2007'den Bugüne 74,740 Tavsiye, 24,645 Uzman ve 16,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Çocuğunuzu Özgürleştirin! - Bağımlı Kişilik Bozukluğu
MAKALE #16672 © Yazan Psk.Vedat DEMİRAL | Yayın Mayıs 2016 | 1,305 Okuyucu
Bağımlılık Nedir?
Psikolojik bağımlılık, TDK sözlüğünde “Kişinin gereksinme ve isteklerini karşılamakta yetersiz olduğu, karar verme ve işlerini başarmada başkalarından yardım istemesi durumu” olarak tanımlanır (Ruhbilim Terimleri Sözlüğü,1974)

Bağımlı Kişilik Bozukluğu DSM-5’te şu şekilde tanımlanmıştır:
Aşağıdaki beşi (ya da daha çoğu) ile belirli, erken erişkinlikte başlayan ve değişik bağlamlarda ortaya çıkan, boyun eğici ve yapışkan davranışlara ve ayrılma korkularına yol açan, ilgilenilme gereksinmesi ile giden yaygın bir örüntü:
1. Başkalarından çok öğüt ve güvence almadıkça gündelik kararlarını vermede güçlük
2. Yaşamının çoğu önemli alanında, kendisinin yerine başkalarının sorumluluk almasına gereksinir.
3. Desteklerini çekecekleri ya da kabul görmeyeceği korkusuyla başkalarıyla aynı görüşte olmadığını söylemede güçlük çeker (Not: Cezalandırılmaktan gerçekçi bir biçimde korkak bu kapsamın dışındadır)
4. Kendi başına bir işe girişmekte ya da bir iş yapmakta güçlük çeker (isteğinin ya da yapacak gücünün olmadığından çok yargılarına güvenmediğinden ya da yapabileceğine inanmadığından)
5. Başkalarından bakım ve destek sağlayabilmek için, hoş olmayan işleri yapmaya gönüllü olmaya dek giden ölçüde aşırı uçlara gider.
6. Kendisine bakamayacağına ilişkin aşırı korkuları yüzünden, tek başına kaldığında kendisini rahatsız ya da çaresiz hisseder.
7. Yakın bir ilişkisi sonlandığında, bir bakım ve destek kaynağı olarak, ivedilikle başka bir ilişki arayışı içine girer.
8. Kendi kendine bakmak durumunda bırakılacağı korkularıyla, gerçekçi olmayan bir biçimde uğraşır.
Bağımlı kişilik bozukluğunun yaygınlığı %1.5’un üzerindedir ve kadınlarda erkeklerden daha yaygındır (Corbitt & Widiger,1995; Weismann,1993 Akt: Davison & Neale,2004). Bağımlı kişilik bozukluğu sıklıkla sınır ve çekingen kişilik bozukluğuyla birlikte görülmektedir (Morey,1998 Akt: Davison&Neale,2004).

Bağımlı tarzda kişilik yapısı bebeklikten itibaren gelişmeye başladığı için daha çok çocukluk yaşamı üzerinde duracağım. Bağımlı tarzdaki ilişkiler normal ve sağlıksız olmak üzere ikiye ayrılabilir. Bebek ile bakım veren (anne,dadı) arasındaki ilişki, çocuğun kendi kendine bakabilecek duruma gelinceye kadar normal bağımlılık olarak nitelendirilebilir. Bebeklik döneminden sonra bireyin kendi kendine yetebilme kapasitesi ve fiziksel özelliklerinin gelişmesine rağmen bağımlı tarzdaki ilişkileri sürdürülürse sağlıksız bağımlılık oluşabilmektedir. Hadi biraz daha açalım konuyu.
Normal bağımlılık, bakıma muhtaç olan bebeğin zamanla özerklik kazanmasına yönelik olan bağımla tarzdaki ilişkilenme biçimidir (Akkoyun,2011). Bu bağımlı tarzdaki ilişki bebeğin kendi kendine yetebilme yetenekleri ortaya çıktıkça kaybolur ve yetişkinlikte sürdürülmez. Normal bağımlılık kaçınılmazdır çünkü bakıma muhtaç bir bebek vardır. Annesi olmadan yaşamını sürdüremez. Ağladığında mamasını veren, emziren, sevgi ve bakım ihtiyacını karşılayan bir anneye kaçınılmaz bir biçimde bağımlı olmak zorundadır. Aynı şekilde anne, bebeğin bakıma muhtaç olduğunun ve bebeğin ihtiyaçlarının farkındadır. Anne de kendi canından olan çocuğunun bu ihtiyaçlarını karşılayarak bağımlılığı mümkün hale getirir. Çocuk büyüdükçe sorumluluk sahibi olması ve yaşamla mücadele edebilme yöntemleri çocuğa kazandırılmalıdır. Çocuğuna aşırı olarak sürekli sevgi gösteren ve şımartan bir anne, çocuğun özgür, kendine özgün, çevresinin farkında, girişken, güvenli, problem çözebilen bir birey olmasını engelleyici rol oynamaktadır. Çocuk da bu durumda tüm zaman ve enerjisini annesinin kendisiyle ilgilenişine yöneltmektedir. Tamamen kendisini annesine teslim etmektedir.
Sağlıksız bağımlılıkla ilgili bilgileri DSM-5’teki gibi gözleyebilirsiniz. Her bireyde hali hazırda bağımlı tarzda bir kişilik yapılanması vardır çünkü çocukken bu duygu doğal olarak oluşmuştur ancak aşırı boyutlardaki bağımlılık belirtilerine sağlıksız denilmektedir. Örneğin; bir ilişkide “ben onsuz yaşayamam” söylemi aşırı bir uçtur. Bu düşüncenin devamındaki öz yıkım (intihar) daha aşırı bir uca yerleştirilebilir. Bu nedenle ben, çift ilişkilerinde “normal bağımlılık” yapısına sahip bireylerin bağımlılıklarını, “bağlılık” (güven, saygı, samimiyet) olarak nitelendirmekteyim.

