2007'den Bugüne 88,148 Tavsiye, 27,306 Uzman ve 19,454 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Öfke ve Öfke Kontrolü
MAKALE #16121 © Yazan Psk.Bayram ŞİMŞEK | Yayın Ocak 2016 | 3,067 Okuyucu
ÖFKE KONTROLÜ

Bazen niye kızdığımızı bile bilmeyiz, olmadık, basit şeylere kızmaya başlarız, çok basit şeyler bile bize batar, sinirimizi bozar. Niye bu kadar öfkelenmeye başladınız niye artık dayanamıyorsunuz, katlanamıyorsunuz hiç bir şeye…. İlk önce kendinizi keşfetmeniz gerekir. Öfkenizin kaynağını bulup çözmek en etkili yöntemdir. Biz öfkenizi daha sakin ve kontrol edilebilir seviyelerde nasıl tutabilirsiniz, kendinizi nasıl kontrol edebilirsiniz merkezimizde etkili bir şekilde yardımcı olup çözüme ulaştırıyoruz.
Genel hatlarıyla öfkeyi değerlendirelim.
Öfke, insanı rahatsız edici bir duruma , bir olaya ya da bir kişinin davranışlarına gösterdiği heyecan türü bir tepkidir.
Öfke, incindiğimiz, haklarımızın çiğnendiğinin, istek ve ihtiyaçlarımızın engellendiğinin ve bir şeyin doğru olmadığı konusunda verilen bir mesaj olarak tanımlanmaktadır.
Öfke, güçlü olma ve başkalarına söz geçirme çabasının tipik bir örneğidir. Öfke haz dünyasını engelleyecek her durum, olay ve kişi karşısında ortaya çıkan duygu olarak tanımlanmaktadır.
Öfke; zorluk, huzursuzluk, gerginlik, sinirlilik gibi kavramların karışımı olarak tanımlanmıştır.
Öfke aslında çok normal ve sağlıklı bir duygudur. Ancak kontrolden çıktığında yıkıcı hale dönüştüğünde, okul ya da iş hayatınızdaki, kişisel ilişkilerinizde sorunlara yol açar.
Düşmanlık ve Saldırganlıktan Farkı
Öfke duygusu genel olarak düşmanlık ve saldırganlık duygularıyla karıştırılmaktadır. Oysa öfke genel olarak düşmanlık ve saldırganlıktan daha basit düzeyde olup yoğunluğu daha hafiftir ve geçici bir durumdur. Düşmanlık ise daha uzun süreli negatif bir duygu olarak tanımlanmaktadır. Saldırganlık ise birine ya da başka insanlara anlık ya da niyetli olarak zarar vermeye yönelik bir duygudur. Saldırganlık öfkenin dışa dönük bir ifadesi şeklinde tanımlanmaktadır.

Öfkenin 3 temel kaynağı vardır. Bunlar:
 Kişinin değer verdiği bir amaca ulaşırken engellenmesi
 Kişisel kuralların yıkılması
 Kişinin özsaygısının, başka insanlar ve ya kuruluşlar tarafından tehdit altında kalması.

Bir diğer varsayım ise öfkenin ortaya çıkmasında iki temel neden ortaya koymaktadır. Bunlardan ilki bireyin kendisi, ikincisi ise karşısındaki birey(ler)in onda oluşturduğu duygulardan kaynaklanmaktadır. Öfke ister bireyin kendisinden kaynaklansın ister karşısındaki bireyden, özenle üzerinde durulması gereken ve çözülmesi gereken bir duygudur.

