2007'den Bugüne 77,459 Tavsiye, 25,128 Uzman ve 17,339 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Depresyon: Güneşi Olmayan Ülke
MAKALE #16126 © Yazan Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ | Yayın Ocak 2016 | 1,904 Okuyucu
DEPRESYON: GÜNEŞİ OLMAYAN ÜLKE
Hepimiz çoğu zaman kendimizle ve dış dünyayla ilgili olumsuzlukları ya görmezden geliriz ya da çok fazla dikkate almamaya çalışırız. Neşemizi kaçıracak, moralimizi bozacak türden olaylar, yaşantılar, kişiler ya da düşüncelerden kaçınma davranışı içinde oluruz. Daha çok kendimizle ilgili olumlu şeyleri dikkate almaya ve olumlu yönlerimize odaklanmaya çalışırız. Bu durum bir çeşit denge halidir. Ruh sağlığımızı korumak amacıyla farkında olarak ya da olmayarak sergilemiş olduğumuz bu tutum bizi aslında korumaya yöneliktir. Fakat öyle zamanlar vardır ki kimi insanlar hayatlarının belli dönemlerinde bu mekanizmayı ters yönde kullanmaya yönelirler. Hep kendileri ve çevreleri ile ilgili olumsuz düşüncelere kapılırlar. Her şeyin olumsuz tarafını görmeye başlar, olumlu olan hiçbir şeyi dikkate almazlar. Zamanla bu düşünceler bir de bakmışsınız ki kendinizi olur olmaz her konuda suçlamaya, kendinizi değersiz görmeye kadar ilerlemiş.
İşte depresyon dediğimiz şey de kişinin ruh dünyasının yavaş yavaş kararmasıdır. Ruh dünyamızda gün batımı başlamıştır ve güneş yavaş yavaş batmaya başlar. Gün batımından sonra da güneşin doğması için çok uzun süre beklemek gerekir. Aslında depresyonu yaşayan kişiler için güneş hiç doğmayacakmış gibidir. Depresyonda olan kişinin iç dünyasında, artık güneş hiç doğmayacakmış algısı oluşur.
Son derece çökkün bir duygu halinde olan kişi, kendisini aşırı değersiz hisseder, gelecekten beklentisi kalmamıştır, eskiden kendisine keyif veren etkinlikler anlamını ve değerini yitirmiştir. Dünyayı artık sürekli negatif kutuptan yorumlar. Her şey onun için bir acı kaynağına dönüşür. Yakın çevrenin desteği ise yeterli değildir.
• Takma kafana,
• Zamanla geçer,
• Dert ettiğin şeye bak,
• Senden daha kötü durumda olan insanları düşün,
• Kur’an oku, namazlarını aksatma, dua et
• Git biraz gez dolaş, tatil yap
Yakın çevrenin teselli adına yaptığı bu ve benzeri pek çok yorum depresyona girmiş kişinin dünyasında hiçbir karşılık bulmaz.
Depresyonda olan kişinin konuşması, hareketleri ve düşüncesinde de yavaşlamalar söz konusudur. Kimi zaman da depresyonda olan (Kaygılı) kişiler aşırı hareketli olabilirler. Sürekli bir ileri bir geri gidip gelir, ellerini ovuşturur, yerlerinde duramaz ve ritmik bacak hareketleri sergilerler.
Depresyona girmiş olan kişiyle ilgili olarak yakın çevrenin yaptığı yorumlar da çok isabetli olmamaktadır. Genellikle depresyon öncesi yaşanan olumsuz bir olaya takılıp kalınmaktadır. Unutmayınız ki depresyonu tek bir sebebe bağlamak çok da isabetli değildir. Genellikle depresyonu hazırlayan bir düşünce sistematiği vardır ve bu düşünme şekli nedeniyle insanlardan bir kısmı depresyona daha fazla yatkınlık göstermektedirler. Depresyonun nedeniyle ilgili pek çok farklı görüş de bulunmaktadır. Fakat hepsini burada zikretmek olanaksızdır.
Şimdi kısaca maddeler halinde depresyonun ne gibi belirtileri olduğuna bakalım.
DEPRESYONUN BELİRTİLERİ
1. Çökkün duygu hali neredeyse her gün, günün büyük bir bölümünde vardır.
2. Neredeyse bütün etkinliklere karşı ilgide belirgin bir azalma söz konusudur. Daha önce zevk aldığı etkinliklerden zevk alamaz durumdadır.
3. Kilo vermek istemediği halde çok kilo verme ya da tam tersi, istemediği halde çok kilo alma söz konusudur. Bir ayda kendi kilosunun %5’inden az ya da çok olur.
4. Neredeyse her gün uykusuzluk ya da aşırı uyuma söz konusudur.
5. Hareketlerinde gözle görülür biçimde aşırı derecede yavaşlama ya da aşırı hareketlilik söz konusudur.
6. Bitkinlik ya da içsel gücün kalmaması duygusu söz konusudur.
7. Değersizlik ya da aşırı veya uygunsuz suçluluk duygularının eşlik etmesi söz konusudur.
8. Neredeyse her gün düşünmekte ya da odaklanmakta güçlük çekme, kararsızlık yaşama söz konusudur.
9. Ölüm düşünceleri ya da kendini öldürme düşünceleri söz konusudur.
