan sevgi ve değerin karşılanmasında başarısızlığa uğramanın sonucu; yalnızlık, acı ve başarısız kimliktir. Glasser, yaşadığımız bu kimlik toplumunda, pek çok kimse sevgi ve değeri öğrenemediğinden yalnızlık ve başarısızlıkların gözlendiğini ifade etmektedir.

Glasser’in gerçeklik terapisinde yer alan dörtlü zincir:

Gerçekle yüz yüze gelmek
Gerçeği inkâr etmek
Sorumsuz davranış
Sorumlu davranış
Yalnızlık ve acı (katılım yokluğu)
Sevgi ve değer(katılım)
Başarılı kimlik
Başarısız kimlik


Glasser’in gerçeklik terapisinin dayandığı çeşitli konular bu şekilde bir araya getirilmektedir. Başarılı veya başarısız kimliğin kazanılmasında gerçekle yüz yüze gelmek veya gerçeği inkar etmek kritik basamağı oluşturmaktadır. Ancak, çok basitleştirilmiş olarak verilen bu şekilde pek çoğumuzun da içinde bulunduğu durum olarak nitelendirilen yani gerçeğin yalnızca bir kısmıyla yüz yüze olmamız gösterilmemektedir. Maalesef gerçek şudur ki hepimiz bazen sorumsuzca davranmaktayız. Dolayısıyla gerçeklik terapisinin amacı yalnızca insanları gerçeklerle yüz yüze getirmeye yardım etmek değil, aynı zamanda bu çerçeve içinde gereksinimlerini karşılayabilecek hale gelmelerine yardımcı olmaktır.


Kazanım: Kimliğin Oluşumu Ve Sorumluluğun Gelişimi
Kimliğin Kaynağı:
Glasser ve Zunin(1973) insanların kim olduklarını açıklığa kavuşturmalarına ve anlamalarına yarayacak kaynakların listesini yapmışlardır:
1. Bizler sevdiğimiz ve hayran olduğumuz kimselerle ilişki kurmaya ve psikolojik olarak onlarla birleşmeye eğilimliyizdir. Aynı şekilde, hoşlanmadığımız insanları da reddederiz.
2. Zamanımızı ve enerjimizi bazı konuları düşünmeye, üzerinde muhakeme yapmaya ayırarak kimlik kazanmaya çalışırız.
3. Kriz durumlarındaki davranışlarımız bizimle ilgili bazı bilgiler verir.
4. Başkalarının kimliğimizle ilgili olarak bize verdiği geri bildirimlerden, onların bize ayna olmalarından ve yansıtmalarından öğreniriz.
5. İnançlarımız, değerlerimiz ve felsefemiz kimliğimize katkıda bulunur.
6. Başkalarına göre sosyo-ekonomik statümüz.
7. Kimliğimizi belirlememize yardımcı olan fiziksel yapımız ve imajımızdır.
Bir kimse dört, beş yaşlarında iken “kendisini başarılı veya başarısız kimlik olarak belirlemesine yol açacak şekilde hangi sosyal becerileri, sözel becerileri, zeka ve düşünce yeteneğini” geliştirdiğine dayalı olarak başarısız kimlik geliştirmeye başlayabilir. Pek çok çocuk bu yaştan önce kendisini başarısız hisseder. Ancak bir kere kendilerini başarılı ve başarısız olarak belirlediklerinde, benzer kimliklerle birleşmeye başlarlar ve böylece başarılı ve başarısız gruplar giderek kutuplaşır.