GERÇEKLER BATIL
Öfke bir davranış tarzı değil, fizyolojik öğeleri olan bir duygudur. Bağırarak, yastık yumruklayarak
veya köpükten sopalarla sağa sola vurarak,
öfke ile başa çıkılmış olur.
Öfke insana ilişkin evrensel bir duygudur. Öfke her zaman anında ifade edilmelidir.
Öfkenin boşaltılması, sadece sorunun çözümü için zemin hazırlaması açısından değerlidir. Kadınlar erkeklerden daha az öfkelenir.
Duyguların saldırganca ifadesi, çözüme değil daha fazla saldırganlığa yol açar. Bazı insanlar hiç öfkelenmez.Öfke; başka duyguların yol açtığı ikincil bir duygudur.
Öfke “buharı tüten bir çaydanlık” değildir birikip patlamaz. TV’de izlediğimiz şiddet ve spor veya rekabet unsuru içeren durumlar aracılığı ile öfke “boşaltılır”.
Öfkenin hedefi çoğu zaman yabancılar değil, yakınlarımızdır. Saldırganlık insanın içgüdüsel davranışıdır. Kronik düşmanlı kalp krizi riskini arttırır.Öfke her zaman yıkıcı, istenmeyen ve günahkar bir duygudur. Öfke ile başa çıkmanın en sağlıklı yolu onu daha az zarar verecek bir hale getirmektir. Öfkenin sözel olarak ifade edilmesi
her zaman arzu edilir bir şey değildir.

Öfke kavramına ilişkin bazı genellemeler şunlardır:
Öfke doğal, normal, insana özgü bir duygudur.
Öfke bir duygudur; davranış tarzı değildir.
Kronik öfke sağlık için tehlikeli olabilir.
Öfke , çoğu kez ortaya çıkmadan tehlikesiz hale getirilebilir ve getirilmelidir.
Öfkenin ifade edilmesi gerektiği zaman, ifade şekli intikama yönelik olmamalı, çözüme yönelik ve etkin bir şekilde olmalıdır.

ÖFKEYİ YÖNETMEK

Siz de kızgınlığa yol açan insanları, olayları yok edemezsiniz; onlardan kaçınamazsınız; onları değiştiremezsiniz. Yapabileceğiniz tek şey bu insanlar ya da olaylar karşısında gösterdiğiniz içsel ve dışsal tepkilerinizi kontrol edebilmek, onları yapıcı bir şekilde yönetebilmektir.
Öfke duygularıyla başa çıkmak için bilinçli ya da bilinçsiz bazı yollar kullanırız. Bunlar kısaca;
İfade etme
Bastırma
Sakinleştirme
Öfkeyi saldırganlıkla değil de sözel olarak ifade etmek, bunlar içinde en sağlıklı yoldur. Bunu yapabilmek için, istediklerimizin ne olduğunun farkına varmalı, bunları açık ve karşımızdakini incitmeyecek bir şekilde aktarmalıyız.
İkinci yol, öfkeyi bastırmaktır. Kızgınlığınızı içinizde tutup, onu düşünmemeye çalışıyor ve dikkatinizi daha olumlu bir şeylere yönlendiriyorsanız, bu yolu kullanıyorsunuz demektir. Bu bazen işe yarasa da sürekli olarak bu yolu kullanmak, çok sağlıklı olmayabilir. Eğer kızgınlık doğru bir biçimde ifade edilemezse, bir süre sonra bu duygu kişinin kendisine döner ve yüksek tansiyon, psikosomatik rahatsızlıklar (ülserler, alerjiler vb.) ya da depresyon gibi sorunlara yol açabilir.
Öfke yaşadığınızda kendinizi sakinleştirmeye çalışmak, üçüncü seçeneğinizdir. Nefes alıp verişlerinizi, kalp atış hızınızı kontrol ederek, kendinizi fizyolojik olarak sakinleştirip, içinizdeki öfke duygusunu hafifletebilirsiniz.
OLAY DÜŞÜNCE DUYGU

Çok öfkelendiğiniz
Olaylar durumlar. Duygularınız Duygularımızı İfade Etmede Yöntemlerimiz
1

