2007'den Bugüne 77,389 Tavsiye, 25,116 Uzman ve 17,326 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Kişiliğimiz Nasıl Oluşur
MAKALE #16166 © Yazan Uzm.Psk.Abdullah ALPASLAN | Yayın Ocak 2016 | 1,769 Okuyucu
KİMLİK VE KİŞİLİK NASIL GELİŞİR

Kişilik; kişinin kendini tutarlı, bütün bir varlık olarak hissedebilmesi ve bir ötekiyle ilişki kurma şekline denir. Bu bağlamda bakıldığında, insanların bir başkası ile (anne, baba, eş, arkadaş, patron, çocuğu) nasıl ilişki kuracaklarını belirleyen temel yapıdır. Hayat boyu gelişimi ve değişimi devam eden bu yapının temeli yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkar.

Peki kimlik ve kişiliğimiz hangi süreçlerden geçerek oluşuyor?

Kimlik ve kişilik oluşumu; doğuştan getirilen özelliklerin çevre ile kurulan ilişkiler yoluyla şekillenmesi süreçleriyle oluşur. Bir insanın kişilik oluşumunu, anne karnından başlayan bir süreçle doğum öncesi ve doğum sonrası olarak ikiye ayırabiliriz.

Doğum Öncesi Dönem Kişilik Gelişimine Etki Eder mi?

Bebek doğduğunda bir beyin yapılanması ile dünyaya gelir. Bu beyin yapılanması; ilk olarak anne-babadan gelen genetik malzemenin buluşmasıyla oluşur. Bu genetik yapı, dışarıdan müdahaleye açık değildir. Ancak beynin yapılanmasını oldukça etkileyen bir diğer faktör; çocuğun rahme düştüğü andan itibaren annenin salgılamış olduğu hormonlardır. Bu hormonlar, kan dolaşımı ile fetüs’e ulaşarak çocuğun beyin yapılamasına etki eder. Annenin hormon salınımını etkileyen şey ise, bu süreçte yaşadığı olaylar ve bu olaylara verdiği duygusal tepkilerdir. Annenin duygularındaki doğallık ve güzellik çocuğun beyin yapılanmasına olumlu katkılar sağlar. Ancak anne; hamilelik döneminde stresli, sıkıntılı ya da depresyondaysa, hormonâl yapıyı bozucu çeşitli ilaçlar kullanıyorsa annenin salgıladığı hormonlara bağlı olarak çocuğun beyin yapısında olumsuz değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişiklikler, çocuğun kişilik oluşumuna dolaylı yollardan etki edecektir.

Doğum Sonrası Dönem Kişilik Gelişiminde Ne Kadar Etkilidir?

Doğum öncesi dönemde anneyi olumsuz etkileyen olaylar dışında insanın kişilik gelişimini asıl belirleyen faktör, yaşamın ilk beş yılıdır. Bu yıllar, kimlik ve kişiliğimizin oluştuğu yıllardır. Sonraki her şey; bu temel yapı üzerine inşa edilir. Bu süreçte çocuğun farklı ihtiyaç ve özelliklerinin ortaya çıktığı dönemler vardır. Bu dönemlerin her birinde aşılması gereken engeller ortaya çıkar. Bir çocuk; sağlıklı bir anne-baba ile engelleri aşarak ruh sağlığına kavuşur ve ruhsal doğumunu gerçekleştirir. Yaşamın ilk beş yılı, ortaya çıkan özellikler ve aşılması gereken engeller açısından üç farklı dönemden oluşur.

0-1 Yaş Dönemi

Birinci dönem; 0-1 yaş arasıdır. Bu yaşlar, çocuğun bir ötekine bağlanma ihtiyacının olduğu, dünyanın nasıl bir yer olduğu ile ilgili temel güven duygusunun geliştiği dönemdir. En önemli duygulardan biri olan temel güven duygusu; içsel olarak sürekliliğin, devamlılığın ve aynılığın getirmiş olduğu derin bir histir. Çocukta bu hissin oluşmasında rol alan kişi bakım veren, yani annedir. Çünkü çocuk dış dünyanın nasıl bir şey olduğunu annesinden öğrenir. Bu dönemde annenin tutarlı bir anne olması, çocuğun dünyaya ve insanlara karşı geliştireceği güven duygusunun temelini oluşturur. Çocuğun güvenle bağlanabileceği bir anne yoksa ya da anne var ancak çocuğa karşı tutarsız davranışlar sergiliyorsa çocuk ile anne arasında güvenli bir ilişki oluşmayacağından çocuk dış dünyanın ve insanların güvenilmez olduğu yönünde bir algı geliştirir.

