2007'den Bugüne 81,700 Tavsiye, 25,946 Uzman ve 18,152 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yüzleştirme Tekniğinin Uygulanması
MAKALE #16376 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Mart 2016 | 5,256 Okuyucu
YÜZLEŞTİRME TEKNİĞİ

Bu yüzleştirme tartışması içerisinde, “bilim” ve ya “teknik” yerine yüzleştirme “sanat” ını vurgulayan başlığın seçimi bu psikoterapik müdahalenin kullanımı ile ilgili esas kavramın önemini vurgulamaktır.

“Teknik” bağlamda yüzleştirme anlayışı daha çok basmakalıp, rutinleşmiş, hatta mekanik ve kişisel olmayan müdahaleleri birlikte getirir. Gerçekte, uygun pratiğe sahip ve alışık olmayanlar yüzleştirmeyi kavram içerisinde sınırlandırılmış, sınırlar ve çeşitlilik içerisinde dar ve en kötü ihtimalle tek düze, muhalif ve düşmanca bulabilir.

Başarılı bir yüzleştirme bunlardan hiç birisidir. Yüzleştirme borderline hastanın psikoterapisinin ilerleme içerisinde olmasını ayarlayan ve terapinin en son varış noktasına rotası içerisinde ilerlemesini sağlayan bir katalizördür. Borderline kişilik bozukluğunun tedavi sürecinde bu hedeflere ulaşmak için yüzleştirmenin uygun kullanımı terapistin empati, içgözlem, yaratıcılık - ve anlama bilgi birikimi kapasitesini ortaya çıkarır.

Empati terapiste, hastanın herhangi bir anda ki ihtiyaçlarını belirlemesi ve bu ihtiyaçlara hitap etmesini sağlamak için yüzleştirmeyi kullanmasına olanak verir. Her yüzleştirme o hastayı optimum düzeyde dikkate alma, o anda ortaya konan direnç ve savunmanın gücüne ve doğasına uygun olma ve de tedavinin amaç ve hedeflerinin sınırları içerisinde bulunan aşamaya uygun olma özellikleri ile benzersiz olup statik ve kişisel olmaktan da uzaktır. Eğer psikoterapik durum içindeki empati, hastanın psikolojik ihtiyaçları ile birlikte terapistin dolaylı olarak ne olduğunu tespit etmek için yeteneğinin yolunu açıyorsa, bu durumda borderline hastalar ile çalışan terapistin kullanabileceği en empatik müdahale yüzleştirmedir.

Yüzleştirmenin kullanılması hem terapistin kendi hislerini hem de terapinin gelişimini gözlemlemek için terapistin içgözlemi (introspeksiyon) kullanmasını gerektirmektedir. Yüzleştirme kesinlikle terapistin mahrumluğu, öfkesi, ihtiyaçları ve hassasiyetinden dolayı hastayı yönlendirme, idare etme (manupule etmek) ve ya hastaya baskı uygulama gayreti olmamalıdır. Böyle bir yüzleştirme etkisiz olacaktır ve belki de daha büyük bir güvensizliği, direnci ve eyleme vurmayı teşvik edecektir.

Hayal gücü (imgeleme) formundaki yaratıcılık, mizah, mecaz ve semboller çok büyük önem taşımaktadır. Başarılı yüzleştirme kullanımı sitili, dili, terapiste özgü hayal gücünü dikkate almak zorundadır. Yüzleştirme sanatı taklit etme ve tekrarlama olayı değildir. Herhangi iki hastadaki yüzleştirmemde aynı formu ve aynı içeriği nadiren kullanmışımdır. Kendine has hayal gücünü çizmektense diğerleri tarafından kullanılmış yüzleştirme tekniklerini kopyalayan terapist yüzleştirmeyi kritik bir araç olarak değil ama terapötik deli gömleği olarak tecrübe edecektir.

