2007'den Bugüne 81,143 Tavsiye, 25,806 Uzman ve 18,066 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Travmatik Beyin Hasarı
MAKALE #16777 © Yazan Uzm.Psk.Engin OLGUN | Yayın Haziran 2016 | 2,119 Okuyucu
Travmatik beyin hasarı en başta trafik kazaları olmak üzere yüksekten düşme, iş kazaları, darp gibi nedenlerle meydana gelmektedir. Artık ülkemizin günlük yaşantısına girmiş olan deprem gibi doğal, bina çökmesi gibi doğal olmayan felaketler de travmatik beyin hasarına yol açmaktadır. Travmatik beyin hasarı, kafanın ani ve şiddetli bir şekilde bir nesneye çarpması (araba camı, kalorifer, beton gibi) ya da bir nesnenin kafatasını delerek beyin dokusuna zarar vermesi (kurşun, çivi gibi) sonucu ortaya çıkan beyin yaralanmalarıdır.
Rehabilitasyonu çok zor, pahalı ve uzun süre alan travmatik beyin hasarının oluşmaması, en aza indirilmesi birincil amaç olmalıdır.
Toplumun, sürücülerin eğitilmesi, yolların kalitesinin artırılması, otomobillerin emniyet standartlarının yükseltilmesi, etkin trafik denetimleri, sürücü ve tüm yolcuların emniyet kemeri kullanmasının sağlanması gibi önlemlerle travmatik beyin hasarı oluşumu azaltılabilir.
Travmatik beyin hasarı her yerde, her an ve herkesin başına gelebilir. Gençlerde ve özellikle 15-25 yaş arasında sıklığı en fazladır. Motorsiklet ve bisiklet kazalarında daha fazla görülür. Kask kullanılması travmatik beyin hasarı oluşumunu önemli ölçüde azaltır.
Travmatik beyin hasarının akut döneminde ölüm oranı yüksektir (% 50’den fazla). Tıp alanındaki gelişmelerin bu oranı giderek düşürmesi beklenir. İlk yardım ve yoğun bakım olanaklarının artması ile giderek daha fazla travmatik beyin hasarı ile karşılacağımızı ve TBH rehabilitasyonunun çözülmesi gereken büyük bir sorun olarak karşımıza çıkacağını söyleyebiliriz.
Beyin en önemli, en narin, en karmaşık, en muhteşem organımızdır. Beyin hasarı
oluştuğunda, akciğer, karaciğer hasarı ya da kemik kırığında olduğu gibi bir iyileşme
bekleyemeyiz. Birkaç saniye süren bir olay beynimizde yaptığı değişikliklerle yaşantımızı
tamamen değiştirebilir.
Travmatik beyin hasarı bilişsel fonksiyonlarımızı etkileyebilir. Bellek, algılama, anlama, dikkat, sorun çözme, mantıklı düşünme gibi çok önemli işlevlerimizde değişiklikler, farklılıklar oluşabilir.
Travmatik beyin hasarı fiziksel sorunlara da yol açabilir. Kısmi felç, spastisite, denge ve koordinasyon bozukluğu, yutma güçlüğü bizi kişiye bağımlı hale getirebilir.
Travmatik beyin hasarı davranış değişikliklerine de yol açabilir. Depresyon, kişilik değişiklikleri, saldırganlık, şiddet ve kontrol kaybı sonucu çevremizdeki insanların ve sevdiklerimizin ikileme girmelerine neden olabiliriz.

Travmatik beyin hasarının değerlendirilmesi
Travmatik beyin hasarının derecelendirilmesi ve prognozun tahmini için skalalar mevcuttur. Bu değerlendirmeye göre iyileşme grubundakilerde travmatik beyin hasarı öncesi duruma dönmeyi engelleyen psikososyal bozukluklar görülebilir.
Travmatik beyin hasarı sonrası oluşan amnezi de prognozu kötüleştirici bir gösterge olarak kabul edilmektedir.
Travmatik beyin hasarında kullanılan skalalar rehabilitasyon için yeterli duyarlılıkta değildir. Kafatasının durumuna göre kapalı ve açık kafa yaralanmaları şeklinde ikiye ayrılabilmektedir. Açık kafa yaralanmalarında kafatasında kırık oluşurken kapalı travmalarda kırık oluşmaz.

