Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Dil Gelişimi
MAKALE #16526 © Yazan Psk.Çağdaş YALÇIN | Yayın Nisan 2016 | 1,024 Okuyucu
Dil Gelişimi: Davranışçı Yaklaşım

İnsanların konuşmayı nasıl öğrendikleri, birçok farklı alandan bilim insanların araştırmalarının odak noktası olmuştur. Dil gelişimine getirilen açıklamalar, bu araştırmacıların yaklaşımlarından da etkilenmiş ve yaklaşımları çerçevesinde şekillenmiştir.

Ünlü davranışçı psikolog B. F. Skinner, çocuk dil gelişimine diğer davranışlara getirdiği açıklamalar benzeri bir açıklama getirmiştir. Skinner çocuğun dili edimsel koşullanma sonucu öğrendiğini düşünmüştür. Çocuk kelime benzeri sesler çıkarttıkça ebeveynler çocuğun bu davranışını gülümseme, sarılma ya da çocukla konuşma şeklinde karşılarlar. Bu olumlu davranışlar çocuğu kelime benzeri sesleri tekrar çıkartması konusunda cesaretlendirir. Bu sebeple ebeveynlerin sarılma, gülümseme ve çocukla konuşma davranışları çocuk için ödül halini alır. Örneğin 12 aylık bir çocuğun babası etrafındayken “baa-baa-aa-baa” şeklinde agulaması, ebeveynler tarafındayken “baba dedi” şeklinde yorumlanıp ödüllendirilebilir. Ödül sebebi ile davranışı zaman içinde tekrarlayan çocuk, dil gelişiminde ilerleme kaydeder.
Bazı davranışçıların dil öğrenimi için ortaya koydukları bir diğer yöntem ise “taklit etme”dir. Davranışçı psikologlar, ebeveynleri taklit eden çocuğun bu şekilde konuşmayı da öğrendiğini düşünürler. Çocuğun sözcük grupları ve cümleler kurması bu taklit davranışının ödüllendirilmesine bağlanır.
Davranışçı yaklaşım “ödül” ve “taklidin” dil gelişimindeki yerini gösterme açısından önem arz etmektedir. Diğer bir taraftan çocukların daha önce duymadıkları dil öğelerini de üretebilmeleri, ödül ve taklidin dil gelişimine sebep olan asıl faktörler olmadığını ancak gelişime katkı sağladıklarını ortaya koyar.

Dil gelişimi: Önoluşumcu (Nativist) Kuram

Dil gelişimi konusunda ortaya atılan ilk kuram, davranışçı kuram olmuştur. Ancak davranışçı kuram, dil gelişimini açıklamak konusunda eleştiriler ile karşılaşmıştır. Özellikle konuşma benzeri davranışları ödüllendirilmeyen çocukların da dil konusunda gelişme sağlayabilmesi ve daha önce duymadığı cümleleri üretebilmeleri, davranışçı kuramın açıklama getiremediği durumlar olarak karşımıza çıkmıştır.
Dilin; cümle yapısı ve dilbilgisi ile ilgili birçok kuralı vardır. Bu kurallar oldukça kompleks bir yapı içerisindedir ve bu kuralları öğrenip uygulamak gelişmiş bir bilişsel kapasite gerektirir. Çocukların bilişsel kapasitesinin dilin kurallarını öğrenecek ve uygulayacak kadar gelişmemiş olduğunu düşünen ünlü Amerikalı dilbilimci Noam Chomsky, davranışçı teoriye karşıt olarak önoluşumcu kuramı geliştirmiştir. Bu kuram, yeni doğan bebeğin dil oluşumu için doğuştan getirdiği bir kapasitesinin olduğunu varsayar. Chomsky’ye göre dil ve gramer kuralları çocuğa öğretmek ya da çocuğun kendi kendine öğrenmesi için fazla karmaşıktır. Bu sebeple Chomsky, yeni doğan çocukların dil edinim aygıtına sahip olduklarını ve bu aygıtın insan beynini dili analiz etmek, öğrenilen kelimeler ile yeni cümleler üretmek ve dilin kurallarını öğrenmek için programladığını varsayar. Bu aygıt sayesinde çocuklar, yeterince gelişmemiş bilişsel kapasitelerine rağmen, dil kurallarını kolaylıkla öğrenebilirler ve dili doğru bir şekilde kullanabilirler.
Yeni doğmuş çocukların birbirine benzer sesleri ayırt edebilme yetenekleri, Chomsky’nin “doğuştan dil oluşumu için kapasite” savını destekler niteliktedir. Ayrıca insan beyninin konuşma ve ses ile ilgili fonksiyonlarını gerçekleştiren sol beyinin, genellikle sağ beyinden daha büyük olması, önoluşum yaklaşımına sahip dilbilimcilerinin dil edinim aygıtının sol beyinde olduğu görüşünü benimsemelerini sağlamıştır.
Günümüzde gelişim bilimciler, Chomsky’nin geliştirdiği kuramın dil gelişimi konusunda birçok açıdan açıklayıcı olduğunu düşünmektedirler. Diğer bir taraftan Chomsky’nin çevresel faktörlerin üzerinde yeterince durmadığını inanırlar. Doğuştan gelen dil edinim aygıtının, deneyimler ile aktif hale geldiği ve bu çevre-biyoloji ilişkisinin dil oluşumuna sebep olduğu yaygın bir şekilde kabul edilir.