En son ve en önemlisi, başarılı yüzleştirme uygulamasında, terapistin hem “yapılması gerekenler ve gerekmeyenlere” hem de terapötik süreci tanımlayan ve temelini oluşturan teorik kavramlara da hakim olmasını gerektirmektedir. Herhangi bir sanat gibi, yüzleştirme sanatı da teori ve prensibin sesli anlaşılması esasına dayanmaktadır. Bu bölümün geri kalanı bu alanların derinlemesine analizine adanmıştır.

TANIMLANMIŞ YÜZLEŞTİRME

Yüzleştirme sağlıklı egonun ifade edilmesine ve faaliyetine ve ya ortaya çıkan gerçek kendiliğe karşı direnişi veya savunmasını hastaya gösteren terapötik müdahaledir. Bu biçimde belirlenmiş, yüzleştirmenin kullanımı borderline kişilik bozukluğu terapisi ile sınırlandırılmamıştır. Gerçekte fark, yüzleştirmenin borderline hastalarda ki rolünün ana ve benzersiz önemidir. Bu borderline hastalık tedavisinde vurgulanması şart olan yüzleştirmenin önceliğidir. Böyle bir empatik ifade yüzleştirmenin önceliğini doğrulamak için başarılı bir şekilde hitap edilmesi gereken 3 soru akla getirir. Terapist niçin borderline hastayı yüzleştirmeye ihtiyaç duyar? Terapist hastanın psikopatolojisinde neyi yüzleştirir? Terapist terapötik hedeflere ulaşmak için nasıl bir yüzleştirme yapmalıdır?

Terapist niçin borderline hastayı yüzleştirmeye ihtiyaç duyar?

Tarihte borderline kişilik bozukluğu tedavisindeki başarı uzun gecikmeye uğramıştır. Bunun birçok sebeplerin arasında en önemlisi ekseriyetle borderline hastaların tedaviye daha iyi olmak için gelmediklerinin anlaşılmasındaki başarısızlıktır. Daha ziyade öncelikli olarak iyi hissetmek için tedaviye girerler, iyi hissetmek genellikle iki senaryodan her birini ve ya ikisini de yaratır: (1) Borderline hasta, öncelikli ve önemli kişi olma görevini yapacak ve gerekli koruyucu rolünü üstlenecek terapist arar. (2) Borderline hasta terapötik durum arar ve de geri çekilme obje ilişkisi parça birimi ve altında yatan terk depresyonunun eşlik ettiği acı veren hislerini üzerinde açığa vurabileceği, kurtulabileceği ve ya yansıtabileceği terapist arar.

Eğer bu iyi hissetme arzusu ne pahasına olursa olsun tedaviye girmenin tek etkeni (dürtüsü) ise, bu durumda borderline kişilik bozukluğu olan kişiler psikoterapiden yardım alamazlar. Ancak deneyimler göstermiştir ki; çoğu kez borderline hastanın iyi olmak istemeyen bir parçası - zaman zaman çok küçük bir parça olarak da görülse- vardır. Bu küçük parça – hastanın bozulmuş gerçek kendiliği ve asıl egosu- gelişimsel olarak durdurulmuş, eksik gelişmiş ve savaş halindedir. Seyrek olarak yardım çağrısı ortaya çıkar ve bu yardım çağrısı kendini zayıf, aciz, ızdıraplı fısıldamalarla bir anlık aşırı derecede veya dramatik, self-destructive veya self-mutilative tavır veya diğerine bağırma şeklinde ortaya çıkar.