Çocuğunuzu Özgürleştirin !
Çocuk yetiştirmek bilgi, beceri ve sabır ister. Çocuğa uygun zamanda uygun davranışları göstermek gerekir. Bu nedenle sizlere bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum:

• Belki de en gizli, en önemli bir biçimde bağımlılık ilişkisini ve bağımlı tarzda kişilik yapılanmasını olumsuz etkileyen sebeplerden biri annelerin kendi ihtiyaçlarını ihmal etmesidir. Çocuk yetiştirirken anneler aynı zamanda kendi ihtiyaçlarını da göz ardı etmemelidir. Kendi ihtiyaçlarını göz ardı eden anne sonunda isyan edebilir ve çocuğuna olumsuz mesajlar gönderebilir. Normal bağımlılıkta ebeveynler kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmeden çocuğun ihtiyaçlarını da görmekte ve işitmektedir. Çocuklarını daha sonra manipüle etmek üzere kendini feda etme, eziyet çekme gibi durumlara da girmemektedir. Kendi ihtiyaçlarını göz ardı eden bir anne, çocuğun ihtiyaçlarına karşı aşırı duyarlı hale gelir. ÇOCUK BÜYÜSE BİLE, böyle bir anne, çocuğunun ihtiyaçlarını aynı şekilde karşılamaya devam eder, çocuğuna kendi kendine nasıl bakabileceğini öğretemez ve kendi kendine bakmasına da izin vermez. Bunun sonucunda çocuk bir yetişkin olduğu zaman bile etkili bir şekilde düşünemez, problemlerini çözemez, çevresiyle tek başına baş edemez, başkalarını manipüle ederek kendisinin karşılanmamış ihtiyaçlarını doyurmaya çalışır ve kendi ihtiyaçlarını kendisinin doğrudan karşılayabilme gücünün oluğunu fark edemez. Diğer taraftan eğer anne sadece kendi ihtiyaçlarına odaklanırsa çocuk yaşamını sürdürebilmek için bakım verenin rolüne bürünmeye başlar. Kendi isteklerinden vazgeçerek bakım veren kişiyle ilişkisini sürdürmeye çabalar. Çocuk fedakarlık yönünü geliştirdiği için sürekli başkalarını düşünen, yardım eden, onlara ne yapacağını söyleyen, kendi istek ve ihtiyaçlarını göz ardı eder (Akkoyun,2011)

• Özellikle 1-3 yaş döneminde bebek etrafı karıştırmaya, incelemeye başlar. Çocuğunuzu engellemeyin. Girişimlerini destekleyin.

• Çocuğun sorduğu (bazen çok şaşırtıcı olan) soruları sıcak bir gülümsemeyle cevaplayın. Bir yetişkine değil çocuğa anlattığınızı unutmayın, konuyu onun diline indirgeyin. Benzetmelerden uzak kalmaya çalışın. Örneğin, “seni leylekler getirdi” demek çocuğun aklını karıştırır. Çocuğun imgesel dili 11 yaşından sonra oluşmaktadır.

• Çocuğunuza ufak sorumluluklar yükleyin. Örneğin, yemek yerken tuzluğu getirmesini isteyin.

• Yetişkin yaşamınızda karşıdakine gizil içerikli mesajlar vermek gizil içerikli mesajlar vermek yerine doğrudan ne istediğinizi söyleyin yani lafı dolandırmadan, samimi bir biçimde dilek ve isteklerinizi bildirin.

• Yetişkinlere yönelik diğer tavsiyem; bağımlı bir ilişki geliştirdiğinizi düşünüyorsanız önce ailenizle olan ilişkileri gözlemek gerekmektedir. Ebeveynler çoğunlukla aile içinde bağımlı tarzda bir ilişki yapılanması varsa bu ilişkiyi sürdürücü, kişiyi gizil süreçlerle manipüle eder (Örneğin, babanın genç-yetişkin bir çocuğu cezalandırma yöntemi olarak “sana harçlık vermem” demesi gizil manipüle ediştir. Bu şu anlama gelebilir: sen bensiz hiçbir şey yapamazsın, bana muhtaçsın. Diğer bir örnek yeni evlenmiş çiftlerin ilişkilerine müdahale etmeleridir). Kendi başınıza biricik bir birey olduğunuzu unutmayın. Sizi siz yapan özellikleri görmeye çalışın. Karmaşık ve gündelik yaşamınızı etkileyen bağımlı ilişkilerinizi çözmek için profesyonel yardım almayı ihmal etmeyin.

KAYNAKÇA
Davison, C., Neale, J. (2004). Anormal Psikolojisi (7.Basım) (Çev. Editörü: İ. Dağ). Ankara:TPD Yayınları
American Psychiatric Associtation (2013). DSM-5 Tanı Ölçütleri (Çev. Editörü: E. Köroğlu). Ankara:HYB Yayınclık
Akkoyun, F. (2011). Transaksiyonel Analiz: Psikolojide İşlemsel Çözümleme Yaklaşımı (4.Basım). Ankara:Nobel
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğunuzu Özgürleştirin! - Bağımlı Kişilik Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Vedat DEMİRAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Vedat DEMİRAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Vedat DEMİRAL'ın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,918 uzman makalesi arasında 'Çocuğunuzu Özgürleştirin! - Bağımlı Kişilik Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Değersizlik Hissinin Kökenleri ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2017
◊ Kendi Canavarını Yaratmak Ağustos 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:23
Top