2007'den Bugüne 83,091 Tavsiye, 26,200 Uzman ve 18,427 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocuğa Yönelik Fiziksel İstismar Çalışmalarına Genel Bir Bakış
MAKALE #16364 © Yazan Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ | Yayın Mart 2016 | 2,063 Okuyucu
Fiziksel İstismar Yaşantısının Çocuk Üzerine Etkisi
Fiziksel şiddet çocuğu hem bedenen hem de ruhen olumsuz etkileyen bir durumdur. Yapılan çalışmalarda fiziksel istismara uğrayan çocuklarda bazı bedensel etkiler saptanmıştır. Fiziksel istismar sonucunda en kolay ve sık gözlenen etkiler bedensel etkilerdir. Yeni, 2010 yılında yaptığı çalışmada bu etkileri fiziksel istismarın şekline göre de değişebilen yaralanmar, iç organ yaralanmaları, beyin hasarları, sakatlıklar, hastalılar ve ölüm şeklinde sıralamıştır. Bedensel etkilerin bir diğer önemli sonucu da gelişim geriliğidir. Zihinsel ve gelişimsel geriliğinin yanındafiziksel istismar ile dikkat, hafıza, öğrenme becerileri ve bilişsel işlevleri ketleyebilmekte ve çocukların akademik başarısını düşürebilmektedir. Çocukluk çağında saldırganlık, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Uyum Bozukluğu, Davranım Bozukluğu, Karşıt Gelme Bozukluğu ile ilişkili görülmüştür.
İstismar sonrası ruhsal etkiler herzaman aynı dönemde ortaya çıkmayabilir. Bazen ergenlikte bazen de yetişkinlikte çocukluk çağı istismar öyküsüne bağlı olarak psikiyatrik bozukluklar ortaya çıkabilir. Fiziksel istismara uğramış olmak psikiyatrik bir hastalığa yakalanma riskini arttırmaktadır. Literatürde fiziksel istismara uğramış çocukların öfke kontrol düzeyinin düşük olduğu, şiddet eğilimde olduğunu gösteren sonuçlar mevcuttur.Geçmişte fiziksel istismar yaşantısının olması ileriki dönemde görülen birçok psikiyatrik hastalıkla yakından ilişkilidir. Yapılan çalışmalar göstermiştirki, depresyon, panik bozukluk, travma sonrası stres sozukluğu, anksiyete bozuklukları, psikotik kişilik bozukluğu, madde kötüye kullanımı gibi psikiyatrik bir hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırıcı bir zemin hazırlamaktadır.

Fiziksel İstismarda Muayene Bulguları
Çocuk istismarlarının içerisinde en kolay değerlendirilebilen tür, fiziksel istismardır. Genelde ebeveynler çocukta ciddi bir hasar olmadıkça herhangi bir yardım arama davranışında bulunmazlar. Meydana gelen hasar çocuğun hayatını veya sağlığını tehdit ettiğinde ise kaza iddiası ile hastaneye başvururlar. Özellikle hastane acil servisinde fiziksel istismar belirtileri kol ve bacak çevresinde meydana gelen hasarlar, kalçada,yüzde karın ve göğüs çevresinde meydana gelen hasarlar, diş ve ağız yaralanmaları, göz yaralanmaları, yanıklar, iskelet sistemi hasarları, kafatası kırıkları, iç organ yaralanmaları şeklindedir. Ölümle sonuçlanan olgularda en sık başvuru sebebi kafatası travmalarıdır.

Fiziksel İstismarı Önleme Çalışmaları
Yapılan araştırmalara bakıldığında önleme çalışmalarının temelini eğitimler oluşturmaktadır. Ebeveynleri, öğretmenleri, doktorları ve çocukları konu ile ilgili bilgilendirme çalışmalarına sıklıkla rastlanmaktadır. Önleme çalışmaları düzey bazında üç farklı grupta değerlendirilmektedir. Bunlar sırasıyla Birincil Önleme Çalışmaları, İkincil Önleme Çalışmaları, Üçüncül Önleme Çalışmalarıdır. Birincil Önleme Çalışmaları, aile bütünlüğü içinde hedef kitle için istismar gerçekleşmeden önlemeyi hedefleyen programlardır. İkincil Önleme Çalışmaları, istismar için belirlenen risk gruplarına yönelik istismar ve ihmal oluşmadan önlemeyi amaçlayan programlardır. Üçüncül Önleme Çalışmaları ise istismar sonrası yapılacak programları içermektedir.
Önleme programları içinde sonuçları en etkili çalışmalardan biri de A.Ç.E.V. ‘in yürüttüğü programlardır. 3-11 ve 0-14 yaş grubu çocukların anne ve babalarına eğitimi içeren çalışmaların ailenin bilgi düzeyini arttırıcı, aişe işlevselliğini arttırıcı ve ihmal ve istismarı azaltıcı etkileri araştırmalarla saptanmıştır.