Borderline hastanın bozulmuş kendiliği ile ve ya sağlıklı egosu ile müttefik olmak terapistin görevidir. Terapötik çerçeve – terapötik yapının genel düzenlemesi - ve yüzleştirme daha belirgin olarak hastanın kuşatılmış gerçek kendiliğinin ifadesini büyütmek ve açıklık kazandırmak için bir çeşit yankı odası olarak görev yapar. Yüzleştirme terapistin hastanın adeta çöp yığınına dönmüş sahte benliğine, savaş halinde ve bozulmuş gerçek kendiliği ile iletişim kurması için savunmacı kişiliğine, can alıcı testleri geçmesi ve tedavinin başlangıcında bozulmuş gerçek kendilik tarafından konumlandırılmış önemli sorulara cevap vermesi için sondaj yapmasına olanak verir. Bu sorular; “Bana yardım edilebilinir mi? Bana yardım edebilirmisiniz? Beni ciddiye alıyor musunuz? Bana kendi hislerimden, düşüncelerimden ve hareketlerimden sorumlu olacağıma izin vereceğinize, ısrar edeceğinize ve benden bunu bekleyeceğinize güvenebilir miyim?”

Bu soruların cevapları borderline kişisel bozukluğu hastası ile sadece yüzleştirme ifadeleri kullanımı aracılığı ile ilişkilendirilebilir. “Size yardım edebilirim.” Veya “Gerçekten anlıyorum ve umursuyorum.” Veya “Bana güvenebilirsiniz” gibi ifadelere hasta inanmayacaktır çünkü hastanın geçmişindeki deneyimlerinde bunlara inanacak bir sebebi yoktur. Bilakis, sağlıklı psikolojik gelişim için ciddi olarak ihtiyaç duyulan destek defalarca geri çekilmiş ve kullanım dışı bırakılmıştır.

Borderline hastanın terapinin başlangıcı, testi veya safhaları süresince sormak zorunda olduğu bu tüm soruların cevabı hasta ve terapistin terapötik birlikteliğe şekil verme kabiliyetini belirleyecektir. Ön testi geçen terapist hastaya geçmişin bitmek tükenmeksizin kendini zaman içinde tekrar etmeyeceği ve böylelikle hastanın geçmişin zaman içerisinde bitmek tükenmek bilmeyen tekrarına ihtiyaç duymayacağı umudunu sunar transferans eyleme vurma (transference acting out)) Düzenli olarak bu birlikteliği yaşamış olan ve ya sürekli bu birlikteliğe güvenen kişilerden farklı olarak, terapötik birliktelik borderline hastanın hayatında tamamen yeni bir ilişki için potansiyel imkan anlamına gelir. Bu yeni nesnel ilişki birimi için ve hastanın sağlıklı gerçek kendilik yapısını inşa etmesi için hastanın çabalarını kabul eden, bekleyen ve bu yönde cesaret veren kişi için bir modeldir. Kısaca, yüzleştirme borderline hasta ile terapötik birliktelik inşa etmek için ön şarttır.

“Terapötik birliktelik oluşana kadar borderline hastayı yüzleştiremem” düşüncesine inanmış terapist ve ya “ilk önce hastanın bağımlılık ve acizlik duygularının hiddetini tutmak için konteynır ve ya depo olabilme kapasitemi ispat etmeliyim” diyen terapist en baştan hastaya yardım etmenin terapötik hedefi olan iyileşmeden feragat etmiş olacaktır. Hastanın sahte benliğinin, savunmacı kendiliğinin ve hastanın kendisini iyi hissetmesi için yardım etme tuzaklarını Terapist kabullenecektir. Hastanın bozulmuş gerçek kendiliği bu danışıklı dövüşün kurbanı olacaktır.

Terapist neyi yüzleştirir?

Borderline hasta ile çalışırken, Patolojik savunmayı ve hastanın hem dışarıda hem de tedavi ayarlamaları içerisinde kendini gösteren dirençlerini yüzleştirmeye terapist hazırlıklı olmak zorundadır. Gerçeklik bozukluğu (distorsiyonda) ve düşüncelerin, duyguların ve eylemlerin sorumluluğundan kaçma nedeni ile uyumsuzluk (maladaptasyon) esnasında Borderline hastanın tüm girişimleri karşılanmalıdır. Bunlar hastanın sahte ve savunmacı benliğinin harekete geçirilmesi ve faaliyetinin ürünüdür. Bu can alıcı bir noktadır çünkü savunma ve direnç esnasında ki bu girişimler sahte ve savunmacı benlikle özdeşleşen ve bunu gerçek benlik olarak gören hastaya egemen olur.