Temel güven duygusunun yanında bu dönemde oluşmaya başlayan en önemli şey; çocuğun kendiliğidir. Kendisinin nasıl bir varlık olduğunu bilmeyen çocuk; anne ile kurduğu ilişkide ortaya çıkan duygusal veriler sayesinde kendisinin nasıl bir varlık olduğunu öğrenir. Çünkü çocuğun zihninde dış dünyaya ait ilk depolanan malzemeler anneye ait olanlardır. Bunlar; annenin yüzü, bakışları, sesi, dokunuşu ve kokusudur. İyi ve kötü yaşantı parçalarından oluşan bu veriler, çocukta depolanarak anlamlı bir bütün haline gelirler. Bunlar muhafaza edildikçe annenin tasarımı içsel olarak çocukta oluşur ve bu tasarıma göre kendisinin de nasıl bir şey olduğuna yönelik kendilik tasarımı oluşur. Aslında anne çocuğuna ayna işlevi gören önemli bir varlıktır. Bu nedenle annenin çocuğuna nasıl baktığı çok çok önemlidir. Anne çocuğunu görüyor, çocuğunun sevilme, önemsenme, değerli olma gibi duygusal ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa bu duygular çocuğun içinde kendine ait duygular olarak yerini alır ve çocuk bu duyguları hissedebilmek için bir başkasına ihtiyaç duymadan hayatı boyunca kendini değerli hisseder. Ancak anne çeşitli nedenlerle çocuğunun duygusal ihtiyaçlarını karşılayamıyor, sevgi açlığını gideremiyor ve ona değerli bir varlık olarak bakmıyorsa çocuk hayatı boyunca kendini değersiz hisseder ve bu duyguları hissedebilmek için hep bir başkasının bakışlarına, ilgisine ihtiyaç duyar. Kişilik bozukluğu olan insanlar; bu yaşlarda anneleriyle sağlıklı ilişki kuramadıklarından bu döneme takılıp kalarak kendilerini değerli hissedebilmek için hep bir başkasının bakışlarına, bir başkasının ilgisine ihtiyaç duyarlar. Çünkü referans noktaları kendileri değildir. Sağlıklı insanlar; kendi referans noktaları olan kişilerdir.

1-3 Yaş Dönemi

İkinci dönem; 1-3 yaşları aralığıdır. Bu dönemde; çocuğun aile üyeleriyle, özellikle anne ile kurmuş olduğu ilişki hayatî önem taşır. Çünkü çocuk diğer insanlarla nasıl ilişki kuracağını, yani ikili ilişkileri öğrenir. Burada anne ile çocuk arasında kurulan ilişkide bir master kalıp ortaya çıkar ve bu master kalıp, kişinin hayatı boyunca diğer insanlarla kuracağı ilişkide kullanacağı bir şablon olarak yerini alır. Tıpkı bir fabrikada seri üretime geçilmeden önce asıl kalıp olarak üretilen şablonun hatalı olması durumunda sonraki tüm ürünlerin de aynı hatayı taşıması gibi, anne-çocuk ilişkisindeki master kalıp hatalı olursa kişinin sonraki ilişkileri de bu kalıba bağlı olarak hatalı bir modelde devam edecektir. İnsanlar, bu master kalıba hayatları boyunca sadık kalarak diğerleriyle ilişkilerinde bu şablonu kullanırlar ve hep aynı ilişkileri tekrarlarlar. Çoğu insanın şikayet etmesine rağmen hep benzer insanlarla ilişki yaşamasının sebebi budur. Aslında her ne kadar istemesek de tıpkı bir mıknatıs gibi aynı tür insanları kendimize çekeriz. Buna; kişilik örüntüsü denir ve kişi bu örüntünün dışına kolay kolay çıkamaz. Bunun sebebi, kişinin bildiği başka bir ilişki modelinin olmamasıdır. Bu nedenle; 2-3 yaş döneminde yaşanan olumsuz deneyimler, kişilik bozukluğu oluşumuna neden olur.

