2007'den Bugüne 85,317 Tavsiye, 26,662 Uzman ve 18,985 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Antisosyal ve Paranoid Kişilik Bozukluğu
MAKALE #16419 © Yazan Uzm.Psk.Bahar ERDEN | Yayın Mart 2016 | 3,068 Okuyucu
“Antisosyal kişilik bozukluğu(ASKB), çocukluktan ya da ergenlik döneminin ilk yıllarından başlayarak, başkalarının haklarını saymama ve başkalarının haklarına tecavüz etme davranışları ile kendini gösteren, psikopatlık, sosyopatlık ya da dissosyal kişilik bozukluğu olarak da adlandırılan yaygın bir örüntüdür”(Özdemir ve ark.2010).ASKB gösteren kişilerde empati kabiliyeti gelişmemiştir. Oldukça kontrolsüz, sosyal ilişkilerde başarısız ve sorumsuz davranan kişiler olarak tanımlanırlar. Onbeş yaşından önce evden kaçma, kavga başlatma, silah kullanma, yangın çıkarma, başkalarına ait şeylere isteyerek zarar verme, yalana başvurma ve çalma gibi davranışlar gösteren çocuklar antisosyal kişilik bozukluğu için risk grubunu oluşturur. Daha erişkinlikte ise bir işi sürekli götürememe, sık sık tutuklanma, borçlarını ödememe ya da çocuklarına bakmama, geleceği düşünmeme, bir yıldan daha uzun süreli tek eşli ilişkiyi sürdürememe, vicdan azabı çekmeme gibi özellikler gösterirler.

Antisosyal kişilik bozukluğunu ortaya çıkartan nedenler üzerine yapılan araştırmalara baktığımızda, psiko-sosyal ve biyolojik nedenler karşımıza çıkmaktadır. Genel literatürde psiko-sosyal nedenler üzerine yapılan araştırmalar aile ve çocukluk yaşantılarıni içerir. Türk örneklemde yapılan bir araştırma genel literatürü desteklemektedir ki şiddete dönük suç işleyen antisosyal bireylerde, ailenin eğitim ve ekonomik düzeyinin düşük, aile bağlarının ve aile ilişkisinin zayıf olduğu saptanmıştır. Ayrıca aile bireylerinde şiddet, ağır cezalandırmalar, ihmal, ve işlenmiş suçlar bulunduğu, suç işleme yaşlarının ise 16 olduğu ve askerlik görevlerinde önemli disiplin sorunları yaşadıkları saptanmıştır.
Biyolojik nedenlere baktığımızda, ASKB olan bireylerde kaygı olmaması ile ilgili uyarılma sisteminde bir bozukluk olduğu konusunda veriler vardır. Sağlıklı insanlar birşeyleri yapmamayı klasik koşullanma ile öğrenebiliyor verdikleri tepkiler ve korkular sonrası. Ama eğer bu insanlarda tepki o kadar olamıyorsa veya eşik çok yüksekse, o tepkiyi vermek için olayların boyutunun büyük olması gerekiyorsa öğrenmek de o kadar zorlaşıyor.

Genel literatüre baktığımızda, işlenen suç ne denli ciddi ve suç işleyen ne kadar genç ise biyolojik katkıların o denli güçlü olduğunu görüyoruz. Genetik çalışmalar ikiz, aile ve evlatlık çalışmalarında hem ASKB, hem de suçluluk için güçlü genetik yatkınlık göstermiş. Olumsuz aile ortamının da ASKB’nun biyolojik yatkınlığını tetikleyen bir stress kaynağı olabileceği üzerinde evlatlık çalışmaları yapılmış(Barlow&Durand,2009).

Sinir sistemine baktığımızda beynin executive fonksiyonlarında , özellikle temporal ve frontal lobe yapısında ve işleyişinde, tıbbi rahatsızlıklara, kimyasal zehirlenmelere, ve genetik anormalliklere bağlı kusurlar bulunmus. Bunun etkilediği eylemler ise konsantrasyon, soyut sebep-sonuç çıkarma, planlama, amaç-hedef oluşturma, öz farkındalık, niyet edilmiş eylemleri başlatabilmek, ve düşük sözlü zeka.

ASKB olanlar çoğunlukla tedavi arayışına girmezler.Tanı da zaten genelde ruhsal gözleme göre değil, öyküye göre konulur. Genellikle evlilik sorunları, hukuksal meseleler, madde kötüye kullanımı sebebi ile terapiye zorla getirilirler. Hem tedavi hem de terapotik uyuşma kurmak son derece zordur. Terapinin etkinliği ümit verici değildir. Psikoterapinin amacı öfke ve düşüncesiz davranışlar üzerinde kontrol sağlamak, bunun sonucu olarak öfke yönetimi gibi spesifik davranışlara odaklanmak, alternatif başetme stratejileri geliştirmek, başkaları üzerindeki davranışlarının neticesini göz önüne alarak kişinin empati yeteneğini arttırmaktır.