Hastanın savunmaları ve dirençleri, hastanın kendine yıkıcı davranışlarını algılamasını bozmak ve aşırı iç ruhsal çatışması yaşanmadan patolojik ego yapısı içinde görev yapmasına sahte kişiliğe izin vermek için daima aynı tarzda görev yapar. Yüzleştirme borderline hastanın savunmacı faaliyetinin altüst eder. Bunlar bir araya getirildiğinde, Bu durum hasta tarafından görevlendirilen savunmacı faaliyetin sürekli yerini alan çatışma – altüst olma hissi, huzursuzluk ve anksiyete - yaratır. Ekseriyetle bu savunmacı faaliyetler borderline hastaların iyi hissetmesine ve ya dikkat edilmesine ve iyi bakılmasına ve ya en azından adaptasyon ve olgunlaşma yönünden muazzam bedeller öderken çatışmaya girmemesine olanak verir. Borderline hastalar tabi ki kötü hissederler, fakat bu gibi kötü hisler – genelde dışa vurulmuş derin hoşnutsuzluk (disfori) olarak – geri çekilme nesne ilişkileri parça birimi ile ilişkilendirilir ve bu gibi kötü hisler hastanın ne içerdiği ile ilgili ve iç ruhsal çatışma ile ilişkilendirilmiş olmak yerine ne çeşit bir kişi olduğu endişelerini yansıtır.

Borderline hastalar acı veren duyguları taşımaktan, eyleme vurma eğilimini sınırlamaktan ve olgun, uyumsal, gerçekçi davranışlar içerisinde olmaktan aciz oldukları şeklinde ki kavramlara inanır ve aktarırlar. Borderline hastalar diğerlerinin bakıcılık hizmetleri olmaksızın hayatlarını yönetemeyecekleri fikrine inanır ve aktarırlar. Borderline hastalar dış dünyanın – ve yaşayanlarının – hastanın tüm acı veren ve kızgın duygularının ve hastanın hayatını düzenleyen hayal kırıklıklarının birikimi olduğu fikrine inanır ve aktarırlar.

Yüzleştirme, terapistin kavramları ve fikirleri hitap etme ve onlarla mücadele etme tarzıdır ve borderline hastalar ile bunun tek yolu budur. Bunlar sadece terapötik yarar olabilecek eyleme vurmaktan ziyade sözsel ifade edilmiş hastanın çatışmasıdır.

Terapist Nasıl Yüzleştirir?

Terapist “nasıl” sorusunu yöneltirken, yüzleştirmenin temelde terapötik tarafsızlığın bir teknik kolu olduğunu unutmamak zorundadır. Borderline hastalar ile çalışırken, “terapötik tarafsızlık” terapistin boş ekran olduğu ve ya açık ve kesin terapötik referans çerçevesi olmaksızın terapi yapması anlamına gelmez. Gerçekte, borderline hastalar ile çalışan terapist, hastanın duyguları tanımlamasından ve taşınılmasından, seans sırasında bunları sözle ifade etmekten, uyumlu ve gerçekçi davranışlar içerisinde olmaktan sorumlu olduğuna mutlaka inanmalı ve bu inancı aktarmalıdır. Hasta bunları yapmakta başarısız olursa, terapist mutlaka yüzleştirme ile karşılık vermelidir. Yüzleştirme esnasında terapistin kullanacağı taktikler genelde klinik olarak örtüşen ve nadiren keskin farklılık gösteren 4 kategoriye ayrılmaktadır.