Neden Öfkemizi İfade Etmeliyiz?
Yoğun olarak yaşanan ve ifade edilmeyen öfke hem bireyin enerjisini tüketmekte hem de davranışlarını kontrol etmesini güçleştirmektedir.
Yaşanan öfke sonucunda ortaya çıkan gücenme duygusu iletişimi olumsuz etkilemekte ve kişiler arası ilişkileri zedelemektedir.
Etkin bir şekilde çözülmeyen sorun da kişide sosyal geri çekilmeye sebep olmaktadır.
Bastırılarak içe atılan öfke psikosomatik hastalıklara, depresyona neden olmaktadır.
Yaşanılan öfke duygusu uygun olmayan pasif-saldırgan davranışlar ve bireyin kendisine ve çevresine yönelik saldırgan davranışları ifade edilmektedir.
Öfkenin ifade edilme şekli de kültürel özelliklere ve beklentilere, öğrenilmiş davranışlara, ailenin davranış şekillerine, eğitim durumuna, yaşa ve cinsiyete göre değişmektedir. Duyguların ortaya çıkması ve bunların davranışa dönüşmesi bireyin içinde bulunduğu kültürden etkilenmektedir.
Sen Dili & Ben Dili
Öfkemiz karşımızdakinin bir davranışıyla ilgiliyse kullandığımız ifadeler gerçekte “sen dili” adı verilen ve saldırganlık niteliği taşıyan ifadeler. “Peki ama, öfkemi nasıl dile getireceğim?” diye düşünüyorsanız işte size büyülü reçete:
Ben dili. Ben dili, bireyin karşılaştığı durum ya da davranış karşısında bireysel tepkisini duygu ve düşüncelerle açıklayan ifade biçimidir, yani duygu ve düşüncelerimizi karşıdakini örselemeden içtenlik belirten sözcüklerle ifade eder. Ben dili bireyin kendisi ile ilgili mesajlardan oluşur. Başkaları hakkındaki değerlendirme ve yorumlarımızı değil, kendi duygularımızı açıklar.
Duyguların ifade edilmesi çok önemlidir. İnançlar, düşünceler ve değerler insanlar arasında farklılık gösterir, ama duygular herkeste benzerdir. Duyguların sen dili yerine ben diliyle ifade edilmesi karşıdaki kişinin sorumluluğunu fark etmesine ve kendini ifade edenin daha iyi anlaşılmasına yardım eder.
Ben dili bizim toplumumuzda, kendini beğenmişlik ve bencillikle karıştırılır. Ben dili, saldırı niteliği taşımaz, saldırgan ifadeler karşı tarafı daima savunmaya ya da saldırıya iter. Ben dili dürüstlüğün en etkili ifadelerinden biridir.
Örnek vermek gerekirse,
Sen Dili: Beni incitmekten zevk alıyorsun.
Ben Dili: Bu davranışın beni çok incitti.

Sen Dili: Zaten bana hiç zaman ayırmazsın, hep çok işin vardır.
Ben Dili: Bana daha çok zaman ayırırsan mutlu olurum.
ÖFKEMİZİN TAŞMASINI ÖNLEYECEK YÖNTEMLER
 Daha İyi İletişim Kurmaya Çalışın
 Mizah kullanın
 Çevrenizi değiştirin
 Ara Verin
 Zamanlama
 Kaçınma
 Alternatifler bulma


UNUTMAYINIZ!
Öfke bulaşıcıdır.
Mümkün olduğu ölçüde öfkeyi tırmandırmayın.
Sizin göreviniz bu gerilimi azaltmaktır.
İnsan olarak göreviniz gereği siz de aşırı yük ve stres altında olabilirsiniz.
Siz de sık sık küçük olaylarda bile öfke duyabilirsiniz.
Öfkenizi kontrol etmenizin hem size hem de hizmet verdiğiniz kişilere zincirleme olarak büyük yararı olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Öfke ve Öfke Kontrolü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Bayram ŞİMŞEK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Bayram ŞİMŞEK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bayram ŞİMŞEK Fotoğraf
Psk.Bayram ŞİMŞEK
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Klinik Psikolog
Uzm. Aile Danışmanı - Cinsel Terapist - Emdr Terapisti - Uzm. Psiko.Dan.
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi124 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Bayram ŞİMŞEK'in Yazıları
► Öfke Kontrolü (Öfke Yönetimi) Psk.Seda BOYACIOĞLU
► Öfke ve Öfke Kontrolü Psk.Feride ALTAY
► Öfke ve Öfke Kontrolü Psk.Nilgün HASAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,454 uzman makalesi arasında 'Öfke ve Öfke Kontrolü' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Niye Aile Terapisi Ocak 2016
◊ Psikoterapi Yardımı Ekim 2015
◊ Okula Uyum Sorunu Ekim 2015
◊ Mutlu Evliliğin Sırrı Eylül 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:55
Top