2007'den Bugüne 80,585 Tavsiye, 25,677 Uzman ve 17,968 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklara Sevmedikleri Yiyecekleri Yedirmenin Beş Yolu
MAKALE #16256 © Yazan Dyt.Ç. Tuba GÜNEBAK | Yayın Şubat 2016 | 1,445 Okuyucu
Yeterli ve dengeli beslenme sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır. Beslenme, çocuğun hem sağlıklı büyümesi hem de gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Büyüme, doku kazanımı ve vücut büyüklüğünün artmasıdır. Gelişme ise fiziksel ve zihinsel yönden vücudun fonksiyon gösterebilme yeteneğinin artmasıdır. Çocuğun hem büyüme hem de gelişmesinin izlenmesi gerekir. Eğer, çocuğunuzun vücut ağırlığı kazanım hızının yavaşladığını, ağırlık kazanmadığını veya ağırlık kaybettiğini fark ederseniz besin alımını dikkatli bir şekilde incelemenizi öneririm. Boy uzunluğunda büyüme hızının yavaşlaması veya durması ise daha büyük önem taşımaktadır. Çünkü, boy uzunluğunda büyümenin yavaşlaması ya da durması uzun vadede beslenme yetersizliğinin göstergesi olabileceği gibi tanı konmamış bir hastalığın veya her ikisinin de habercisi olabilir. Bu durumda mutlaka, çocuğunuzu bir doktora ve beslenme uzmanına götürmelisiniz. Eğer, çocuğunuzun vücut ağırlığı da boy uzunluğu da artıyor, ancak vücut ağırlığındaki büyüme hızı diğerinden daha hızlı ilerliyorsa bebeğinizin enerji alımı ihtiyacı olanın üstünde olabilir.
Günümüzde, toplumumuzda annelerin çok büyük bir kısmının beslenmeye ilişkin farkındalık düzeylerinin oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. Buna bağlı olarak da çocuklarımızın doğru beslenme alışkanlıkları geliştirmelerini istiyoruz. Ancak, ne yazık ki, her çocuk bazı besinlerle karşılaştığında pozitif reaksiyon vermeyebiliyor. Bu durumda, miniklerimizi sağlıklı besinleri tüketmeye nasıl ikna ederiz? İşte, birkaç öneri;
1. Öncelikle çocuk ailesi ile birlikte öğün saatini paylaşmalıdır. Yani, once çocuğumu doyurayım, sonra ailecek sofraya otururuz denmemeli, çocuk hane halkı ile aynı anda masaya oturtulmalıdır. Yemek masasında pozitif bir ortam olmalıdır. Yemek masasında gerginlik, tartışma ortamı ya da disiplin sağlama çabası olmamalıdır. Çünkü, çocuk öğün saatinde, hele ki yeni bir besinle tanışıyorsa, güven ve emniyet hissini yaşamak ister.
2. Çocuğunuz yemek yemek istemediğini söylüyorsa, ısrarcı davranmayın. Asla zorla ağzını açıp, yemek yedirmeye çalışmayın, dikkatini besinden uzaklaştırıp yemek yedirmeyin (örneğin televizyon seyrederken veya bilgisayarda oyun oynarken), peşinden dolaşarak yemek yedirmeye çalışmayın. Bırakın ve iki ya da üç gün sonra reddettiği besini tekrar deneyin.
3. Reddettiği besini ikinci denemenizde, merakı yüksek olan çocuğun, merakını uyandırın. Yani, bu besini, siz ve babası, onun olduğu ortamlarda keyifle tükettiğinizi sözle ve beden dilinizle ima ederek (“hmmm, leziz, ne kadar da lezzetli…” gibi), onu özendirmeye çalışın.
4. Yapılabilecek bir diğer uygulama da besini farklı bir formda sunmaya çalışmaktır. Örneğin, zeytinyağlı pırasa pişirdiniz ve sevmediğini, yemeyeceğini söyledi, reddetti. O zaman pırasayı ince ince doğrayıp, peynirli-sütlü börek harcı ile karıştırıp börek içinde sunmayı deneyebilirsiniz. Formunu keyifli bir şekilde değiştirdiğinizde büyük oranda sonuç alırsınız.
5. Reddettiği besini tekrar denediğinizde besinin görselliğine de dikkat etmelisiniz. Burada iki önemli nokta var. Birincisi; çocuğun dikkatini çekmeli, yeme isteği uyandırmalıdır. İkincisi de çocuklar besinleri tanıyabilecekleri şekilde görmek isterler. Görüntülerine bakarak bazı yemekleri iğrenç bulabilir ve denemeyi reddedebilirler. Bu nedenle yiyecekleri bulamaç haline getirmeden servis ediniz.
6. Fayda sağlayan bir diğer uygulama da çocuğunuzu mutfak işlerine dahil etmektir. Çocuğunuz kendi hazırladığı yemeği tüketmeyi reddetmeyecektir.
Bir anne olarak bu hamlelerin işe yaradığını söyleyebilirim. Ancak, unutulmamalı ki, çocuğu yeni besinle tanıştırma ya da sevmediği besine alıştırma işi çocuğun hasta ya da çok yorgun olduğu zamanlarda yapılmamalıdır.
Çocuk beslenmesinde bazı besinlerin nasıl verilmesi gerektiğine dair en çok sorulan sorulardan birkaçını da aydınlığa kavuşturalım;
Yumurta kaçıncı ayda verilmeli?