15-24 yaş erkeklerde, riskli olduğu varsayılan yaşam şekillerine bağlı olarak, görülme olasılığı yüksektir. 75 yaş üstü bireyler ise düşmeye bağlı travmalara daha çok maruz kalırlar. Ergen ve yetişkinler için en sık görülen sebep otomobil ve motosiklet kazaları ve şiddet içeren suçlardır. Mesleğe bağlı olarak da asker, polis gibi mesleklerde kurşun yaralanmalarına sıkça rastlanabilmektedir.

Bir yaşın altındaki bebeklerde en yaygın sebep fiziksel istismar olabilir. Özellikle oyun ya da zarar verme amaçlı çok şiddetli sallamalar beyin hasarlarına yol açabilmektedir. Biraz daha büyük okul öncesi çocuklarda düşme sonucu hasarlanmalara sıklıkla rastlanmaktadır. Beş yaş sonrasında ise yaya ya da bisikletli yaralanmalar artabilimektedir.

Travmatik Beyin Hasarı sonucu ortaya çıkan dilsel ve bilişsel sorunlar nelerdir?
Bu sorunlar kişiden kişiye değişmektedir. Kişilik, yaralanma öncesi beceriler ve beyin hasarının şiddetine göre bireysel farklılıklar görülmektedir. Beyin hasarının etkisi yaralanmanın hemen sonrasında en fazladır. Yine de TBH’nin bazı etkileri yanlış anlaşılabilmektedir. Yeni hasarlanmış beyin dokusunda çoğunlukla şişlikler (ödem), ezikler ve yaralar mevcuttur. Bu tip hasarlar genellikle kalıcı değildir; bu alanların işlevleri şişlik ve yaralar geçince geri gelebilir. Bu yüzden, TBH sonrasındaki ilk haftalarda uzun-dönemli sorunların tam olarak tahmin edilebilmesi zordur. Buna rağmen, küçük çaplı bir hasar bile kalıcı, uzun-dönemli sorunlara neden olabilmektedir. Beynin hasar görmemiş alanları hasarlı alanların işlevlerini öğrendikçe ve yerine getirmeye başladıkça gelişim gözlenebilir. Çocukların beyni yetişkinlere göre bu esnekliğe (plastisite) daha yatkındır. Bu sebeple aynı hasara sahip olan çocuklar yetişkinlere göre daha iyi ilerleme gösterebilmektedirler.

Bilinci yerinde olan hastalardaki olası bilişsel sorunlar şu şekilde sayılabilir: Dikkat süresinde azalma, düşünceleri düzenlemede zorluk, unutkanlık, kafa karışıklığı, bazen yeni bilgileri öğrenmede zorlanmalar, diğer insanların hareketlerini yorumlayamama, sosyal durumlara uygun olmayan hareketlerde bulunma, problem çözmede, karar vermede ve planlamada zorlanma.

Dil sorunları da bilişsel sorunlar gibi bireysel farklılıklar göstermektedir. Dille ilişkili sorunlardan bazıları şunlardır: Sözcük bulma güçlüğü; düzgün cümle kuramama; uzun ve çoğunlukla hatalı anlatımlar ya da açıklamalar; sözcükleri anlamada zorluk; şaka ya da esprilerdeki farklı kullanımları, deyimleri, imalı kullanımları anlayamama; bazen kendi hatalarının farkında olmama ve buna bağlı olarak çabuk sinirlenme; okuma ve yazma becerilerinde gerileme; matematik becerilerinde bozulma.

TBH olan kişilerde karşılaşılabilecek konuşmanın anlaşılırlığı ile ilgili sorunlar da gözlemlenmektedir. Normalden yavaş, anlaşılmaz, ağızda geveleme şeklinde bir konuşma duyulabilir. Bunun sebebi konuşma organlarındaki kasları kontrol eden beyin alanlarının hasarlanmasıdır. Bu tip bir konuşma bozukluğuna dizartri denmektedir. Dizartri ile ilgili daha ayrıntılı bilgi “Motor Konuşma Bozuklukları” bölümünde verilmektedir.