1. Sınır koymak,
2. Gerçekliğin test edilmesi,
3. Uyumsuz düşüncelerin, duyguların ve davranışların netleştirilmesi,
4. Uyumsuz düşüncelerin, duyguların ve davranışların etkenlerinin (güdülenimlerinin) sorgulanması.

Yüzleştirmenin biçimi ne olursa olsun, terapistin görevi hastanın bozulmuş gerçek benliği ve gerçeklik egosu ile hastanın sahte benliği, savunmacı benliği, patolojik ego yapısı tarafından yaratılan bozulmalarını katman katman soyup çıkararak ittifak yapmasıdır (bağ kurmasıdır).

Aşağıdaki örnekte, belirtilen taktikler sahte ve savunmacı benlik ile başa çıkabilmek için kombinasyon halinde kullanılırlar.

Hasta bir nesne alarak terapistin ofisinin içinde fırlatır. Bu durumda terapist şöyle demelidir; “ onu yere bırak. Ofis içerisinde böyle şeylerin fırlatılmasına izin vermem” (Sınır koymak) Bunun arkasından şu soru gelmelidir. “Ne hissetiğin hakkında konuşmaktansa neden bir şeyleri fırlatarak kendini ifade etmeyi seçiyorsun acaba?” (Patolojik davranışların sorgulanması ve etkenlerinin sorgulanması ve keşfedilmeye davet)

Ön değerlendirme sonrası ofisi terk etmek üzere olan hasta ansızın döner ve terapisti kucaklar. Terapist mutlaka bu davranışa bu 2 ifade ile cevap vermelidir; “Hastalarımı kucaklamam ve de hastalarımın beni kucaklamasını beklemem.” (Sınır koymak). “Kucaklama ve ya ofis içerisindeki herhangi diğer davranışlar ile ifade etmeyi arzuladığın duygular ne olursa olsun, bunları söz ile ifade etmen önemlidir.” Bu ifade gerçekliğin test edilmesinin imalı (örtülü) şeklidir. Bu ifade “terapötik durum tek iletişim aracına sahiptir bu da duyguların sözlerle ifade edilmesidir – davranışlar ve fevri hareketler ile değil - ”şeklinde kesin kuraları ve yapısı olduğu görüşünü aktarır. Bu tip durumda terapistin görevi arkadaş olmak ve ya hastayı iyileştirmek değildir, daha doğrusu terapistin bu durumdaki işi hastanın duygularını hastanın hareketlerini eninde sonunda değiştirmesine yardım edecek şekilde anlamasıdır.

Kucaklaması ret edilen hasta muhtemelen terapistin soğuk ve ilgisiz - umduğu ve ya inandırıldığının aksine bir terapist- olduğu şeklinde tepki gösterecektir. Bu noktada, Terapist hastanın patolojik savunmasını yüzleştirebilecek açıklığa kavuşturma dizgesi ve sorgulamalar kullanabilir. Bunlar;

“Beni bu kadar çabuk, ilgili iken ilgisiz ve sevimsiz, iyi iken kötü olarak görmen şaşırttı. Sanki ben iki farklı insanım” (bölmenin uyumsuz sonuçlarının yüzleştirilmesi)

“Sanki bir sonraki seansa kadar bana tutunmak kendi duygularına tutunmaktan daha kolaymış gibi davranıyorsun” (yapışkanlık güdülenmesinin yüzleştirilmesi)

“Acaba neden duygularını sözler yerine hareketlerinle dile getirdiğini, bunun açık olarak senin hayatını sıkıntıya sokan ve burada yardım aramana sebep olan şey olduğunu işaret ettiğimde sinirleniyorsun?” (eyleme vurumun uyumsuz sonuçlarının yüzleştirilmesi)

“Acaba neden işimi yaptığımda ve senden de sana düşeni yapmanı beklediğimde böylesine sinirleniyorsun.” (Ödüllendirici nesne ilişkileri parça biriminin yansıtılmasının gerçekliği test edilerek yüzleştirilmesi. Diğer bir deyişle; terapistin hastanın şikâyetlerini, çocuksuluğunu, gerileyen (ilkelleşen) hareketlerini ödüllendireceği arzusu/hayali.)

