2007'den Bugüne 81,712 Tavsiye, 25,948 Uzman ve 18,155 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Mahremiyet Bilinci
MAKALE #16385 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Mart 2016 | 5,059 Okuyucu
MAHREMİYET BİLİNCİ
Görev yaptığım okullarda ve yaşadığım toplumda çocuklar ve gençlerin birbirlerine nasıl davranacaklarını, ilişkilerde nelere dikkat etmeleri gerektiğini, kavrayamadıklarını ve bir bocalama içerisinde olduklarını gözlemlemekteyim. Bu sorunun suçunu sadece çocuklara ve gençlere yıkmanın kolaya kaçmak olduğunu bildiğimden gerek ebeveynler olarak gerekse de eğitimciler olarak herkesin üzerine düşen görevler olduğu anlayışıyla kanayan yarayı en azından pansuman etmek amacıyla bu yazıyı kaleme almış bulunmaktayım. Cinsel tacizlerin/İstismarların, akran zorbalığının arttığı günümüzde çocukları korumanın ilk adımı onlara mahremiyet eğitimi vermenin ne kadar önemli olduğu gerçeği anlaşılmaktadır. Bu eğitim sayesinde onlar kendilerinin ve başkalarının özel alanını korumayı öğrenerek daha sağlıklı bireyler olabilirler. Mahremiyet eğitimini alan çocuklar kendi özel alanını bilir, bu alanını korur ve başkalarının özel alanlarına da saygı gösterirler. Bu durum, aynı zamanda çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimine zemin de hazırlar.
Mahremiyet bilinci; özel hayata saygıyı, Başkasının hakkını korumak kadar, kendi hakkına tecavüz edilmesini engelleme bilincidir. Mahremiyet eğitimi, cinsel eğitimden daha kapsamlı bir kavramdır. Cinsel eğitim, çocuğun kendi cinselliğini tanıması, gelişim sürecinde cinsellikle ilgili yaşayacağı fiziksel ve duygusal farklılıkları öğrenmesi yanında, anne babasına sorduğu cinsellikle ilgili soru ve cevapları kapsar. Mahremiyet eğitimi ise cinsel bilgilerin yanında daha çok kendisinin ve diğer insanlarının özelinin/özel alanının farkına varması, sosyal hayatın içinde kendi özel alanını koruması, diğer insanların özeline saygı duyması, kendisi ile çevresi arasında sağlıklı sınırlar koyması gibi bilgileri içerir. Mahremiyet çocuklara sınırları öğretmektir aynı zamanda. Mahremiyet eğitimi öncelikle anne baba tarafından verilmelidir. Bu eğitimin verilmesi çocuğun ruhsal ve cinsel açıdan korunması adına çok önemlidir. Çocuğa mahremiyet eğitimi verirken aşağıda belirtilen konulara dikkat edilmelidir.
1. Özel Alan Tanımlama: Çocuğun kendi mahremini, özel alanını koruyabilmesi için öncelikle bu alanı çocuğa tanımlamak gerekir. Vücudun kişiye özel olan bölgeleri, bu bölgelerin gizlenmesi gerektiği çocuğa iki yaşından itibaren yavaş yavaş anlatılmalıdır. Bu alanın başkalarından gizlenmesi ve anne-baba ve doktorlar (anne -babanın bilgisi dahilinde) dışında bu bölgeye kimsenin dokunmaması gerektiği çocuğa öğretilmelidir. Bu alanların kişiye özel olduğu belirtilmeli ve kimseye gösterilemeyeceği anlatılmalıdır. Çocuk, kendi özel alanını korumayı, başkalarının da özel alanlarına dokunmamayı ve bakmamayı öğrenecektir. Bedenin de bir mahremiyeti vardır. Vücudun belli bölgelerinin başkaları tarafından görülmesi ve dokunulmasının doğru olmadığı, aynı zamanda bizlerin de başkalarının belli bölgelerine bakmamamız ve dokunmamamız gerektiği 3-4 yaşlarından itibaren çocuklara anlatılmalıdır. Modern ve rahat olma adına bazı ebeveynler, çocuklarının yanında çok açık kıyafetler giyinip, oldukça rahat hareket edebilmekte, çocukları insan bedenini tanısın diye birlikte çıplak banyo yapıp, tuvalete birlikte girebilmektedirler. 6-7 yaşlarından itibaren çocukların tek başına banyo yapmasına fırsat tanınmalıdır. Siz ancak çocuğunuzun tam temizlenmediğini düşünüyorsanız, duştan çıkmadan önce yardımcı olunuz. Ancak bu durumda da çocuğun iç çamaşırı mutlaka üzerinde olmalıdır. Yine bu yaşlardan itibaren banyoda, kız çocuğa annesi, erkek çocuğa da babası yardım etmelidir.