Travmatik Beyin Hasarı’nda müdahale yöntemleri

TBH geçiren kişilere öncelikle tıbbi müdahale gerekmektedir. Beyne ve vücudun geri kalanına oksijen desteği ve yeterli kan akışını sağlamak, kan basıncını kontrol etmek önceliklidir. Röntgen, tomografi, MR gibi görüntüleme teknikleri TBH’li hastanın tanı ve tedavisinin belirlenmesinde oldukça önemlidir. Hasarın görüntülenmesi ve tanılanması sonrasında gerekli tıbbi ve cerrahi müdahaleler yapılmaktadır.

Daha sonraki dönemlerde hastaya uygun olan bireysel terapi programları düzenlenmektedir. Bu programlar, fizyoterapi, iş-uğraş terapisi, dil ve konuşma terapisi, psikolojik ve sosyal dayanışma şeklinde olabilmektedir.

Travmatik Beyin Hasarlarında dil ve konuşma terapistinin rolü
Dil ve konuşma terapisti öncelikli olarak mevcut durumun yeterli ve yetersiz olduğu alanların belirlenmesi ve uygun terapi programlarının planlanabilmesi için dil ve konuşma değerlendirmesi yapmaktadır. Gerekli durumlarda bilişsel bir değerlendirme de uygulanabilir.

Eğer hastanede çalışan bir dil ve konuşma terapisti varsa, kişi hastanede yatarken terapilere başlanabilir. Erken dönem terapilerde uyanıklık ve dikkate yönelik çalışmalara yer verilmektedir. Etraftaki kişileri, bulunulan yer ve zamanı fark etme, tanıma, kendisine söylenenleri anlama gibi iletişim için temel olan beceriler çalışılabilir. Kişide konuşma anlaşılırlığı veya yutma ile ilgili sorunlar varsa oral-motor egzersizler yapılabilir.

Hastaneden çıktıktan sonraki dönemde rehabilitasyonun asıl amacı kişinin olabildiğince bağımsız bir şekilde hayatını devam ettirebilmesidir. Dil becerileri ile ilgili olarak, isteklerini uygun biçimde ifade edebilme (konuşma, jest ya da resimlerle), söylenilenleri anlama, konuşma içinde uygun sözcükleri hatırlama ve kullanma, gerektiği kadar okuma ve yazma gibi amaçlar dil ve konuşma terapisi tarafından belirlenir ve ayrıntılandırılır.

Dil ve konuşma terapisti aynı zamanda bilişsel sorunlarla da ilgilenmektedir. TBH olan kişilerle en sık rastlanan sorun “unutkanlık” denilen bellek sorunlarıdır. Unutkanlık sorunları ve ne kadar iyileşeceği de beyindeki hasarın derecesine göre değişmektedir. Bellekle ilgili olarak insan isimlerini hatırlama (eşinin ismi, anne-babasının ismi, ünlülerin ismi gibi), sık kullanılan nesnelerin isimlerini hatırlama (bardak, yatak, telefon, para gibi), olayların sıralamasını hatırlama (önce kalktım, sonra yüzümü yıkadım, sonra kahvaltı ettim gibi), genel bilgileri hatırlama (Türkiyenin başkenti neresidir, Cumhurbaşkanı kimdir, 23 Nisan ne bayramıdır gibi), kişisel bilgileri hatırlama (adres, telefon, meslek gibi) çalışmaları yapılmaktadır.
Travmatik Beyin Hasarı olan kişilerde ortaya çıkan değişiklikler
Hasarlanan beyin alanlarına bağlı olarak fiziksel, davranışsal ya da zihinsel değişiklikler ortaya çıkabilmektedir. Çoğu yaralanma, beynin küçük bir alanıyla sınırlı olabilmektedir. Bu küçük hasar sıklıkla kafanın nesneye çarptığı ya da nesnenin beyne girdiği yerde bulunmaktadır.