“Sen bu tür duyguları geçmişte ve şimdi çok sıklıkla sana sıkıntı veren duygular olarak tanımlarken; anladığım kadarı ile sanki sen işimi yapmam için beni suçlu ve kötü hissettirmeye çabalıyorsun. Acaba bunlar niçin oluyor?” (Uyumsuz davranışların sonuçlarına dikkat çekerek, geri çekilme nesne ilişkileri parça biriminin izdüşümsel tanımlanması için güdülenimleri (harekete geçiren etkenleri) sorgulayarak yüzleştirme – diğer bir deyişle, hasta kudretli kontrol nesnesi/ebeveyn ile özdeşleştirildiği esnada terapist reddedilmiş “kötü” kısmi kendilik (part-self) gösterimleri ve kötü, aciz ve suçlu hissetme eylemlerine maruz kalıyorken rolleri tersine çevirirken geçmişin tekrarlanması arzusu/hayali)

Yüzleştirmenin çeşitli olduğunun tekrardan altını çizmek gerekmektedir. Her bir savunma durumu ve gerçeklik bozulması durumu terapist tarafından yüzleştirilmek zorundadır, fakat yüzleştirmenin biçimi ve içeriği hastaya, terapiste ve duruma özgün olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Zaman zaman en etkili yüzleştirme terapistin sessizliği olacaktır. Bu durum özellikle seansın, tedavinin ve de hastanın hayatının kabul edilen sorumluluklarını terapistin üzerine almasına, yön vermesine ve yapmasına izin vermeye çok hevesli olan hastalar için geçerlidir.

Yüzleştirme taktiklerini (Nasıl?) öğrenmek sabır ve kararlılık gerektirir. Terapist ödeme şartları, telefon görüşmeleri, tatil ve bunun gibi konularda uygun limitler koyabilir, fakat bu tip beklentiler (limitler) sadece sözde değil aynı zamanda eylemde de korunmak zorundadır. (Konulan limitlerden taviz verilmemelidir.)

Terapist, hastanın yüzleştirmeye karşılık gösterdiği tavır ve hareketleri devamlı izlemeyi öğrenmek zorundadır. Terapist, hastanın terapisti yönlendirme ve yönetmeye yönelik baskı altına alma çabası içerisinde iken aciz hissetme ve aciz olma arasındaki farklılığı bulanıklaştırma girişimlerinin uygun bir biçimde gerçeklik testini yapabilir. Bununla birlikte, terapist, hastanın daha çok kendilik aktivasyonu ve kendinden emin tutum göstermesini beklemeden yüzleştirme yapmalıdır.

Terapist, azimle devam etme arzusu içerisinde olmak zorundadır. Terapist çoğu zaman uyumsuz aktivitelerin sonuçlarına dikkati çekebilir ve açıklık getirebilirken bazı zamanlar bunu yapmakta başarısız olabilmektedir. Terapistin yüzleştirme seviyesi zaman zaman çok yüksek olabilir. Uyumsuz ve patolojik aktivitelerin hepsini yüzleştirmekte başarısız olmak tedaviyi ortadan kaldırmayacak fakat yavaşlatacaktır. Terapist ve hasta sanki “terapötik ça ça ça” – sürekli iki adım ileri bir adım geri - yapıyormuş gibi hissedecektirler.