2. Odanıza İzin Alarak Girmesi Gerektiğini Öğretme: Çocuklara dört-beş yaştan itibaren anne-babanın odası kapalı ise odaya kapıyı çalarak ve izin alarak girmesi gerektiği öğretilmelidir. Çünkü bu oda anne-babanın özel alanıdır ve özel alanlara girişte izin alınır. Ebevenler de Çocuğun odasına girerken kapısının çalınması ve izin almadan içeri girilmemelidir. Bu davranış çocuğa iyi bir model oluşturacaktır. Odaya izinsiz girdiğinde çocuğa, “Odamızda giyiniyor olabiliriz, bu yüzden kapı kapalı ise tıklatıp izin alarak içeri girmelisin şeklinde” açıklama yapılabilir. Çocuklar odaya gizlice girip saklanmayı veya kapı deliklerinden içeriyi gözetlemeyi oyun gibi kabul edip severler. Başkasını gizlice gözetlemenin ileride ciddi ahlaki sorunlar oluşturabilecek bir durum olduğu unutulmamalı ve bu konuda çocuklar uyarılmalıdır.
3. Tuvaletin Kapısını kapalı Tutması Gerektiğini Öğretme: Çocukların iki yaşında tuvalet alışkanlığını kazanması, en geç dört yaşında tuvalet sonrası temizliklerini yapmayı öğrenmesi beklenir. Anne-baba bu dönemleri dikkate alıp çocuğa tuvalet eğitimi verebilir ve eğitimin bir parçası olarak tuvalette yalnız olunması, başkalarının göreceği şekilde tuvaletini yapmaması gerektiği çocuğa anlatılabilir. Çocuk oturak (lazımlık) kullanıyorsa, bu oturak evin ortak kullanım alanlarına konmamalı, tuvalet ya da banyoda kullanılmalıdır.
4. Çocuğun Özel Alanlarına Saygılı Olma: Çocuğu küçük yaştan itibaren başkalarının yanında giydirmemek, altlarını değiştirirken bile bir başka odaya götürmek çocuğun mahremiyetine saygıyı gösterir. ”Daha küçük” diye düşünerek çocuğu iç çamaşırına varıncaya kadar başkalarının önünde soyup giydirmek doğru değildir. Özellikle dört-beş yaşından sonra çocuğu iç çamaşırı ile yıkamak, iç çamaşırı çıkarırken ve temizlerken gözleri kısarak ya da başı hafif yana çevirerek o alana saygı gösterdiğimizi hissettirmek çocuklarda mahremiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlayacaktır. Yedi yaşından sonra banyoda çocukların kendi mahrem alanlarını kendi temizlemelerine fırsat tanımak da mahremiyet duygusunun gelişimi açısından güzel olacaktır. Yine kardeşleri dört-beş yaşından sonra birlikte banyoya sokmamak, sokulması zorunlu olan durumlarda ise onları iç çamaşırları ile yıkamak gerekmektedir. Sağlıklı bir mahremiyet duygusu açısından çocuğun başkalarının önünde elbiselerini çıkarmaması, giyinip soyunmaması gerektiği ayda birkaç defa tekrar edilerek çocuğa hatırlatılmalıdır. Tabi ki anne- babanın da çocuğun görmeyeceği bir alanda giyinip-soyunması da çocuğun bütüncül bir mahremiyet duygusu geliştirmesi açısından önemlidir.