Özellikle kapalı kafa yaralanmalarında beynin çeşitli alanlarının etkilendiği yaygın hasarlar da görülebilmektedir. Bu yaygın hasarlanmalar beynin kafatası içinde geri ve ileri gidip gelmesine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Frontal (ön) ve temporal (yan) loblar, dolayısıyla, konuşma ve dil alanları çoğunlukla bu şekilde etkilenmektedir. Çoğunlukla dil ve konuşma alanları hasarlandığından genellikle iletişim güçlükleri ortaya çıkmaktadır. Diğer sorunlar ise şöyle sıralanabilir: ses bozuklukları, yutma güçlüğü, yürüme, denge, koordinasyon, koku alma, bellek ve bilişsel becerilerde yetersizlik.
Travmatik Beyin Hasarının Şiddeti
Travmatik beyin hasarı, beyindeki hasarın genişliğine göre ortaya çıkan belirtiler açısından hafif, orta ve şiddetli olarak derecelendirilmektedir. Hafif düzey hasarlarda, bilinç kaybı olmayabilir ya da birkaç saniye/dakikalık kısa süreli bir bilinç kaybı olabilir. Baş ağrısı, kafa karışıklığı, baş dönmesi, bulanık görme ya da göz yorgunluğu, kulak çınlaması, ağızda kötü bir tat, bitkinlik, uyku düzeninde bozulma, davranışlarda ya da ruh halinde değişiklikler ve hafıza, konsantrasyon, dikkat ve düşünme ile ilgili küçük sorunlar yaşanabilir. Hafif kafa travması geçiren çoğu insan iyileşebilmektedir.
Orta ya da şiddetli hasarlarda da bu semptomlar görülebilmekle birlikte, bunlara ek olarak kötüleşen ya da geçmeyen baş ağrıları, tekrarlayan kusma ya da mide bulantısı, havale ya da nöbetler, uykudan uyanamama, gözbebeklerinde genişleme, konuşmada anlaşılmazlık, kol ve bacaklarda güçsüzlük ya da hissizlik, koordinasyon kaybı ve artmış kafa karışıklığı, huzursuzluk, tedirginlik, endişe, gerginlik gibi durumlar da gözlenebilmekte; bazı hasarlar ise ölümcül olabilmektedir.

TBH’nin en sık görülen sebebi trafik kazalarıdır (sıklıkla araba, motorsiklet kazaları). Diğer sebepler arasında, düşmeler, spor yaralanmaları, iş kazaları, şiddet olayları ve çocuk istismarı sayılabilir.
Spontan düzelme

Travmatik beyin hasarının akut döneminde yaşamsal sorunlar ön plandadır. Ancak, bu durum ileride oluşabilecek komplikasyonları önlemek açısından yapılması gerekenleri ihmal ettirmemelidir. Post-akut dönemde beyin dokusundaki ödemin ortadan kalkması ile medikal durum stabilize olur ve beyin dokusundaki spontan düzelme devam eder. Daha sonraki kronik dönemde ise düzelme santral sinir sistemi nöronlarında filizlenme ve yeni oluşan nöron bağlantıları ile olabilir.
Araştırmalar nörolojik düzelmenin çoğunun ilk 6 ay içinde en fazla olduğunu
göstermiştir. Bazı araştırmacılar spontan düzelmenin 1 yıl içinde tamamlanacağına
inanırken bunun 2 yıl veya daha fazla sürebileceğini kabul edenler de vardır. Bazı işlevler
diğerlerinden daha önce düzelir. Kalıcı bilişsel ve fiziksel bozuklukları olan kişiler de bile
yeniden yetenekler geliştirilebilir.