Sonuç olarak, soruların kullanılması yüzleştirme sanatı içerisinde can alıcı ve merkezi yöntemdir. Bu yöntemde ifade edilmeden anlaşılmak (ima etmek), hastanın içgözlem, içgörü ve patolojinin esaslarını ve köklerini anlama kabiliyetinin beklentisidir. Buna ek olarak, soruların kullanımı patolojik davranışların anlaşılabilir olduğu mesajını aktarır, ve aynı zamanda bu soruları kullanmak hastanın kişilik deorganizasyonun sebep ve de etkilerinin üstesinden gelebilmek için sahip olduğu en üst düzey beceri ve kabiliyetinin hissini, kanısını aktarır.

ETKİLİ YÜZLEŞTİRMEDE BAZI ENGELLER

Borderline hastanın yansıtma (projective) savunmasının tutsağı olan terapist daha az etkili yüzleştirme yapabilmektedir. Bu hastalar, temsili dünyalarını düzenlemek, çatışma ve ızdırap dolu duygulanımlarına (afekt) karşı savunma yapabilmesi için yansıtma (projective) tekniklerine uygundurlar. Borderline hastayı tedavi ederken, Terapist hem ödüllendirici hem de çekilme nesnesi ilişki parça birimi projeksiyonu içine girmekten kaçınmak zorundadır. Yoksa terapist hastanın arzuları ile korkuları arasında tarafsız, eşit mesafe duruşunu korumaktan aciz kalacaktır. Belirgin olarak, terapist hastanın arzularından, önemli ve ilgilenen kişi olmaktan ve hastanın terk depresyonu amacı ile depo için algılanan ihtiyaçlardan, ve de kontrol edilme ve terk edilme korkusundan kaynaklanan projeksiyondan kaçınmak zorundadır.

Aşağıdaki vaka özetinde uygun yüzleştirme uygulaması ve de tedaviyi zayıflatacak muhtemel tuzaklar örneklendirilmiştir.

Süpervizyon esnasında terapistin naklettiklerine göre; Hasta tedavinin seyri sırasında sarhoş bir halde tehlikeli ve uyuşturucu ile bağlantılı eyleme vurma sergilemiştir. Terapist hastayı kendisini içine attığı tehlike ile yüzleştirir ve daha da ileriye giderek böyle bir hareketin devam edemeyeceğini vurgulamıştır. (Limit koyma örneği) Çünkü hasta bu davranışını terapistin önemsemediği duyguları ile ilişkilendirmiştir. Terapist öfkeyi eyleme vurulmasına değil bilakis kendinin önemsemediği duyguları ile çalışmanın zorunluluğuna dikkat çekmiştir.

Bu noktaya kadar terapist yüzleştirmesinde tutarlıydı. Terapistin Hastaya, tehlikeden sakınmanın yolu gerçeklik testi sürecinde devam eden duyguları (Duygusal durum gerçek duruma karşı) ile çalışmak olduğu yönünde ve bu duyguların sözsel olarak ifade edilmesinin daha uygun olduğu yönünde telkinde bulunmuştur.

Bu noktada, terapist bununla birlikte hastanın öfke anlarında terapistin var olmadığı duygularını, bu duygulanımı keşif etmeyi cesaretlendirerek değil fakat daha çok aşağıda ki müdahaleyi yaparak ele almayı tercih etmiştir;