5. Çocuğun Cinsel Organlarını Sevgi Objesi Yapmama: Küçük çocukların cinsel organlarına dokunarak, onları konu yaparak sevmek doğru değildir. Çünkü bu durum, onların özel alanlarının ihlalidir. Çocuk bu şekilde hem mahremiyet ihlaline uğramış olur, hem de başkalarının özel alanlarının kullanılarak onlara şaka yapılabileceği inancını taşır. Ayrıca çocukları cinsel organlarını konu ederek sevmek, onları kendilerini kötü niyetli yabancılardan korumak konusunda etkisiz kılabilir. Çocuk, bir başkası özel alanına dokunmak istediğinde bunun iyi mi yoksa kötü mü olduğunun ayrımını yapamayabilir. Bu sebeple bezlemek, pişik kremi sürmek ve temizlemek durumlarında bile abartıya kaçmamak, aşırı baskı uygulayarak silmemek, çocuğun cinsel organlarıyla oynamamak daha doğrudur. Çocuğun cinsel organlarını şaka konusu yapmak, göstermesini istemek, onlara dokunmaya çalışmak çocuğun cinsel kimlik gelişimi açısından oldukça sakıncalıdır.
6. Özel Mekan Tanımlama: İlkokul dönemi ile birlikte çocuklar için evde bir çekmece ya da sepet belirlenip, çocuğa özel eşyalarını buraya koyabileceği söylenebilir. İlk başlarda çocuklar buraya gerekli gereksiz birçok şeyi koyabilir, ancak zamanla daha seçici davranacaklardır. Onun bu özel alanını anne-babanın izin alarak kullanması çocuğun özel alan düşüncesini pekiştirir. Ergenlik dönemi ile birlikte gençler, kilidi olan daha güvenli özel alanlar talep edebilirler. Ergenler yalnız kalmak isteyebilirler, çocukluk dönemine göre daha utangaç olabilirler. Vücudunu anne-babasından gizlemek isteyebilirler. Onların bu taleplerini normal karşılamak, özel alanlarına izinsiz girmemek, telefonlarını karıştırmamak, günlüklerini okumamak daha doğru bir davranıştır. Birisinin eşyasına dokunmadan, bir şeyi ödünç almadan önce izin istemek gerekir. Küçük çocuklarda sınır tanımadan izinsiz şekilde eşyaları elleme ve dokunma davranışına sık rastlanır. Anne babalar bu duruma hiç müdahale etmezlerse, çocukta gerçek sahiplik duygusu ve hak kavramları gelişemez. Başkasının mektuplarını açmak, izin almadan mesajlarını, e-maillerini okumak doğru değildir. Ebeveyn ancak çocuğun zarar gördüğünü düşündüğü durumlarda, olan biteni anlamak için izin almadan onun mesaj ve e-maillerini okuyabilir. Bunun dışında sadece merak için yazışmaların okunması doğru değildir.