Yumurta, anne sütünden sonra vücutta biyoyararlılığı en yüksek besindir. Demir, çinko, fosfor, A vitamini, K ve B vitaminlerinden zengindir. Yumurta proteininin %100 oranında vücut proteinlerine dönüşebildiği gösterilmiştir. Ancak, yumurta beyazının bileşimindeki bazı maddelerin erken aylarda alerjen özellik gösterme riskini ortadan kaldırmak için, bebeğimize altıncı ayın sonunda yumurta sarısının ¼’ünü vererek başlamalıyız. Daha sonra bu oran yavaş yavaş arttırılmalı; 1/3, ½ şeklinde ve 7. ayda tam yumurta sarısına geçilmelidir. Tam yumurtaya ise 8. ayda geçilmelidir. Yumurta sarısı yüksek kolesterol içerir, ancak yumurta lesitin içerir ve bileşiminde bulunan yağ emülsiyon durumundadır. Dolayısıyla, kan kolesterolünü yükseltir mi endişesi duymaya gerek yoktur. Yumurta sarısının zengin olduğu diğer besin ögeleri ise demir, A vitamini ve B vitaminleridir. Yumurta sarısının rengi farklı olabilir. Bu farklılık tavuğun beslenme şeklinden kaynaklanır. Genellikle doğal yemle beslenen tavukların yumurtalarının sarısı koyu sarı iken hazır yemle beslenenlerinki açık sarıdır. Salmonella riskinden korunabilmek için yumurta “katı” pişmiş olarak bebeğe verilmeli, ancak içerdiği besin ögelerinden tam faydalanabilmek için 5-6 dakikadan fazla haşlanmamalıdır. Yumurta kesildiğinde beyazının etrafında sarı-yeşil bir halka var ise, bu yumurta fazla haşlanmış ve “demir-sülfür” halkası oluşmuş, yumurtanın bileşiminideki demirin biyoyararlılığı azalmış demektir.
Meyvenin suyunu mu yoksa püresini mi vermeli?
Meyveler “antioksidant” olarak tanımlanan, vücudumuzu oksidatif stresten, dolayısıyla kanser gibi birçok kronik hastalıktan koruyabilen vitaminlerin, özellikle C vitamini, kaynağıdırlar. Bitkisel kaynaklı, “hem olmayan” demirin emilebilirliğini arttırırlar. Bu nedenle ana öğünlerde ya da öğünden sonra 50-100 ml (1/2 – 1 çay bardağı) verilebilirler. “Meyve suyu mu, meyve püresi mi vermeli” sorusunun cevabı ise bebeğin ayı ile ilişkilidir. Altı-7. Aylarda meyve suyu verilebilirken, 7-8. Aylarda meyve püresi verilebilir. Bu aydan sonra ise tercihin meyve püresinden yana olmasını içerdiği pektinden dolayı ve pektinin barsak fonksiyonları üzerindeki olumlu etkisinden dolayı öneririm. Meyve suyu verildiğinde ise meyve suyu süzüldükten sonra posası (pektin içeren kısmı) atılmamalıdır; yoğurduna karıştırılarak verilebilir.
Yoğurdu sade mi vermeli yoksa içine meyve, pekmez gibi şeyler karıştıralım mı?
Yoğurt, sadece bebek beslenmesinde değil, hepimizin beslenmesinde kıymetli bir besindir. İyi bir protein kaynağı olduğu gibi başta kalsiyum ve B vitaminleri olmak üzere birçok besin ögesinin kaliteli kaynağıdır. Bebek beslenmesinde ev yapımı yoğurt kullanılmalıdır. Sütün yoğurda dönüşmesinde etkili bakteriler Lactobasillus bulgaricus, Lactobasillus asidefilus ve streptococus termofilus’tur. Bunlardan Lactobasillus bulgaricus’un, vücutta sitokin üretimini arttırarak hücresel bağısıklığı desteklediği saptanmıştır. Tercihen yoğurt, sade verilmelidir, ancak bebeğimiz sade yoğurt tüketmeyi reddediyorsa meyve, pekmez gibi besinlerle lezzeti değiştirilebilir.
Sebze çorbasına ne koymalıyım?
Sebze çorbası, 7. Aydan itibaren bebek beslenmesinde kullanılabilen bir yiyecektir. Sebze çorbasına konulan sebzelerin çeşitli olmasında fayda vardır. Çünkü, her sebze farklı miktarlarda fitokimyasallar (flavonoidler ve karotenoidler) içerirler.
Çocuk beslenmesi oldukça önemli bir konudur. Yeterli dengeli beslenmesini sağladığımız çocuğumuzun geleceğe sağlıklı olarak kavuşmasını sağlamış oluruz.
Sevgi ve saygılarımla,
Yrd.Doç.Dr. Ç.Tuba Günebak
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklara Sevmedikleri Yiyecekleri Yedirmenin Beş Yolu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Ç. Tuba GÜNEBAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Ç. Tuba GÜNEBAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Ç. Tuba GÜNEBAK'ın Makaleleri
► Cildi Güzelleştirmenin 6 Yolu Dyt.Cansu KOLUKIRIK
► Şişman Çocuklara Beslenmeyi Öğretin Uzm.Dyt.Başak KEFELİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,968 uzman makalesi arasında 'Çocuklara Sevmedikleri Yiyecekleri Yedirmenin Beş Yolu' başlığıyla benzeşen toplam 94 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ramazan'da Beslenme Temmuz 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:41
Top