Travmatik beyin hasarı sonrası ortaya çıkan sorunlar
Travmatik beyin hasarı kafa çiftlerinde işlev sorunlarına, duyu ve motor bozukluklarına, spastisiteye neden olabilir. Mental disfonksiyon, davranış, kişilik, karakter değişiklikleri, konuşma ve iletişim sorunları ortaya çıkabilir. Travmatik beyin hasarında kırıklar, erken mobilizasyon paraartiküler ossifikasyona neden olabilir.
Travmatik beyin hasarı sonrası epileptik atak görülebilir. İlk iki yılda daha sıktır. Öte yandan antikonvülsif tedavi bilişsel işlevi bozabilir. Rehabilitasyona olumsuz etki yapabilir.
Travmatik beyin hasarının kronik döneminde ağrılar ortaya çıkabilir. En sık olanı baş ağrısıdır. Daha sonra boyun, omuz ve bel ağrıları gelir.
Travmatik beyin hasarında anksiyete, depresyon sıktır. Ayrıca, dikkatte azalma, konsantrasyon sorunları, kişilik değişiklikleri, aile ve arkadaş ilişkilerinde zorluklar, mesleki performansta düşüklük ve iş hayatında başarısızlık olabilir.

Travmatik beyin hasarı terapisi

Travmatik beyin hasarında hastanın rehabilitasyonu akut dönemde başlatılmalıdır. Ancak yaşamsal sorunların varlığı ileride oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi için çok gerekli olan basit ama etkili önlemlerin alınmasını göz ardı ettirebilir. Eklemlerin pasif olarak hareket ettirilmesi eklem kontraktürlerini, hastanın iki saatte bir döndürülmesi bası yarası oluşumunu engeller.
Tüm bu ve buna benzer nedenlerle, en baştan itibaren bir rehabilitasyon uzmanı ile
çalışılması gereklidir. Böylece hem akut dönemde ortaya çıkabilecek ve hastanın tüm
yaşantısısnı etkileyebilecek komplikasyonlar önlenir, hem de hastanın bir rehabilitasyon
kliniğine transferi için gerekli çalışmalar başlatılır.
Tıbbi yönden stabilize olan hastalar daha yoğun ve kapsamlı bir rehabilitasyon
programına alınabilir.
Akut dönemde, hatta hasta komada iken başlatılan rehabilitasyon çalışmaları postakut
ve kronik dönemlerde de devam eder ve bazen yıllarca sürebilir. TBH’nın
rehabilitasyonu yoğun bir eğitim ve öğretim ve yeniden her şeyin gözden geçirilmesi
demektir. Eğer her yönüyle hasta için oluşturulmuş bir rehabilitasyon programına alınmazsa hasta gösterebileceği performansın gerisinde kalır.
Rehabilitasyon interdisipliner olmalıdır. Hastanın sorunları çoktur ve bunlarla ancak
bir ekip başa çıkabilir. Bu ekibin koordinatörlüğünü rehabilitasyon uzmanı yapar.
Travmatik beyin hasarı uzun, zor ve pahalı bir süreçtir. Amaç, hastayı mümkün olduğu kadar bağımsız bir hale getirmek ve topluma dönmesini sağlamaktır. Bu amaç uğruna süreç göze alınır.
Ağır travmatik beyin hasarılı hastaların mesane, barsak kontrolü, bakım, beslenme, solunum, hijyen, mobilite, günlük yaşam aktiviteleri gibi sorunları için uygun bir rehabilitasyon merkezinde rehabilite edilmeleri gerekir.
Kapsamlı rehabilitasyon programlarının, tecrübeli ve bilgili bir ekibin bulunduğu
merkezlerde sonuçların daha iyi olduğu bildirilmiştir.
Birçok sorunu olan travmatik beyin hasarlı hastanın erken mobilizasyonu gerekir. Böylece immobilizasyonun kas atrofisi, bası yarası, osteoporoz, kontraktür, paraartiküler
ossifikasyon gibi komplikasyonları önlenir.
Travmatik beyin hasarında spastisite oluşabilir. Pasif eklem hareketini, aktif hareketi, hastanın uygun pozisyonlanmasını, bakımını, hijyenik çalışılmasını engelliyorsa, kontraktüre, egzersiz sırasında ağrıya, neden oluyorsa tedavi edilmelidir. Tedavisinde medikal, fiziksel, girişimsel ve cerrahi yöntemler uygulanabilir.