Hiç şüphesiz yukarıda sayılmış olan belirtiler bir uzman gözleminden sonra anlam ifade eder. Aksi takdirde okuyucu bu belirtileri okuyarak kendince tanı koymaya çalışmamalıdır. Kaldı ki depresyon günümüzde herkesin bildiği(ni sandığı) son derece istismara açık bir kavramdır. Sık sık ‘Yas’ ile karıştırılan depresyon, her üzüntülü olan kişinin kendi kendisine özensizce koyduğu bir teşhis haline gelmiştir.
Yeri gelmişken yas ile depresyon arasındaki önemli farkları da belirtelim.
YAS İLE DEPRESYON ARASINDAKİ FARK
 Yas tutan kişide baskın olan duygu hali; boşluk duyguları ve yitirilen kişidir
 Depresyonda ise; neredeyse devamlı bir hal almış çökkün duygu hali söz konusudur. Ayrıca mutlu olmak ya da etkinliklerden zevk almak konusunda bir beklenti içerisinde olmama hali vardır.
 Yas tutan kişide yaşanan üzüntü ve keder duygularının yoğunluğu günler ve haftalar içinde azalma eğilimi gösterir. Bu belirtiler bazen artabilir (kayıpla ilgili anıların canlanması durumunda)
 Depresyonda ise çökkün duygu hali (dolayısıyla keder ve üzüntü duyguları) daha sürekli bir haldedir. Herhangi bir düşünceye bağlı değildir.
 Yas tutan kişide yaşanan duyguya kimi zaman olumlu duygular ve komiklikler eşlik edebilir. Örneğin gurbette yaşayan bir aile cenaze nedeniyle bir araya geldiklerinde akşam dertleşip sohbet edebilirler. Bu sohbet kimi zaman uygunsuz kaçsa da neşeli bir hal alabilir. Fakat aynı kişiler ertesi gün kederli bir şekilde defin işlemlerini yapabilmektedir.
 Oysa ki depresyonda olan bir kişide bu durum söz konusu değildir. Genel bir mutsuzluk hali mevcuttur.
 Yasa eşlik eden düşünceler daha çok ölen kişiyle ilgili düşünceleri ve anıları düşünüp durma şeklindedir.
 Depresyonda ise düşünce, daha çok kişinin kötümser düşüncelere kapılması ya da kendini yoğun bir şekilde eleştirmesi şeklinde tezahür eder.
 Yasta benlik saygısı –kişinin kendine olan saygısı- genellikle korunmaktadır.
 Depresyonda ise kişi kendisine karşı olumsuz duygular besleme yoluna gider ve kendini yoğun değersizlik duyguları içerisine atar.
 Yasta kendini aşağılama yoktur. Varsa da daha çok ‘rahmetli’ ile ilgili yapılamayan düşünce ve davranışlarla bağlantılıdır.
 Yastaki kişi ölmeyi arzu ediyorsa bile bu durum daha çok ölen kişiye ‘kavuşma’ arzusundan kaynaklı geçici düşüncelerdir.
 Oysa ki depresyonda olan kişide bu düşünceler, değersizlik duygularından dolayı ya da yaşamayı hak etmediği veya acıyla başa çıkamadığı için ortaya çıkabilmektedir.
Bütün bu verileri göz önünde bulundurduğumuzda her üzüntülü, kederli olan kişiye depresyonda demek imkansızdır. Genellikle gündelik dilde bir kişi bize ‘Depresyondayım’ dediğinde aslında çok mutsuz ve üzüntülü olduğunu ifade etmektedir. Fakat bir kişinin gerçekten de depresyonda olup olmadığı uzman görüşüne bağlıdır. Dolayısıyla her durumda yukarıda belirtmiş olduğumuz depresyon belirtilerini gösteren kişilerin mutlaka bir uzmana başvurmaları gerekmektedir.
Depresyonda olan kişinin yardım alma konusunda da isteksiz olabileceğini unutmamak gerekir. Bu nedenle yakın çevresinin, ailesinin bu konuda kişiyi teşvik etmesi ve desteklemesi son derece önemlidir.
Sonuç olarak;
1. Sizde ya da bir yakınınızda depresyon belirtileri varsa,
2. Depresyon şikayetiyle psikyatriste giderek ilaç tedavisine başlamışsanız,
3. Ya da yakınınız bu durumdaysa
mutlaka psikolog desteğine de başvurmanız gerekmektedir.
Unutmayınız ki depresyon da tıpkı diğer rahatsızlıklar gibi uygun destek kanalları bulunduğunda %100 tedavi edilebilir.
Sağlık, ve mutluluk dileklerimle…
Yararlanılan kaynaklar:
1. Orhan Öztürk, Ruh sağlığı ve Bozuklukları, Ankara, 2004
2. DSM 5
Hakan TOKGÖZ
Klinik Psikolog
Konya
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyon: Güneşi Olmayan Ülke" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'ün Makaleleri
► Mümkün Olmayan Mükemmellik Uzm.Psk.Dnş.Hasan Ali GÖNCÜ
► Sözel Olmayan Öğrenme Güçlüğü Psk.Dnş.Seçil AKAYGÜN CÜNTAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,339 uzman makalesi arasında 'Depresyon: Güneşi Olmayan Ülke' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:15
Top