Terapötik Süreç, Teknik Ve Yöntemler
Gerçeklik terapistleri geçmiş zaman üzerinde değil şimdiki zaman üzerinde yoğunlaşılması gerektiği üzerinde dururlar. Geçmiş sabit ve değişmeye kapalıdır. Şimdiki davranışlarının sorumluluğunu alan bireyler, geçmişin olumsuz etkisinden kurtularak, yaşamlarını başarılı bir şekilde sürdürebilirler.
Gerçeklik terapisinde terapinin temel hedefi; psikolojik gereksinimlerin karşılanması için daha etkili yollar bulmak için bireye yardım etmektir. Terapi sürecinde bireyin farkındalığı artırılmaya çalışılır. Bireyin kendini kontrol etmede etkili ve etkili olmayan davranışlarını ve isteklerinin gerçekçi olup olmadığını farketmelerine yardım edilir.
Terapistin temel görevi danışanla bir arada bulunarak ilişki kurmaktır. Ayrıca sorumlu bir insan olarak model olmalı, sevgi ve saygıya dayalı bir ilişki kurmalı, danışanı başarıya götürecek gücün ve potansiyelin üzerinde yoğunlaşmalı, danışanın şimdi ve buradaki etkili davranış ve sorumlulukları üzerinde durmalı, etkisiz davranışları değiştirmek konusunda danışanlara yardım etmeli, danışanlara ihtiyaçlarını karşılamada etkili yollar bulması konusunda yardımcı olmalıdır. Gerçeklik terapistleri terapi sürecinde kabul, anlayış, destekleme ve cesaretlendirmeye dayalı bir terapötik ilişkiyi savunurlar.

Gerçeklik terapisi süreç olarak sekiz aşamada gerçekleşir.
Terapist danışan ilişkisi: bu aşamada terapist ve danışan arasında yakın psikolojik ilişkinin kurulması gerekir. Terapist danışanı önemsediğini göstermelidir. Yakın psikolojik ilişki kurulduktan sonra terapist danışanın yaşamında neleri kontrol ettiğini, yaşamdan ne beklediğini ya da ne istediğini konuşmaya yönelmelidir. Danışan ne yapmak istediğini açıkça ortaya koyduktan sonra ikinci aşamaya geçilebilir.
İkinci aşamada terapist danışanın isteklerine ulaşmak neler yaptığını sorar. Bu tepki danışanın şimdi ve burada olmasını sağlayarak şu anda ne yaptığını düşünmesine yardım eder. Bu aşamada danışan isteğine ulaşmak için yaptığı şeyin gerçekçi olmadığını farketmeye başlar. Yaptığı şeyi kendisinin seçtiğini anlamaya başlar. Terapinin başarısı danışanın hayatının kontrolünün fazlasıyla kendi elinde olduğunu anlamasına bağlıdır. Terapist, danışanın başına gelen durumların danışanın kendi seçimi olduğunu anlaması için danışana yardımcı olmalıdır.
Üçüncü aşamada, terapist danışandan kendi seçimi olan davranışın kendisini istediği sonuca ulaştırıp ulaştırmadığını değerlendirmesini ister. Danışanın seçtiği davranışın kendi seçimi olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Dördüncü aşamada, danışan yaptığı seçimlerin etkili olmadığını gördüğünde kendi yaşamında daha etkili bir kontrol sağlamak için plan yapmaya yönelmelidir. Plan aşamasında terapist danışana öneride bulunabilir, onu cesaretlendirebilir.
Dördüncü aşamada uygulanan plan danışan tarafından günlük yaşamda uygulanmalıdır. Terapist danışandan bu plana uyması konusunda söz vermesini ister.
Danışan bu aşamada planı uygulamaya koyar. Danışan bu süreçte çeşitli engellerle karşılaşıp planı uygulamaktan vazgeçebilir. Terapist danışanın plandan vazgeçmek için ileri sürdüğü gerekçeleri kabul etmemelidir.
Terapi sürecinde zaman zaman disiplin gerekmektedir. Terapist gereken durumlarda danışanın bağımsızlığını kısıtlayabilir. Danışan yanlış davranışları üzerinde kontrol sağlayana kadar bu kısıtlama sürer.