Görüldüğü gibi bu dönemde çocuğun sağlıklı ilişki kurabilmesinin yolu anne-babanın sağlıklı bir kişilik yapısına sahip olmalarına bağlıdır. Anne ve baba ruhsal yönden sağlıklı değilse, ikili ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yürütemiyorsa çocuğun da bunu öğrenebilmesi mümkün değildir.

3-5 Yaş Dönemi

Üçüncü dönem ise 3-5 yaşları aralığıdır. Bu dönem çocuğun üçüncü bir kişinin varlığını algıladığı ve kendini onun gözünden görebildiği bir dönemdir. Yani annesiyle kurduğu ilişkide, üçüncü bir kişi olan babanın bu ilişkiye ne diyeceği, bu durumda ne hissedeceği ya da bu ilişkide ne şekilde yer alacağı üzerine düşünebilme ile ilgili zihinsel bir faaliyetin oluştuğu dönemdir. Burada çocuk ikili ilişkiden üçlü ilişkiye geçer. Üçüncü kişiden daha iyi olmak ve rakibi devre dışı bırakmak üzere bir sistem oluşur. Bu döneme kadar cinsiyetsiz olan çocuk artık cinsiyet kazanmaya başlamıştır. Cinsel kimliğinin farkındalığını yavaş yavaş kazanmasıyla birlikte karşı cins ebeveyni ile yakınlaşma isteği duyarken hem cins ebeveyn ile bir çatışma içerisine girer. Bu dönemde çocuğun bu ikircikli duyguları anne-babaları tarafından sağlıklı bir şekilde yatıştırılabilirse çocuk sağlıklı olarak hayatına devam eder. Ancak anne-baba, çocuğun hem cins ebeveyni ile oluşan çatışmalı duygularını körüklerse ya da karşı cins ebeveyne karşı ortaya çıkan yakınlaşma duygularını manipüle ederse hayatın ilerleyen yıllarında kişi, ikili ilişkilere takılıp kalmış biri olarak hayatında bir üçüncü kişinin varlığını tehdit olarak algılayan ve onu tanımayan bir savunma geliştirir. Eşler arasındaki gerçek dışı kıskançlık krizleri yaşayan kişiler bu grupta yer alırlar. Bu durum bazen kıskançlık cinayetlerine kadar gidebilir.

Yine bu dönemde çocuklar; cinsel kimliklerinin yanında sosyal rollerinin ne oldukları ile ilgili farkındalık kazanmaya başlarlar. Kız çocuğu annesine, erkek çocuk ise babasına bakarak nasıl davranması gerektiği, toplumda nasıl varolması gerektiği ile ilgili bilgi edinir. Model alabileceği bir ebeveyn ya da yakın bir kişi (amca, dayı, abla, abi, hala, teyze) olmaması durumunda, hayatın ilerleyen yıllarında, çocuğun cinsel kimlik ve sosyal rol karmaşası yaşaması kaçınılmaz olur.

En temelde baktığımızda insanın doğası ve gelişimi hep iyiye ve güzele doğrudur. Ancak anne-babalar ve çevre olarak sürekli hatalar yapılır. Bu hatalar kaçınılmazdır. Önemli olan hataları telafi edici bir sistemin sürekliliğinin olmasıdır. Ancak bu süreçte yapılan hatalarla birlikte, hataları onarıcı ilişkiler olmadığında insanlar ruhsal olarak gelişemezler. Ruhları, ihtiyaçların karşılanmadığı bu dönemlerde takılıp kalır ve kişiliklerinde derin izler taşıyan patolojiler ortaya çıkarır.

08.01.2016
Abdullah ALPASLAN
Klinik Psikolog / Psikoterapist

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kişiliğimiz Nasıl Oluşur" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Abdullah ALPASLAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Abdullah ALPASLAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Abdullah ALPASLAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Abdullah ALPASLAN
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi47 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Abdullah ALPASLAN'ın Yazıları
► Kişilik Nasıl Oluşur? Psk.Dnş.İrem İNANOĞLU TUNAR
► Renkler ve Kişiliğimiz Psk.Ayben ERTEM
► Anksiyete Nedir? Neden Oluşur? Psk.Nihal ARAPTARLI
► Kekemelik Nedir? Neden Oluşur? ÇOK OKUNUYOR Psk.Sabahattin ZENGER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,326 uzman makalesi arasında 'Kişiliğimiz Nasıl Oluşur' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:38
Top