7. Ebeveynle ve Kardeşle Yatakları Ayırmak: Bebeğin yatağının anne-baba yatağından ne zaman ayrılacağı tartışmalı bir konudur. Kimi psikoloji ekolleri çocuğa dilediği kadar müsaade ederken, kimi yaklaşımlar ise daha katı bir yaklaşımla çocuğun odasının ve yatağının ayrılmasını savunmaktadır. Bu konuda genel yaklaşım şu şekildedir: Altı aya kadar çocuk annesi ile yatabilir. Altı aydan sonra ise annesi ile aynı odada yer yatağında ya da beşikte yatabilir. İki yaşla birlikte çocuk yavaş yavaş bağımsızlığını kazanır ve kendi başına yemek yemeye, yolda kendi başına yürümek istemeye başlar. Bu dönem gelişim olarak da çocuğun odasının ayrılabileceği bir zamandır. Ancak yalnızlık, anneden ayrılma, karanlık gibi konularda aşırı duyarlı ve kaygılı olan çocukların zorla yataklarını ayırmak doğru değildir. Öncesinde var olan kaygılar uzman yardımı ile giderilmeli, sonrasında yatak ayrımına gidilmelidir. Bence bu konuda en doğru olanı çocuk doğar doğmaz yatak ve odanın ayrılmasıdır. Bizim kültürümüzde özellikle anneler bebekleri yanlarından pek ayırmak istemezler. Bu durumda 2 yaşına kadar bebek aynı odada olsa da, mutlaka yatağı ayrı olmalı ve mümkün olan en kısa zamanda odası da ayrılmalıdır. Birlikte aynı yatakta yatan kardeşlerin yataklarını ise dört-beş yaşından itibaren ayrılmalıdır.
8. Kız ve Erkek Çocukların Odalarını Ayırma: Kız ve erkek kardeşlerin ilkokul dönemiyle birlikte odaları ayrılmalıdır. Çünkü beraber bulundukları odada, giyinip soyunurken, yatarken, temizlenirken birbirlerinin özel alanını ihlal edebilirler. Ayrıca okulla birlikte çocuklara vücudunun dışında iç çamaşırlarının belki de özel eşyalarının (günlük vb.) bulunduğu bir özel alan da gerekebilir. Bu alanın farklı odalarda olması daha doğru olacaktır. Yer darlığı gibi sebeplerle bu konu ertelenmemelidir. Gerekirse diğer bir odada bir köşe oluşturularak çözüm bulunmalıdır. ‘Onlar kardeş bir sorun olmaz’ diye düşünmek kadar, bu konuda aşırı kaygılı davranıp endişelerimizi çocuklara hissettirmek de sakıncalıdır.
9. Özel Alan İhlallerine Tepkinizi Belli Etme: Çocukla birlikte dışarıda gezerken veya televizyon izlerken aniden karşımıza mahremiyet ihlali içeren sahneler ve durumlar çıkabilir. Bu gibi durumlarda çocuğa bir şey demeden onun duyacağı şekilde mahremiyet ihlali yapan kişiye tepki belli edilebilir. Örneğin bir televizyon sahnesinde arkadaşlarının mahrem alanına şaka amaçlı dokunan kişiye seslice kızılabilir. “İnsanların özel yerlerine dokunulmaz” gibi cümlelerle tepki belli edilebilir. Böylece çocuk anne-babanın tepkilerini modelleyerek mahremiyet ihlallerine karşı duyarlı hale gelir. Çünkü çocuklar anne-babaların kendilerine değil de başkalarına verdikleri tepkiler yoluyla daha kolay öğrenmektedirler.
Suistimal ve tacize karşı çocuklar nasıl eğitilmeli?
Çocuklar, "Kötü niyetli kişi ve davranışları" konusunda bilgi birikimine sahip değildirler. Kötü niyetli kişiler bazen bir komşu, hiç umulmayan bir tanıdık veya çocuğun en sevdiği bir öğretmen olarak çocuğun karşısına çıkmakta ve çocuklar bu kişilerin anormal davranışlarına nasıl karşılık vereceğini şaşırmaktadırlar. Anne babalar çocuklarının başlarına bir şey gelecek endişesi ile, kötü niyetli kişilerin kimler olabileceğini anlatmak isterler. Ancak, kötü niyetli kişilerin kimler olabileceğini ve kötü niyetli kişilerin nasıl davranacağını çocuklara erken yaşta aktarmak, çocuğu şüphe ve korku nevrozuna itebilir. Bu nevroza giren çocuklar, ilerleyen yıllarda sosyal yaşantıdan korkan, içine kapanık ve problemli birileri olarak karşımıza çıkabilir. O halde, çocuklar, cinsel suiistimal ve tacize karşı nasıl eğitilmelidirler sorusu akla gelmektedir. İşte bu sorunun cevabı temel davranış refleksinde yatmaktadır. Temel davranış refleksi, "anormal davranışlar karşısında bedenin bir refleks halinde kendisini koruması" şeklinde tarif edilebilir. Bu refleks çocuklara 4-7 yaş arasında kazandırılır. Çocuklarda refleks davranış oluşturmanın üç aşaması vardır:
1- Bedenim bana aittir bilinci" nin oluşturulması,
2- Vücudum görünmemeli" hissi,
3- Kim kimdir?" bilinci...