Danışanların kendilerini kontrol etmeleri için vazgeçmeden çaba göstermeleri gerekir. Aynı zamanda bu zaman alan bir şeydir. Çünkü danışanlar, etkili ve geçerli olmayan davranışları seçerek çevrelerini kontrol etmeye alışmışlardır. Bunu değiştirmeleri zor olabilir. Danışanla terapistin ilk aşamadan itibaren kurduğu ilişki terapistin danışanın iç dünyasına girmesini sağlar. Danışanı önemsemektedir, anlamaktadır ve onunla ilgilenmektedir. Terapistin bu desteği ile son aşamada danışan kendi hayatının kontrolünü eline almayı öğrenmelidir.
Gerçeklik terapisinin uygulanması, iki ana bileşenden oluşan “danışma çemberi”nin anlaşılmasına bağlıdır. Bu iki bileşen
Danışma alanı ve
Davranış değişikliğine yol açacak olan özel işlemlerdir.
Terapi sürecinin amacı danışanların kendi yaşamlarını değerlendirmelerini ve daha etkili davranışlarda bulunmak için karar vermelerini sağlayan bu iki bileşeni bir araya getirmektir.
Gerçekli terapisinin uygulanmasında kullanılan teknikler dört grupta toplanabilir:
Ustaca Soru Sorma Sanatı: Gerçeklik terapisinde soru sorma tekniği sıkça kullanılır. Terapist ustaca sorular sorabilmelidir. Soru sormanın amaçları;danışanın iç dünyasına girebilme, danışan ve problemle ilgili bilgi edinme, danışana bilgi verme ve daha etkili bir şekilde yaşamlarını kontrol edebilmeleri için danışanlara yardım etmektir.
Kişisel Gelişim İçin Kendi Kendine Yardım: Bu teknik danışanların karşılamak durumunda olduğu istek ve ihtiyaçlarını, değişim hedeflerini ve davranışlarını tanımlamasına yardım etmektedir.
Mizah Ya Da Espri: Gerçeklik terapistleri etkili bir terapi için mizah ve espriyi gerekli görmektedir. Bunların terapide zamanlamasına dikkat edilmelidir.
Terapist ile danışan arasında etkili bir terapötik ilişki kurulduktan sonra mizah kullanılabilir. Terapi sürecinde kullanılan mizahın içinde alay etme, saygısızlık, küçümseme gibi öğeler asla yer almamalıdır.
Paradoksal Teknikler: Bu teknikte danışandan problemli davranışı abartarak sergilemesi istenir. Mesela hata yapmaktan korkan bir danışan daha çok hata yapmaya çalışması doğrultusunda yönlendirilir.
Glasser gerçeklik terapisinin her türlü psikolojik sorunda ve her bireye uygulanabileceğini ileri sürmektedir.
Travma tedavisi sonuçlarıyla ilgili literatüre göre, bilişsel-davranışçı terapiler (BDT) TSSB’nin tedavisinde tutarlı biçimde en iyi sonuçları veren tedavi yaklaşımıdır.


Kaynakça

Karahan T. F., Sardoğan M. E. Psikolojik Danışma Ve Psikoterapide Kuramlar, Samsun: Deniz Kültür Yayınları, 2004.
Davison G. , Neale J, Anormal Psikoloji, Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları, 2004.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Gerçeklik Terapisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Fatih UĞUR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Fatih UĞUR'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Fatih UĞUR Fotoğraf
Psk.Dnş.Fatih UĞUR
Konya
Psikolojik Danışman
Psikoterapist - EMDR Terapisti - Cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi27 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Fatih UĞUR'un Yazıları
► Gerçeklik Terapisi Dr.Psk.Dnş.Fahrettin KORKMAZ
► Gerçeklik Terapisine Göre Temel İhtiyaçlarımız Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER
► Emdr Terapisi - Travma Terapisi Uzm.Psk.Tülin AKYÜREK ÇİZER
► Aile Terapisi ( Evlilik Terapisi) Psk.Yeşim CANLI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,574 uzman makalesi arasında 'Gerçeklik Terapisi' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sınav Kaygısı Ocak 2016
► Öfke Kontrolü Ocak 2016
► Asperger Sendromu Ocak 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:34
Top