Eklem kontraktürü oluşmussa, eklem hareket açıklığı egzersizleri, germe, cihazlama,
cerrahi gerekebilir.
Travmatik beyin hasarında kas kuvvetsizlikleri görülebilir. Kas kuvvetlendirme egzersizleri ile kaslar normal kuvvetine getirilmeye çalışılır. Denge ve koordinasyon bozuklukları söz konusu ise buna yönelik egzersizler yaptırılır. Ataksi önemli hareket bozukluklarından biridir ve günlük yaşam aktivitelerini engelleyebilir. Ortez ve diğer yardımcı cihazlardan yararlanılabilir.
Beynimiz plastisitesi ile adaptasyon gösteren dinamik ve muhteşem bir organımızdır.
Rehabilitasyon çalışmalarına muhakkak cevap verir. Ancak, travmatik beyin hasarının ağırlığı yaş, cinsiyet, hastalık öncesi durum, sosyoekonomik parametreler, bilişsel işlevlerin durumu ve diğer fonksiyonlar son durumun belirlenmesinde etkilidirler.
Klinik düzelme yavaştır ve değerlendirilmesi kolay değildir.
Tıbbi rehabilitasyonu çok zor, pahalı ve uzun süren travmatik beyin hasarında sosyal rehabilitasyon yoluyla topluma kazandırma ve üretken bir kişi haline getirme daha da zor olabilir.
Büyük bir çoğunluğu genç yaş grubunda olan bu hastalar uygun bir rehabilitasyon
programı ile bağımsız ve üretken bir yaşantıya geçebilir.
Ağır travmatik beyin hasarı olanlar bencil ve çocuksu bir kişilik kazanabilirler, bunların sabırlı, uygun ve pozitif destek veren bir çevreye ihtiyaçları vardır. Aile, arkadaş, çevrede bulunanlar ve nihayet tüm toplumun bu kişilerin gereksinimlerinden haberdar olmaları ile gerçek rehabilitasyon sağlanabilir.
Travmatik beyin hasarı geçirmiş olanların mesleki ve ekonomik rehabilitasyonları tamamlanıp, eski mesleklerine devam edemiyorlarsa, yeni bir meslek edindirilmeleri ve uygun bir işe yerleştirilerek, kendi kendine yeten, üretken bir yaşantı seviyesine getirilmeleri mümkün olmuyorsa rehabilitasyon başarılı sayılamaz. Sosyal güvencesi olmayan, ailesine destek olamayan bu kişilerde ekonomik sorunlar en büyük kaygı nedenidir.
Travmatik beyin hasarı olan hasta eksterne edilmeden önce tüm bunlar düşünülmeli ve gerekli yönlendirmeler yapılmalıdır.
Travmatik beyin hasarı anormal sosyal ve uygun olmayan seksüel davranışlara da yol açabilir. Bazen saldırgan davranışlar gösterebilirler. Psikososyal rehabilitasyon en önemli ve en çok zaman alan bölüm haline gelebilir.
Travmatik beyin hasarı olan ancak iyi rehabilite edilmiş, öğrenme, hatırlama gibi bilişsel işlevlerinde sorun olmayanlar bağımsız hale gelebilirler. Ancak ağır travmatik beyin hasarı olanlar yaşam boyu bağımlı kalabilirler. Bu kategoriye giren hastaların ailelerinin desteğe gereksinimi vardır. Evde bakım hizmetlerinin sağlanabilmesi gerekir. Ayrıca, uygun rehabilitasyon merkezleri tarafından takip, gerektiğinde yeniden hospitalizasyon ve yaşam boyu destek programları geliştirilebilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Travmatik Beyin Hasarı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Engin OLGUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Engin OLGUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Engin OLGUN Fotoğraf
Uzm.Psk.Engin OLGUN
Hatay
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Engin OLGUN'un Makaleleri
► Travmatik Yas Psk.İsmail SALMAN
► Travmatik Bağlanma Psk.İsmail SALMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,066 uzman makalesi arasında 'Travmatik Beyin Hasarı' başlığıyla benzeşen toplam 59 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:06
Top