1- Bedenim bana aittir bilinci
Çocuğa, bedeninin kendisine ait olduğu ve izin verilmedikçe kimsenin bedenine dokunamayacağı bilinci dört yaşından itibaren yedi yaşına kadar aşağıdaki yöntemler izlenilerek kazandırılabilir.
"İzin verirsem dokunabilirsin!" bilinci: Çocukların kendi bedenlerine kendilerinin izni olmadan dokunulamayacağı, öpülemeyeceği ve okşanamayacağı bilinci verilmelidir. Ebeveynlerin, 4-5 yaşından sonra, çocuklarını öperken (bazen), "seni öpebilir miyim?" diye müsaade istemeleri, bu bilincin oluşmasında etkilidir. Çocuğun güçsüz bedeni, herkes tarafından izinsiz kullanılması, çocukların kendi bedenlerini koruma refleksini kırmaktadır.
"Dokunulması yasak olan yerlerim" refleksi : Anne babalar, çocuklarını 4 yaşından sonra cinsel organlarına dokunarak, öperek, okşayarak sevmemelidir. Bu tür davranışlar, özellikle yedi yaşından sonra, çocuklarda dokunulma halinde "rahatsız olma" reflekslerini zayıflatır.
"Fiziksel baskıya direnme" refleksi : Çocukların itilip kakılarak büyütülmesi, bir işin zorla ve fiziksel şiddet uygulanarak yaptırılması, çocuklardaki fiziksel şiddete direnme refleksini kırar. Çocuk büyüklere karşı güçsüzlüğünü kabul eder ve zor anlarda güçlüye kendini teslim etme pasifliği kazanabilir. Bu nedenle, çocuklar hiçbir zaman fiziksel güç kullanılarak, bir işe razı edilmemelidir.
2- "Vücudum görünmemeli" hissi : Vücudum görünmemeli (mahremiyet hissi) kazandırılan çocuklar, bedenlerinin başkaları tarafından görünmelerinden rahatsız olurlar. Mahremiyet duygusunun kazandırılabilmesi için, aşağıdaki davranışlar araç olarak kullanılabilir.
" Banyoda çıplak olunmaması" bilinci : Bu bilincin oluşması için, çocukların 4 yaşından itibaren, banyo yaparken, mutlak surette külotu üzerinde bulundurulmalıdır. Çocuğu banyo yaptıracak ebeveyn ile çocuk aynı anda banyo yapmamalı. Çocuk yedi yaşından sonra hiçbir şartta bir başkasının çıplak vücudunu görmemelidir.
" Tuvalette benden başkası olmamalı" bilinci : Dört yaşından itibaren çocuklar, anne babaları ile aynı anda tuvalete girmemeli, anne baba çocuklarını dışarıda beklemelidir. Okulda da arkadaş(lar)ıyla aynı anda tuvaleti kullanmamaları anlatılmalıdır.
" Soyunma ve giyinmede yalnızlık" ilkesi : Çocuk, gece kıyafetini giyerken, birinci derecede yakınlarının yanında soyunup giyinmelidir. Çocuk vücuduna yönelen bakışlardan rahatsız olabilmesi için yedi yaşından itibaren kıyafetini gözlerden uzak bir yerde giyip çıkartmalıdır.