“…Her ne zaman seninle ilgilenmediğim inancına sahip olmaya başlarsan ve doğal olarak bu inancı takip eden yoğun öfke hissedersen beni ara. Böylece benim gerçekte ilgilendiğimi ve var olduğumu ve hiçbir yere kaybolmadığımı öğrenmiş olursun. “ Bu tutumla yapılan görüşmeyle terapist hastanın ödüllendirme birim projeksiyonuna müdahale etme riskine girmiştir. Ve böylece terapist hastayı duygularını keşfetme ve hakim olma sorumluluğundan kurtarmıştır. Hatta terapistin bu yolla hastanın duygulanımına hakim olamadığı ve başa çıkamadığını hissettiği bilgisini aktarmıştır. Bundan başka, bilişsel alanda, terapist gerçeklik testindeki başarısızlıklardan birinin hastanın problemi olduğunu kabul ederek çok daha büyük potansiyel karışıklık ve bozulma yaratmıştır – özellikle nesne değişmezliğini elde etmekteki başarısızlıktan ziyade nesne kalıcılığını devam ettirerek. Hastanın terapistin bağımsız mevcudiyetini idrak edemeyeceği kuşku uyandırmaktadır; Hasta terapistin varlığı olmadan uyumlu (adaptiv) işlevselliği sağlayamayacağını hissediyor olması çok daha fazla inandırıcıdır. Sonuç yorumlarında, terapist bu kavramları ilişkilerin duygulanma durumu olarak değil fakat ilişkilerin gerçek durumu olarak tasdik ediyor. Velhasıl Terapist daha kontrol dışı olmayı, hastanın duygularını geriletme ve tahrip edilmesini dolaylı olarak telkin etme risklerini almıştır daha da uygun olanı, Hasta her zaman ve her yerde terapistin ilgi ve alakasının esiri olacaktır.

Terapist daha fazla tarafsız ve realistik terapötik tutum içerisinde olabilirdi değil mi? Örneğin şu ifadeyi kullanabilirdi;

“Sen sanki benim seninle ilgilenmem için günün 24 saati ulaşılabilir telefon başında olmama çalışıyorsun. Acaba neden beni kendin ile ilgilenemeyeceğine inandırmak için bu kadar çok çabalıyorsun?”

Birde ilaveten hastanın projective savunma kullanımı tarafından terapist için yaratılan gizli tuzağın örneğine bir bakalım. Aşağıdaki supervizyon saatlerinin tanımlamasında, benim sayısız defa duyduğum bir tema ortaya çıkmıştır.

Bir süre ben yerel terapistin hastayı self-yıkıcı davranışlarının gerçekliği ile yüzleştirme ihtiyacı olduğuna dikkatini çektim. Psikiyatra ilk reaksiyonu “ Eğer hastayı kendi eyleme vurmaları ile yüzleştirirsem, hasta beni ilgisiz, eleştirici ve hastanın sahip olduğu her türlü ufacık özsaygısını söndürmeye çalışmakla suçlayacaktır. Ben de empatik olmadığımı hissedeceğim.

Bende esas itibari ile bu problemin borderline bir hastadan beklenen hastanın kendi yorumlarından değil de psikiyatrisin kendi duygularından kaynaklandığı şeklinde cevap verdim. Problem psikiyatristin hastanın kendisi ile ilgili ilgisiz ve eleştirici tanımlamasını kabul etmesidir. Gerçekte psikiyatrist hastaya “Neden ben, ne zaman içinde bulunduğun gerçeklik dağınıklığına dikkatini çeksem sen benim ilgisiz ve eleştirici olduğumu düşünüyorsun?” anlamı taşıyan bir şeyler söylemeliydi.

Borderline hasta ile etkili bir biçimde çalışmak için, terapist hastanın savunma durumu içerisinde ve sahte kişilik, savunmacı kişilik ortaya koyacağını unutmamalı. Bu hastanın hayatındaki sürekli durumdur ve eğer gerekli müdahaleler yapılmaz ise terapinin de durumu bu olacaktır. Yüzleştirme hastayı borderline üçlemesine sevk ederken savunma durumunu geçici olarak engeller. Daha ileri ve sürekli yüzleştirme olmaksızın tedavi tekrar tekrar durabilir ve hasta savunma durumunu tekrardan başlatır. Daha ileri yüzleştirme ile psikoterapi ilerlemeye devam eder.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yüzleştirme Tekniğinin Uygulanması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     76 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Terapide Yüzleştirme Psk.Elif HERGÜNER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,152 uzman makalesi arasında 'Yüzleştirme Tekniğinin Uygulanması' başlığıyla benzeşen toplam 4 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:41
Top