Dil Gelişiminde Dönüm Noktaları: İlk Yıl

Bebekliğin ilk yılı dil öncesi dönem olarak tanımlanır. Ancak dil öncesi dönem, dil gelişimine ait bir çok becerinin de geliştiği dönemdir. Dil konusunda doğuştan bazı yeteneklere sahip olan bebekler, bu yeteneklerini yaşamlarının ilk yıllarında sonraki yıllarla kıyaslanamayacak bir hızda geliştirirler ve konuşma dilini ustaca kullanmayı öğrenirler. Gelin bebeklerin ilk bir yılda geliştirdikleri bu yetenekleri yakından inceleyelim:
• Bebekler duydukları onlarca ses arasından annelerinin seslerini doğumdan sonra sadece birkaç gün içerisinde ayırabilirler.
• Bebeklerin ilk dilleri olarak nitelendirilebilecek ağlamanın, doğumlarının ilk ayını takiben farklı durumlarda değiştiği gözlemlenmiştir. Örneğin bebekler altının temizlenmesini istediğinde farklı, acıktığında farklı ağlama şekilleri geliştirler.
• 2 aylık bebekler, hoşnut oldukları durumları anlatmak için çeşitli sesler çıkarmaya başlarlar.
• Bebeğin 4-8 ay arasındaki dönemi, agulama dönemi olarak belirtilir. Bu dönemde bebekler çeşitli heceler üretirler.
• 6. aydan itibaren bebeklerin tekrarlayan agulamaları başlar.
• Yaklaşık 11. ayda duydukları çeşitli kelimeleri taklit etmeye başlayabilirler.
• İlk kelimenin yaklaşık olarak 12. ayda söylenmesi beklenir.

Dil Gelişiminde Dönüm Noktaları: 2. Yıl

Çocuğunun söylediği ilk kelime, genellikle ebeveynler tarafından büyük bir mutluluk ile karşılanır. İlk kelimesini yaklaşık olarak 1 yaşında söyleyen bebeğin dil gelişimi, ilk kelimesini söylemesinin üzerinden çok geçmeden büyük bir hızla devam eder. Çocukların yaşamlarının ikinci yılında dil gelişimlerinde dönüm noktaları şunlardır:
• 12-14. aylar arasında çocuğun kelime hazinesinin 5’e çıkması beklenir. Ayrıca bu dönemde kendisi ile konuşan kişinin sesinin tonundan kişinin duygusunu anlama becerileri de gelişim gösterir.
• 14-16. aylar arasında, çocuğun kelime hazinesinin 7’ye çıkması beklenir.
• 16-18. aylar arasında, istek ve arzularını anlatmak için mimikler yerine kelimeler kullanmaya başlar. Basit soruları kavramaya başlaması da bu dönemde gerçekleşir. Bu dönemde çocukların yaklaşık olarak 150 kelimeyi anlamaları beklenir.
• 18-20. aylar arasında çocuklar 2-3 kelimelik cümleler kurmaya başlarlar. Bu cümleler genellikle sık duydukları cümlelerdir. Kelime hazinesi gelişmeyi sürdürür.
• 20-22. aylar arasında kelimeleri yan yana getirip 2-3 sözcüklü cümleler kurar. Bu cümleler daha önce duymadıkları cümleler de olabilir.
• 20-24. aylar arasında bebek, kendini anlatmak için adını kullanabilir. Çeşitli zamirler kullanmaya başlar. Kelime hazinesinin ortalama olarak 22 olması beklenir.

Dil Gelişiminde Dönüm Noktaları: 3. Yıl

Yaşamlarının ilk iki yılında dili kullanmayı büyük bir hızla öğrenen çocuklar, artık isteklerini dile getirebilirler ve kısa cümleler kurabilirler. Dil gelişimleri konusunda büyük aşama kaydeden çocukları, yaşamlarının 3. yılında neler bekler bir göz atalım:
• 24-27. aylar arasında çocuğun yardım istemek için sözel dilini kullanmaya başladığı gözlemlenebilir. Çocuklar bu dönemde “ben”, “sen” gibi kişisel zamirleri doğru kullanmaya başlarlar. “Amca”, “dede” ve “anneanne” gibi kelimelerin anlamını öğrenmeleri de bu dönemde gerçekleşir.
• 27-30. aylar arasında çocuğun en az bir rengi doğru olarak tanıması beklenir. Sayı saymaya bu dönemde başlayan çocukların, iki ya da daha fazla sayıyı doğru olarak sayması beklenir. Bu dönemde çocukların “Nereye gidiyorsun” gibi sorulara cevap verebilmesi beklenir.
• 30-36. aylar arasında çocuklar, anlamadığı kelimelerin anlamını sormaya başlarlar. 2-3 gün önceki olaylar sorulduğunda anlatabilirler ve isimleri sorulduğunda cevap verebilirler. “Yarım” kelimesinin anlamını bu dönemde anlayabilen çocuklar, bir şeyin yarısı istendiğinde verebilirler.

Referanslar

Bebeklerde ve Çocuklarda Dil Gelişimi / Elvan Karacan
A Child’s World / Diane E. Papalia, Ruth Duskin Feldman
Child Development / Laura Berk
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dil Gelişimi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Çağdaş YALÇIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Çağdaş YALÇIN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Çağdaş YALÇIN'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,479 uzman makalesi arasında 'Dil Gelişimi' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuklukta Cinsellik Nisan 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:24
Top