" İzin verirsem, kabul edilirsin" ilkesi : Yedi yaşından itibaren çocukların odalarına girerken izin alınmalı, çocuğa "izin verme" inisiyatifi kazandırılmalıdır. Bu davranış kalıbı hem çocuğun kişiliğine saygıyı, hem de çocuğun rahatsız olduğu bir harekete itiraz etme becerisini kazandırır.
3- "Kim kimdir?" bilinci : Çocuklar için herkes güvenilirdir. Ancak gerçek öyle değildir. Bu nedenle çocuklara, ilk yaşlardan itibaren kimin kim olduğu bilinci verilmelidir. Buna "namahrem bilinci" de denilebilir. Çocuk, henüz küçük yaşlarda, anne, baba, amca, dayı, teyze, hala gibi birinci derece yakınlarını, diğer yakınlarından farklı olduğunu öğrenerek yetişmelidir. Bu bilincin oluşması için,
"Biz" bilincini genişletme : Çocuklarda yedi yaşına kadar "ben" bilinci hakimdir. Ancak çocukların "ben" diye ifade ettiği kişi, (sadece) kendisi değil, aynı zamanda kendi ihtiyaçlarını karşılayan anne-babasıdır da. Çocukların ilk yaşlardan itibaren birinci derecedeki akrabaları ile iletişim artırılarak, "ben" diye kabul ettiği "biz" çevresine birinci derece akrabaların da ilavesi sağlanmalıdır.
" Örnek kişiler" profili : Küçük yaşlardan itibaren, "anne, teyzenin yarısıdır" ya da, "amca, babanın diğer yarısıdır" gibi, çocuğun dünyasında birinci derecedeki akrabaların tam oturmasında deyim ve atasözlerinden faydalanılabilinir. Pozitif örneklerde, bu akrabalar verilmeli, negatif örneklerde asla birinci derecedeki akrabalar kullanılmamalıdır.
" Kimden, niye hediye?" sorgusu : Çocuklar, sürprizleri ve hediyeleri severler. Sürpriz ve hediyelerin ancak birinci derecedeki yakınlar tarafından verildiğinde "sorgulanmadan", üçüncü derecedeki kişilerden alınan her bir şeyde "sebep sorgulama" alışkanlığı kazandırılmalıdır.
“ Çocuğunuza Hayır Demeyi öğretin ” : Çocuğunuza istemediği şeyleri ifade edebileceğini, yetişkinlere de hayır diyebileceğini, bundan dolayı suçluluk duymaması gerektiği anlatılmalıdır. Kendisini tehlikede hissettiğinde, ya da başına kötü bir durumla(kendisini tehlikede hissettinde) karşılaşması durumunda avazı çıktığı kadar bağırması gerektiği, imdat çağrısında bulunmasının ayıp bir durum olmadığı anlatılmalıdır. Ona doğru gelmeyen şeyleri size iletmesini söyleyin. Çocukların her zaman abartılı söylemleri olabileceğini düşünün ama söylediklerini mutlaka araştırın ve kulak arkası etmeyin. İstemiyorsa birinin onu öpmesi veya sevgi göstermesi için zorlayıcı olmayın.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Mahremiyet Bilinci" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     74 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Çocuklarda Mahremiyet Bilinci ve İstismar Uzm.Psk.Dnş.Kerim CANDAN
► Mahremiyet Eğitimi Uzm.Psk.Büşra TONYALI
► Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Sosyal Medya ve Mahremiyet Psk.Eyüp TUNAHAN
► "Biz Bilinci" ile İletişim Uzm.Psk.Bilge ÇAPOĞLU
► Çocukta Sorumluluk Bilinci Uzm.Psk.Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,155 uzman makalesi arasında 'Mahremiyet Bilinci' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:19
Top