Paranoid Kişilik Bozukluğu

Aşağıdakilerden en az dördünün olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, başkalarının davranışlarını kötü niyetli olarak yorumlayıp sürekli bir güvensizlik ve kuşkuculuk gösterme durumudur.

1.Yeterli bir temele dayanmadan başkalarının kendisini sömürdüğünden, aldattığından veya kendine zarar verdiğinden kuşkulanır.
2.Dostlarının veya iş arkadaşlarının kendine olan bağlılığı veya güvenirliği üzerine yersiz kuşkuları vardır.
3.Söylediklerinin kendisine karşı kötü niyetle kullanılacağından yersiz korkuları olduğundan başkalarına sır vermek istemez.
4.Sıradan sözlerden, olaylardan aşağılandığı veya kendisine gözdağı verildiği şeklinde anlamlar çıkarır.
5. Sürekli bir kin besleme hissi taşir, mesela önemsenmeme ve küçümsenmeyi, hor görülmeyi ve herhangi bir mağduriyeti affetmez.
6. Karakterine ve itibarına saldırıldığı yargısını taşır ve öfke ve karşı saldırıda bulunur.
7. Haksız yere eşinin sadakatsizliği ile ilgili kuşkulara kapılır.

Paranoid kişilik bozukluğunda merkezi özellik kuşkuculuğa dayalıdır ve erkeklerde daha yaygındır. Diğer insanların davranışları küçük düşürücü, onur kırıcı olmasa bile bu şekilde atıfta bulunurlar. Gerçekte öyle olmasa bile her şeyi kötü ve art niyetli olarak yorumlarlar. Başkaları ile etkileşime girmeyi gerektirmeyecek , tek bir yöneticinin olduğu işleri iyi yaparlar. Eleştiriye karşı oldukça hassastırlar. Davranışları diğer insanların kendilerinden uzak durmasına sebep olur. İnsanların kendileri hakkında konuştuğunu sanırlar ve aslında buna sebep olan kendi ilginç davranışlarıdır. Duygusal yaşamları izole olmaya yani kendilerini sosyalleştirmeden uzak tutmaya meyillidir. Profesyonel yardım almaktan kaçarlar çünkü problemlerini kabul etmezler;kabul etseler bile katı ve savunmacı tutumları terapisti son derece zorlar. Soğuk ve somurtkandırlar, kolay incinirler, duygusal değilmiş gibi gözükmeye çalışırlar.

Tüm bu yukarda bahsedilen özellikler bende de var deyip kendi kendinize sakın teşhis koymayın. Hepimizin zaman zaman benzer düşünceleri olur. Ancak bu düşüncelerin oldukça yoğunsa ve ilişkilerimizi etkiliyorsa mutlaka bir uzmana başvurarak profesyonel yardım alın.

Bahar Erden
Uzman Psikolog/Evlilik ve Aile Terapisti

Kaynaklar

Barlow,D.H., Durand,V.M.(2009).Abnormal Psycholgy.5th edition

Doğan. S., Kisilik Bozukluklari. İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı, İstanbul.

Özdemir, E.,Sütçigil, L., Ak, M., Lapsekili,N., Ozmenler, K., N.(2010).Antisosyal kişilik bozukluğunda heyecan arama davranışı ile serum seks steroidleri arasındaki ilişkinin incelenmesi. Gulhane Tip Dergisi.52:91-95.


Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Antisosyal ve Paranoid Kişilik Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Bahar ERDEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Bahar ERDEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bahar ERDEN Fotoğraf
Uzm.Psk.Bahar ERDEN
Muğla (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi50 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Bahar ERDEN'in Yazıları
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Beyza TAKAN
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Damla ARAZ
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.M.Enes İMERT
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Beniz YILMAZ
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Erkan KURT
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.H. Fatih DANE
► Antisosyal Kişilik Bozukluğu Psk.Dnş.Çiğdem SESLİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,985 uzman makalesi arasında 'Antisosyal ve Paranoid Kişilik Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ailede Evcil Hayvanlar Kasım 2016
► Yetişkinlikte Bağlanma Mayıs 2016
► Sınav Kaygısı Mayıs 2016
► Kendini Gerçekleştirme Ağustos 2015
► Enerji Temizliği Ağustos 2015
► Kişisel Sınırlar Temmuz 2015
► Yetişkinlikte Bağlanma Temmuz 2015
◊ Depresyon Temmuz 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:25
Top