Nil Adalı’nın 2007 yılında 10-12 yaş grubu 43 çocuk ve 43 çocuğun ebeveyni ile yaptığı çalışmada çocuklara eğitim, ailelere de bilgilendirme amacıyla istismar ile ilgili broşür verilmiş, yapılan ön test ve son test ile bilgi düzeyleri değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda özellikle çocukların bilgi düzeylerinde anlamlı bir artış gözlenmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü çocuğa yönelik şiddetin önlenmesi teknik destek projesi gebelikten başlayarak ebeveynlere beceri geliştirme, çocuklara yönelik beceri, ebeveyn ve çocukla birlikte aile üyelerine yönelik alıştırma görüşmeleri temelinde ilerlemektedir. Ebeveyn ve çocuk eğitimleri haricinde çocuklarla çalışan meslek elemanlarınında eğitimini kapsamaktadır. Destek projesinin bilgi düzeyini arttırdığı düşünülmektedir ancak etkinliği ile ilgili yeterli destekleyici çalışmalar bulunmamaktadır.
Yapılan inceleme sonucunda en etkili çözümün multidisipliner bir yaklaşımla elde edileceği düşünülmektedir. Nur Yalçın 2011 yılında yaptığı çalışmasında istismarın gizli kalmasının uzun vadede kalıcı ve ağır hasarlara sebep olabileceğini bu nedenle multidisipliner yaklaşımın gerekliliğini vurgulamıştır. Eğitim programlarının ebeveyn ve çocuk stresle başa çıkma, problem çözme, iletişim becerileri gibi birçok becerileri geliştirmesi istismarla mücadelede önemli bir basamaktır ve başarılı sonuçları gözler önüne sermektedir. Önleme çalışmalarını çocuk, aile ve çocuğun temasta olduğu sosyal çevre (öğretmen, doktor, hemşire, aile hekimi vb.) olarak genişletmenin faydalı olacağı düşünülmektedir. Yapılan çalışmalar çocuklar, anne babalar ve çocukla temasta olan sosyal çevre (öğretmen, doktor vb.) olarak üç basamakta ilerlemesinin gerektiği düşünülmektedir.
Orala ve arkadaşları,1996 ve 1998 yılları arasında 50 olguyla yaptıkları çalışmada Türkiye’de ilk kez çok yönlü Çocuk İstismarı ve İhmali ekibini oluşturmuşlardır. Hastaneye başvuran tanı almış ve takip edilen hastalar ile yapılan çalışmada istismarı gerçekleştirenin % 38 sadece baba, %28 sadece anne ve %34ünün çoklu olduğu sonucuna ulaşmışlardır. Aynı zamanda bu araştırma sırasında Sosyal İşler Bürosu kurulmuş ve hastane çalışanları için özellikle pediatrist ve acil hekimleri için oldukça eğitici olmuştur. Hastanelerde bu bunun gibi birimlerin gerekliliğini ve hekimlerin tanılama ve raporlama ile ilgili eğitim ihtiyaçlarını bir kez daha göstermiştir.
Orala ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada hastaneye başvuran olguların izleme çalışmalarında başarılı sonuçlara ulaşılamamış ve olguların %46’sı takip edilememiştir. İstismar sonrası izlem çalışmaları oldukça güç ilerlemekte, çoğu zaman çalışmada sınırlılık durumunda değerlendirilmektedir. Özellikle Türkiye’de yapılan çalışmalar ışığında istismar sonrası izlem çalışması, tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarının yetersiz olduğu düşünülmektedir. İstismar sonrası rehabilitasyon çalışmalarına ağırlık verilmesinin, ailelerinde bu sürece aktif katılımının sağlanmasının ve uzun vadeli izlem çalışmalarının yapılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda öncelikle fiziksel istismarın tespit edilmesi anlamında hastanelere ve hekimlere ciddi sorumluluklar düşmektedir. Değerlendirme, tanılama ve raporlama aşamasında hekimlerin bilgilendirilmesinin, hastanelere destek birimlerinin kurulmasının öncelikli çalışma alanları olarak belirlenmesi gerektiği düşünülmektedir. Aynı zamanda belirtileri doğru yorumlamak ve sağlıklı yönlendirme yapmak adına öğretmenlere ve okul idaresine görevler düşmektedir. Hastane ve okulda istismarı tanılamak, tedaviye yönlendirmek adına destek sağlaması için oluşturulabilecek sosyal hizmet bürolarının faydalı olcağı düşünülmektedir. Önleme ve durdurma amaçlı yapılan programların a) aile, b)çocuk ve c)çocukla yakın ilişki içinde olan kişiler (aile hekimleri, öğretmenler vb.) temelinde oluşturulmasının gerekli olduğu düşünülmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğa Yönelik Fiziksel İstismar Çalışmalarına Genel Bir Bakış" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gizem HÜNERLİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
Uzman Psikolog & Aile Danışmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi33 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'nin Yazıları
► Cinsel İstismar ve Çocuğa Etkileri Uzm.Psk.Rukiye BURMA KÖROĞLU
► Kadına Yönelik Şiddete Psikolojik Bir Bakış Uzm.Psk.Dnş.İsa Özgür ÖZER
► Kadına Yönelik Şiddete Bakış Açısı Uzm.Psk.Doğancan DURSUN
► Genel Anksiyete'ye Klinik Bir Bakış Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,427 uzman makalesi arasında 'Çocuğa Yönelik Fiziksel İstismar Çalışmalarına Genel Bir Bakış' başlığıyla benzeşen toplam 47 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bahar Yorgunluğuna Dikkat Ağustos 2016
► Sosyal Jet-Lag Sendromu Ağustos 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:58
Top